Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Allah hangi isimleri ile tecelli ettiği nasıl bilinebilir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/91679-allah-hangi-isimleri-ile-tecelli-ettigi-nasil-bilinebilir.html)

DeadStrom 24.05.24 15:01

Allah hangi isimleri ile tecelli ettiği nasıl bilinebilir?
 
hoca mı söylemesi lazım. işte sende şu şu isimler tecelli ediyor. kendimiz bulamazmıyız ?

Yusufiyeli 25.05.24 14:08

Alıntı:

DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613216)
hoca mı söylemesi lazım. işte sende şu şu isimler tecelli ediyor. kendimiz bulamazmıyız ?

‘’Kâinatın vücuda gelme sebebi ilahi isimler olduğundan, besmele ifadesi muzmar (gizli) bir ibtidanın/başlangıcın haberi mesabesindedir’’ diyen Muhyiddin İbnü’l-Arabi’ye göre söz konusu ibtidadan maksat, kâinatın zuhur evresidir. Bu bakımdan besmele ifadesinde sanki şöyle denilmiştir: Kâinat Rahman Rahim Allah’ın ismiyle vücuda geldi…Allah ismi diğer bütün ilahi esmayı kuşatıcı bir isimdir. Rahman genel bir isim/sıfattır ki Allah hem dünyada hem ahirette Rahman’dır. Buna mukabil Rahim uhrevi alemde müminlerin esirgenmesine has bir isim/sıfattır. Kısacası bütün kâinatın zuhuru icmali olarak Allah isminde, tafsili olarak Rahman ve Rahim isimlerinde karşılık bulur. (İbnü’l-Arabi, el-Futuhatü’i-Mekkiye cilt 1 sayfa 158)
İbnü’l-Arabi’nin bu yorumundan anlaşıldığı kadarıyla Kur’an vahyinin besmele ve Fatiha ile başlaması ki besmele İbnü’l-Arabi’ye göre Fatiha’nın ilk ayetidir gibi, ‘’Büyük Mushaf’’ mesabesindeki kâinatın meydana gelişi de besmeledeki üç ilahi ismin tecellisidir. Nitekim Kuşeyri de besmeledeki ‘’ba’’ harfinin tazmin (bir harf veya edatın başka bir edatın işlevini görmesi özgün anlamından farklı bir anlam içermesi) işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. Buna göre kâinatta meydana gelen olaylar Allah’ın sayesinde, sebepleri halik etmesiyle ortaya çıkmış ve varlıklar O’nun sebebiyle vücut bulmuştur. Yani alemde canlı cansız her ne varsa tümünün bidayeti Allah’tandır. Dönüşleri de hiç şüphesiz Allah’adır. Mümin nazarıyla bakıldığında kainattaki her şeyin ‘’Hâlık’’, ‘’Fatır’’, ‘’Bari’’, ‘’Musavvir’’ gibi ilahi-fiili isimlerin tecellisi olarak ortaya çıktığında şüphe yoktur. (Kuşeyri, Letaifü’l-İşarat cilt 1 sayfa 15)

Sparrow 25.05.24 15:12

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613397)
‘’Kâinatın vücuda gelme sebebi ilahi isimler olduğundan, besmele ifadesi muzmar (gizli) bir ibtidanın/başlangıcın haberi mesabesindedir’’ diyen Muhyiddin İbnü’l-Arabi’ye göre söz konusu ibtidadan maksat, kâinatın zuhur evresidir. Bu bakımdan besmele ifadesinde sanki şöyle denilmiştir: Kâinat Rahman Rahim Allah’ın ismiyle vücuda geldi…Allah ismi diğer bütün ilahi esmayı kuşatıcı bir isimdir. Rahman genel bir isim/sıfattır ki Allah hem dünyada hem ahirette Rahman’dır. Buna mukabil Rahim uhrevi alemde müminlerin esirgenmesine has bir isim/sıfattır. Kısacası bütün kâinatın zuhuru icmali olarak Allah isminde, tafsili olarak Rahman ve Rahim isimlerinde karşılık bulur. (İbnü’l-Arabi, el-Futuhatü’i-Mekkiye cilt 1 sayfa 158)
İbnü’l-Arabi’nin bu yorumundan anlaşıldığı kadarıyla Kur’an vahyinin besmele ve Fatiha ile başlaması ki besmele İbnü’l-Arabi’ye göre Fatiha’nın ilk ayetidir gibi, ‘’Büyük Mushaf’’ mesabesindeki kâinatın meydana gelişi de besmeledeki üç ilahi ismin tecellisidir. Nitekim Kuşeyri de besmeledeki ‘’ba’’ harfinin tazmin (bir harf veya edatın başka bir edatın işlevini görmesi özgün anlamından farklı bir anlam içermesi) işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. Buna göre kâinatta meydana gelen olaylar Allah’ın sayesinde, sebepleri halik etmesiyle ortaya çıkmış ve varlıklar O’nun sebebiyle vücut bulmuştur. Yani alemde canlı cansız her ne varsa tümünün bidayeti Allah’tandır. Dönüşleri de hiç şüphesiz Allah’adır. Mümin nazarıyla bakıldığında kainattaki her şeyin ‘’Hâlık’’, ‘’Fatır’’, ‘’Bari’’, ‘’Musavvir’’ gibi ilahi-fiili isimlerin tecellisi olarak ortaya çıktığında şüphe yoktur. (Kuşeyri, Letaifü’l-İşarat cilt 1 sayfa 15)

Elinize sağlık hocam.bahsi açılmışken bu genel tanıma ek havas konularında "kişinin tabiatindaki gücü, isminde-tabiatinda baskın olan esma, ...şu kişilerde falanca esmalar ağırlıklı olarak tecelli eder' gibi ifadeler oluyor. Kimi konu başlıklarında açıklama olarak aynı duayı okuyan kisilerde örneğin birisinde muntakim esmasi diğer kişide Rezzak esmasi uygundur tabiatına daha baskındır farklı netice verir gibi notlar düşülmüş . Burda kastedilenler tam olarak ne oluyor neye göre oluyor.

Yusufiyeli 25.05.24 15:21

Alıntı:

Sparrow Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613406)
Elinize sağlık hocam.bahsi açılmışken bu genel tanıma ek havas konularında "kişinin tabiatindaki gücü, isminde-tabiatinda baskın olan esma, ...şu kişilerde falanca esmalar ağırlıklı olarak tecelli eder' gibi ifadeler oluyor. Kimi konu başlıklarında açıklama olarak aynı duayı okuyan kisilerde örneğin birisinde muntakim esmasi diğer kişide Rezzak esmasi uygundur tabiatına daha baskındır farklı netice verir gibi notlar düşülmüş . Burda kastedilenler tam olarak ne oluyor neye göre oluyor.

Esma-i Hüsna hadisi sadece Ebu Hureyre’den nakledilmiştir. Rivayetlere baktığımızda iki tür metinle karşılaşırız.
1. 99 İsmin zikredilmediği rivayet. Bunu Buhari ve Müslim nakletmiştir. Bu rivayet sahihtir.
2. 99 ismin zikredildiği rivayet. Bunu da Tirmizi, İbn Mace, Beyhaki ve hakim nakletmiştir. İbn mace, Beyhaki ve hakim rivayeti zayıftır. Tirmizi rivayetine gelince onda Velid b. Müslim vardır. Tedlis sahibidir.Ancak bu rivayette semaını tasrih eylemiştir. Bununla birlikte Velid b. Müslim’den nakledilen başka tariklerde isimler zikredilmemiştir.
Bu durumda idrac ihtimali kuvvet kazanmaktadır. Metinde ızdırab olup isimlerin sayısı problemlidir. İsimlerin müdrec olma sebepleri şunlardır:
1. Hadis Velid b. Müslim’den isimler olmaksızın nakledilmiştir
2. Hadis başka tariklerden de isimler olmaksızın rivayet edilmiştir.
3. Bazı selef alimlerinin isimleri Kur’an’dan çıkarmaya çalışması da idrac ihtimalini güçlendirmektedir. Hadis, sabit olsaydı buna gerek duymazlardı.
4. Pek çok münekkid alim isimlerin Hz. Peygamber’in kelamı olmayıp müdrec olduğunu beyan etmiştir. Bu alimler şunlardır. Davudi, Beyhaki, İbn Kesir, İbn Hacer, İbnu’l-Vezir ve san’ani
Netice itibariyle isimler sahih olarak Hz. Peygamber’den sabit olmamıştır. Bu konuda nakledilen rivayet ya senet ya metin ya da her iki cihetten zayıftır. (Kaynak: Günümüz Hadis Tartışmaları yazan: Prof. Dr. Yavuz Köktaş sayfa 138-139)
Bu minvalde bakarsak kıymetli kardeşim net bir cevap vermenin zor olduğunu sende takdir edersin.

beyazalim 25.05.24 15:31

Alıntı:

DeadStrom Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613216)
hoca mı söylemesi lazım. işte sende şu şu isimler tecelli ediyor. kendimiz bulamazmıyız ?

Yaşantına bak...

Yusufiyeli 26.05.24 14:34

Alıntı:

Sparrow Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613406)
Elinize sağlık hocam.bahsi açılmışken bu genel tanıma ek havas konularında "kişinin tabiatindaki gücü, isminde-tabiatinda baskın olan esma, ...şu kişilerde falanca esmalar ağırlıklı olarak tecelli eder' gibi ifadeler oluyor. Kimi konu başlıklarında açıklama olarak aynı duayı okuyan kisilerde örneğin birisinde muntakim esmasi diğer kişide Rezzak esmasi uygundur tabiatına daha baskındır farklı netice verir gibi notlar düşülmüş . Burda kastedilenler tam olarak ne oluyor neye göre oluyor.

Kardeşim soruna muallak cevap verdiğimi düşünme çünkü zor bir soru Maturidi kelam ekolünde Şemsüddin es-Semerkandi gibi bazı alimlerin isim ile müsemmanın aynı olduğunu reddetmesi gibi Eşari gelenekte de İmam gazali ve Fahreddin er-razi gibi alimler kendi mezheplerinin görüşlerine pek iştirak etmemişlerdir. Gazali isim, müsemma ve tesmiye lafızlarının birbirinden ayrı muhtevalar taşıdığına varlığın dış dünyada (ayan), zihinde (ezhan) dilde (lisan) olmak üzere üç ayrı kategorisinin bulunduğuna bunların ilkinin haiki diğerlerinin izafi olduğuna dikkat çekmiştir. Ona göre bu üç tür varlık kategorisi birbirinden ayrıdır; fakat aralarındaki yakın ilişki sebebiyle birçokları bu ince ayrımı gözden kaçırmıştır. (gazali el-Maksadü’L-Esna sayfa 8-23)
Gazali’nin bu görüşü Fahreddin er-Razi tarafından da isabetli bulunmuştur. (Fahreddin er-Razi, Levamiu’l-Beyyinat sayfa 3) Bütün bu görüşler bir tarafa Allah’ın isim ve sıfatlardan soyutlanmış olarak tasavvur edilmesi imkansızdır. Beşeri idrak açısından Allah’ın kavramlar ve semboller vasıtasıyla tanınması bir bakıma kaçınılmazdır. Çünkü insan ancak akıl ve duyularıyla idrak ettiği konularda bilgi sahibi olabilir. Bu sebeple, duyuların ötesinde olan Allah kendini nesneler dünyasındaki kavramlar ve sembollerle tanıtmış, başka bir ifadeyle Allah ‘’tenezzülat-ı ilahiyye’’ tabirinde ifadesini bulduğu üzere kendi varlığı/zatı hakkında beşeri bir dille ve beşeri idrak düzeyine uygun hitapta bulunmuştur.

Sparrow 26.05.24 15:44

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 613594)
Kardeşim soruna muallak cevap verdiğimi düşünme çünkü zor bir soru Maturidi kelam ekolünde Şemsüddin es-Semerkandi gibi bazı alimlerin isim ile müsemmanın aynı olduğunu reddetmesi gibi Eşari gelenekte de İmam gazali ve Fahreddin er-razi gibi alimler kendi mezheplerinin görüşlerine pek iştirak etmemişlerdir. Gazali isim, müsemma ve tesmiye lafızlarının birbirinden ayrı muhtevalar taşıdığına varlığın dış dünyada (ayan), zihinde (ezhan) dilde (lisan) olmak üzere üç ayrı kategorisinin bulunduğuna bunların ilkinin haiki diğerlerinin izafi olduğuna dikkat çekmiştir. Ona göre bu üç tür varlık kategorisi birbirinden ayrıdır; fakat aralarındaki yakın ilişki sebebiyle birçokları bu ince ayrımı gözden kaçırmıştır. (gazali el-Maksadü’L-Esna sayfa 8-23)
Gazali’nin bu görüşü Fahreddin er-Razi tarafından da isabetli bulunmuştur. (Fahreddin er-Razi, Levamiu’l-Beyyinat sayfa 3) Bütün bu görüşler bir tarafa Allah’ın isim ve sıfatlardan soyutlanmış olarak tasavvur edilmesi imkansızdır. Beşeri idrak açısından Allah’ın kavramlar ve semboller vasıtasıyla tanınması bir bakıma kaçınılmazdır. Çünkü insan ancak akıl ve duyularıyla idrak ettiği konularda bilgi sahibi olabilir. Bu sebeple, duyuların ötesinde olan Allah kendini nesneler dünyasındaki kavramlar ve sembollerle tanıtmış, başka bir ifadeyle Allah ‘’tenezzülat-ı ilahiyye’’ tabirinde ifadesini bulduğu üzere kendi varlığı/zatı hakkında beşeri bir dille ve beşeri idrak düzeyine uygun hitapta bulunmuştur.



Öyle dusunmedim hocam emeğinize sağlık zaten kaynakları ile detaylı izahat veriyorsunuz Allah razı olsun. Bazen biz cevap arasak ta net bir cevabı olmayan meseleleler oluyor , bu konularda farklı alım görüşlerini detaylı açıklayıp bizim araştırıp anlamamız için izah etmeniz çok kıymetli teşekkür ederim.

DeadStrom 05.06.24 18:28

Allah hangi isimleri tecelli ediyor istiharesi nasıl olur?
 
allah bende hangi isimleri ile tecelli ettiğini merak ediyorum bunu için nasıl bir istihare yapabilirim baştan sona anlatırmısnız ?


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:13.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148