![]() |
Şeriat gelecek mi ?
İlerdeki Türkiye’yi nerde görüyorsunuz sizce şeriat gelecek mi gelecekse ne zaman gelecek?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
seriat herkesin evinde duvarinda asili dolabinin üstunde duruyor, herkes acip okur dedigi kurallara gore yasar, yasaklara ve emirlere uyarda zaten şeriat gelmiş demektir, o kurallar cercevesinde yaşandığı sürece devlet nizami da buna uyup yönetim bu nizama gore kendini şartlandirir |
Alıntı:
|
Alıntı:
diger şeklide harp ederek getirmek ki oda bu ortamda cok zor... |
Alıntı:
Olur diyorsunuz ama o da imkansıza yakın Allah isterse elbet olur ama bu kadar inanmayan varken çok zor zaten o yüzden sordum şeriat gelecek mi diye bu kadar inanmayan varken kendimiz isteyerek şeriat getirmek çok zor ama Kadir mısıroğlu 2050 ye kadar şeriat gelecek diyor dediği bir çok şey yavaş yavaş gerçekleşiyor |
Alıntı:
ama tabi hz. peygamber sav ruhunu yanindaki hoca kilikliyla cagirdik diyen adam soyler böyle seyleri.. |
Alıntı:
Adam haşa peygamber değil elbet günahları var tüm yanlışlarıyla kabul etmedik zaten hocam |
Alıntı:
|
Hangi sistemi denerseniz deneyin. Çikar menfaat liyakatsizlik adamcilıga dayali ne sistem varsa halka huzur vermez.
Cumhuriyette öyle şeriatte öyle.cumhuriyet dinsizlik te değildir. camiyimi kuranimi yasakladi. Tbmm ilk kuruldugunda abdulmecid meclis tarafindan halife secilmedimi. Ona bakarsan büyük selcuklukluda laik bir devletti. Ordogudan avrupaya göç seli yaşanıyor. Ama 1 tane avrupali demiyor ki irak suriye irana taşinayım. Neden adalet çünkü adalet yok. Yani şeriat istemeynler bu örnekleri görunce haksızda değiller bence. Bosa dememisler devletin dini adalettir diye.adalet olunca zenginin fakirden bir farkı kalmaz.ayrimcilik olmaz.insan kayırma rüşvet dolandiricilik olmaz.sucluya ceza kesilir. Bunun neresi islama ters? Benim anlamadigim şeriati one sürenler kimliginizde şu an dininiz islam yaziyor mu? |
Alıntı:
Gerisini sen düşün |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Kim yerine getirecek şu anki hukümet mi? Şeriat kurallarinda fikih gecerlidir. Ama fikihta ne kadar isabetli olur bilemem.4 mezhepteki namaz kılmama cezalarina bi bak istersen öldürme bile var? Adama sorarlar dinde zorlama yok ibadette zorlama olur mu die.madem bu zorlamalar var cennet cehennem nie var. Eger kafir dediğin adamlarin ülkesinde cok iyi denebilecek hukuk sistemlerine şahit olurken; seriatle yonetildigi dusunulen 1 tane mutlu islam ülkesi olmadiğina göre burada yanlıs uygulanan kişisel yaptirimlar var.demekki bu iş insanlarin elinde oyuncaga dönuyor. Zaten efendimiz benden sonra hilafet 30 yıldır demistir. |
Osmanlı bile çoğu kez Müslüman pragmatizmine sahiptir. Ebussuud Efendi ile İmam Birgivi arasındaki çok sert bir tartışmayı örnek vereyim. Ebussuud Efendi diyor ki, “Para vakıfları şer ’an caizdir.” Para vakıfları nedir? Sizin paranız var, vakıf yapıyorsunuz. Ben gidiyorum, vakıftan yüzde 15 faizle kredi alıyorum. Onu kullanıyorum, işimi hallediyorum, ticaretimi yapıyorum, kızımı evlendiriyorum; neyse sonra da bunu yüzde 15’e kadar faizle ödüyorum. Bu çok yaygın Osmanlı’da, çünkü ihtiyaç var. Osmanlı toplumu parayı kullanma aşamasına gelmiş, aynî ekonomiye dayanan kabile toplumu değil. Dünya ticaret yollarının üzerinde. Hareketlilik, mübadelenin yoğunluğu ister istemez parayı çok önemli bir faktör haline getiriyor. Abbasiler çok uzun süre Bizans parasını kullandılar. Osmanlı hiçbir zaman başka bir devletin parasını resmen tanımadı. Metal değerinden dolayı dolaştı, ama Osmanlı resmen kullanmadı. Bu, paranın Osmanlı ekonomisinde ne kadar önemli bir hale geldiğinin kanıtıdır. Para bu kadar önemli olunca, kredi faiz meseleleri gündeme geliyor ve Ebussuud Efendi fetvayı veriyor. İmam Birgivi, Ebussuud Efendi’yi bundan dolayı şiddetle eleştiriyor, hatta haramı helalleştirmekle suçluyor ki bu, küfür suçlamasıdır. Birisi şeyhülislam, devlet sorumluluğuyla hareket ediyor. Para vakıflarını kapattırdığı takdirde nasıl ekonomik, siyasi, sosyal bir çöküntü olacağını, büyük problemler ortaya çıkacağını görüyor. Ve “def-i mazarrat celb-i menfaatten evladır” kaidesinde, sözünü ettiğimiz zararları önlemek için para vakıflarına cevaz veriyor. Ötekinin eli taşın altında değil. Balıkesir’de oturuyor, fetva yazıyor. Hiçbir şeyin sorumlusu değil. Tekfir ediyor. İşte devleti yöneten, dolayısıyla ekonomik, sosyal yönden vatandaşın ihtiyacını odasına kapanmış bir müderristen daha fazla dikkate almak mecburiyetini hisseden Osmanlı Müslüman pragmatizmidir.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:00. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com