Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Büyüyü büyüyle çözmek (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/93484-buyuyu-buyuyle-c-o-zmek.html)

Rabbe Hamdolsun 23.07.24 22:47

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627300)
Kardeşim Bakara Suresi 102. ayetin tefsirinde alimler arası ittifak yoktur. Hatta karşılıklı suçlamalar olmuştur. Daha geniş bir vakitte tafsilatlı izah etmeye çalışırım.

İnşaallah hocam, çok teşekkür ediyorum. Bu konu gerçekten epey kafa yorup anlayamadığım bir konu.

imas 23.07.24 22:48

Alıntı:

Rabbe Hamdolsun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627295)
Anladım hocam çok sağolun. Hocam müsadeniz olursa bir soru daha sorabilir miyim size. Şimdi bir hoca var, hem rahmani hem şerli varlıklarla çalışabilir mı bu insan. Yani hem büyü bozup hem yapabilir mı. Büyü yaptığına göre şeytanilerle çalışıyo. Peki şeytaniler bu adamın sözüyle büyü bozarlar mı.

cok teferruatli bir soru, simdi tam anlatsam olmaz anlatamam, sadece sunu soyliyeyim hem büyü yapip hem büyü çozmek olmaz, ama hayir uzerine çalisan biri gerektiğinde şerlileride kullanmayi bilir ama tabiki hayir is yapmak icin

Rabbe Hamdolsun 23.07.24 22:54

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627305)
cok teferruatli bir soru, simdi tam anlatsam olmaz anlatamam, sadece sunu soyliyeyim hem büyü yapip hem büyü çozmek olmaz, ama hayir uzerine çalisan biri gerektiğinde şerlileride kullanmayi bilir ama tabiki hayir is yapmak icin

Allah razı olsun hocam, anladım kısmen olayı.

org15 23.07.24 23:11

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627305)
cok teferruatli bir soru, simdi tam anlatsam olmaz anlatamam, sadece sunu soyliyeyim hem büyü yapip hem büyü çozmek olmaz, ama hayir uzerine çalisan biri gerektiğinde şerlileride kullanmayi bilir ama tabiki hayir is yapmak icin

Hocam selamün aleyküm
Aynı başlıkta soruyu ben açacaktım baktım konu açılmış. Büyü tılsımlarina karşı hazırlanmış olan tılsım ve muskalar da ayrı bir büyü oluyor görünür durumda. yani maddesel ortamda bir hastalığı başka bir hastalıkla ya o hastalık aşısını o mikroptan üretmek gibi bir örneğe denk geliyor. Ya da orman yangınlarında ateşi ateşle kesmek gibi bir şey. Sorun şu ki böyle birşey olduğunda çözümü yapacak olan hocadan nasıl emin olacağız? Her tarafı keskin bıçak bir iş.

imas 24.07.24 05:41

Alıntı:

org15 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627316)
Hocam selamün aleyküm
Aynı başlıkta soruyu ben açacaktım baktım konu açılmış. Büyü tılsımlarina karşı hazırlanmış olan tılsım ve muskalar da ayrı bir büyü oluyor görünür durumda. yani maddesel ortamda bir hastalığı başka bir hastalıkla ya o hastalık aşısını o mikroptan üretmek gibi bir örneğe denk geliyor. Ya da orman yangınlarında ateşi ateşle kesmek gibi bir şey. Sorun şu ki böyle birşey olduğunda çözümü yapacak olan hocadan nasıl emin olacağız? Her tarafı keskin bıçak bir iş.

oyle dedigin gibi olmuyor
diş agrisina karşi antibiyotik gibi
damarlari tıkanmiş kalp hastasına damar değişmek gibi
diye örneklersek daha iyi olur

Yusufiyeli 24.07.24 11:23

Alıntı:

Rabbe Hamdolsun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627299)
Emeğinize sağlık hocam, birde şöyle bir durum var tabi tefsiri ve ordaki anlamı tam anlayamıyorumdur. Fakat bakara süresinde 102 ayetti yanlış hatırlamıyorsam, o iki melekten, Harut ve Maruttan sihri öğreniyorlardı. Onlardan kendilerine faydalı olanı değil, zararlı olanı öğreniyorlardı. Şimdi burdan sihrin faydalı olanı var mı anlamı çıkar mı bu konuya epey kafa yordum zamanında ama bi sonuca varamadım

Bakara suresi ayet 102. “Yine onlar, Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurduğu şeylere tâbi oldular. Aslında Süleyman gerçeği inkâr etmemişti, fakat şeytanlar ,inkâr yolunu tutup insanlara sihri ve Bâbil’de Hârût ile Mârût adlı iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Ama o iki melek, ‘Biz sadece bir imtihan vasıtasıyız, sakın yanlış yolu tutup da küfre girme!’ demeden kimseye sihir öğretmiyordu. İşte bunlardan, kişi ile eşinin arasını açacak şeyler öğreniyorlardı. Büyücüler de Allah’ın izni olmadan öğrendikleri marifetlerle kimseye zarar veremiyordu. Bunun yanında kendilerine zarar veren, fakat hiçbir fayda sağlamayan şeyleri öğreniyorlardı. Yine onlar sihri tercih edenin âhirette hiçbir nasibinin olmayacağını da pekâlâ biliyorlardı. Kendilerini satarken aldıkları bedel (sihir ve küfür) ne kadar kötüydü, keşke bilselerdi!”Yine onlar, Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurduğu şeylere tâbi oldular. Aslında Süleyman gerçeği inkâr etmemişti, fakat şeytanlar, inkâr yolunu tutup insanlara sihri öğretiyorlardı. Denildi ki âyette yer alan mâ-tetlû (ما تتلو) “şeytanların yazdığı sihir” demektir. Tetlûnun (تتلو) “okumak” anlamındaki “tilâvet’ten geldiği de söylenmiştir. Bir de İbn Abbâs’ın görüşüne göre mâ-tetlû şeytanların rivâyet ettiği sihirdir, denilmiştir[Beğavî, Me‘âlimu’t-tenzîl, I, 98; Ebû Hayyân, el-Bahru’l-muhît, I, 326]. Bu yorumların hepsi aynı noktada toplanır.Bu âyet yahudilere karşı delil getirme konumundadır. Çünkü onlar takip ettikleri yolun Süleyman aleyhisselâmdan alındığını iddia ediyor, şayet bunda küfür ve inkârı gerektirecek bir şey varsa bu fiili Süleyman’ın işlediğini söylüyorlardı. Azîz ve celîl olan Allah nebîsine Süleyman’ın küfre girmediğini, fakat şeytanların -insanlara sihir öğrettikleri için- küfür fiilini işlediğini haber vermiştir. Şu ihtimal de söz konusudur: Şeytanların yolunu izleyenler, onların öğretmesi sonucu sihre inanıp uygulamak suretiyle kâfir olmuşlardır. Onların küfrü buna sebep teşkil eden şeytanlara nispet edilmiştir, tıpkı puta tapmanın kendilerine nispet edilişi gibi, zira onların tahrikiyle putlara tapınılmıştır. Nihaî gerçeği bilen Allah’tır.
Bâbil’de Hârût ile Mârût adlı iki meleğe. Denildi ki “ve mâ unzile” (وما انزل) nefiy konumunda olup “ve mâ kefere Süleymânu” (وما كفر سليمان) üzerine matuftur (Bâbil’de Hârût ile Mârût adlı iki meleğe bir şey indirilmemiştir). Bir de denildi ki “ve mâ unzile” (وما انزل) [menfi değil müsbet konumunda olup], “Bâbil’de iki meleğe indirilen şeyler” demektir.Bâbil diye isimlendirilmesinin sebebi halkının konuştuğu dillerin çeşitli oluşudur, denildi. Bu husûs ancak nakil yoluyla bilinebilir.Hârût ile Mârût hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Hasan-ı Basrî’nin kanaatine göre bu ikisi melek olmayıp fâsık ve inatçı iki adamdı[Bu görüş kelimenin, “el-melikeyni” (الملكين) şeklinde okunmasına bağlıdır, yani âdemoğullarından iki erkek (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, I, 459; Kurtubî, el-Câmi’, II, 52; İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân, I, 138)]. Çünkü, “Emrettiği konularda Allah’a âsi olmazlar”[Tahrim suresi ayet 6], “O’ndan emir almadan konuşmazlar”[Enbiya suresi ayet 27] meâlindeki ayetlerin de ifade ettiği üzere azîz ve celîl olan Allah meleklerini itaat etmek ve emrine uymakla nitelemiştir.
Medineli Yahudiler sihir ve büyüyle ilgili meşruiyet söylemini temellendirmek adına Hz. Süleyman’ın sihir ve büyüyle meşgul olduğu iddiasında bulunmanın yanı sıra uzak geçmişte Babil’de Harut ve Marut adlı iki meleğe sihir bilgisi indirildiği yönündeki asılsız hikayeleri de gerçek kabul etmiş ve buradan hareketle kendilerine ikinci bir dayanak oluşturma yoluna gitmişlerdir. Bu husus ayetteki ‘’ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ’’ ifadesiyle belirtilmiştir. Ancak bu ifadeyle ilgili irab ve mana takdirinde çok farklı görüşler ileri sürülmüştür. Özellikle ifadenin başındaki ‘’ma’’ harfinin işlevine dair iki farklı izah getirilmiştir. İlk izaha göre ma harfi nefy (olumsuzluk) belirtir. Bu durumda ‘’ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ’’ ifadesi ‘’ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ’’ ifadesine matuf olarak, ‘’Oysa Süleyman küfre düşmedi ve aynı zamanda iki meleğe sihir bilgisi indirilmedi’’ şeklinde bir anlam içerir. Nitekim Abdullah İbn Abbas ve Rebi’b. Enes de ‘’ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ’’ ifadesini ‘’Allah iki meleğe sihir bilgisi indirmedi’’ diye açıklamayı yeğlemiştir. [Taberi, Camiu’l-Beyan 2. Cilt sayfa 331] Buna göre ‘’ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ’’ ifadesinin başındaki ‘’ma’’ harfi de nefy (olumsuzluk) belirtir ve dolayısyla ‘’O iki melek hiç kimseye sihir öğretmiyordu. Dahası onlar ‘’Biz ancak ve ancak bir sınama vesilesiyiz; Sakın (sihir ve büyüyle iştigal edip) kafir olma diyorlardı manasına gelir’’ [Fahreddin er-Razi, Mefatihu’l-Gayb 3.cilt sayfa 629]
Kimi müfessirlere göre en isabetli yorum budur. Ayetin ‘’ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ ‘’ şeklindeki kısmında takdim-tehir bulunduğunu varsayan hu yoruma göre takdiri mana şudur:Süleyman küfre girmedi; Yahudilerce iddia edilenin aksine iki meleğe (Cebrail ve Mikail) de sihir bilgisi indirilmedi Fakat şeytanlar, yani Babil’de Harut ve Marut isimli şeytanlar halka sihir-büyü öğreterek kafir oldular’’
Farklı yorumlar da mevcut konuyu çok uzatmamak maksadıyla bu kadarıyla iktifa ediyorum.

org15 24.07.24 14:47

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627395)
oyle dedigin gibi olmuyor
diş agrisina karşi antibiyotik gibi
damarlari tıkanmiş kalp hastasına damar değişmek gibi
diye örneklersek daha iyi olur

Aynen öyle. Yalnız ağır bir büyüye maruz kalan biri ne yapacak bu durumda? Çünkü piyasada büyü ilminde ileri giden bunu tersine çevirenlerin çoğu aynı zamanda büyü yapanlar. Daha şaklaban sayfasını söylemeye bile gerek yok

imas 24.07.24 15:06

Alıntı:

org15 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627439)
Aynen öyle. Yalnız ağır bir büyüye maruz kalan biri ne yapacak bu durumda? Çünkü piyasada büyü ilminde ileri giden bunu tersine çevirenlerin çoğu aynı zamanda büyü yapanlar. Daha şaklaban sayfasını söylemeye bile gerek yok

her seyin bir yolu yordami var , en agirida olsa çözülmeyecek büyü yok Allahın izniyle...

org15 24.07.24 16:10

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 627445)
her seyin bir yolu yordami var , en agirida olsa çözülmeyecek büyü yok Allahın izniyle...

Allah razı olsun hocam. Doğru

Hadid 29.07.24 09:48

Alıntı:

fatih10241 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 628364)
bazı büyüleri büyü ile çözersin ama bazılarını başka şekilde çözersin

ben öyle biliyorum..

Aslinda buyüye karsilik buyu yapmak cozme degilde daha cok karsilik vermek oluyor. Yani cozulmuyur etkisini kaldirmak icin yeni bir buyu yapiliyor.bilegini incitmiş bir sporcuya,hem agri kesici hem doping verip hizli kosmasini saglamak gibi dusun tama kosar yarisida bitirir ama bilek hala arizali sadece hissetimiyor , verdigin etkisi gecince sonra karacigerine zedeler bu sefer iki dertle ugrasir.
Yani buyu büyü ile cozulmez


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:33.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148