![]() |
keşif dediginiz nedir ?
keşif dediginiz şeyleri bilmem ama kalbimden geçip soylediklerimde hic yanılmadım elhamdullillah. bunun sırrı esrarı allahtan gelmedir. biliyoruz. fakat ne hadim görmüşlüğüm vardır nede cin ruya da sıkıştırmaya uğraşanlar rüyada harap oldular. gercek te ise hiçbirşey görüp duymuslugum olmadı hastalara okuduğum kuran ile allah kendilerine sifa verdi diye kendimden bilecek de değilim ama görenlere göre kör kaldım. duyanlara göre sağır. körlük ve sagirliktan kurtulmak için çare aramaya geldim.
|
Alıntı:
bu ugraşa gerek kalmadan çok etkili okumalar ve ritüeller mevcut,tabi bunlari herkes bilmez,baglanacağın mürsit ilim ehli ise ondada vardir,simdi bunlari tanımadığımız kisilere vermek dogru olmaz, |
ilmini kendine saklayan alimden daha zalimi yoktur.
insanlara faydalı olacak bilgileri verin diyoruz mürşit diyorlar bu ilme yabancı değiliz fakat davet bilgimiz yeterli degil egerki gelecek olan varsa riyazat olmadan mürşit olmadan zaten gelecektir. mürşidinin mürşidine onun mürşidi öğretmiş diyenler babadan oğula geçen saltanat gibi şeyleri zirvaliyor aklin ve mantığın dışında konuşuyor biliyoruz ki manevi ruhu kuvvetli kimselere cinler söz geçiremez bu bildiklerini ogrenenler de anne karnında öğrenmiş gibi ona buna demeyiz diyorlar oysaki biz ilmi olan yazsın boş konuşup insanları ilimden alikoymak isteyen zalimler yazmasın zaten ahirette hesabını veremeyecekleri kararlar almışlar insan seçmeyi tercih edip israilli yahudiler gibi büyü ve tılsımlarını kendilerine saklayanlar ve onlarla nefis ve benliklerini besleyenler allah soracaktir.
|
Alıntı:
|
Konudan bağımsız keşif derken harbiden neyi keşfediyoruz? Ben tam olarak anlamadım. Misal keşfedilen şey bir esmanın havas özellikleri mi? Ya da Allah’ın gaybı bildirmesi mi? Açıklayabilir misiniz bunu?
|
Alıntı:
Sonra kendini bil, Sonra da ilmi bil. Senin yollarindan bizde gectik. Allah ilmi isteyene verir evet ama sen ilimden kasit illa bu istediklerini mi saniyorsun. Ben senden cok istedim ilmi. Ama dualarimda bana bir ilim lutfet diye belirterek yaptim. Sonra ne oldu, bana da ilim verildi cok sukur, insanlara anlatiyorum, gosteriyorum ama bu ilim siyer ilmidir. Cinli okumali degil, Allah bana bunu lutfetti binlerce sukurler olsun. Sonra dualar ettim, tertipler yaptim gece yarilari ki, insanlarin aklindan geceni bileyim, kim dost dusman bileyim, altinci hissim fevkalede gelissin diye. Ama olmadi, 41 gun gece yarilari artik dualarimda ne olur okumalarimin tecellisini bana goster diye dualar ettim ve kabul oldu. Sonra... Ben bunu kaldiramadim, baktigim insanlarin, gunluk hayatta guvendigim insanlarim iclerindeki pislikler beni cok yordu. En sonunda da 90 gun ne olur benden bunu al diye Allaha dualar ettim. Sukurler olsun ki bu da kabul oldu. Uzun lafin kisasi herkes herseyi kaldiracak diye birsey yok. Haaa bu soylediklerim sana fayda etmez ama, baska bi okuyan arkadasa yol gostersin diye yazdim. Haydi selametle... |
Alıntı:
demiş imamı şafi hz. ilim tevazu gerektirir, ilim alcak gönullüluk gerektir, ilim kendini bilmek gerektirir bu cahillikle bu hadsizlikle senden birak ilim ehli olmayi, cacık bile olmaz söz agizdan cikana kadar senin esirindir, söz agizdan ciktiktan sonra sen sözün esirisin demiş hz Ali sen rukyeci isen bana rukyede saffat suresinin hangi ayetleti okunur onu söyle |
Alıntı:
İlim öğrenin deniyormuş deniyor ya git ahmet mehmet sana hemen davet versin al hop öğrenmi diyor öğrenin diyor ee al hadi öğren aç Kuranı Kerimi bak bu hangi sayfasında var göster bakalım bilmiyorum bak ben......... İlme yabancı değilmiş millet büyüsünü saklıyomuş senin gibileri çok gördük yükaek rakamlara bağlama yapılır 2 günde geri getirilir diye geziyonuz dersin o senin belli boş boş konuşup vaktimizi alma yanlış yerdesin bura istediğin büyü ve büyücü siteleir değil başka kapıya.... İlim orada al öğren... |
Alıntı:
|
Alıntı:
bilmekten mi ibaret |
İslâm tarihi, kültür ve medeniyeti Müslüman olsun olmasın bütün insanlığı çeşitli açılardan ilgilendiren bir olgudur. Diğer bir ifadeyle İslâm tarihi, kültür ve medeniyeti dünya tarihinin en önemli parçasıdır. Bu özelliği zaman, mekân (coğrafya) ve tesir boyutlarıyla kendisini gösterir. Zaman açısından bakıldığında İslâm’ın doğduğu VII. yüzyıldan günümüze kadar dünya tarihinin on beş yüzyıllık kısmı İslâm tarihi, kültür ve medeniyetine tanıklık etmektedir. Mekân açısından bakıldığında İslâm, Mekke ve Medine’den başlamak üzere tüm Arabistan Yarımadası; Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Kuzey Afrika, Endülüs, Sicilya, Anadolu, Balkanlar, İran, Afganistan, Hindistan ve Türkistan’ı içine alacak şekilde Atlas Okyanusu’ndan Çin’e kadar oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmış; bu coğrafyaların tarihinde en belirgin unsurlardan biri olmuştur. Zaman içerisinde bu coğrafyanın farklı kesimlerinde Hz. Peygamber ve Hulefâ-yi Râşidîn’in ardından Emevîler, Abbâsîler, Endülüs Emevîleri, Fâtımîler, Gazneliler, Karahanlılar, Selçuklular, Eyyûbîler, Memlükler, İlhanlılar, Timurlular, Babürlüler ve Osmanlılar gibi çok sayıda devlet ve hanedan hüküm sürmüştür. Bu süreçte İslâm toplumlarının ortaya koyduğu maddi ve manevi ürünlerde (mimari yapılar, bilim, sanat ve edebiyat eserleri, siyasi, hukuki, askerî, iktisadi ve sosyo-kültürel alanlardaki gelişmeler) İslâm’ın kalıcı etkisi olmuştur. Bu da İslâm medeniyetinin tesir boyutunu teşkil eder.Dünya çapında bu denli büyük bir yeri olan on beş yüzyıllık İslâm tarihinin en önemli kesiti şüphesiz siyerin temel konusu olan Hz. Peygamber dönemidir. Çünkü bu dönemde İslâm, Hz. Peygamber’in önderliğinde sözlü ve fiilî olarak yaşanmış, gerçekleşen uygulamalar daha sonraki dönemler için sık sık atıfta bulunulan örnek bir model oluşturmuştur. Diğer bir ifadeyle İslâm medeniyetinin iki temel kaynağı mevcuttur. İlki Hz. Peygamber’e indirilen ilahi kitap Kur’ân-ı Kerim, ikincisi de kısaca Peygamber Efendimizin (s.a.s.) örnek sözlerini ve uygulamalarını ifade eden sünnettir. Hz. Peygamber’i sevmek, örnek almak ve ona itaat etmek bir Müslüman için Allah’ın istediği en temel kulluk görevlerinden biridir. Bunun için öncelikle onu tanımak ve hayatını bilmek gerekmektedir. Bu da siyeri öğrenmekle mümkündür. Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Peygamber ve döneminin olayları ile ilgili birçok ayet-i kerimenin varlığı dikkate alınırsa siyeri bilmek, Kur’ân’ı ve İslâm’ı daha iyi anlamaya vesile olacaktır.
|
Alıntı:
Bundan 15 sene oncesinde bir takim sorunlar yasayip bunlardan kurtulunca, biraz daha ibadetlerime agirlik verdim. Bir muddet sonra her namazdan sonra dualarim da secdeye kapanip Allah dan bana ilim lutfetmesini diledim. Duam hep bu sekildeydi, Allahim bana bir ilim ver. Aslinda bu dilekteki maksadim, Allaha daha yakin olabilmek, imanimi ve bilgimi guclendirmek, ve Allah icin insanlara faydali olabilmekti O zamanlar ilim nedir tam bir bilgim yoktu. Sonra bir sekilde kendimi siyeri arastirirken buldum. Fakat bu surecte insanlarin "falancanin bir kitabi varmis, oradan rivayet ediliyor, fakat o kitabi bulmak cok zor" gibi ifadeler kullandigi siyer kitaplarina cok kolay ulasabilip bunlardan faydalana bildim. bu konularda bilgili saygin insanlarla tamamen tesadufi olarak karsilasmalarim oldu. Bunlardan cok faydalandim. Yani imkanlar onume acildi diyebilirim. Ayrica bu konularda okudularimin aklimda daha saglam yer ettigini, normalde hatirlamamin guc olabilecegi konulari fihrist gibi aklimda tutabildigimi fark ettim. Normalde bir ulkenin tarihini okusam bu kadar ince ayrintisina kadar aklimda kalmaz. Uzun lafin kisasi bir sekilde imkanlar onumde acildi, anlattiklarimin insanlar uzerinde faydali oldugunu, dine daha yaklastiklarini gorunce bunun bana bahşedildigi kanaatine vardim. En iyisini Allah bilir. Mesela fikih uzerine de cok okudum ama bu kadar saglam aklimda aklimda kalmadi :) arastirmalarimi derinlestiremedim. Siyer deyince evet peygamberimizin hayati akla geliyor ama ben ilk donem islam tarihi uzerine yogunlastim. Belki de bunlar aciz bir kulun kendi avuntusudur. :) en iyisini Allah bilir. Saygilarimla. |
Alıntı:
Tesekkurler. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com