Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Bilinçaltı ve enerji temizliği (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/89244-bilincalti-ve-enerji-temizligi.html)

Fionahanim 05.03.24 22:45

teşekkür ederim

Yusufiyeli 06.03.24 07:13

Alıntı:

Fionahanim Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595393)
İşte burada sıkıntı çoktan kirlenmiş zihni vs temizleyebilip akışta kalabilmek. Bunu nasıl yapacağız? Temiz zihin zaten otomatik olarak olumlu düşünür akışta kalır.

En doğrusu manevi bir hayattır. Kendi hayat tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki maneviyat yolculuğuna rehbersiz tek başına çıkmak, ancak hüsran getirir. İlahi ahlak kurallarına riayet etmeden heves edilen ‘’kendin pişir kendin ye ermişliğiyle’’ bir yerlere varılamaz.
Psikomatik tıp, modern tıp bilimleri çerçevesinde nefs-beden ilişkisini inceler ve tedavi eder. Aslında nefs ve beden ayrılmaz bir bütündür. İnsanın nefsi sıkılırsa bu sıkıntı bir süre sonra midesine ya da barsakları na vurur ve ülser, kolit gibi rahatsızlıklara yol açar. Psikolojik rahatsızlıkların temelinde de bilinç ile bilinçdışı arasındaki bu uyuşmazlık yatar. İnsan, gönlünde taşıdığı bu karmaşa düğümü sebebiyle, kendi kendisine yabancılaşabilir ve ilişkileri yara alır. Nefs/beden bilinç/bilinçaltı ikilemlerinin yanı sıra insanın bir de ‘’dikey’’ düalizm/ikilem sorunu vardır. Çünkü bilinçdışı sadece alt katlardan ibaret olmayıp üst katlar potansiyeline de sahiptir. Bu manada nefs en alt katlar ile en yüksek katlar arasında çift kutuplu bir yapıdır. İnsan nefsi karanlık ve aydınlığın bir savaşı gibidir. Bu kutbun üst tarafında tasavvufta ‘’Can’’ diye tanımlanan içimizdeki insan-ı kamil potansiyeli alt konumda ise nefs-i emmare yer alır. İnsanın gönül ikliminde her ikisi arasında kıyasıya bir mücadele verilir.
‘’İnsanların bir kısmı da vardır ki, içlerinde daimi olarak savaş vardır: nefisleri ile akılları çarpışır durur. Bunlar, bir bedende yarı insan, yarı hayvan olarak ömür sürerler. Bu yüzdendir ki; bu kısımda bulunan insanların ahirleri (sonları) yani hayvani ruhları, hayvanlıkları ile ruh aleminden gelen evvelleri (önceleri) yani tertemiz olan insani ruhları, insanlıkları gece gündüz savaşmaktadır.’’ (Hz. Mevlana , Cevahir-i Mesneviyye Cilt 2 sayfa 581)
Nefsin bu hiyerarşik çok katmanlı yapısı Batı psikoloji bilimi tarafından yeterince anlaşılamamış sonsuza doğru yükselen bu muhteşem binanın alt katları olabildiğince tezyin edilerek, bireyselleşme ve kendini gerçekleştirme adı altında nefs-i emmare azdırılmış dikey gelişme potansiyeli ise tahdit edilmiştir. Sadece dikey gelişim süreci duraklamamış bir de aydınlanma hareketinin beraberinde getirdiği ‘’ahlaki rölativizm’’ ile ‘’bodrum katlara ‘’ düşüş başlamıştır. Esas trajedi buradadır, zira bu aşamada karanlık artar ‘’alan’’ daralır.
Nefs katlarında hem yükselmek hem de ‘’aşağıya’’ doğru kaymak mümkün nefsin alt katlarındaki ‘’yatay istekler’’ ne kadar şiddetliyse daha dar ve karanlık bir alt kata inme ihtimali de o kadar yüksektir. Yatay isteklerden kastedilen ‘’sadece kişiye fayda veren’’ bencil ben merkezci, narsistlik arayışlardır. Bunlar mal, mülk, güven, itibar, şan, şöhret, cinse doyum, iktidar, güç arayışları olabilir. Artan istekler paralelinde alt katlara doğru bir düşüş söz konusu olabilir. Adeta bulunduğumuz katın merkezinde bir ‘’delik’’ vardır. Eğer ‘’dikey’’ yükselme fırsatlarını değerlendiremezsek bir süre sonra tüm çabalarımıza mukabil bu delikten bir alt kata düşebiliriz. Alttaki kat bir öncekine göre daha ‘’karanlık’’ ve daha ‘’dar’’ olduğu için bu düşüş beraberinde kaygı ve korkuyu getirir. Bunu önlemenin en tesirli ve belki de yegâne çaresi ‘’dikey istekler’’ moduna geçmektir. Palyatif yüzeysel arayışlarla sadece biraz zaman kazanılır. Belki bu şekilde Kaliforniya Sendromu gibi nefs katlarında küresel çapta yaşanan ‘'aşağıya’’ doğru inişin mantığını anlayabileceğiz.

Fionahanim 06.03.24 12:48

Alıntı:

Cazgircinx Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595246)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bu konuya girin cevabı orada

bunu görmüştüm ayna yöntemi haricinde istemiştim

Yusufiyeli 07.03.24 20:04

Alıntı:

Fionahanim Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595393)
İşte burada sıkıntı çoktan kirlenmiş zihni vs temizleyebilip akışta kalabilmek. Bunu nasıl yapacağız? Temiz zihin zaten otomatik olarak olumlu düşünür akışta kalır.

Zihni yöneten unsurlardan birisi Ters Çaba Kanunu’dur. Bu kanuna göre hayal gücü ile mantık birbiriyle çeliştiğinde hayal gücü her zaman kazanır. Uykuya dalmak için kendinizi zorladığınızda uykuya dalamazsınız. Zihniniz uyuması gerektiğiyle ilgili o kadar çok şey düşünür ve daldan dala atlar ki sakinleşerek uyumanıza fırsat vermez. Aynı şekilde unuttuğunuz bir ismi hatırlamaya çabaladığınızda hafızanızdan uçup gider. Dilinizin ucundadır. Hatırlamak için kendinizi zorlamayı bıraktığınız anda o isim ya da arkadaşınızın verdiği telefon numarası kendiliğinden aklınıza geliverir. Yapma fikri çoğunlukla zorlamayla ilişkilendirildiğinde bir çıkmaza girersiniz. Ama yapma eylemi aslında bırakmakla da mümkündür. Düşünmeyi bıraktığınızda uykuya dalarsınız. Yapmanız gereken o şeyi yapmışsınızdır. Düşünmeyi bıraktığınızda da hafızanız açılıverir. Yine bir şey yapmışsınızdır. Bu durumda gereksiz kontrolü devreden çıkarır, sakin bir dengeye geçersiniz. Bedeninizdeki sistemler de çabasızlık prensibiyle işler. Yemeği yer ve gerisini sindirim sistemine bırakırsınız.

Cazgircinx 07.03.24 20:09

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zihnin en güzel temizlenmesi Allahı ölümü kabri mahşer yerini cennet ve cehennemi tefekkür etmekle daha seri temizlenir ve iman güçlenir.

Fionahanim 07.03.24 21:01

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595945)
Zihni yöneten unsurlardan birisi Ters Çaba Kanunu’dur. Bu kanuna göre hayal gücü ile mantık birbiriyle çeliştiğinde hayal gücü her zaman kazanır. Uykuya dalmak için kendinizi zorladığınızda uykuya dalamazsınız. Zihniniz uyuması gerektiğiyle ilgili o kadar çok şey düşünür ve daldan dala atlar ki sakinleşerek uyumanıza fırsat vermez. Aynı şekilde unuttuğunuz bir ismi hatırlamaya çabaladığınızda hafızanızdan uçup gider. Dilinizin ucundadır. Hatırlamak için kendinizi zorlamayı bıraktığınız anda o isim ya da arkadaşınızın verdiği telefon numarası kendiliğinden aklınıza geliverir. Yapma fikri çoğunlukla zorlamayla ilişkilendirildiğinde bir çıkmaza girersiniz. Ama yapma eylemi aslında bırakmakla da mümkündür. Düşünmeyi bıraktığınızda uykuya dalarsınız. Yapmanız gereken o şeyi yapmışsınızdır. Düşünmeyi bıraktığınızda da hafızanız açılıverir. Yine bir şey yapmışsınızdır. Bu durumda gereksiz kontrolü devreden çıkarır, sakin bir dengeye geçersiniz. Bedeninizdeki sistemler de çabasızlık prensibiyle işler. Yemeği yer ve gerisini sindirim sistemine bırakırsınız.

Kısacası salıp akışta kalmak ve tevekkül etmek önemli

Teyrebaz 07.03.24 22:28

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595419)
en güzel yolu gunluk 129 kere Ya Latif zikri cekmektir

Hocam bu esaminin enerjisinin yüksek olup musallat çektiğini biliyorum yanlismiyim

ebuzer0606 07.03.24 23:08

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 595419)
en güzel yolu gunluk 129 kere Ya Latif zikri cekmektir

Kaç gün okunur hocam?

Cazgircinx 08.03.24 14:24

Alıntı:

ebuzer0606 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596000)
Kaç gün okunur hocam?

Kişinin istidatina bağlı kendini iyi hissedene kadar ama uzun sureli okumalarda Hele ki yüksek sayıda okumada varliklarin dikkatini çeker. Açılımı yüksek bir zikirdir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:49.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148