Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Metafizik Saldırı Uyarısı (20 Nisan)

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.04.24, 20:10
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
dert zenginlik değil, zaten o adi müsluman olan zengin ulkeler zaten onlarin güdümü altinda
dert bu ulkenin direniş gostermeden parçalanmasi icin zemin hazirlamak ki yaridan cok daha fazladinda basarili oldular, ülkenin büyuk çoğunluğunun hic bir sey umurunda değil dertleri yemek icmek gezmek, dinsiz donsuz ahlaksızca....
Bunlar için aile yapısına kişilere saldırmaya gerek yok ki. Belli başlı kilit noktadaki insanlara saldırıp ele geçirsinler biter olay. Mesela RTÜK, başkanını ele geçir istediğin mesajı yayarsin. Zaten aile yapısı bozulur. Son iki senedir etrafımda bir tane mutlu aile görmedim. Hepsinde bir problem. Çoğu evlilik bitmiş sadece öylesine yaşıyor insanlar. Ve çoğununda bu probleme karşı bir şey yapma gibi bir dertleri de yok. Sanki uyusturulmus gibi..

Alıntı:
twennywann Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün oyunlar bu ülke üzerinedir unutma.

Osmanlı Şahımız, Kuran ve Sünnet ile hakimiyet kurdu Cihana.

Haçlılar hala var , şuanda.

Mehdi AS dahi bu topraklardan çıkacaktır, Konya’da emanetleri kuşanacaktır.

Türkiyenin özel görevi : dünyanın jandarması olmasıdır.

Siyasi haberlere bakarsan yanılırsın, çünkü stratejik yürüyor büyüklerimiz, hamleleri zahir gözle anlamak zor, kalp lazım.

Yakında Yunanistan bizi vurunca, dedigimi daha iyi anlayacaksın inşaAllah.
Hocam Osmanlı yikilali çok oldu. Osmanlı ailesi şuan yasasada çoğu Avrupai usulde. Eski ata çed geleneği yok. Siyaseten bakarsam evet Türkiye zayıf. Zahir gözle bakacak gözüm yok keşke olsaydı. O büyüklere hiç denk gelmedim. Keşke bilinçli olarak denk gelseydim..

Alıntı:
twennywann Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çocuğu ele geçirirsen nesli ele geçirirsin.

Karı Kocayı kavga ettirirsen;

Toplumun en küçük ve temel yapı taşı olan aile çekirdeğini yıkarsın.

Aile yıkılırsa: herkes tek başına yürür.

Tek yürüyeni Kurt kapar.

Birlik olanı kapması zordur.


BÖL-PARÇALA-YÖNET
Çok dolambaçlı, daha kısa yöntemleri var verdiğim RTÜK örneği gibi. Yada sosyal medyalarda ısrarla karsimiza gelen videolar gibi. Tek hamle ile tüm aileye istediğini yaptırırsın. Ama bunların hepsi etnik kökeni parçalamak amaçlıdır. Siz ülke parcalansin isterseniz zaten Cumhurbaşkanı, yargitayi, danistayi, genelkurmayi hedef alırsınız. Zaten onların ağızlarından çıkan tek kelime ile ülke parçalanır. Ne gerek var tek te bireyle uğraşmaya?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20.04.24, 20:18
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11057
Etiketlendiği Mesaj: 5471 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bunlar için aile yapısına kişilere saldırmaya gerek yok ki. Belli başlı kilit noktadaki insanlara saldırıp ele geçirsinler biter olay. Mesela RTÜK, başkanını ele geçir istediğin mesajı yayarsin. Zaten aile yapısı bozulur. Son iki senedir etrafımda bir tane mutlu aile görmedim. Hepsinde bir problem. Çoğu evlilik bitmiş sadece öylesine yaşıyor insanlar. Ve çoğununda bu probleme karşı bir şey yapma gibi bir dertleri de yok. Sanki uyusturulmus gibi..
geçirmedikleri ne malum?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 20.04.24, 20:50
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
geçirmedikleri ne malum?
Olabilir. Belki geçirdiler. Tv'de gördüklerimiz malum..

Alıntı:
twennywann Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şuan bu İstanbul şehrini düşün;

Öbür alemde aynı şehir içinde şehir misali tesisat kurulu.

Rtükden tut medyaya hepsi zaten kontrollerinde. Algoritmalar bile onlardan yana.

Devlet başkanlarının çoğu tesir altında metafizik.

Yapan işini iyi yapiyor ve iyi biliyor.

Allah çalışana veriyor, biz birlik olursak bize vericek ama parçık pinçik hala o bunu dedi bu bunu dedi kavga edip duruyoruz boş işlerle.
Algoritma denilen şey, insanoglunun bir çok elektronik araçta kullandığı kodlama sistemi. Kim ne niyetle yazarsa o doğrultuda calisir. Yapan, işini iyi bilen kim?

Alıntı:
observer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu millet, vatanı küresel sisteme 2010 referandumunda Anayasa mahkemesi ve HSYK yı vermek suretiyle teslim etti maalesef. Zaten ardından da TSK ya olanlar oldu ki zaten o referandumun nihai amacı TSK idi. Bunların görmeyip de metafizik saldırı altındayız demek , bilemedim ne derece fayda saglar ülkemize, insaımıza.
Hocam sanırım yanlış etiketlediniz. Ben metafizik saldırı altındayız demedim. Sadece sorular sorup öğrenmeye çalışıyorum. Ortada gerçekten çok bozuk bir yapı var. Ve işin tuhaf yanı ortada gerçekten elle tutulur bir sorun yok. Ciddi düzeyde, yorgunluk, mutsuzluk, hissiyatsizlik, bıkkınlik.. bu haller halinde ve bu hallerin doğurduğu sonuçlar var. Yani bilmiyorum bu saldırı nasıl olur? Kişi bundan ailesini nasıl korur?

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20.04.24, 20:56
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11057
Etiketlendiği Mesaj: 5471 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Olabilir. Belki geçirdiler. Tv'de gördüklerimiz malum..
son 20 yilda
deist ateis sayisi 150 binden 7 milyona çikmiş
resmi dernek acma hakki taninmis
lgbt resmiyet kazanmiş, yüruyüs hakki verilmis
3. cins diye sapkinlara sahiplenilmis
18 yasindan küçüklerin evlenmesi yasaklanmış
dini nikahla evlenmek suc kabul edilmiş
zina suc olmaktan çikarılmış
dolandiricilik normal hale gelmiş
daha cok olgular sayarim
demekki kilit noktadakiler ele geçirilmiş...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20.04.24, 21:01
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
son 20 yilda
deist ateis sayisi 150 binden 7 milyona çikmiş
resmi dernek acma hakki taninmis
lgbt resmiyet kazanmiş, yüruyüs hakki verilmis
3. cins diye sapkinlara sahiplenilmis
18 yasindan küçüklerin evlenmesi yasaklanmış
dini nikahla evlenmek suc kabul edilmiş
zina suc olmaktan çikarılmış
dolandiricilik normal hale gelmiş
daha cok olgular sayarim
demekki kilit noktadakiler ele geçirilmiş...
Hocam 18 yaşından küçüklerin evlenmesi dinen yasak değil. Ama evlenme olgunluğuna gelmemiş, o bilinci taşımayan, daha kendini çekip ceviremeyen bir kızın evlenip aile kurmasıni doğru bulmuyorum bu devirde. Zira yuva kurmak hele ki o yuvayı çekip çevirmek hiçte kolay bir şey degil. Geri kalan saydıklarıniza diyebileceğim herhangi bir şey yok.

Alıntı:
observer Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şu tespitinize sonuna kadar katıldığım için alıntılamıştım mesajınızı .
Siz ülke parcalansin isterseniz zaten Cumhurbaşkanı, yargitayi, danistayi, genelkurmayi hedef alırsınız. Zaten onların ağızlarından çıkan tek kelime ile ülke parçalanır. Ne gerek var tek te bireyle uğraşmaya?
Anladım hocam. Dediklerinize bende katılıyorum. Aslında siyasi hiç bir konuya görmekten pek hoşlanmıyorum ama kozmik odaya girilmesi demek bence bir ülkeye tecavüz edilmesi demek. Allah hidayet versin ne diyeyim..

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20.04.24, 21:14
 
Üyelik tarihi: 13.04.19
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 136
Forum Puanı: 30
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam 18 yaşından küçüklerin evlenmesi dinen yasak değil. Ama evlenme olgunluğuna gelmemiş, o bilinci taşımayan, daha kendini çekip ceviremeyen bir kızın evlenip aile kurmasıni doğru bulmuyorum bu devirde. Zira yuva kurmak hele ki o yuvayı çekip çevirmek hiçte kolay bir şey degil. Geri kalan saydıklarıniza diyebileceğim herhangi bir şey yok.



Anladım hocam. Dediklerinize bende katılıyorum. Aslında siyasi hiç bir konuya görmekten pek hoşlanmıyorum ama kozmik odaya girilmesi demek bence bir ülkeye tecavüz edilmesi demek. Allah hidayet versin ne diyeyim..
Dogrudur , Siyasi konuların girilecek bi yanı kalmadı zaten artık.Dunya genelinde insanlık , ülke genelinde de Turkler için durum parlak görünmüyor. İnşallah göremesekte bilmesekte manevi alemlerde bu durumu lehimize dengeleyecek bir güç vardır diye ümit ediyoruz

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20.04.24, 21:33
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1691
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam 18 yaşından küçüklerin evlenmesi dinen yasak değil. Ama evlenme olgunluğuna gelmemiş, o bilinci taşımayan, daha kendini çekip ceviremeyen bir kızın evlenip aile kurmasıni doğru bulmuyorum bu devirde. Zira yuva kurmak hele ki o yuvayı çekip çevirmek hiçte kolay bir şey degil. Geri kalan saydıklarıniza diyebileceğim herhangi bir şey yok.



Anladım hocam. Dediklerinize bende katılıyorum. Aslında siyasi hiç bir konuya görmekten pek hoşlanmıyorum ama kozmik odaya girilmesi demek bence bir ülkeye tecavüz edilmesi demek. Allah hidayet versin ne diyeyim..
Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığındaki odada muhafaza edilen hard disk mahkeme kararı doğrultusunda Hâkim Albay Muharrem Köse, Piyade Albay Faik Ahmet Karadeniz ve Hâkim Yarbay Okşan Çidem tarafından 16 Mart 2013 tarihinde soruşturma savcısı Mustafa Bilgili’ye tutanak karşılığı teslim edildi. Aradan üç yıl geçtikten sonra, kanunlarda hiçbir değişiklik olmadığı halde, ne olmuştu da Genelkurmay hard diski savcılığa teslim etmişti? Bunu anlamak için TSK’de 2010 ve 2013 yıllarında kimlerin iş başında olduğuna bakmak gerekir. 2010 yılında hard diskleri teslim etmeyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık ve Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu idi. Peki hard diskleri teslim etmeyenlerin başına neler geldi? Bakalım: Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ 2010 yılında emekli olduktan sonra “İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında 6 Ocak 2012 tarihinde “terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı. Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu da yine “İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında 17 Ağustos 2011 tarihinde “silahlı terör örgütü kurmak ve hükümeti devirmeye teşebbüs” iddiasıyla tutuklandı. 2014 yılında da kadrosuzluktan emekli edildi. Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık ise 2011 yılında kadrosuzluktan emekli edildi. 2013 yılında, kanunlarda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen hard disklerin savcıya teslim edildiği dönemde ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tuğgeneral Abdullah Baysar ve Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse idi. Kanunlar değişmemişti, ama hard disklere sahip çıkması gerekenler değişmişti. Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse, hard disklere sahip çıkmak maksadıyla mahkeme kararına itiraz etmek yerine 7 Mart 2013 tarihinde yazarak imzaladığı ve savcılığa gönderdiği yazıda; devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgelerin bulunduğu hard diskin incelenmesi sırasında Okşan Çidem ve İbrahim Kurtoğlu isimli askeri personelin bulundurulması takdirinin de savcıya bırakıldığını bildiriyordu. 16 Mart 2013 tarihinde hard diski kendi elleri ile FETÖ’nün savcısı Mustafa Bilgili’ye teslim eden Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse’nin hızına artık kimse yetişemiyordu. Mayıs ve Haziran 2013 tarihlerinde peş peşe yazdığı iki yazı ile Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının 16 numaralı odasında yeniden arama yapılması için savcılığa adeta davetiye çıkarıyordu. Önce 2013 yılının mayıs ayında dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in talimatıyla Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği yazıda “Özel Kuvvetler Komutanlığının etkinleştirilmesi kapsamındaki teşkilat düzenlemeleri gereğince, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı binasının başka bir birlik veya kuruma devredileceğinden, mühürlü odada muhafaza edilen malzemelerin Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde birlik komutanlığınca hazırlanacak bir odaya nakledilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği belirtilerek Cumhuriyet Savcılığından yapılacak işlemler ile ilgili değerlendirme yapması” isteniyor. 13 Haziran 2013 tarihinde gönderdiği yazıda ise “Özel Kuvvetler Komutanlığının etkinleştirilmesi kapsamındaki teşkilat düzenlemeleri gereğince, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı binasının başka bir birlik ve kuruma devredilmesi düşünülmektedir. 11 Şubat 2010 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından kilitlenip mühürlenen 16 numaralı odada bulunan devlet sırrı olarak nitelendirilebilecek ve iddia konusu suçlamalar ile ilgileri bulunmayan bilgi, belge ve kayıtların Birlik Komutanlığına iadelerinin sağlanmasını, suç olgusuna ilişkin olanların belirlenerek Cumhuriyet Savcılığınca teslim alınmasını” talep ediyordu. Adli müşavir Muharrem Köse tarafından yazılan bu yazılar, savcıya adeta arama yapması için davetiye niteliğindeydi. Zira yazının sonunda açıkça “gel arama yap, suç unsuru olanları teslim al” diyordu. Bu talep yazıları savcılığa gönderilirken dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ne yapıyordu? Yazılardan haberi var mıydı? Yoksa Necdet Özel de kandırılmış mıydı? Şimdi de hard diskleri teslim edenlere ne oldu onu inceleyelim. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel 2015 yılında emekliye ayrıldı. Dönemin Seferberlik Daire Başkanı Tuğgeneral Abdullah Baysar ise 2014 yılında terfi ederek Tümgeneral oldu. 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan hain FETÖ darbe girişimi sırasında Şırnak’ta Tümen Komutanıydı. Darbeci Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayımlanan sözde sıkıyönetim emrinde Şırnak Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirilmişti. 2016 yılında KHK (kanun hükmünde kararname) ile meslekten ihraç edildi. Önce tutuklandı. 2018 yılında Adana’da görülen davada hakkında beraat kararı verildi. Peki, dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse şimdi nerede? Muharrem Köse, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra tutuklandı, meslekten ihraç edildi. Yargılandığı Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Anayasayı ihlal suçundan” “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası ile cezalandırıldı ve halen cezaevinde bulunuyor.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20.04.24, 21:49
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Genelkurmay Destek Kıtaları Grup Komutanlığındaki odada muhafaza edilen hard disk mahkeme kararı doğrultusunda Hâkim Albay Muharrem Köse, Piyade Albay Faik Ahmet Karadeniz ve Hâkim Yarbay Okşan Çidem tarafından 16 Mart 2013 tarihinde soruşturma savcısı Mustafa Bilgili’ye tutanak karşılığı teslim edildi. Aradan üç yıl geçtikten sonra, kanunlarda hiçbir değişiklik olmadığı halde, ne olmuştu da Genelkurmay hard diski savcılığa teslim etmişti? Bunu anlamak için TSK’de 2010 ve 2013 yıllarında kimlerin iş başında olduğuna bakmak gerekir. 2010 yılında hard diskleri teslim etmeyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık ve Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu idi. Peki hard diskleri teslim etmeyenlerin başına neler geldi? Bakalım: Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ 2010 yılında emekli olduktan sonra “İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında 6 Ocak 2012 tarihinde “terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı. Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu da yine “İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında 17 Ağustos 2011 tarihinde “silahlı terör örgütü kurmak ve hükümeti devirmeye teşebbüs” iddiasıyla tutuklandı. 2014 yılında da kadrosuzluktan emekli edildi. Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tümgeneral Selahattin Kısacık ise 2011 yılında kadrosuzluktan emekli edildi. 2013 yılında, kanunlarda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen hard disklerin savcıya teslim edildiği dönemde ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Seferberlik Tetkik Daire Başkanı Tuğgeneral Abdullah Baysar ve Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse idi. Kanunlar değişmemişti, ama hard disklere sahip çıkması gerekenler değişmişti. Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse, hard disklere sahip çıkmak maksadıyla mahkeme kararına itiraz etmek yerine 7 Mart 2013 tarihinde yazarak imzaladığı ve savcılığa gönderdiği yazıda; devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgelerin bulunduğu hard diskin incelenmesi sırasında Okşan Çidem ve İbrahim Kurtoğlu isimli askeri personelin bulundurulması takdirinin de savcıya bırakıldığını bildiriyordu. 16 Mart 2013 tarihinde hard diski kendi elleri ile FETÖ’nün savcısı Mustafa Bilgili’ye teslim eden Genelkurmay Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse’nin hızına artık kimse yetişemiyordu. Mayıs ve Haziran 2013 tarihlerinde peş peşe yazdığı iki yazı ile Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının 16 numaralı odasında yeniden arama yapılması için savcılığa adeta davetiye çıkarıyordu. Önce 2013 yılının mayıs ayında dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in talimatıyla Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği yazıda “Özel Kuvvetler Komutanlığının etkinleştirilmesi kapsamındaki teşkilat düzenlemeleri gereğince, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı binasının başka bir birlik veya kuruma devredileceğinden, mühürlü odada muhafaza edilen malzemelerin Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde birlik komutanlığınca hazırlanacak bir odaya nakledilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği belirtilerek Cumhuriyet Savcılığından yapılacak işlemler ile ilgili değerlendirme yapması” isteniyor. 13 Haziran 2013 tarihinde gönderdiği yazıda ise “Özel Kuvvetler Komutanlığının etkinleştirilmesi kapsamındaki teşkilat düzenlemeleri gereğince, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı binasının başka bir birlik ve kuruma devredilmesi düşünülmektedir. 11 Şubat 2010 tarihinde Cumhuriyet Savcısı tarafından kilitlenip mühürlenen 16 numaralı odada bulunan devlet sırrı olarak nitelendirilebilecek ve iddia konusu suçlamalar ile ilgileri bulunmayan bilgi, belge ve kayıtların Birlik Komutanlığına iadelerinin sağlanmasını, suç olgusuna ilişkin olanların belirlenerek Cumhuriyet Savcılığınca teslim alınmasını” talep ediyordu. Adli müşavir Muharrem Köse tarafından yazılan bu yazılar, savcıya adeta arama yapması için davetiye niteliğindeydi. Zira yazının sonunda açıkça “gel arama yap, suç unsuru olanları teslim al” diyordu. Bu talep yazıları savcılığa gönderilirken dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ne yapıyordu? Yazılardan haberi var mıydı? Yoksa Necdet Özel de kandırılmış mıydı? Şimdi de hard diskleri teslim edenlere ne oldu onu inceleyelim. Genelkurmay Başkanı Necdet Özel 2015 yılında emekliye ayrıldı. Dönemin Seferberlik Daire Başkanı Tuğgeneral Abdullah Baysar ise 2014 yılında terfi ederek Tümgeneral oldu. 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan hain FETÖ darbe girişimi sırasında Şırnak’ta Tümen Komutanıydı. Darbeci Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayımlanan sözde sıkıyönetim emrinde Şırnak Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirilmişti. 2016 yılında KHK (kanun hükmünde kararname) ile meslekten ihraç edildi. Önce tutuklandı. 2018 yılında Adana’da görülen davada hakkında beraat kararı verildi. Peki, dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse şimdi nerede? Muharrem Köse, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra tutuklandı, meslekten ihraç edildi. Yargılandığı Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Anayasayı ihlal suçundan” “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası ile cezalandırıldı ve halen cezaevinde bulunuyor.
Hocam çok güzel anlatmissiniz. Ülkenin bu alemdeki savunmasini ele güzelce geçirmişler. Liyakat, vatan sevgisi gerçekten çok önemli konular..

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20.04.24, 21:38
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11057
Etiketlendiği Mesaj: 5471 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam 18 yaşından küçüklerin evlenmesi dinen yasak değil. Ama evlenme olgunluğuna gelmemiş, o bilinci taşımayan, daha kendini çekip ceviremeyen bir kızın evlenip aile kurmasıni doğru bulmuyorum bu devirde. Zira yuva kurmak hele ki o yuvayı çekip çevirmek hiçte kolay bir şey degil. Geri kalan saydıklarıniza diyebileceğim herhangi bir şey yok.



Anladım hocam. Dediklerinize bende katılıyorum. Aslında siyasi hiç bir konuya görmekten pek hoşlanmıyorum ama kozmik odaya girilmesi demek bence bir ülkeye tecavüz edilmesi demek. Allah hidayet versin ne diyeyim..
onun kararini kız verir,ailede kızin kararini olumlu görurse bunu engellemek kanunun görevi feğildir...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20.04.24, 21:53
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 269
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
onun kararini kız verir,ailede kızin kararini olumlu görurse bunu engellemek kanunun görevi feğildir...
Hocam kız zaten bu tarz sorumlulukları olacağının farkına varacak bir zihniyette, olgunlukta olmuyor. Her kız çocuğu büyürken elinde Barbie bebekle, evcilik oynayarak büyüyor. Kız kısmı yuva kurmaya, aile olmaya programli olarak yetişiyor genellikle. Zihnen yeterli olgunluğa gelse, zaten mantıklı karar verir. Ama o seviyeye ulaşmana kadar o kızı başta ailesi, ailesi de evlensin zihniyetindeyse devlet korumak zorundadır.

Alıntı:
twennywann Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İlk 10 listede ismi yazanlara ilham kimden geliyor yardım kimden geliyor sence? Melektenmi?


O sistemi dizayn ettirende şerr kuvvetleri o insanlara.

Tek yardımı Muslumanlar almıyor. Kafir de alıyor kendi tarafından ilhamlar destekler .
Hocam bu konuya inanın çok uzağım. Yani bilgim yok yanlış anlaşılmasın. Destekciler, manevi savaşlar, yardımlar, vs. Bunların hepsi benim bilmediğim kavramlar. Kim kimle nasıl savaşır, nasıl destekler gelir, bu dünyaya yansimalari nelerdir. Eğer sizin bilginiz varsa bu ve buna benzer soruları cevaplayacak, en temelden anlatacak sade bir yazı dizisi hazırlayabilirsiniz vaktiniz varsa tabiki. Belki ben ve benim gibiler bilinclenir. Dualarına eklerler.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Doğduğunuz Güne Göre Kişilik Özelliğiniz Och Burçlar & Astroloji & Yıldızname 3 13.06.26 22:05
Depremi tetikleyen saldırı nasıl oldu, hangi teknoloji kullanıldı? Rahle Derin Konular & Beyin Fırtınası 1 18.02.23 15:06
Metafizik veya Psişik saldırı nedir. Nilberg Sorularınız 6 07.10.22 16:15
Garip Fenomenler madlen Gizemli Olaylar ve Mekanlar 3 15.05.18 01:35


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:16.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com