Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Cin olmayan Uzaylı varlık (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/94201-cin-olmayan-uzayli-varlik.html)

osman100 14.08.24 09:54

Cin olmayan Uzaylı varlık
 
Herkeze Selamun aleyküm bazı varlıklar cin olmadıgını cinlerden kat be kat üstün olduklarını ve dünyaya bazen farklı ziyaretler yaptıgını söylüyor bu durum cinlerin bir oyunumudur yoksa 5. 6. boyutta farklı frekansta cin harici varlıga denk gelen varmı ve bazı gezegen isimleride söyleniyor böyle tecrübe yaşayan varmı ve 2.sorum ise hz hızır as haricindede zaman yolcuları oldugu ve bohça ile gezdigi söyleniyor bu konuda da bilgilendirecek var ise sevinirim selametle

savah 14.08.24 11:22

Zor bir soru olmus yusuf guney videolarida aynilarini soyluyor dunyaya tarih boyunca gelen fiziksel varliklar oldugu internetteki videolarda oldukca fazla ama ruhani varliklardan ustun olmalari uzak ihtimal eski medeniyetler olduklari icin dunya teknolojisinden ileride olduklari dusunuluyor Hz hizir aleyhisselamin sirlarina vakif olabilecek kimseler bu sirlari zaten paylasmazlar sirlara vakif olmanin en temel sebebi sirlari saklamaktir benim kanaatim bu sekilde

Karanfil gece 14.08.24 11:57

Alıntı:

savah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632158)
Zor bir soru olmus yusuf guney videolarida aynilarini soyluyor dunyaya tarih boyunca gelen fiziksel varliklar oldugu internetteki videolarda oldukca fazla ama ruhani varliklardan ustun olmalari uzak ihtimal eski medeniyetler olduklari icin dunya teknolojisinden ileride olduklari dusunuluyor Hz hizir aleyhisselamin sirlarina vakif olabilecek kimseler bu sirlari zaten paylasmazlar sirlara vakif olmanin en temel sebebi sirlari saklamaktir benim kanaatim bu sekilde

Yusuf Güney videoları ve anlattıkları hiçbiri doğru değil, hayal ürünü ordan burdan toplanmış bilgiler olduğu kesin. Tabiiki bu benim kişisel görüşüm.anlattıklarından hal ve hareketlerinden yola çıkarak edindiğim izlenim

org15 14.08.24 12:52

Kur'an'ı Kerim'de cin ve meleklerden bahseder. Ancak diğer varlıklar geçmez. Farklı akıllı yaşam formlarını reddedemeyiz. Kuvvetle muhtemel cinler dışında bu yaşam formları olabilir. Zaten bir çok görüş ve kanıt bu yönde

trhakan 14.08.24 12:53

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632161)
Yusuf Güney videoları ve anlattıkları hiçbiri doğru değil, hayal ürünü ordan burdan toplanmış bilgiler olduğu kesin. Tabiiki bu benim kişisel görüşüm.anlattıklarından hal ve hareketlerinden yola çıkarak edindiğim izlenim

Keşfi açık olan biri Yusuf Güneye baksa eminim musallatını görür. O çocuk yaşadıklarını gerçek sanıyor. cinlerin manipüle ettiği bir hayal dünyasında astral yaşadığını sanıyor.

Sanakatılıyorum yani kardeş.

hakkk 14.08.24 13:08

Alıntı:

osman100 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632157)
Herkeze Selamun aleyküm bazı varlıklar cin olmadıgını cinlerden kat be kat üstün olduklarını ve dünyaya bazen farklı ziyaretler yaptıgını söylüyor bu durum cinlerin bir oyunumudur yoksa 5. 6. boyutta farklı frekansta cin harici varlıga denk gelen varmı ve bazı gezegen isimleride söyleniyor böyle tecrübe yaşayan varmı ve 2.sorum ise hz hızır as haricindede zaman yolcuları oldugu ve bohça ile gezdigi söyleniyor bu konuda da bilgilendirecek var ise sevinirim selametle

Aleyküm selam
1 soru cevabı Allahın bize bildirdigi kadarı ile Alemler var bizim bilmedigimiz ve allemlerin rabbi olan allah a hamd olsun deriz

2 sorunun cevabı birinci soru ilede baglantılı şöyle başka alemden yecüc ve mecüc kavmi yani başka alem rabbimiz tarafından bize bildiriliyor ve orda zamanda yolculuk yapan yecüc ve mecüc kavmi ile aramıza set çeken hz zulkarneyden bahsediyor zulkarneynin anlamı zamanın sahibi zamanda yolculuk yapan doğuya batıya yani zamanda gidip gelen umarım açıklayıcı olmuşdur saygılarımla

Yusufiyeli 14.08.24 15:00

Allah bütün yaratıkları ve bütün kâinatı bir tek takdir ile[Kamer suresi 49 ve 50. ayetler] ve fakat değişik devrelerde varlık dünyasına getirmiştir. Biz Kur’ân’dan şeytanın ve dolayısıyla cinlerin ateşten, insanın da topraktan yaratıldığını öğrenmemize karşın meleklerin neden yaratıldıklarını öğrenemiyoruz. Onların nûrdan yaratıldıkları ancak hadislerde ve bazı tefsir kitaplarında söylenmektedir. Biz toprağın, ateş ve bazı enerji türlerinin ne oldukarını biliyoruz. Fakat “nûr” denilen ve çok güzel olarak tahayyül ettiğimiz o nesne hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Nûr bütün enerji türlerinin ve tüm madde ve madde ötesi varlıkların öz ve sesası olmalıdır. Tüm varlık bu öz ve hulâsa temeline dayanmalıdır ki Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allah yer ve göklerin nûrudur” denilmiştir[Nur suresi 35.ayet]. İşte melekler, Allah’ın, varlıklarına cevher oluşturduğu bu parlak ve aydınlık özden yaratılmış ilk akıllı canlılardır. Bu nûr cevherinden yaratılan meleklere erkeklik ve dişilik yerine teklik hâkim olmuş ve onların varlıklarının devamı da bizim gibi yeme ve içmeğe bağlanmamıştır. Bu da onlarda üreme ve büyüyüp gelişmenin söz konusu olmadığını gösterir. Onlar olgun olarak yaratılan varlıklardır. Biz meleklerin madde ve evrenin hangi aşamasında yaratıldıklarını bilemiyoruz. Melekler ilk akıllı yaratıklar iken insanlar cinlerin ardından son halkayı teşkil ederler. Mâhiyetlerini bilemediğimiz melekler ve cinler hakkında Kur’ân’da pekçok âyet bulunmaktadır. Yüce Allah, henüz insanın yaratılacağı toprak oluşmadan önce dünyanın ateş ve gaz döneminde cinlerin babası olan “Cânn”ı yaratmıştır. Kur’ân onun yaratıldığı ateşin iki ayrı özelliğini. Şunu söyleyebilirim ki değişik anlayışları bir tarafa bırakırsak bu ateş; zehirleyici ve vücûdun gözeneklerine işleyici bir ateştir ve ayrıca o bir karışımdan ibarettir veya diğer bir anlayışa göre tam tersi, o yalın bir ateştir. Cinler bu niteliklere sahip tüm gezegenlerde ortaya çıkmış olmalıdırlar. Kur’ân-ı Kerîm’de “nâr” denilen nesne çeşitli enerji türlerinin genel bir adı olmalıdır. Biz cin ve onların soyundan olan şeytanların bu türlerin hangisinden yaratıldıklarını bilemiyoruz. Cinlerin bizim dünyamızın ilk ortamı içerisinde yaratılmalarına karşılık melekler bu arz küresinin maddesinden yaratılmamışlardır. Bildiğimiz bir şey varsa o da cinlerin bizimle dünyanın gıdalarını paylaşmadıkları ve bu yönde herhangi bir zarar ve ziyanlarının görülmediğidir. Şeytana gelince herhalde o insanların günâhıyla besleniyor veya insanların günâh ve hataları onun en büyük zevk ve eğlencesi oluyor. Cinler kaybettikleri enerjiyi yaratılışlarına uygun maddelerden alıyor olmalılar. Cinler hiç ağırlığı olmayan nesneler olmayıp onlar belli bir ağırlığa da sâhiptirler ki Kur’ân’da buna da işâret edilmiştir[Rahman suresi 31. ayet]. Elbet bir zerre (:atom) nin bile bir ağırlığı vardır. Ateşten yaratılmalarına rağmen onların yıldız-güneşlerde ve arzın derinliklerindeki yüksek derece hararetlere dayanıklı olmadıklarını yine biz Kur’ân’dan öğreniyoruz[Rahman suresi 33 ve 35. ayetler]. Buna göre cinler insanlar gibi her ortamda bulunamazlar. Bu da cinlerin yaratıldığı ateşin yüksek derecede olmadığını ve bunların yaratıldığı sırada dünya hararetinin nisbeten düşük derecede bulunduğunu gösterir. Hatta Hz. Süleyman tarafından istihdam edilen işçi cinlerden emre uymıyanlar, Allah tarafından şiddetli bir ateş çeşidiyle cezalandırılmışlardır[Sebe suresi 12. ayet]. Onlara insanlara tatbik edilen cezaların etkili olmayacağı açıktır. Ateşten olan nasıl ateşten etkileniyor? Bu sorunun cevabını müfessir-filozof Fahruddîn er-Râzî ve ondan etkilenen Neysabûrî verdiler; aynı cinsten de olsalar güçlü zayıfı etkileme ve onu yok etme gücüne sahiptir . Kur’ân’dan öğrendiğimize göre insanlar gibi gaybı bilemeyen cinler[Sebe suresi 14. ayet] yine onlar gibi çeşitli dinlere mensupturlar.
Batı Virginia'da Green Bank'te hava nisan ayında bile can acıtacak kadar soğuk olabiliyor, özellikle de sabahın dördünde. Emekli profesör Frank Drake bunu gayet iyi biliyordur, çünkü 1960'ta 29 yaşındayken Green Bank Teleskopu'nda işe o saatte başlıyordu. Drake, dünya dışında başka zekalar olup olmadığı arayışına giren ilk insandı. Radyo teleskopunun alıcısını, hidrojen atomlarının saldığı radyo dalgalarını toplayacak şekilde ayarlıyordu. Suyun (hidrojen ve oksijenden oluşur) Dünya'daki hayat açısından önemi düşünüldüğünde, Drake bu temel frekansın dünya dışı varlıkların gönderdiği sinyaller için doğal bir taşıyıcı olacağı kanısındaydı. Sonra teleskopunu ilk hedefine, yalnızca 12 ışık yılı uzakta olan, Güneş'e benzer, Tau Ceti adındaki yıldıza çeviriyordu. Dünya dışı varlıklara dair bir sinyalin yüksek sesle ve net bir şekilde geleceği umuduyla odasında bir kayıt cihazı ve mikrofon da bulunduruyordu. Fakat Tau Ceti'yle ilgili hiçbir kayıt yapamamıştı, bu yüzden de listesinde bir sonraki sırada yer alan Epsilon Eridani adlı yıldıza geçmişti. Birkaç dakika sonra odanın içi çok güçlü radyo cızırtılarıyla doldu, Drake bu kadar kolay olacağına inanamıyordu. Ama sonra sinyal kayboldu. Günlerce aradıktan sonra sinyaller geri döndü, ama bu kez Dünya'dan bir parazit olduğu belliydi. Drake ile meslektaşları yılmadan arayışlarını sürdürdüler, bugün de sürdürüyorlar

ikarus 14.08.24 16:13

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632193)
Allah bütün yaratıkları ve bütün kâinatı bir tek takdir ile[Kamer suresi 49 ve 50. ayetler] ve fakat değişik devrelerde varlık dünyasına getirmiştir. Biz Kur’ân’dan şeytanın ve dolayısıyla cinlerin ateşten, insanın da topraktan yaratıldığını öğrenmemize karşın meleklerin neden yaratıldıklarını öğrenemiyoruz. Onların nûrdan yaratıldıkları ancak hadislerde ve bazı tefsir kitaplarında söylenmektedir. Biz toprağın, ateş ve bazı enerji türlerinin ne oldukarını biliyoruz. Fakat “nûr” denilen ve çok güzel olarak tahayyül ettiğimiz o nesne hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Nûr bütün enerji türlerinin ve tüm madde ve madde ötesi varlıkların öz ve sesası olmalıdır. Tüm varlık bu öz ve hulâsa temeline dayanmalıdır ki Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allah yer ve göklerin nûrudur” denilmiştir[Nur suresi 35.ayet]. İşte melekler, Allah’ın, varlıklarına cevher oluşturduğu bu parlak ve aydınlık özden yaratılmış ilk akıllı canlılardır. Bu nûr cevherinden yaratılan meleklere erkeklik ve dişilik yerine teklik hâkim olmuş ve onların varlıklarının devamı da bizim gibi yeme ve içmeğe bağlanmamıştır. Bu da onlarda üreme ve büyüyüp gelişmenin söz konusu olmadığını gösterir. Onlar olgun olarak yaratılan varlıklardır. Biz meleklerin madde ve evrenin hangi aşamasında yaratıldıklarını bilemiyoruz. Melekler ilk akıllı yaratıklar iken insanlar cinlerin ardından son halkayı teşkil ederler. Mâhiyetlerini bilemediğimiz melekler ve cinler hakkında Kur’ân’da pekçok âyet bulunmaktadır. Yüce Allah, henüz insanın yaratılacağı toprak oluşmadan önce dünyanın ateş ve gaz döneminde cinlerin babası olan “Cânn”ı yaratmıştır. Kur’ân onun yaratıldığı ateşin iki ayrı özelliğini. Şunu söyleyebilirim ki değişik anlayışları bir tarafa bırakırsak bu ateş; zehirleyici ve vücûdun gözeneklerine işleyici bir ateştir ve ayrıca o bir karışımdan ibarettir veya diğer bir anlayışa göre tam tersi, o yalın bir ateştir. Cinler bu niteliklere sahip tüm gezegenlerde ortaya çıkmış olmalıdırlar. Kur’ân-ı Kerîm’de “nâr” denilen nesne çeşitli enerji türlerinin genel bir adı olmalıdır. Biz cin ve onların soyundan olan şeytanların bu türlerin hangisinden yaratıldıklarını bilemiyoruz. Cinlerin bizim dünyamızın ilk ortamı içerisinde yaratılmalarına karşılık melekler bu arz küresinin maddesinden yaratılmamışlardır. Bildiğimiz bir şey varsa o da cinlerin bizimle dünyanın gıdalarını paylaşmadıkları ve bu yönde herhangi bir zarar ve ziyanlarının görülmediğidir. Şeytana gelince herhalde o insanların günâhıyla besleniyor veya insanların günâh ve hataları onun en büyük zevk ve eğlencesi oluyor. Cinler kaybettikleri enerjiyi yaratılışlarına uygun maddelerden alıyor olmalılar. Cinler hiç ağırlığı olmayan nesneler olmayıp onlar belli bir ağırlığa da sâhiptirler ki Kur’ân’da buna da işâret edilmiştir[Rahman suresi 31. ayet]. Elbet bir zerre (:atom) nin bile bir ağırlığı vardır. Ateşten yaratılmalarına rağmen onların yıldız-güneşlerde ve arzın derinliklerindeki yüksek derece hararetlere dayanıklı olmadıklarını yine biz Kur’ân’dan öğreniyoruz[Rahman suresi 33 ve 35. ayetler]. Buna göre cinler insanlar gibi her ortamda bulunamazlar. Bu da cinlerin yaratıldığı ateşin yüksek derecede olmadığını ve bunların yaratıldığı sırada dünya hararetinin nisbeten düşük derecede bulunduğunu gösterir. Hatta Hz. Süleyman tarafından istihdam edilen işçi cinlerden emre uymıyanlar, Allah tarafından şiddetli bir ateş çeşidiyle cezalandırılmışlardır[Sebe suresi 12. ayet]. Onlara insanlara tatbik edilen cezaların etkili olmayacağı açıktır. Ateşten olan nasıl ateşten etkileniyor? Bu sorunun cevabını müfessir-filozof Fahruddîn er-Râzî ve ondan etkilenen Neysabûrî verdiler; aynı cinsten de olsalar güçlü zayıfı etkileme ve onu yok etme gücüne sahiptir . Kur’ân’dan öğrendiğimize göre insanlar gibi gaybı bilemeyen cinler[Sebe suresi 14. ayet] yine onlar gibi çeşitli dinlere mensupturlar.
Batı Virginia'da Green Bank'te hava nisan ayında bile can acıtacak kadar soğuk olabiliyor, özellikle de sabahın dördünde. Emekli profesör Frank Drake bunu gayet iyi biliyordur, çünkü 1960'ta 29 yaşındayken Green Bank Teleskopu'nda işe o saatte başlıyordu. Drake, dünya dışında başka zekalar olup olmadığı arayışına giren ilk insandı. Radyo teleskopunun alıcısını, hidrojen atomlarının saldığı radyo dalgalarını toplayacak şekilde ayarlıyordu. Suyun (hidrojen ve oksijenden oluşur) Dünya'daki hayat açısından önemi düşünüldüğünde, Drake bu temel frekansın dünya dışı varlıkların gönderdiği sinyaller için doğal bir taşıyıcı olacağı kanısındaydı. Sonra teleskopunu ilk hedefine, yalnızca 12 ışık yılı uzakta olan, Güneş'e benzer, Tau Ceti adındaki yıldıza çeviriyordu. Dünya dışı varlıklara dair bir sinyalin yüksek sesle ve net bir şekilde geleceği umuduyla odasında bir kayıt cihazı ve mikrofon da bulunduruyordu. Fakat Tau Ceti'yle ilgili hiçbir kayıt yapamamıştı, bu yüzden de listesinde bir sonraki sırada yer alan Epsilon Eridani adlı yıldıza geçmişti. Birkaç dakika sonra odanın içi çok güçlü radyo cızırtılarıyla doldu, Drake bu kadar kolay olacağına inanamıyordu. Ama sonra sinyal kayboldu. Günlerce aradıktan sonra sinyaller geri döndü, ama bu kez Dünya'dan bir parazit olduğu belliydi. Drake ile meslektaşları yılmadan arayışlarını sürdürdüler, bugün de sürdürüyorlar

Konuyla alakasız olacak ama @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizin yazılarınızı takip ediyorum ve her seferinde kafamda aynı soru dolaşıyor. Öyle ayrıntılı yazıyorsunuz ki sanki bir kitabı okuyormuş gibi hissediyorum. Bir yandan diyorum internetten alınan kopyala yapıştır bilgiler mi acaba? Öyle değil gibi de. Tek tek yazıyorsanız da hafizanizda mi bunca bilgi ya da kitaptan bulup yazmakta ayrı bir ugraş. Dayanamadım merakıma yenik düştüm hocam. Nasıl bu şekilde yazabiliyorsunuz aydınlatırsanız bizi de çok sevinirim.

Yusufiyeli 14.08.24 16:20

Alıntı:

ikarus Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632213)
Konuyla alakasız olacak ama @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam sizin yazılarınızı takip ediyorum ve her seferinde kafamda aynı soru dolaşıyor. Öyle ayrıntılı yazıyorsunuz ki sanki bir kitabı okuyormuş gibi hissediyorum. Bir yandan diyorum internetten alınan kopyala yapıştır bilgiler mi acaba? Öyle değil gibi de. Tek tek yazıyorsanız da hafizanizda mi bunca bilgi ya da kitaptan bulup yazmakta ayrı bir ugraş. Dayanamadım merakıma yenik düştüm hocam. Nasıl bu şekilde yazabiliyorsunuz aydınlatırsanız bizi de çok sevinirim.

İnternetten kopyala yapıştır kesinlikle yapmam Allah (cc) şahidimdir. Ben daha öncede bahsettim çok kitap okurum bu biraz hastalık derecesinde ve bu okuduklarımdan önemli olanları not alırım. Bende böylece yani not alınmış şekilde oldukça fazla klasör var. Onlardan aktarıyorum.

ikarus 14.08.24 16:29

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 632216)
İnternetten kopyala yapıştır kesinlikle yapmam Allah (cc) şahidimdir. Ben daha öncede bahsettim çok kitap okurum bu biraz hastalık derecesinde ve bu okuduklarımdan önemli olanları not alırım. Bende böylece yani not alınmış şekilde oldukça fazla klasör var. Onlardan aktarıyorum.

Maşallah darısı bizlerin başına hocam. Sadece okumak yetmiyor okuduklarınızdan not almak da gerekiyor anlaşılan. Rabbim ilminizi artırsın


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:35.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148