Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Allah'ın imtihanından nasıl geçebilirim???

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.06.24, 10:52
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Evrt7 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba herkese;

Kısaca şöyle açıklamak istiyorum 30 yaşındayım Allah'ın herkesi bu dünyada imtihan ettiği gibi beni de imtihan ettiği bu dünyada başımda hep kendi kendime zarar verme iç güdüsü ile yaşıyorum bu yaşıma kadar.

Örnek olarak çok para harcıyor kredi borçları yapıyor lüzumsuz yere har verip harman savuruyorum iddaa kumar alkol paralı oyun gibi vs vs fakat bunda beni kimse zorlamıyor ben kendi kendime bunları yaparken sonunu da düşünüyorum ama harcamak kolay bu parayı bulmakta ise çok zorlanıyorum sonra kendimi hep sıkıntıya sokuyorum neden bilmiyorum kendi kendime bu denli sıkıntılara soktuğumu ne bir kız arkadaşım var ne de bu imtihan olduğum Dünyada çok ama çok mutluyum

Bu ise benim için değil etrafıma da çok zarar veriyorum isteksiz oluyor bir çoğu istekli olduğu zaman da acıma duygusu olmadan bu sefer de sonunu hiç düşünmeden yaptığım çok şey var. Bu ise karşıdakina zarar verirken bana da çok zararı dokunan şeyleri var.

Psikolojik olarak iyi olduğumu hissediyorum ama günler geçtikçe geleceğimden de endişe duyuyorum çünkü;

Kız kardeşim evli çocuğu var hayatinda mutlu kocası var benden beş yaş küçük ve benim bugün elimde hiç bir şey yok ne es ne dost ne araba ne de başka bir şey yanlızım yıllardır.

Sorunlarımı nasıl çözeceğim bilmiyorum para bulunur sağlık bulunmaz. Kolum kırık mesela platin var fakat çalışıyorum Allah'a çok şükür ama bir yandan da bu konuda kendime bu yönlü zararlar açıyorum bu sorunu nasıl çözebilirim bana nasıl yardım edebilirsiniz edenden de etmeyenden de Allah razı olsun diyorum

İyi geceler.
Beşer kendini her ne kadar özgür zannetse de inanç kalıplarının, ödünç aldığı fikirlerin, sorgulamadan inandıklarının ve onu sürekli aynı döngüde tutan huylarının kölesidir. Beşer, bu huylar, ezberler ve özgün olmayan düşünce-davranış kalıpları üzerinden yaşar ve onların emirlerini yerine getirebilmenin özgürlük olduğunu zanneder. Daha çok beş duyusunun emrinde hareket eder, ötesini düşünme yeteneğinden yoksundur. Öte yandan, maddi dünyanın gücü de anlayış ve bilinç piramidinde aslında en düşük seviyede olan “beşer”e verilmiştir. Çünkü maddi bir güce ulaşmak gayesiyle hayatını heba etmek, ancak beşerin yapabileceği bir deliliktir. Çünkü insan, böyle bir deliliğe girmek bir yana, yakınından dahi geçmeyi düşünmeyecek bir varlıktır. O ne bu boş güce ne de dışarıdan parıltılar içinde görünürken içinde sıkıntılı, buhran dolu ve cehennem gibi yaşamlara taliptir. Beşer; nefsinin tatminsiz açlığı, içi boş arzuları ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan “daimi iç sıkıntısı” ile yaşamaya mahkûmdur. Bu “iç sıkıntısı”nı unutabilmek için sürekli yeni uğraşlara, hedeflere ve daimî bir harekete (koşturmaya, oyalanmaya, oyuncaklara) ihtiyaç duyar. Gürültüye ve harekete bağımlıdır. Ve beşerin yaşamı, içinde tohumunu taşıdığı “insan” adlı varlık filiz verene dek, ne yaparsa yapsın, sıkıntı dolu olacaktır. Çünkü beşer, aslında bilmeden, sürekli olarak kendi doğası ile mücadele ve kendine ihanet halindedir. “İnsan” kelimesi “üns” kökünden gelir. “Üns” bağ kurmak anlamındadır. İnsan, kendi varlığının kökleriyle, yani Allah ile bağ kurabilen varlığın ismidir. Beşer ise, insanın bu bağdan bihaber olan (köklerini unutmuş) halidir. Bu anlamda, insan kelimesinin bir diğer kökü kabul edilen “nesy” kavramı, yani “unutmak” kelimesi bambaşka bir derinlik kazanır. İnsan bedeni içinde “nesy (unutma) hali” içinde olunduğunda, ortaya “beşer” çıkar. Beşer, “ünsiyet (hatırlama, bağ kurma) hali” içine girip, kendi köklerini hatırlayıp, Allah ile bağ kurmaya yöneldiğinde “insan” olur. Allah (cc) yar ve yardımcın olsun.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20.06.24, 11:58
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Beşer kendini her ne kadar özgür zannetse de inanç kalıplarının, ödünç aldığı fikirlerin, sorgulamadan inandıklarının ve onu sürekli aynı döngüde tutan huylarının kölesidir. Beşer, bu huylar, ezberler ve özgün olmayan düşünce-davranış kalıpları üzerinden yaşar ve onların emirlerini yerine getirebilmenin özgürlük olduğunu zanneder. Daha çok beş duyusunun emrinde hareket eder, ötesini düşünme yeteneğinden yoksundur. Öte yandan, maddi dünyanın gücü de anlayış ve bilinç piramidinde aslında en düşük seviyede olan “beşer”e verilmiştir. Çünkü maddi bir güce ulaşmak gayesiyle hayatını heba etmek, ancak beşerin yapabileceği bir deliliktir. Çünkü insan, böyle bir deliliğe girmek bir yana, yakınından dahi geçmeyi düşünmeyecek bir varlıktır. O ne bu boş güce ne de dışarıdan parıltılar içinde görünürken içinde sıkıntılı, buhran dolu ve cehennem gibi yaşamlara taliptir. Beşer; nefsinin tatminsiz açlığı, içi boş arzuları ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan “daimi iç sıkıntısı” ile yaşamaya mahkûmdur. Bu “iç sıkıntısı”nı unutabilmek için sürekli yeni uğraşlara, hedeflere ve daimî bir harekete (koşturmaya, oyalanmaya, oyuncaklara) ihtiyaç duyar. Gürültüye ve harekete bağımlıdır. Ve beşerin yaşamı, içinde tohumunu taşıdığı “insan” adlı varlık filiz verene dek, ne yaparsa yapsın, sıkıntı dolu olacaktır. Çünkü beşer, aslında bilmeden, sürekli olarak kendi doğası ile mücadele ve kendine ihanet halindedir. “İnsan” kelimesi “üns” kökünden gelir. “Üns” bağ kurmak anlamındadır. İnsan, kendi varlığının kökleriyle, yani Allah ile bağ kurabilen varlığın ismidir. Beşer ise, insanın bu bağdan bihaber olan (köklerini unutmuş) halidir. Bu anlamda, insan kelimesinin bir diğer kökü kabul edilen “nesy” kavramı, yani “unutmak” kelimesi bambaşka bir derinlik kazanır. İnsan bedeni içinde “nesy (unutma) hali” içinde olunduğunda, ortaya “beşer” çıkar. Beşer, “ünsiyet (hatırlama, bağ kurma) hali” içine girip, kendi köklerini hatırlayıp, Allah ile bağ kurmaya yöneldiğinde “insan” olur. Allah (cc) yar ve yardımcın olsun.
‘’Kulum nafilelerle bana yaklaştıkça ben onu severim. Onu sevdiğimde işiten kulağı gören gözü tutan eli yürüyen ayağı olurum. Benden isterse ona veririm. Bana sığınırsa onu korurum.’’ (Müsned 6. 256)
Özellikle bu hadisle ilgili olarak mecaz ve kinaye tespiti yapılmak suretiyle müşkil çözülebilmektedir. Burada Allah’ın ibadetlerle kendisine yaklaşan kulunun işiten kulağı ve gören gözü olması ifade edilmektedir. İbn Hacer ‘’Allah’ın kulak ve gözü nasıl olur’’ şeklindeki bir soruya çeşitli tevillerin yanısıra bu ifadenin kula yardım ve onu teyid etmekten mecaz ve kinaye olduğunu söyleyerek müşkilli gidermeye çalışmıştır. (İbn Hacer, Feth, 8. Cilt sayfa 146) Ayni de İbn Hacer’le aynı kanaattedir. (Ayni, Umde, 19. Cilt 49)
Müminin kalbi bu dereceye vardığı zaman kendisine yakınlık ve beraberlik tablosu açılır ve Allah (cc)’ın kendisi ile birlikte semaları üzerinde arşı üzerinde mahlukatından uzak idare etme yaratma ve emir vermekle birlikte kendisinden gaib olmadığını müşahede eder. Kulun indinde tazim ve iclal ile birlikte bu sıfata ünsiyet hasıl olur. Kendisi yalnızlık duyarken O’nunla ünsiyet eder zayıf iken kuvvet bulur Hüzünlü iken O’nunla ferahlık duyar. Kaybetmiş iken O’nun sayesinde bulur. İşte o zaman şu hadis-i kudsinin tadını elde eder.
‘’Kulum nafilelerle bana yaklaştıkça ben onu severim. Onu sevdiğimde işiten kulağı gören gözü tutan eli yürüyen ayağı olurum. Benden isterse ona veririm. Bana sığınırsa onu korurum.’’ (Müsned 6. 256)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fatiha Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 16 26.11.24 00:56
Tevbe Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 23 29.01.19 13:29
Hac Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 2 03.07.18 08:43
Rum Suresi Açıklamalı Tefsiri Havasokulu Kuran-ı Kerim Tefsiri 2 03.07.18 08:25
Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 Tuana Dualar & Dua Kardeşliği 7 10.05.18 10:11


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:07.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com