Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Nefs-i emmareden kurtulmak (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/92040-nefs-i-emmareden-kurtulmak.html)

Erdmtk 08.06.24 14:55

Nefs-i emmareden kurtulmak
 
Merhaba sevgili arkadaşlar
Nefs-i emmareden kurtulmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Yalin 08.06.24 15:08

Bol bol Tevhid ve salavat getir çok faydası vardır

Yusufiyeli 08.06.24 15:11

Alıntı:

Erdmtk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616207)
Merhaba sevgili arkadaşlar
Nefs-i emmareden kurtulmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Nefs-i Emmâre Sâlik bu safhada tamamıyla hayvanî ve şehvânî arzularının esiri durumundadır. Bundan dolayı bu aşama gerçekte bir mertebe olarak görülmez.إِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ “Hiç şüphesiz nefis daima kötülüğü emredicidir.'' (Yusuf suresi 53. Ayet) ayetiyle bu mertebeye işaret edilir Seyr-ü sülûka yeni başlamış olan sâlik bu mertebededir. Bu esnâda “nefs-i emmâre”nin tesirinden kurtulmak için şeyhinin bildirdiği şartları yerine getirir, istiğfar, salâtü selâm vs. ile birlikte “Lâ ilâhe illallâh” zikrine devam eder ve ona “lâ ma’bûde illallâh” (Allah’tan başka mabûd yoktur.) manası verir.

Erdmtk 08.06.24 15:28

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616213)
Nefs-i Emmâre Sâlik bu safhada tamamıyla hayvanî ve şehvânî arzularının esiri durumundadır. Bundan dolayı bu aşama gerçekte bir mertebe olarak görülmez.إِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ “Hiç şüphesiz nefis daima kötülüğü emredicidir.'' (Yusuf suresi 53. Ayet) ayetiyle bu mertebeye işaret edilir Seyr-ü sülûka yeni başlamış olan sâlik bu mertebededir. Bu esnâda “nefs-i emmâre”nin tesirinden kurtulmak için şeyhinin bildirdiği şartları yerine getirir, istiğfar, salâtü selâm vs. ile birlikte “Lâ ilâhe illallâh” zikrine devam eder ve ona “lâ ma’bûde illallâh” (Allah’tan başka mabûd yoktur.) manası verir.

Vakit ayırıp bulunduğunuz tavsiyelerden dolay teşekkür ederim sevgili Yusufiyeli.
Naçizane anladığım şu şekildedir, bir tarikat kapısından girmiş olan bir salikin mürşidinin yönlendirmeleri ile uygulayacağı bir yöntem gibi algıladım.
Daha şeriat kapısının hükümlerini yerine getirmeyen biri için de bu tavsiyeleriniz geçerli mi?
Daha doğrusu bir yandan yerine getirmeyi isteyip diğer yandan hiçbir şekilde bunu eyleme dökemeyen, sürekli ayakları geri geri giden biri için...

Yusufiyeli 08.06.24 15:55

Alıntı:

Erdmtk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616216)
Vakit ayırıp bulunduğunuz tavsiyelerden dolay teşekkür ederim sevgili Yusufiyeli.
Naçizane anladığım şu şekildedir, bir tarikat kapısından girmiş olan bir salikin mürşidinin yönlendirmeleri ile uygulayacağı bir yöntem gibi algıladım.
Daha şeriat kapısının hükümlerini yerine getirmeyen biri için de bu tavsiyeleriniz geçerli mi?
Daha doğrusu bir yandan yerine getirmeyi isteyip diğer yandan hiçbir şekilde bunu eyleme dökemeyen, sürekli ayakları geri geri giden biri için...

Değerli kardeşim bu sorunla iki şey kastetmiş olabilirsin . Birincisi evrâd ve ezkârıyla, riyâzat ve mücahedesiyle, seyr u sülük ve tarikatıyla tasavvufun ferdî olarak yaşanıp yaşanamayacağı; ikincisi kişinin kendi başına kitap ve sünnete uygun bir kulluk yapıp yapamayacağıdır. Öğrenmek başka, uygulamak ve yaşamak başka şeylerdir. Tasavvuf öğrenileni yaşamayı, fiilî olarak öğreten bir eğitim kurumudur. Eğitimde güçlü şahsiyetlerin başkalarını etkileyerek kendi boyası ile boyaması söz konusudur. Çünkü terbiye, olgunlaşmış şahsiyetlerin, insanın eksik ve ham tarafları üzerinde yaptığı olumlu etkidir. Türkçe’deki: “Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan” sözü bu etkileşimi anlatır. Birinci şekliyle; yâni tasavvufun seyr u sülük ve tarikatıyla ferdî olarak yaşanması mümkün değildir. Çünkü bu eğitim sisteminin amacı bir mürebbi ve mürşidi gerekli kılmaktadır. Bütün uygulamalı ilimlerde olduğu gibi tasavvufî terbiyede de bir üstada ihtiyaç vardır. Bu konuda ileride şeyhlikle ilgili sorularda daha ayrıntılı bilgiler verilecektir. İkinci şekliyle; yâni insanın kendi kendine kitap ve sünnete göre kulluk yapması elbette mümkündür. Eldeki yazılı bilgilerden yararlanarak insan, iyi bir Müslüman olabilir. Ancak birlikteliğin heyecan ve coşkusu daha farklıdır. Günümüzde, her şeyin nefs ve şehvete hitap ettiği bir ortamda tasavvufa her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Ancak İslâmî ilimleri birbirinin alternatifi olarak görüp birini diğerinin yerine ikame etme anlayışı yanlıştır. Çünkü her türlü ilimden arınmış “sırf tasavvuf” diye bir şeyden söz edilemez. Tasavvuf fıkıh, hadis, tefsir ve diğer İslâmî ilimlerle birlikte vardır. Bunlar birbirini bütünleyen şeyler olup sâdece birini veya birkaçını alıp diğerlerini almamak eksiklik olur. Zaten sufiler de bunu bildiklerinden eserlerine ve yollarına diğer ilimlere âid bilgiler de koymuşlardır. Nitekim Ahmed Rifâî’nin şöyle bir değerlendirmesi vardır: “Tarikat, ayn-ı şeriat, şeriat ayn-ı tarikattır. Aralarındaki fark lâfızlardan ibarettir. Adam vardır tarikata girmiştir, ama tarikatın ve dinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği için mânevî açıdan tarikata girmeyenlerden daha geridedir. Ancak cemaat arasında bulunan böyle birinin uyarılıp düzeltilme şansı daha fazladır. Kulluk görevleri, gereği gibi yerine getirilmeden hiçbir bağlılık tek başına yetmez. Bâyezîd Bistâmî’nin müridlerine: “Bayezid’in derisine girseniz bile onun ahlâkıyla ahlaklanmadıkça bir işe yaramaz” sözü bu anlamdadır. Seyr u sülük ve intisap, dünyevî ve uhrevî kurtuluşun tek reçetesi değildir. Çünkü mânevî kurtuluş, son nefese bağlıdır. Son nefeste iman selâmeti elde etmenin yolu, bu dünyada istikâmet üzere yaşamak ve takvâya ermektir. İbâdet ve muamelatta, ihsan ve ihlâsta devamlılıktır. İnsan bunları hangi surette gerçekleştirebiliyorsa ona sımsıkı sarılmalıdır. Sufiler bu duyguları seyr u sülük ile gerçekleştirdiklerinden bu konuda ısrarlı davranırlar. Burada şu huşusu göz önünde bulundurmak gerekmektedir: Acaba insan “Kur’an ve sünnete bağlı yaşıyorum” derken bunu gerçekten başarabiliyor mu, yoksa kendini mi kandırıyor? Çünkü nefs insana çoğu zaman böyle tuzaklar kurar, yanlışlarını hoş, eksiklerini tam gösterir. İnsan, içinde bulunduğu olayları ve durumları objektif olarak değerlendiremez. Böyle olunca da hep kendinden yana yontar. Ama böyle bir mürşid-i kâmilin yanında bulunan kimse, onun tecrübelerinden yararlanarak yanlışlarını düzeltir. Mürşid ona, nefsinin kendisine kuracağı tuzakları gösterir. Böylece daha çabuk mesafe alır.

Erdmtk 08.06.24 16:07

Söylediklerinizin her birinde 100% hak veriyorum size. Burada genele yazamayacağım detaylar da mevcut, bu sebeple durumu tam manası ile ifade etmekte güçlük çekiyorum.

Mesela yalın arkadaşımız salavat tavsiye etmiş, öyle bir durum ki salavatı dahi devam ettiremiyorum. Aydınlık birşeyler yapayım diye niyetlendiğimde mutlaka bir şekilde o işten geri duruyorum. Ne bileyim örneğin korku geliyor bir anda, hiçbirşey olmasa tembellik geliyor. Ve bu halden bir türlü çıkamıyorum.

Bicare36 08.06.24 17:53

Alıntı:

Erdmtk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616207)
Merhaba sevgili arkadaşlar
Nefs-i emmareden kurtulmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

Ehli bir şeyh efendi duasına ducar en kolay yoludur aksi imkanın yoksa teheccüd ve HARAM olan herşeyden uzak durmak nefsani ihtiyaçları en az 40 terk etmek. Allah nasip edecektir

sin60 08.06.24 18:08

Alıntı:

Erdmtk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616207)
Merhaba sevgili arkadaşlar
Nefs-i emmareden kurtulmak için tavsiyeleriniz nelerdir?

sen Nefs-i emmareden kurtulmak degil evliya olmak istiyorsun ,,öyle kolaymı kendi başına kurtulmak ...bu devirin insanı ancak ve ancak bi murşidin yardımıyla kurtulur..ve ondan sonra olaylar birbirini izler letaifler harekete geçer vs vs vs

Erdmtk 08.06.24 18:20

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616265)
sen Nefs-i emmareden kurtulmak degil evliya olmak istiyorsun ,,öyle kolaymı kendi başına kurtulmak ...bu devirin insanı ancak ve ancak bi murşidin yardımıyla kurtulur..ve ondan sonra olaylar birbirini izler letaifler harekete geçer vs vs vs

Selamlar sin60

Demek ki yanlış bir söz etmişim bir yerde ki bu yanlışı düzeltmem gerek
Acaba hangi sözüme istinaden evliya olmak istediğim zannına kapıldınız?

Yusufiyeli 08.06.24 20:36

Alıntı:

Erdmtk Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 616223)
Söylediklerinizin her birinde 100% hak veriyorum size. Burada genele yazamayacağım detaylar da mevcut, bu sebeple durumu tam manası ile ifade etmekte güçlük çekiyorum.

Mesela yalın arkadaşımız salavat tavsiye etmiş, öyle bir durum ki salavatı dahi devam ettiremiyorum. Aydınlık birşeyler yapayım diye niyetlendiğimde mutlaka bir şekilde o işten geri duruyorum. Ne bileyim örneğin korku geliyor bir anda, hiçbirşey olmasa tembellik geliyor. Ve bu halden bir türlü çıkamıyorum.

Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre, Ebû Bekir es-Sıddîk radıyallahu anh: “Yâ Resûlallah! Bana sabahleyin ve akşamleyin okuyacağım mübarek kelimeleri öğretseniz de okusam” dedi. Allah’ın Elçisi de ona şu zikri okumasını tavsiye buyurdu:Allàhümme fâtıres semâvâti vel ardı, âlimel gaybi veşşehâdeti, rabbe külli şey’in ve melîkehû. Eşhedü enlâilâhe illâ ente. Eûzü bike min şerri nefsî ve şerriş şeytâni ve şirkihî “Ey gökleri ve yeri hiç yoktan yaratan, görünür ve görünmez her şeyi bilen Allahım! Ey her şeyin Rabbi ve sâhibi! Senden başka ilâh bulunmadığını kesinlikle söylerim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden, onun Allah’a şirk koşmaya davet etmesinden sana sığınırım.”Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sözüne devamla şöyle buyurdu:“Bu zikri sabahleyin, akşamleyin ve yatağa girdiğin zaman söyle’’ (Ebû Dâvûd, Edeb 100, 101, 5067; Tirmizî, Daavât 14, 95, nr. 3392, 3529) [İmam Nevevi El-Ezkar cilt 1]


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:53.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148