Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Böyle Birini Tanıyan Oldu mu? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/89329-boyle-birini-taniyan-oldu-mu.html)

trhakan 08.03.24 08:34

Böyle Birini Tanıyan Oldu mu?
 
Aşağıdaki vasıflara sahip, hayatı şiir tadında yaşayan, insanların kalbinde taht kurmuş veli yada mürşidlerden birini tanıyan oldumu. Yanına varıp hiç gitmek istemediğin. Hep sohbetini dinlemek istediğin biri oldu mu ?

Burada Kayseri'nin Talas ilçesinde bir rahmetli cemil baba yaşamış ama tanımak mümkün olmadı. :(

Evliyanın vasıfları

Sual: Evliya nasıl tanınır, vasıfları nelerdir?
CEVAP
Çalışmak farz olduğu için, enbiya ve evliya da çalışır. Mesela Âdem aleyhisselam, çiftçilikle uğraşırdı. Nuh aleyhisselam marangoz, Davud aleyhisselam demirci idi. Evliya-i kiram da çeşitli meslek sahibi idiler. Allahü teâlâ, (Sevdiklerimi [evliyamı] halkın içinde saklarım, herkes tanıyamaz) buyuruyor. Onları tanıyan kimseler az da olsa vardır.

Evliyanın vasıflarından bazıları şöyle bildirilmiştir:
1- Evliyanın kerameti olur. Gaybı yalnız evliya değil, melekler ve hatta Peygamberler bile bilmez. Ancak Allahü teâlâ, dilerse, herhangi bir kuluna da bildirir. Peygamber efendimizin gaybı bildiren çok mucizesi vardır. Evliyanın da gaybı bildiren çok kerametleri görülmüştür.

2- Evliyayı gören kimsenin gönlü ona mail olur. Evliyanın her sözü, her hareketi İslam’a uygundur. Yanında bulunan kimselerin kalblerinde Allah korkusu ve Allah sevgisi hâsıl olur. Başka şeylerden soğur. Evliya, ölü kalbleri diriltir. Kalblerdeki pası temizler. Onun yanında duranın günah işleme arzusu yok olmaya başlar.

3- İtikadında bozukluk olan evliya olamaz. Amelde ve itikadda bid’atin zulmeti, evliyalık nurunun kalbe girmesine mani olur. Kalb, bid’atlerden temizlenmedikçe ve doğru itikad ile süslenmedikçe, hakikat güneşinin ışıkları oraya giremez.

4- Evliya bütün kötü huylardan uzaktır. İyi huylarla süslenmiştir. Kendisine zulmedeni affeder, darılana iyilik ve ihsanda bulunur. Onda mal, mevki ve şöhret hırsı bulunmaz. Övülmeyi sevmez. Yerilmekten korkmaz. Tevazu sahibidir. Kendisini kimseden üstün görmez. Hiç kimseyi aşağılamaz. İlim sahibidir, ihlâsla amel eder. Kimsenin zararını istemez. Herkese merhamet eder, acır. İnsanların saadeti için çalışır. Sözünde durur. Emanete riayet eder. Kimseye hıyanet etmez. Suizan, gıybet ve fitneden kaçar. Haklı olsa da münakaşa etmez. Belalara, sıkıntılara göğüs gerer. Nimetlere şükreder. Ehline danışarak iş yapar. Günah işlemekten ve bilhassa imansız gitmekten çok korkar. Çok istigfar eder.

Kısacası evliya en iyi insan demektir. Muhammed Salim hazretlerine, (Bir kimsenin evliya olduğu nasıl anlaşılır?) dediklerinde, (Tatlı dili, güzel ahlakı, güler yüzü, cömertliği, münakaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile bir kimsenin veli olduğu anlaşılır) buyurdu.

Eskiden evliya çok idi
Eskiden Abdülkadir-i Geylani, imam-ı Rabbani ve Ahmed Rıfai hazretleri gibi mürşid-i kâmil olan evliya var idi. Evliya oldukları bazı vasıfları ile bilinirdi. Böyle zatların vasıfları kitaplarda bildirilmiştir. Allahü teâlânın sevgisine kavuşmuş olana Evliya denir. Başkalarının da kavuşmalarına vasıta olana Mürşid denir. Mürşid-i kâmilin, yani rehberlik eden evliyanın alameti, itikadının düzgün olması ve İslam ahkâmına tam uymasıdır. Sözleri, hareketleri İslam ahkâmına uygun olmayan zat, havada uçsa da, rehber olamaz. Evliya ile konuşmak ve onu görmek, Allahü teâlâyı hatırlamaya sebep olur. Allahü teâlâdan başka her şey kalbe soğuk gelir. Allahü teâlâ, (Evliyam şunlardır ki; ben anılırsam, onlar hatırlanır, onlar hatırlanınca ben anılırım) buyuruyor. Resulullah efendimize, evliyanın alametleri sorulunca, (Onlar görülünce Allah hatırlanır) buyurdu. Bugün yapılacak iş, eskiden yazılmış, İslam âlimlerinin kitaplarını okumaktır.

Mürşidin vasıfları
Eski mürşidlerin vasıflarından birkaçı şöyledir:
1- Lüzumlu akaid ve fıkıh bilgilerine vâkıf idiler. Fıkıh bilmeyen evliya olamaz.

2- Hep güler yüzlü olup, bir anne şefkati ile talebeyi terbiye ederler idi.

3- Hiç bir talebenin parasında gözü olmazdı. (Allah’ın evliyası, cömertlik ve güzel ahlak üzere yaratılmıştır) hadis-i şerifine uygun vasıfta olup, talebelerine elinden gelen yardımı yaparlar idi.

4- Talebelerinin sırlarını gizli tutarlardı. (Seçilmişlerin kalbleri sırların mezarıdır) denirdi.

5- (Üstada da, talebeye de saygılı olun) hadis-i şerifine göre merhametli ve tevazu sahibi idiler.

6- (Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen vardır) mealindeki âyet-i kerime mucibince ilimleri ile büyüklenmezlerdi.

İlmi ile mağrur olanlar, ilimleri az olanlardır. Az bir şey öğrenince her şeyi öğrendiklerini zannederler. Fazla bilgi sahibi olanlar, ilmin sınırsızlığını ve sonuna ulaşmaktan aciz olduklarını bildiklerinden tevazudan ayrılmazlar. Zaten âlim, bilmediklerinin bildiklerinden çok olduğunu bilen zattır.

7- Bilmedikleri olursa, “Bilmiyoruz” demekten çekinmezlerdi.
Peygamber efendimiz de, bütün yaratılmışların en üstünü olduğu halde, (Bilmiyorum, Cebrail aleyhisselama sorayım da öyle cevap vereyim) buyurmuştur. Hazret-i İbni Abbas da (Bilmiyorum diyemeyen helak olmuştur) buyuruyor.

8- Malayani, yani boş konuşmazlardı.

9- Talebeleri de üstün kimselerdi. Her talebe, Allahü teâlânın sevgisi ile ve Onun sevgisine kavuşmak arzusu ile yanardı. Bilmediği, anlayamadığı bir aşk ile şaşkın haldeydi. Uykuları kaçar, gözyaşları dinmezdi. Geçmişteki günahlarından utanarak başını kaldıramaz, her işinde Allah’tan korkar, titrerdi. Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak işleri yapmak için çırpınırdı. Her işinde sabreder ve affeder, her geçimsizlikte, sıkıntıda kusuru kendinde görürdü. Her nefeste Allah’ı düşünür, gaflet ile yaşamaz, kimseyle münakaşa etmezdi. Bir kalbi incitmekten korkar, kalbleri Allahü teâlânın evi bilirdi. Eshab-ı kiramın hepsini, “radıyallahü teâlâ anhüm ecmain” diyerek iyi bilir, hepsinin iyi olduğunu söylerdi.

10- İlmiyle amildiler. Yani bildikleriyle amel ederlerdi. Bildiği ile amel etmeyen, kendi görüşünü din gibi ortaya atan ve bölücülük yapanlar kötü âlimlerdir. Kötü âlimler Kur’an-ı kerimde (Kitap yüklü merkebe) benzetilmiştir. (Cuma 5)

Bilin ki, evliyada üç alamet bulunur:
Biri, görenin gönlü, hep ona mail olur.

İkinci alameti sohbetten anlaşılır,
Her ne dese, dinleyen sözüne kail olur.

Üçüncüsü şöyledir, onun cümle azası,
Dinin edepleriyle, her zaman âmil olur.

Evliyayı sevenler ona gönül verenler,
Sayısız nimetlere şüphesiz nail olur.
Basireti açılır, gafleti zail olur.

Kaynak: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

imas 08.03.24 08:53

Burada Kayseri'nin Talas ilçesinde bir rahmetli cemil baba yaşamış ama tanımak mümkün olmadı.

adi cemil emmi idi çocukluğumda hemen her gun görür konusurdum, rahmetli bxbdmi cok severdi...

trhakan 08.03.24 09:07

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596032)
Burada Kayseri'nin Talas ilçesinde bir rahmetli cemil baba yaşamış ama tanımak mümkün olmadı.

adi cemil emmi idi çocukluğumda hemen her gun görür konusurdum, rahmetli bxbdmi cok severdi...

Nasıl siz kayseridemisiniz.

hocam bakın beni heyecanlandırmayın ben talasa taşındıktan 1 yıl sonra Rahmeti rahmana kavuştu. Çocukluk işte bilseydim harmandaki evinin kapısında yatardım sokak köpeği gibi.

imas 08.03.24 09:13

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596033)
Nasıl siz kayseridemisiniz.

yok istanbuldayim, ama dogma buyume 70 göbektır oraliyim, orada bir kac yerde hala malımız mülkümuz var, 25 yaşında istanbula geldim 30 yildir istanbuldayim
ama hala o memleketin en kilit adamlari dostum ahbabim arkadasimdir...

trhakan 08.03.24 09:15

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596035)
yok istanbuldayim, ama dogma buyume 70 göbektır oraliyim, orada bir kac yerde hala malımız mülkümuz var, 25 yaşında istanbula geldim 30 yildir istanbuldayim
ama hala o memleketin en kilit adamlari dostum ahbabim arkadasimdir...

Tüh üzüldüm Şekerci Cemil, Cemil emmi, Cemil Baba, Hacı Cemil yada bazıları için "pasaklı Cemil" hakkında sohbet etmek isterdim. Hergün mezarının yanından geçerim. Rahmetliye yetişip tanışamamışız.

Allah Rahmet Eylesin. Rabbim sevdiğini yanına almış. Biz sürgündeyiz Yaradan akibetimizi hayır etsin.

imas 08.03.24 09:22

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596033)
Nasıl siz kayseridemisiniz.

hocam bakın beni heyecanlandırmayın ben talasa taşındıktan 1 yıl sonra Rahmeti rahmana kavuştu. Çocukluk işte bilseydim harmandaki evinin kapısında yatardım sokak köpeği gibi.

boya sandigi vardi ayakkabi boyardi,eli yüzü kirli pasakliydi sokaklarda çocuklar uysallar satasirlardi,cok guzel küfrederdi,
herkese sarı telden yapilmıs yüzuk dagitirdi, kayseri kâbe arasında tayyi
mekan yaptigini ben dahil cok kişi görmüştür şahit olmustur talasta o zaman sehruin dısinda bağların oldugu yerdi, orada eski bir virane yerde yatar kalkardi, çok defa babamla arabayla evine götürür birakirdik, bazi kisiler deli derdi bazi
kisiler veli derdi

trhakan 08.03.24 09:27

Kişi itikadıyla görürmüş zaten insanları. Hocam bu bağların arasında yattığı evini hatırlıyormusunuz. Orayı görmek isterim.

Rahmetli babamı görmüş, üzülme Erzurumlu demiş, ( dedelerimizin Erzurumdan Bünyana oradan da Talasa göç ettiğini bilmiş rahmetli) Yakında köyünün camisinin minaresi bitecek, Artık kafana takma sen DSİ ye gireceksin, şimdi git evinde yat. Bak bu gördüğün insanların kimi eşek, kimi domuz, kimi köpek burada gezmekten daha hayırlıdır uyumak diyor.

Bu olay tamda Gevhernesibe hatun külliyesinin önünde duvarındaki çıkıntıya oturarak geçiyor.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Rahmetli foğrafı sevmezmiş ama yinede çekmiş birileri rabbim razı olsun

imas 08.03.24 09:45

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596039)
Kişi itikadıyla görürmüş zaten insanları. Hocam bu bağların arasında yattığı evini hatırlıyormusunuz. Orayı görmek isterim.

panaroma tesislerinin orada bir yerdeydi ama tam yerini simdi hatirlamiyorum,oralar cok degismis, büyük ihtimal yikilmistir,

Dasiva 08.03.24 09:52

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596038)
boya sandigi vardi ayakkabi boyardi,eli yüzü kirli pasakliydi sokaklarda çocuklar uysallar satasirlardi,cok guzel küfrederdi,
herkese sarı telden yapilmıs yüzuk dagitirdi, kayseri kâbe arasında tayyi
mekan yaptigini ben dahil cok kişi görmüştür şahit olmustur talasta o zaman sehruin dısinda bağların oldugu yerdi, orada eski bir virane yerde yatar kalkardi, çok defa babamla arabayla evine götürür birakirdik, bazi kisiler deli derdi bazi
kisiler veli derdi

Abi bu kişi Nefs-i Mülhime'de kalmış olabilir mi? Tamamen cahilliğim den soruyorum.

trhakan 08.03.24 09:56

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 596043)
panaroma tesislerinin orada bir yerdeydi ama tam yerini simdi hatirlamiyorum,oralar cok degismis, büyük ihtimal yikilmistir,

Evet malesef ordaysa görme şansım yok. :(


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:53.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148