![]() |
Aklımda hep bir şüphe var
Her konuda
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
şu aynen öyle yada aynen sozlerini hic sevmiyorum... |
Alıntı:
|
Alıntı:
düşunceye gem vuracak tek şey iman itikat teslimiyet bunu sana daha öncede soyledim ama ya okumuyorsun, yada umursamiyorsun |
Kapı açılması, kimlerin işine geliyor ise bunun zeminini hazırlamak isteyen de onlardır. Dolayısıyla insanlar vasıtasıyla bunu başarırlar. Yani çevrendeki insanları, senin şüphe edeceğin şekilde vesveseler ile yönlendirirler.
Ve bu senin gibi çok insana olur amaç bellidir kendilerine çekmek sonrası Allah muhafaza malûm. (Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah'tan başka kim hidâyete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz? |
Alıntı:
Rabbena la tuziğ kulubena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledunke rahmeh, inneke entel vehhab Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin. (Al-i İmran/8) Abdullah b. Mesud radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam Efendimiz şöyle dua ederdi: اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى Allahümme innî es'elükel-hüdâ ve't-tüka ve'l-'afafe ve'l-ğınâ Allah’ım! Senden hidayet, takva, (sorumluluk bilinci) iffet ve (gönül) zenginliği isterim. (Müslim, Zikir 72, Tirmizî, Daavat 72) Hidayet rehberi olarak gönderilmiş bulunan Peygamber aleyhissalatü vesselamın Allah Teala’dan her konuda “hidayet (doğruluk)” dilemesi, her şeyden önce hidayetin önemini ortaya koymaktadır. Doğru yoldan sapma tehlikesi bulunmayan Hz. Peygamber (asm), Allah’tan hidayet dilerse, daima dalalete düşme tehlikesiyle baş başa yaşayan biz Müslümanların daha fazla hidayet dilemeleri gerekir. Nitekim Fatiha suresindeki “Bizi doğru yola hidâyet et!” duası bunu göstermektedir. Hz. Peygamberin (asm), hidayetin hemen peşinden emirlere uymak, yasaklardan kaçınmak anlamında takva dilemesi, hidayetin alametinin ve tezahürünün takva olduğunu göstermektedir. İffet, helal olmayan şeylerden uzak durmak demektir. Zenginlik anlamına gelen gına, burada gönül zenginliği manasınadır. İnsanlardan ve ellerindeki imkânlardan müstağni olmak, ayrıca Rabbi dışında hiç kimseye ihtiyaç duymamak, şerefli bir hayat ve etkili bir tebliğ hizmeti açılarından son derece önemlidir. (bk. Riyazü's Salihin - İmam Nevevi Tercüme ve Şerh) |
Alıntı:
Yüksek sayılarda Estağfurullah Çek bak nasıl rahatlatıyor göreceksin niyet yap ama Elhamdulillah Çek Hasbünallahü ve nimelvekil Çek (çok etkili) Salavatı şerife çek Bunları çekmekten sıkıntı kapmazsın başka türlü Esma-ül-Hüsna hüddam davetiydi vs bunların hepsi risktir bana göre tecrübe ettiklerim de oldu en rahatı bu üstte anlattıklarım onları çek ama hiç atlama daha ilk günden faydasını göreceksin otur 10.000 tane Estağfurullah çek abdestli bir şekilde |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bunun yolu ; Öğrenmek. Öğrenmenin en güvenli yolu da şu yok o yok yok bu yok diyen sahtekarların oldugu dönemde; -Allah dostlarının sohbetlerine gitmek veya Youtubeda izlemek -Kur’anı Kerim Tefsiri okumak. -Hadisi Şerifelere bakmak. -Evliya menkıbeleri okumak. Birde şu dua; “Rabbi zidni ilma, iman, yakîn” |
Şüpheli olmak iyidir ama bilincine sahip çıkmak gerekir ben çoğu şeyi şüphelendiğim şeyleri çözerek başardığımı umuyorum ama bir başkasına anlattığımda farklı muamele görebiliyorum Buda yanlızlığa itiyor insanı işin ehliyle konuşulmadığı için
|
Bilgiler , aklında oturmuş bazı zıd bilgiler ile karşı karşıya gelince böyle olabilir, bundan uzak durmalıdır. Yeni bilgilere ise şayet: Aklındaki bilgi birikimi bunu yer edineyim mi edinmeyim mi diyedir. Yani iki zıt kutup gibi düşünmeli aslında biri iyi bilgiler diğeri iyi olmayan. Nefsin de etkisi vardır bunda işte o kötü bilgileri yer edinmek ister ruh ise iyi temiz bilgileri. İki zıt bilgi birbiriyle uyuşmaz çakışır.
Birde diğer türlüsü var Şüpheler doğru mu değil mi bunu düşünmeli. Şüphenin nedeni şudur Senin yaptığın (gerek canlılara gerekse cansız görünenlere karşı olan) şeyler; karşı tarafta bir algı meydana getirir. İyi değilse yapılanlar karşı tarafın hakkında söylenenleri şeytanlar bilirler. İşte bundan dolayı sana ya vesvese yoluyla yanlış bilgilerle gelip aklına şüphe gelir. Acaba şunun için mi böyle bunun için mi şöyle diye. Ya karışık bilgiler gelir doğru ve yanlış bir arada yada tamamen saf bilgiler gelir bu da şüphe değil gerçektir. Bu şüpheler gerçek mi değil mi kişinin kendisi ayırd etmeli, başkasının konuşması boştur çünkü kişiyi kendinden başkasının tanıması enderdir istisnalar dışında. Şüphe telaşdan dolayıdır. Yani telaş edecek şeyleri yapmaktan kaçınmak lazım gerek canlıya gerek cansız görünenlere. Bunu yapabilirse insan, şüphe diye bir şey kalmaz. Zaten Efendimiz s.a.v. şüpheli şeyleri bırak şüphe etmediğin şeylere bak diye bize telkinde bulunur. Tümünün belki de ilk ana nedeni ise helal lokma iledir. Bununla ilgili bir çok hadis var. Ayet de var. Mevlana'nın bir uzun sözünde insanın ruhunu emziren iki ana vardır diye bir sözü var melek ve şeytan diye devam eder. |
Geçen mısır tarlası konusu açtın kardeşim.Oraya yazdık sonrası malum ileri geri ileri geri derken konu kilitlendi.Bu konuda ona döner ben diyim:d:d
adı üstünde şüphe :d Şüphe neyse yazmamışsın yazmada işte onla yüzleş derim.selametle. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:53. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com