Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Vefk yapılmaya başlarken tutup tutmayacağı bilinirmi

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.05.24, 12:06
Ayy Ayy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19.05.24
Bulunduğu yer: Kütahya
Mesajlar: 69
Forum Puanı: 26
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bendeki bilgiler o şekilde ayrıca bu hususta çok az kişinin bildiği oldukça hassas bir ayrıntı var konuya vakıfım fakat açıklayamam zira vebal teşkil eder. Neticede celp işlemleri zaten benim anlayışımda karşı şahsın iradesine müteveccih olduğundan haram işlemlerdir büyüdür . Bilhassa bu tür işleri üstte ifadeye çalıştığım ince ayrıntıya vakıf olmadan Allah (c.c)’tan korkmadan para sızdırmak için bazı hoca kılıklı üfürükçüler güya yapar zaten bilir ki normal şartlarda ihtimal dahilinde şahıs dönebilir o zaman ‘’yaptığım vefk çalıştı derim dönme işlemi olmazsa bir bahane uydururum sen yeterli okumaları yapmadın derim’’ diyerek insanları sömürmeye devam ederler.
Yanlış anlamayın beni yaptırdığım kişi para talep etmedi yada başından benden para pazarlığına da girmedi gerekirse para almam dedi. Yapan kişi eğer Allâh kaderde yazmışsa olur yoksa ben kendimi minareden atsam yine de olmaz dedi. Doğru biz bunları allah izin versin duamız kabul olsun diye yaptırıyoruz. Vefk zaten etkili dua değilmi. Rabbim bizim kaderimizi yazdı ama dua kaderi değiştiri diye hadis de var yani Rabbim isterse olmayacak olur. Amacımız duamız kabul olsun diye yapıyoruz. Rabbim izin vermezse zaten ne yaparsak yapalım olmaz ama Rabbim izin verecek oldumu çektiğimiz besmele bile vesile olur.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26.05.24, 13:29
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1691
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Ayy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yanlış anlamayın beni yaptırdığım kişi para talep etmedi yada başından benden para pazarlığına da girmedi gerekirse para almam dedi. Yapan kişi eğer Allâh kaderde yazmışsa olur yoksa ben kendimi minareden atsam yine de olmaz dedi. Doğru biz bunları allah izin versin duamız kabul olsun diye yaptırıyoruz. Vefk zaten etkili dua değilmi. Rabbim bizim kaderimizi yazdı ama dua kaderi değiştiri diye hadis de var yani Rabbim isterse olmayacak olur. Amacımız duamız kabul olsun diye yapıyoruz. Rabbim izin vermezse zaten ne yaparsak yapalım olmaz ama Rabbim izin verecek oldumu çektiğimiz besmele bile vesile olur.

Değerli kardeşim vefk ya da Tılsım kullanımı başka dinlerde de var bize has bir durum değil. Bazıları Osmanlıda kullanıldı falan diyor da birçok tarih kitabında Osmanlıda tanzimata kadar kadınlardan sadece evlat edinmek için istifade edildiğini eşcinselliğin çok yaygın olduğu belirtilir. Yani her miras efdal olmaz.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26.05.24, 14:09
 
Üyelik tarihi: 17.08.23
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 643
Forum Puanı: 115
Etiketlendiği Mesaj: 125 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Değerli kardeşim vefk ya da Tılsım kullanımı başka dinlerde de var bize has bir durum değil. Bazıları Osmanlıda kullanıldı falan diyor da birçok tarih kitabında Osmanlıda tanzimata kadar kadınlardan sadece evlat edinmek için istifade edildiğini eşcinselliğin çok yaygın olduğu belirtilir. Yani her miras efdal olmaz.

Dediğiniz gibi vef tılsım ve birçok farklı uygulama başka dinlerde inanç sistemlerinde de var. Hak dinin Hz ademden bu yana var olduğunu her gelen toplulukta bozulma değişmeler neticesinde Allah'ın yeni bir peygamberler göndererek hak dine yönlendirdiği için bu işlemlerde namaz gibi ibadetlerin izleride değişim bozulmaya ugrasada diğer dinlerde görülebiliyor. Nasıl ki dinin esasları dahi bozulmaya uğrayınca Allah yeni bir peygamberle emirler göndermiş bu ilimlerde hangi din ve ekol içinde olursa olsun çok fazla tahribata uğradığından amacından ve yolundan sapmış olabiliyor. Bu nedenle uygulayan kim olursa olsun işlemin kendisi emirlere ters olabiliyor, dediğiniz gibi her miras efdal olmuyor. Kıymetli hocam mesajın sonunda da bahsettiğiniz gibi Osmanlı deyince kimileri kesinlikle hata yapma ihtimali yok her yaptığı doğru diye bakarken( ki evliyaların daha hataya düştüğü bilinsede) kimileri de ozellike itibarsizlastirma çabası içinde olabiliyor. Bu konuda onerebileceginiz tarafsız olabilecek kaynak varmıdır.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26.05.24, 14:19
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1691
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sparrow Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dediğiniz gibi vef tılsım ve birçok farklı uygulama başka dinlerde inanç sistemlerinde de var. Hak dinin Hz ademden bu yana var olduğunu her gelen toplulukta bozulma değişmeler neticesinde Allah'ın yeni bir peygamberler göndererek hak dine yönlendirdiği için bu işlemlerde namaz gibi ibadetlerin izleride değişim bozulmaya ugrasada diğer dinlerde görülebiliyor. Nasıl ki dinin esasları dahi bozulmaya uğrayınca Allah yeni bir peygamberle emirler göndermiş bu ilimlerde hangi din ve ekol içinde olursa olsun çok fazla tahribata uğradığından amacından ve yolundan sapmış olabiliyor. Bu nedenle uygulayan kim olursa olsun işlemin kendisi emirlere ters olabiliyor, dediğiniz gibi her miras efdal olmuyor. Kıymetli hocam mesajın sonunda da bahsettiğiniz gibi Osmanlı deyince kimileri kesinlikle hata yapma ihtimali yok her yaptığı doğru diye bakarken( ki evliyaların daha hataya düştüğü bilinsede) kimileri de ozellike itibarsizlastirma çabası içinde olabiliyor. Bu konuda onerebileceginiz tarafsız olabilecek kaynak varmıdır.
Ahmet Yaşar Ocak öneririm, Emrah Safa Gürkan çok önemserim. Ayrıca Yılmaz Öztüna okunabilir. İlaveten İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Yalçın Küçük ihtiyatla okunabilir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26.05.24, 15:39
 
Üyelik tarihi: 17.08.23
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 643
Forum Puanı: 115
Etiketlendiği Mesaj: 125 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ahmet Yaşar Ocak öneririm, Emrah Safa Gürkan çok önemserim. Ayrıca Yılmaz Öztüna okunabilir. İlaveten İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Yalçın Küçük ihtiyatla okunabilir.
Teşekkür ederim hocam, okuma listeme ekleyeyim.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26.05.24, 15:53
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1691
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sparrow Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Teşekkür ederim hocam, okuma listeme ekleyeyim.
[Tanzimat Dönemine kadar, Türk erkekleri, kadını sevmeyi ve kadına âşık olmayı bilmiyorlardı. Zengin güçlülerin hepsinin bir ‘’oğlan’’ sevgilisi vardı. Oğlanlara ‘’divan’’ yazarlardı.; kadın ise sevmek için değil çocuk doğurmak içindir, anlayış buydu değişimi Mısırlı prenseslerle başladı. Mehmet Ali ve yerini alan oğulları öylesine bir zenginlik ve modernite yarattı ki, prensler ve prensesler, İstanbul’a akın ettiler; Boğaz kıyısındaki yalılar, önceleri ‘’Sahilhane’’ deniyordu, bunun tanıklarıdırlar. Şimdi yıkıp yıkıp otel yapıyoruz, bir zamanlar, Boğazı süsleyen yalıların pek çoğu, bir Mısırlı prens ve prensesin adını taşıyordu; tabii sadece Boğaz’la sınırlı değiliz, Heybeli Ada’da ‘’Abbas Halim Paşa Mahallesi’’ olduğunu dahi biliyoruz. Abbas Halim’i şimdi yalnızca Mehmet Akif’in ‘’hamisi’’ olarak hatırlıyoruz; Sabetayist mi araştırmak durumundayız amma kesin mason idi. Mehmet Ali’nin torunudur.
Mısırlı prensesler araba sefalarını mendil düşürmeleri, göz süzmelerini Osmanlı prensleri ve paşazadelere öğrettiler; Sultan Mecit zamanında sefaret davetleri başlamıştı ki ilk kez sefaret davetlerine giden paşazadelerin sadece çubuk tüttürdüklerini ve arkalarından sefaretlerin havasını temizlemek için üç gün pencereleri açtıklarını anılardan öğreniyoruz. Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’a akın eden İngiliz kızlarının tertipledikleri balolar, bunlara eklendi. Florence Nightingale bu hastanelerde ortaya çıktı hep dolaşıyordu efsanesi İstanbulludur.] (Abbas Halim Paşa Köşkler, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi sayfa 8: Kitap adı: ÇÖKÜŞ yazan: Yalçın Küçük Mızrak Yayınları 1. Baskı 2010 sayfa 114)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.05.24, 16:35
 
Üyelik tarihi: 17.08.23
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 643
Forum Puanı: 115
Etiketlendiği Mesaj: 125 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[Tanzimat Dönemine kadar, Türk erkekleri, kadını sevmeyi ve kadına âşık olmayı bilmiyorlardı. Zengin güçlülerin hepsinin bir ‘’oğlan’’ sevgilisi vardı. Oğlanlara ‘’divan’’ yazarlardı.; kadın ise sevmek için değil çocuk doğurmak içindir, anlayış buydu değişimi Mısırlı prenseslerle başladı. Mehmet Ali ve yerini alan oğulları öylesine bir zenginlik ve modernite yarattı ki, prensler ve prensesler, İstanbul’a akın ettiler; Boğaz kıyısındaki yalılar, önceleri ‘’Sahilhane’’ deniyordu, bunun tanıklarıdırlar. Şimdi yıkıp yıkıp otel yapıyoruz, bir zamanlar, Boğazı süsleyen yalıların pek çoğu, bir Mısırlı prens ve prensesin adını taşıyordu; tabii sadece Boğaz’la sınırlı değiliz, Heybeli Ada’da ‘’Abbas Halim Paşa Mahallesi’’ olduğunu dahi biliyoruz. Abbas Halim’i şimdi yalnızca Mehmet Akif’in ‘’hamisi’’ olarak hatırlıyoruz; Sabetayist mi araştırmak durumundayız amma kesin mason idi. Mehmet Ali’nin torunudur.
Mısırlı prensesler araba sefalarını mendil düşürmeleri, göz süzmelerini Osmanlı prensleri ve paşazadelere öğrettiler; Sultan Mecit zamanında sefaret davetleri başlamıştı ki ilk kez sefaret davetlerine giden paşazadelerin sadece çubuk tüttürdüklerini ve arkalarından sefaretlerin havasını temizlemek için üç gün pencereleri açtıklarını anılardan öğreniyoruz. Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’a akın eden İngiliz kızlarının tertipledikleri balolar, bunlara eklendi. Florence Nightingale bu hastanelerde ortaya çıktı hep dolaşıyordu efsanesi İstanbulludur.] (Abbas Halim Paşa Köşkler, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi sayfa 8: Kitap adı: ÇÖKÜŞ yazan: Yalçın Küçük Mızrak Yayınları 1. Baskı 2010 sayfa 114)

Şu kadar yazının düşündürdüğü; Kafamızdaki kalıpları bırakıp, olduğu gibi gorebilsek ne genmisi ne şimdide kimseye fazladan kutsiyet yahut onyargiyla kesin hüküm vermeden olduğu gibi kabul edip yanlışını doğrusunu gorebilsek her şey daha kolay olacak gibi. Ama insan tarihi dahi mevcut görüşleri çerçevesinde filtreliyor yanlış kendi benimsedigi tarafta ise hasıraltı ediliyor. bu da siyasetten inanca her alanda özü kavramak değil kendi görüşünü mukemmel ve haklı hissedip kutuplaşmaya neden oluyor.bu şekilde her yönünü anlatan yazılar kişileri zamanı değil özü kavramak yanlısı doğruyu ayırmak için çok önemli bence.Okuyacak öğrenilecek çok şey var sağolun hocam.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26.05.24, 17:12
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11059
Etiketlendiği Mesaj: 5471 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[Tanzimat Dönemine kadar, Türk erkekleri, kadını sevmeyi ve kadına âşık olmayı bilmiyorlardı. Zengin güçlülerin hepsinin bir ‘’oğlan’’ sevgilisi vardı. Oğlanlara ‘’divan’’ yazarlardı.; kadın ise sevmek için değil çocuk doğurmak içindir, anlayış buydu değişimi Mısırlı prenseslerle başladı. Mehmet Ali ve yerini alan oğulları öylesine bir zenginlik ve modernite yarattı ki, prensler ve prensesler, İstanbul’a akın ettiler; Boğaz kıyısındaki yalılar, önceleri ‘’Sahilhane’’ deniyordu, bunun tanıklarıdırlar. Şimdi yıkıp yıkıp otel yapıyoruz, bir zamanlar, Boğazı süsleyen yalıların pek çoğu, bir Mısırlı prens ve prensesin adını taşıyordu; tabii sadece Boğaz’la sınırlı değiliz, Heybeli Ada’da ‘’Abbas Halim Paşa Mahallesi’’ olduğunu dahi biliyoruz. Abbas Halim’i şimdi yalnızca Mehmet Akif’in ‘’hamisi’’ olarak hatırlıyoruz; Sabetayist mi araştırmak durumundayız amma kesin mason idi. Mehmet Ali’nin torunudur.
Mısırlı prensesler araba sefalarını mendil düşürmeleri, göz süzmelerini Osmanlı prensleri ve paşazadelere öğrettiler; Sultan Mecit zamanında sefaret davetleri başlamıştı ki ilk kez sefaret davetlerine giden paşazadelerin sadece çubuk tüttürdüklerini ve arkalarından sefaretlerin havasını temizlemek için üç gün pencereleri açtıklarını anılardan öğreniyoruz. Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’a akın eden İngiliz kızlarının tertipledikleri balolar, bunlara eklendi. Florence Nightingale bu hastanelerde ortaya çıktı hep dolaşıyordu efsanesi İstanbulludur.] (Abbas Halim Paşa Köşkler, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi sayfa 8: Kitap adı: ÇÖKÜŞ yazan: Yalçın Küçük Mızrak Yayınları 1. Baskı 2010 sayfa 114)
yazida adi gecen yazar yalcın küçük , kızil yalçın küçükse gecmise düsman dine düsman komünist inancsız yalcin küçuktur, osmanliyi sadece payitaht sanan ve tum zenginleri sapiklikla suclayan bir yaziya inanmak biraz güc bir durum,
( osmanlida oğlancilik vardi ama her zengini bu statüye koymak akilci bir yaklaşım değil)

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27.05.24, 06:20
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 458
Forum Puanı: 192
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[Tanzimat Dönemine kadar, Türk erkekleri, kadını sevmeyi ve kadına âşık olmayı bilmiyorlardı. Zengin güçlülerin hepsinin bir ‘’oğlan’’ sevgilisi vardı. Oğlanlara ‘’divan’’ yazarlardı.; kadın ise sevmek için değil çocuk doğurmak içindir, anlayış buydu değişimi Mısırlı prenseslerle başladı. Mehmet Ali ve yerini alan oğulları öylesine bir zenginlik ve modernite yarattı ki, prensler ve prensesler, İstanbul’a akın ettiler; Boğaz kıyısındaki yalılar, önceleri ‘’Sahilhane’’ deniyordu, bunun tanıklarıdırlar. Şimdi yıkıp yıkıp otel yapıyoruz, bir zamanlar, Boğazı süsleyen yalıların pek çoğu, bir Mısırlı prens ve prensesin adını taşıyordu; tabii sadece Boğaz’la sınırlı değiliz, Heybeli Ada’da ‘’Abbas Halim Paşa Mahallesi’’ olduğunu dahi biliyoruz. Abbas Halim’i şimdi yalnızca Mehmet Akif’in ‘’hamisi’’ olarak hatırlıyoruz; Sabetayist mi araştırmak durumundayız amma kesin mason idi. Mehmet Ali’nin torunudur.
Mısırlı prensesler araba sefalarını mendil düşürmeleri, göz süzmelerini Osmanlı prensleri ve paşazadelere öğrettiler; Sultan Mecit zamanında sefaret davetleri başlamıştı ki ilk kez sefaret davetlerine giden paşazadelerin sadece çubuk tüttürdüklerini ve arkalarından sefaretlerin havasını temizlemek için üç gün pencereleri açtıklarını anılardan öğreniyoruz. Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’a akın eden İngiliz kızlarının tertipledikleri balolar, bunlara eklendi. Florence Nightingale bu hastanelerde ortaya çıktı hep dolaşıyordu efsanesi İstanbulludur.] (Abbas Halim Paşa Köşkler, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi sayfa 8: Kitap adı: ÇÖKÜŞ yazan: Yalçın Küçük Mızrak Yayınları 1. Baskı 2010 sayfa 114)
Abi öncelikle selamun aleyküm şimdi şöyle bi durum var Türk kültüründe her zaman kadına bir deger vardı eski orta asyada göktürkler uygurlar selçuklu vb vb bu kültürde kadına büyük hürmet eşe büyük hürmet vardı eşlerine han ım derlerdi buda benim han yani yöneticim anlamına gelirdi eş baş üstünde taşınırdı orta asya türklerinde osmanlıdada bu böyleydi kadına anneye saygı vardı bu aksine mısırda ise ilk kadın firavun başa geldigi zaman çatırdamalar halk arasında kabullenmeme dönemleri olmuştur nitekimki ilk kadın firavun çok fazla dayanamamıştır mısırda kölelik sistemi oldugu için erkek kadın farketmeksizin soylular ve digerleri alt üst kademe sistemi var soylu sınıfındaki kadınlar istedikleri gibi hareket edip istedikleri gibi at koşturabiliyorlardı kadın degil soylu oldukları için göz önüne çıkmıştır osmanlıdan farkı mısırda kadınında tahta çıkma hakkı vardı ama bizim islami şerhe göre kadının yönetici olumasına iyi gözle bakılmıyor onun dışında osmanlıda farklı inançda kişiler barınabilyordu hiçbir ayrımcılık görmeden ama antik mısırda öyle bi dünya yok asıl osmanlıdaki problem şu oldu ne zamanki batılılaşmaya çalıştı tanzimattla gitti fransız hukukunu aldı dikte etti büyük çöküş ozaman başladı zaten osmanlı medeniyetin zirvesindeydi o dönem hem insan hakları hem inanç özgürlükleri hem kadına saygı anlamında şeriatı müthiş derecede uyguluyordu osmanlı tanzimat öncesi ve sonrası olarak degerlendirilmeli

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26.05.24, 14:22
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,934
Forum Puanı: 11059
Etiketlendiği Mesaj: 5471 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Ayy Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yanlış anlamayın beni yaptırdığım kişi para talep etmedi yada başından benden para pazarlığına da girmedi gerekirse para almam dedi. Yapan kişi eğer Allâh kaderde yazmışsa olur yoksa ben kendimi minareden atsam yine de olmaz dedi. Doğru biz bunları allah izin versin duamız kabul olsun diye yaptırıyoruz. Vefk zaten etkili dua değilmi. Rabbim bizim kaderimizi yazdı ama dua kaderi değiştiri diye hadis de var yani Rabbim isterse olmayacak olur. Amacımız duamız kabul olsun diye yapıyoruz. Rabbim izin vermezse zaten ne yaparsak yapalım olmaz ama Rabbim izin verecek oldumu çektiğimiz besmele bile vesile olur.
yaptırdığım kişi para talep etmedi yada başından benden para pazarlığına da girmedi gerekirse para almam dedi.


o kişi hazırlayacağı safran murekkebinin masrafını kendindenmi karsiliyor, yoksa yazılması uygunsuz kalemlemi hazirliyor ve vefk hazırlamak cok dikkat isteyen cok zaman alan meşekkatli bir islemdir, herkes sanirki yaz bitir ama oyle değil, her çizgiyi cekerken okunması gerekenler vardir, her harfi yazarken okunmasi gerekenler vardir
bir ahbabim vardi cok ozel bir vefki 4 ayda yazmisti,
iste burada benden para istemedi benden para almadi sözleri cok garip oluyor, bu memlekette nefes almak bile parayla olmusken, sadece bu ilimde benden para almadi veya istemedi sözu garip kaciyor
1 gram safran 300 tl, 1 gram saf gül yagı 730 tl
iken....

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Çalışan Bir Vefk Nasıl Yapılır Havas Yolcusu Vefk & Tılsım 12 09.08.26 03:50
Vefki herkes yapabilir mi El Yiğit Vefk & Tılsım 1 04.10.24 15:44
Vefk yazdım neden çalışmadı? Drogo Vefk & Tılsım 11 19.04.23 03:51
Vefk Neden Tutmaz ? Och Havas Dersleri 6 30.10.20 23:56
Vefk nedir? HavasHoca Vefk & Tılsım 6 30.10.17 01:52


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:00.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com