Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hayatım mahvoldu artık (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/95243-hayatim-mahvoldu-artik.html)

Svg 18.09.24 23:49

Hayatım mahvoldu artık
 
Merhaba kardeşlerim ve büyüklerim. İsmim Sevgi, 38 yaşındayım. Uzun uzun anlatıp baş ağrıtmak istemem. Ailemin beni zorla evlendirmek istemesi ve diğer her türlü şiddetten dolayı onları terk etmek zorunda kaldım. 12 yıldır ayrıyız. Yine de Allah rızası için son yıllarda, yılda bir iki defa ziyaretlerine gidiyordum. 4 yıl önce tamamen kavga edip koptuk, bir daha görmedim. Sadece annemi arada bir arıyorum. Babam alkolik, psikolojisi bozuk ve şiddet yanlısı. Annem de şiddet yanlısı ve psikolojisi bozuk.
Gelelim asıl sorunuma. Ben nasıl bir günah işledim acaba? Cezam bitmiyor. Yıllardır memur olmak için çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım olmuyor. İlkin tek yaşıyordum. Yayınevine iş yapıyordum. Sonra babam gibi sevdiğim bir amcamızın eşi öldü. Benim de maddi durumum biraz kötüleşmişti. Yalnız kalmasın diye yanına taşındım. Ev işleri ders falan derken idare ediyordum. 2022'de düz memurluk için girdim. Sınav iptal oldu. Eylülde tekrar yapıldı. Rüyamda "77 puan aldım, 5 puanım daha olsaydı" diye birine ağlıyordum. Gerçekten de 77 aldım. İlk atamalarda atanamadım tabii. 2023 aralıkta tücaret bakanlığı 1250 kişi alacaktı. Sırf param olsun da tertemiz bir hayat kurup tek başıma kimseye yük olmadan yaşayayım dedim. Allah'a günlerce yalvardım. Sözleşmeli atanmış olanlar puanlarını kullanabildikleri için bunu da tercih etmişler. Yarım puan bile etmez bir puanla kaçırdım. 250 kişi evrak teslim etmemiş. Öyle üzüldüm ki. Allah'a "Allah'ım ben sana günlerce köpek gibi yalvardım ver diye, bu dünaymın geçimi için ahiretimi kurtarmak için, senin rızanı kazabilmek için istediğim memurluğu niye vermedin? Şimdi tahtından bana bakıp alay edip gülüyorsun değil mi?" dedim. "Bir daha sana dua etmeyeceğim, senden hiçbir şey istemeyeceğim. Yıllardır yalvarıyorum dileğimi vermiyorsun. Hangi günahım engel oluyorsa affet diye yalvardım sana." dedim.
Daha kötüsü asıl mesele burada. 2024 ocakta bir bakanlık alım yaptı. Martta mülakata girdim. Aylarca yalvardım. "Allah'ım bu evden sadece kedimi alıp gideceğim, nolur izin ver bu memurluğa alınayım" dedim. "Benim yükümü ondan al, onu yükümden kurtar" dedim. Bunu derken amcamın ölmesini hiç istemedim. Hep "Allah'ım nolur gideyim, o bu evde kalsın, uzun yıllar sağlıkla yaşasın" diye dua ettim. Bu arada temmuzda yanında yaşadığım bu amcam vefat etti kurtaramadım. Ve bir anda tek başıma kaldım. Hiçbir gelirim yok. Ev neyse ki kira. Oğlu cenazeye bile gelmedi. Eşyaları da istemediler. Kira olduğu için evden de atamaz oğlu. Ev sahibim de bir şey demedi. Burada herkes bizi baba kız biliyor. Maaş kalacak sanıyorlar. Ölümün devamında o günden düne kadar namazla, secdeyle, sabırla dua ettim. Sitenizde ne dua bulduysam defalarca okudum. Etmediğim dua kalmadı. 100'den fazla Yasin okudum. Geceleri teheccüd kıldım, sabah namazına kadar dua ettim. Yalvardım. "Allah'ım bu dğnyamın geçimi için, ahiretimi kurtarmak için, senin rızanınkazanmak amacıyla senin yolunda harcayabilmem için bana nasip et." dedim. Sözler verdim, yeminler ettim, adaklar adadım. İlk maaşımla adak kurbanı alacaktım. Kuran, seccade, namaz elbisesi, baş örtü alacaktım. Dün sonuç açıklandı yedeklerin en sonuncusuyum. Bana gelmesi imkansız.
Kardeşlerim ben ne yapacağım? Yalvara yalvara istedim. İyi niyetle istedim. Hangi günahımdan dolayı vermiyorsan o günahıma tövbe ettim afdet dedim. Hattâ bir ara "amcamı aldı, yerine memurluğu verecek herhalde" dedim. Vermedi. Tek dileğim bu düntamı ve ahiretimi kurtarmaktı. Ailemin yanına dönemem, ölürüm orada. 2 kedim var istemezler zaten. Ben de bırakıp gidemem. Kimsem yok. Yaşadığım yer küçük.
Allah rızası için sizden tek bir şey istiyorum. Zamanında halalarım yengelerim annemi babamı atırmak için büyü yaptırıp tutturamayınca bana yapmaya başlamışlar. 2018'den beri çabalıyorum olmuyor. Haziranda kurum güvenlik soruşturması yapmış. Adresim köydeydi. Tüm akrabalarım öğrendiler. Nolur yalvarıyorum üstümde büyü nazar muska bir şey var mı öğrenmek istiyorum. Kimsem yok Allah'tan başka. Çok büyük günah mı işledim yoksa sesimi mi duyuramıyorum bilmiyorum. N'olur yardım edin. Yedeğin en sonunda olmama rağmen hâlâ dua ediyorum. Aylarca rüyalar gördüm. Hep olacak dedim. Rüyalarımdan bazıları şunlar: Küçük bebek gördüm, bana "memur olacaksın" dedi. Kadının biri "asil listede 1.sıradasın" dedi. Uzaylıların gelip gittiklerini gördüm, çarşaflı arap kadın "imtihanı kazandın gidiyorlar" dedi. Komisyon başkanı arayıp "atandın" dedi. Hep merdiven çıktığımı gördüm. Genelde bozuk veya aşağı inen asansör görürdüm. Onlar yok aylardır. Rüyalarım hep böyle müjdeci idi. Yemyeşil araziler gördüm. Güzeldi.
Aslında amcamın öleceğini de gördüm de anlayamadım. Evin tavanı çöktü, çıplak kadın kapıya geldi, tavandan yağmur damladı falan tabirler hep "biri ölecek, evin reisi ölecek, baba ölecek, miras kalacak" diye çıkıyordu. Öz babam ölseydi de o amcam canım manevi babam yaşasaydı.

Yusufiyeli 19.09.24 13:29

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638479)
Merhaba kardeşlerim ve büyüklerim. İsmim Sevgi, 38 yaşındayım. Uzun uzun anlatıp baş ağrıtmak istemem. Ailemin beni zorla evlendirmek istemesi ve diğer her türlü şiddetten dolayı onları terk etmek zorunda kaldım. 12 yıldır ayrıyız. Yine de Allah rızası için son yıllarda, yılda bir iki defa ziyaretlerine gidiyordum. 4 yıl önce tamamen kavga edip koptuk, bir daha görmedim. Sadece annemi arada bir arıyorum. Babam alkolik, psikolojisi bozuk ve şiddet yanlısı. Annem de şiddet yanlısı ve psikolojisi bozuk.
Gelelim asıl sorunuma. Ben nasıl bir günah işledim acaba? Cezam bitmiyor. Yıllardır memur olmak için çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım olmuyor. İlkin tek yaşıyordum. Yayınevine iş yapıyordum. Sonra babam gibi sevdiğim bir amcamızın eşi öldü. Benim de maddi durumum biraz kötüleşmişti. Yalnız kalmasın diye yanına taşındım. Ev işleri ders falan derken idare ediyordum. 2022'de düz memurluk için girdim. Sınav iptal oldu. Eylülde tekrar yapıldı. Rüyamda "77 puan aldım, 5 puanım daha olsaydı" diye birine ağlıyordum. Gerçekten de 77 aldım. İlk atamalarda atanamadım tabii. 2023 aralıkta tücaret bakanlığı 1250 kişi alacaktı. Sırf param olsun da tertemiz bir hayat kurup tek başıma kimseye yük olmadan yaşayayım dedim. Allah'a günlerce yalvardım. Sözleşmeli atanmış olanlar puanlarını kullanabildikleri için bunu da tercih etmişler. Yarım puan bile etmez bir puanla kaçırdım. 250 kişi evrak teslim etmemiş. Öyle üzüldüm ki. Allah'a "Allah'ım ben sana günlerce köpek gibi yalvardım ver diye, bu dünaymın geçimi için ahiretimi kurtarmak için, senin rızanı kazabilmek için istediğim memurluğu niye vermedin? Şimdi tahtından bana bakıp alay edip gülüyorsun değil mi?" dedim. "Bir daha sana dua etmeyeceğim, senden hiçbir şey istemeyeceğim. Yıllardır yalvarıyorum dileğimi vermiyorsun. Hangi günahım engel oluyorsa affet diye yalvardım sana." dedim.
Daha kötüsü asıl mesele burada. 2024 ocakta bir bakanlık alım yaptı. Martta mülakata girdim. Aylarca yalvardım. "Allah'ım bu evden sadece kedimi alıp gideceğim, nolur izin ver bu memurluğa alınayım" dedim. "Benim yükümü ondan al, onu yükümden kurtar" dedim. Bunu derken amcamın ölmesini hiç istemedim. Hep "Allah'ım nolur gideyim, o bu evde kalsın, uzun yıllar sağlıkla yaşasın" diye dua ettim. Bu arada temmuzda yanında yaşadığım bu amcam vefat etti kurtaramadım. Ve bir anda tek başıma kaldım. Hiçbir gelirim yok. Ev neyse ki kira. Oğlu cenazeye bile gelmedi. Eşyaları da istemediler. Kira olduğu için evden de atamaz oğlu. Ev sahibim de bir şey demedi. Burada herkes bizi baba kız biliyor. Maaş kalacak sanıyorlar. Ölümün devamında o günden düne kadar namazla, secdeyle, sabırla dua ettim. Sitenizde ne dua bulduysam defalarca okudum. Etmediğim dua kalmadı. 100'den fazla Yasin okudum. Geceleri teheccüd kıldım, sabah namazına kadar dua ettim. Yalvardım. "Allah'ım bu dğnyamın geçimi için, ahiretimi kurtarmak için, senin rızanınkazanmak amacıyla senin yolunda harcayabilmem için bana nasip et." dedim. Sözler verdim, yeminler ettim, adaklar adadım. İlk maaşımla adak kurbanı alacaktım. Kuran, seccade, namaz elbisesi, baş örtü alacaktım. Dün sonuç açıklandı yedeklerin en sonuncusuyum. Bana gelmesi imkansız.
Kardeşlerim ben ne yapacağım? Yalvara yalvara istedim. İyi niyetle istedim. Hangi günahımdan dolayı vermiyorsan o günahıma tövbe ettim afdet dedim. Hattâ bir ara "amcamı aldı, yerine memurluğu verecek herhalde" dedim. Vermedi. Tek dileğim bu düntamı ve ahiretimi kurtarmaktı. Ailemin yanına dönemem, ölürüm orada. 2 kedim var istemezler zaten. Ben de bırakıp gidemem. Kimsem yok. Yaşadığım yer küçük.
Allah rızası için sizden tek bir şey istiyorum. Zamanında halalarım yengelerim annemi babamı atırmak için büyü yaptırıp tutturamayınca bana yapmaya başlamışlar. 2018'den beri çabalıyorum olmuyor. Haziranda kurum güvenlik soruşturması yapmış. Adresim köydeydi. Tüm akrabalarım öğrendiler. Nolur yalvarıyorum üstümde büyü nazar muska bir şey var mı öğrenmek istiyorum. Kimsem yok Allah'tan başka. Çok büyük günah mı işledim yoksa sesimi mi duyuramıyorum bilmiyorum. N'olur yardım edin. Yedeğin en sonunda olmama rağmen hâlâ dua ediyorum. Aylarca rüyalar gördüm. Hep olacak dedim. Rüyalarımdan bazıları şunlar: Küçük bebek gördüm, bana "memur olacaksın" dedi. Kadının biri "asil listede 1.sıradasın" dedi. Uzaylıların gelip gittiklerini gördüm, çarşaflı arap kadın "imtihanı kazandın gidiyorlar" dedi. Komisyon başkanı arayıp "atandın" dedi. Hep merdiven çıktığımı gördüm. Genelde bozuk veya aşağı inen asansör görürdüm. Onlar yok aylardır. Rüyalarım hep böyle müjdeci idi. Yemyeşil araziler gördüm. Güzeldi.
Aslında amcamın öleceğini de gördüm de anlayamadım. Evin tavanı çöktü, çıplak kadın kapıya geldi, tavandan yağmur damladı falan tabirler hep "biri ölecek, evin reisi ölecek, baba ölecek, miras kalacak" diye çıkıyordu. Öz babam ölseydi de o amcam canım manevi babam yaşasaydı.


Diyelim ki bir iş başvurusunda bulundunuz; beş kişi alınacak, siz altıncı geldiniz, alınmadınız. Mesela aldatıldınız, ihanete uğradınız ya da biri size kötü davrandı. Belki bir yakınınız öldü. Belki işten atıldınız, haksızlığa uğradınız... Bu ve benzeri kayıpların hepsi sizi sabır makamına eriştirmek üzere bir yas tutmanızı sağlar. Yas sürecinin ilk aşaması inkârdır. Bir türlü kabul edemezsiniz. Aynen bir yakınınızı kaybettiğinizde olduğu gibi, bu olayın gerçekte olmadığını düşünmek istersiniz. İnkâr etmeye başlarsınız. Gözünüzün önünde hemen bir imajı oluşur. Artık kaybettiğiniz kişinin kendisi değil, fotoğrafı gibi bir imajı karşınızdadır. Hatıralarınız, paylaştıklarınız, paylaşamadıklarınız, çocukluk anılarımız vs. karşınızdadır. İnkâr aşamasında genellikle olay veya durum yok sayılır. Örneğin, kaybettiği kişinin dükkânına gideceği zaman, “Ahmet’in dükkânına gidiyorum” der bir süre. Çünkü onu kaybettiğini kabul edemez. Bu yas süreci içinde onu tamamlaması gerekir. Bir sonraki aşama öfkedir. “Neden bu benim başıma geliyor?”, “Neden bu haksızlığa uğruyorum?”, “Neden benim sevdiğim ölüyor?”, “Niye ben yalnız kaldım?”, “Niye eşim beni aldattı?” gibi ifadelerle öfkesini dışa vurur. Gerçekte, sadece onun başına gelmiyordur bu olay. Tüm insanların başına geliyordur. Diğer insanlar da yakınlarını kaybeder, aldatılır, yalnız bırakılır, haksızlığa uğrar, ihanete uğrar... Ancak yas sürecindeki kişi, yalnızca kendisine oluyor gibi düşünür. Böyle düşünmesinin sebebi de yas sürecinin üstesinden gelememesidir. Sorgular, kendi kendisine kavga çıkarır. Sadece kendisinin başına geldiğini öne sürerek isyan eder. Sonra pazarlık aşaması gelir. Bu aşama ilginçtir. “Beni işe almadılar ama en azından altıncı kez geldim” gibi cümleler kurulur. Bu aşama, artık kabullenmeye doğru bir adımdır. “Beni işe almadılar ama puanlarımı gördüler. Gayet iyi yapmışım” ya da kaybettiği bir yarışın ardından, “Kazanmak değil, yarışmaktı amaç” derler. Pazarlık sürecinin ardından depresyon süreci gelir. Artık yüzleşme zamanı gelmiştir. “İşsiz kaldım!” diye durumu kabullenir. Bu süreç depresyon olarak kendisini hissettirir. Kadınların saçlarının rengini, modelini değiştirmesi, erkeklerin sakalını, bıyığını kestirmesi gibi bazı fiziksel yansımaları bu aşamada görülür. Depresyon süreci de insanın yaşadığı yasın büyüklüğüne göre uzun ya da kısa sürer. Bir yakınını kaybeden daha uzun süre depresyon aşamasında kalabileceği gibi, küçük bir miktar maddi kayıp yaşayan, bu süreci daha kısa atlatabilir. Beşinci ve son aşama ise kabullenmedir. Evden cenaze çıkmışsa, bu aşamada artık onun oturduğu koltuğun yeri değişebilir duruma gelir. Belki hiç girilemeyen odasına yavaş yavaş girilmeye başlanır. Artık o iş başvurusu tamamen unutulup, yeni iş başvuruları yapılmaya başlanır. Bu beş aşamayı hemen hepimiz, değişen uzunluklarda yaşarız. Değiştiremeyeceğimiz geçmişe, bilemeyeceğimiz geleceğe, şimdiyi harcamayın. En gerçek olan, yaşamakta olduğunuz andır.

siruss 19.09.24 14:52

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638479)
Merhaba kardeşlerim ve büyüklerim. İsmim Sevgi, 38 yaşındayım. Uzun uzun anlatıp baş ağrıtmak istemem. Ailemin beni zorla evlendirmek istemesi ve diğer her türlü şiddetten dolayı onları terk etmek zorunda kaldım. 12 yıldır ayrıyız. Yine de Allah rızası için son yıllarda, yılda bir iki defa ziyaretlerine gidiyordum. 4 yıl önce tamamen kavga edip koptuk, bir daha görmedim. Sadece annemi arada bir arıyorum. Babam alkolik, psikolojisi bozuk ve şiddet yanlısı. Annem de şiddet yanlısı ve psikolojisi bozuk.
Gelelim asıl sorunuma. Ben nasıl bir günah işledim acaba? Cezam bitmiyor. Yıllardır memur olmak için çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım olmuyor. İlkin tek yaşıyordum. Yayınevine iş yapıyordum. Sonra babam gibi sevdiğim bir amcamızın eşi öldü. Benim de maddi durumum biraz kötüleşmişti. Yalnız kalmasın diye yanına taşındım. Ev işleri ders falan derken idare ediyordum. 2022'de düz memurluk için girdim. Sınav iptal oldu. Eylülde tekrar yapıldı. Rüyamda "77 puan aldım, 5 puanım daha olsaydı" diye birine ağlıyordum. Gerçekten de 77 aldım. İlk atamalarda atanamadım tabii. 2023 aralıkta tücaret bakanlığı 1250 kişi alacaktı. Sırf param olsun da tertemiz bir hayat kurup tek başıma kimseye yük olmadan yaşayayım dedim. Allah'a günlerce yalvardım. Sözleşmeli atanmış olanlar puanlarını kullanabildikleri için bunu da tercih etmişler. Yarım puan bile etmez bir puanla kaçırdım. 250 kişi evrak teslim etmemiş. Öyle üzüldüm ki. Allah'a "Allah'ım ben sana günlerce köpek gibi yalvardım ver diye, bu dünaymın geçimi için ahiretimi kurtarmak için, senin rızanı kazabilmek için istediğim memurluğu niye vermedin? Şimdi tahtından bana bakıp alay edip gülüyorsun değil mi?" dedim. "Bir daha sana dua etmeyeceğim, senden hiçbir şey istemeyeceğim. Yıllardır yalvarıyorum dileğimi vermiyorsun. Hangi günahım engel oluyorsa affet diye yalvardım sana." dedim.
Daha kötüsü asıl mesele burada. 2024 ocakta bir bakanlık alım yaptı. Martta mülakata girdim. Aylarca yalvardım. "Allah'ım bu evden sadece kedimi alıp gideceğim, nolur izin ver bu memurluğa alınayım" dedim. "Benim yükümü ondan al, onu yükümden kurtar" dedim. Bunu derken amcamın ölmesini hiç istemedim. Hep "Allah'ım nolur gideyim, o bu evde kalsın, uzun yıllar sağlıkla yaşasın" diye dua ettim. Bu arada temmuzda yanında yaşadığım bu amcam vefat etti kurtaramadım. Ve bir anda tek başıma kaldım. Hiçbir gelirim yok. Ev neyse ki kira. Oğlu cenazeye bile gelmedi. Eşyaları da istemediler. Kira olduğu için evden de atamaz oğlu. Ev sahibim de bir şey demedi. Burada herkes bizi baba kız biliyor. Maaş kalacak sanıyorlar. Ölümün devamında o günden düne kadar namazla, secdeyle, sabırla dua ettim. Sitenizde ne dua bulduysam defalarca okudum. Etmediğim dua kalmadı. 100'den fazla Yasin okudum. Geceleri teheccüd kıldım, sabah namazına kadar dua ettim. Yalvardım. "Allah'ım bu dğnyamın geçimi için, ahiretimi kurtarmak için, senin rızanınkazanmak amacıyla senin yolunda harcayabilmem için bana nasip et." dedim. Sözler verdim, yeminler ettim, adaklar adadım. İlk maaşımla adak kurbanı alacaktım. Kuran, seccade, namaz elbisesi, baş örtü alacaktım. Dün sonuç açıklandı yedeklerin en sonuncusuyum. Bana gelmesi imkansız.
Kardeşlerim ben ne yapacağım? Yalvara yalvara istedim. İyi niyetle istedim. Hangi günahımdan dolayı vermiyorsan o günahıma tövbe ettim afdet dedim. Hattâ bir ara "amcamı aldı, yerine memurluğu verecek herhalde" dedim. Vermedi. Tek dileğim bu düntamı ve ahiretimi kurtarmaktı. Ailemin yanına dönemem, ölürüm orada. 2 kedim var istemezler zaten. Ben de bırakıp gidemem. Kimsem yok. Yaşadığım yer küçük.
Allah rızası için sizden tek bir şey istiyorum. Zamanında halalarım yengelerim annemi babamı atırmak için büyü yaptırıp tutturamayınca bana yapmaya başlamışlar. 2018'den beri çabalıyorum olmuyor. Haziranda kurum güvenlik soruşturması yapmış. Adresim köydeydi. Tüm akrabalarım öğrendiler. Nolur yalvarıyorum üstümde büyü nazar muska bir şey var mı öğrenmek istiyorum. Kimsem yok Allah'tan başka. Çok büyük günah mı işledim yoksa sesimi mi duyuramıyorum bilmiyorum. N'olur yardım edin. Yedeğin en sonunda olmama rağmen hâlâ dua ediyorum. Aylarca rüyalar gördüm. Hep olacak dedim. Rüyalarımdan bazıları şunlar: Küçük bebek gördüm, bana "memur olacaksın" dedi. Kadının biri "asil listede 1.sıradasın" dedi. Uzaylıların gelip gittiklerini gördüm, çarşaflı arap kadın "imtihanı kazandın gidiyorlar" dedi. Komisyon başkanı arayıp "atandın" dedi. Hep merdiven çıktığımı gördüm. Genelde bozuk veya aşağı inen asansör görürdüm. Onlar yok aylardır. Rüyalarım hep böyle müjdeci idi. Yemyeşil araziler gördüm. Güzeldi.
Aslında amcamın öleceğini de gördüm de anlayamadım. Evin tavanı çöktü, çıplak kadın kapıya geldi, tavandan yağmur damladı falan tabirler hep "biri ölecek, evin reisi ölecek, baba ölecek, miras kalacak" diye çıkıyordu. Öz babam ölseydi de o amcam canım manevi babam yaşasaydı.

Bazı söylemleriniz isyan olmuş Yaradan a karşı. Bence bunlar için tövbe etmeniz gerekir. İş konusunda çok çekmiş biri olarak ne denli zor bı süreç iyi bilirim. Size tavsiyem özelde bir iş bulun en azından geçiminizi sağlayın. Boş vakitlerinizde de kpss ye asilirsiniz. İnşallah tez zamanda iyi bir geçim kaynağı bulursunuz..

Misery 19.09.24 15:07

Belki de memur olmak kaderinizde yoktur. Allah'tan size rızık kapısı açması için dua edin nokta atışı dua etmeyin. Dünya da binlerce iş kolu var. İstiğfar ve salavata devam edin.Allah, istiğfar edenin sıkıntılarını gidereceğini vaadediyor. Allah vaadinden dönmez

Svg 19.09.24 15:34

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638578)
Diyelim ki bir iş başvurusunda bulundunuz; beş kişi alınacak, siz altıncı geldiniz, alınmadınız. Mesela aldatıldınız, ihanete uğradınız ya da biri size kötü davrandı. Belki bir yakınınız öldü. Belki işten atıldınız, haksızlığa uğradınız... Bu ve benzeri kayıpların hepsi sizi sabır makamına eriştirmek üzere bir yas tutmanızı sağlar. Yas sürecinin ilk aşaması inkârdır. Bir türlü kabul edemezsiniz. Aynen bir yakınınızı kaybettiğinizde olduğu gibi, bu olayın gerçekte olmadığını düşünmek istersiniz. İnkâr etmeye başlarsınız. Gözünüzün önünde hemen bir imajı oluşur. Artık kaybettiğiniz kişinin kendisi değil, fotoğrafı gibi bir imajı karşınızdadır. Hatıralarınız, paylaştıklarınız, paylaşamadıklarınız, çocukluk anılarımız vs. karşınızdadır. İnkâr aşamasında genellikle olay veya durum yok sayılır. Örneğin, kaybettiği kişinin dükkânına gideceği zaman, “Ahmet’in dükkânına gidiyorum” der bir süre. Çünkü onu kaybettiğini kabul edemez. Bu yas süreci içinde onu tamamlaması gerekir. Bir sonraki aşama öfkedir. “Neden bu benim başıma geliyor?”, “Neden bu haksızlığa uğruyorum?”, “Neden benim sevdiğim ölüyor?”, “Niye ben yalnız kaldım?”, “Niye eşim beni aldattı?” gibi ifadelerle öfkesini dışa vurur. Gerçekte, sadece onun başına gelmiyordur bu olay. Tüm insanların başına geliyordur. Diğer insanlar da yakınlarını kaybeder, aldatılır, yalnız bırakılır, haksızlığa uğrar, ihanete uğrar... Ancak yas sürecindeki kişi, yalnızca kendisine oluyor gibi düşünür. Böyle düşünmesinin sebebi de yas sürecinin üstesinden gelememesidir. Sorgular, kendi kendisine kavga çıkarır. Sadece kendisinin başına geldiğini öne sürerek isyan eder. Sonra pazarlık aşaması gelir. Bu aşama ilginçtir. “Beni işe almadılar ama en azından altıncı kez geldim” gibi cümleler kurulur. Bu aşama, artık kabullenmeye doğru bir adımdır. “Beni işe almadılar ama puanlarımı gördüler. Gayet iyi yapmışım” ya da kaybettiği bir yarışın ardından, “Kazanmak değil, yarışmaktı amaç” derler. Pazarlık sürecinin ardından depresyon süreci gelir. Artık yüzleşme zamanı gelmiştir. “İşsiz kaldım!” diye durumu kabullenir. Bu süreç depresyon olarak kendisini hissettirir. Kadınların saçlarının rengini, modelini değiştirmesi, erkeklerin sakalını, bıyığını kestirmesi gibi bazı fiziksel yansımaları bu aşamada görülür. Depresyon süreci de insanın yaşadığı yasın büyüklüğüne göre uzun ya da kısa sürer. Bir yakınını kaybeden daha uzun süre depresyon aşamasında kalabileceği gibi, küçük bir miktar maddi kayıp yaşayan, bu süreci daha kısa atlatabilir. Beşinci ve son aşama ise kabullenmedir. Evden cenaze çıkmışsa, bu aşamada artık onun oturduğu koltuğun yeri değişebilir duruma gelir. Belki hiç girilemeyen odasına yavaş yavaş girilmeye başlanır. Artık o iş başvurusu tamamen unutulup, yeni iş başvuruları yapılmaya başlanır. Bu beş aşamayı hemen hepimiz, değişen uzunluklarda yaşarız. Değiştiremeyeceğimiz geçmişe, bilemeyeceğimiz geleceğe, şimdiyi harcamayın. En gerçek olan, yaşamakta olduğunuz andır.

Size ve diğer cevaplayanlara tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Bölümüm gereği 4 yıl boyunca psikoloji dersleri aldım. Yas sürecini biliyorum. Onu atlattım. İlk zamanlar çok üzüldüm ağladım. Böyle yan odadan çıkıp gelecekmiş gibi oluyordu. Sabah mutfakta görecekmişim gibi oluyordu. Rüyamda gördüm, üat tarafı çıplaktı ve alt tarafı örtünmüş uyuyordu, güzel görünüyordu. Manevi babamın ölümünü kabullendim. O beni kurtaran biricik insandı. Onun için ömrümce hayır işleyip dua edeceğim. Keşke öz babam ölseydi onun yerine.
İşsizliğe gelince... Doğduğum andan evden ayrılana kadar her türlü şiddeti gördüm annemden ve babamdan. Onlardan kurtulup yeni bir hayat kurdum. Yıllarca kâbus gördüm. Kâbuslarda onlar yanıma gelmişlerdi veya ben onların yanındaydım ve kurtulmaya çalışıyordum. Adresim bilinmesin diye evden bilgisayardan iş yaptım. Sonra işim kötüye gitti, bu arada manevi babamın eşi de ölmüştü. Ona zaten haftada birkaç dea gidiyordum yardıma fakat başına bir şey gelir diye de korkutordum çünkü yaşlıydı. Bana "yanıma taşın kızım, ev işerini yaparsın, derslerine de çalışırsın" dedi. Çok çalıştım. Ne yaparsam yapayım sınavlarda çok basit soruları yanlış yaptım. Ne zaman başvuru yapsam çok ufak şeylerle kaybettim. Üstelik her an evsiz beş parasız kalma korkusuyla yaşadım. Bir an önce memur okup hayatımı kurmak istedikçe yalvardıkça Allah engel oldu. Altı üstü düz memurluk istiyordum. Zenginlikte malda mülkte lükste gözüm yoktu. Daha çok Allah'ın rızasını kazanmak için istiyordum. Maaşım bana da, kedime de, evime de, Allah yolunda harcamaya da yeter diyordum. Bir sabah korktuğum başıma geldi. Babacığım kalp krizi geçirdi kurtaramadım. Yıkattım, kefenlettim, defnettirdim. Kendi oğlu gelmedi cenazeye. Babacığıma 41 gün boyunca Yasin okudum. Bu arada kendime de okudum. Daha çok yalvardım. Gecelerce namaz kıldım.
Yaşım 40'a geliyor. İş tecrübem yok. Daha önce yani tek yaşarken iş aramadığımı mı sanıyorsunuz? Çok aradım. Çok kötülerle karşılaştım. Benim derdim para iken onların derdi başka idi. Kurumsal firmalarsa beni istemediler tecrübesizim diye. Bu arada bir yayınevine bağlı çalışıyordum zaten evden. 4 yıldır çalışmıyordum. Şimdi küçük bir ilçedeyim. Buraya taşındık 2 yıl önce. Burada hiçbir şey yapamam. Tek çarem o iş idi. Alınmayacak bir şey yapmadım. İhtiyacım olduğunu biliyorlardı. Aileme asla dönemem. Ölürüm daha iyi. Şimdi 2 kedi ile başbaşayım. Neyse ki ev kira, oğlu babamın evi diyemedi atamadı beni. Eşyaların peşine de düşmediler. Ama kredi kartı borcu var. Onu ödeyeceğime söz verdim. Tek başına bir kadın olarak ev kiralayacak olsam o bile sorun olacak. Onun için de memurluğa muhtacım. Kimsem yok. Manevi babamın tüm akrabaları beni biliyorlar. Fakat onlardan yardım istemem doğru olmaz.
Büyü konusuna gelince bu bir paranoya veya abartı değil. Gerçekten annemi babamı önce zorla evlendirip sonra boşanmaları için uğraşmışlar. Olmayınca benimle uğraşmaya başlamışlar. Ben evden ayrıldıkten sonra da devam ettiklerini duydum. Hayatımı alt üst etmek için, evlenemem için falan uğraşıyorlarmış. Bunu, onların gittiği sözde hoca söylemiş zaten. Kurşun dökme dinimizde yok fakat meraktan döktürdüm korkunç çıktı. Kuran okurken namaz kılarken bir sıkıntım yok. Nasıl desem doğa üstü şeyler yaşamıyorum. Gaipten sesler duymuyorum, bir şeyler görmüyorum. Sadece rızkıma engel olan şeyi arıyorum. Yanlış anlaşılmayayım rızkı veren tabii ki Allah'tır. Çalışmama engel olanı bilmek istiyorum. Kısmetime engeli arıyorum. Başka şeyde sorun yok. Sadece rahat bir hayat kurmak istiyorum. Okulda da aynı şey oldu. Ta liseden beri ne kadar çabalasam tersine gidiyor. Nereye başvursam ters dönüyor. Tam ulaşacakken elimden kayıp gidiyor. Yani son anda ne oluyorsa oluyor. Benzeri bir tanıdığıma da oldu. Kadın eczacıydı. Öyle ters gidiyordu ve kısmeti öyle kapalıydı ki. Bir gün evin bahçesinde gömülü kağıt buşmuşlar. Üstünde el resmi varmış. Ayrıntısını bilmiyorum. Yakıp suya attıktan sonra kadın birden iş yapar oldu. Şimdi her şeye sahip.

Svg 19.09.24 15:39

Alıntı:

Misery Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638587)
Belki de memur olmak kaderinizde yoktur. Allah'tan size rızık kapısı açması için dua edin nokta atışı dua etmeyin. Dünya da binlerce iş kolu var. İstiğfar ve salavata devam edin.Allah, istiğfar edenin sıkıntılarını gidereceğini vaadediyor. Allah vaadinden dönmez

Brlki de yanlış dua ediyorum bilmiyorum ki. Ya günahım büyük ya duam yanlış. Haklısınız memurluk kaderimde olmayabilir ama ne olacaksa olsun artık ve hayatımı kimseye muhtaç olmayacak şekilde yaşayayım. Duaya devam ediyorum. Allah beni sınıyor gibi geliyor bana. Sanki "kulum şimdi vermedim diye isyan mı edecek dua mı edecek bakayım" diyor gibi. Namaz kılmayı biliyorum. Kılamıyordum. Daha doğrusu ben ibadet edeceksem bunu kimse görmemeli. 2 aydır namaza tekrar başladım. Bırakamıyorum. Zaten bırakmayacaktım. Şükrediyordum beni huzuruna kabul ettiği için zaten. Ömrümce de 1 vakit bile olsa kılacaktım. İsyan etmek iatemiyorum. O kadar müjdeci rüyayı boşuna görmüş olamam. Ne zaman kötü duruma düşsem rabbim beni kurtardı. Şimdi rn azından bir evin içindeyim ve biraz param var çok şükür.

Yusufiyeli 19.09.24 15:48

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638589)
Size ve diğer cevaplayanlara tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Bölümüm gereği 4 yıl boyunca psikoloji dersleri aldım. Yas sürecini biliyorum. Onu atlattım. İlk zamanlar çok üzüldüm ağladım. Böyle yan odadan çıkıp gelecekmiş gibi oluyordu. Sabah mutfakta görecekmişim gibi oluyordu. Rüyamda gördüm, üat tarafı çıplaktı ve alt tarafı örtünmüş uyuyordu, güzel görünüyordu. Manevi babamın ölümünü kabullendim. O beni kurtaran biricik insandı. Onun için ömrümce hayır işleyip dua edeceğim. Keşke öz babam ölseydi onun yerine.
İşsizliğe gelince... Doğduğum andan evden ayrılana kadar her türlü şiddeti gördüm annemden ve babamdan. Onlardan kurtulup yeni bir hayat kurdum. Yıllarca kâbus gördüm. Kâbuslarda onlar yanıma gelmişlerdi veya ben onların yanındaydım ve kurtulmaya çalışıyordum. Adresim bilinmesin diye evden bilgisayardan iş yaptım. Sonra işim kötüye gitti, bu arada manevi babamın eşi de ölmüştü. Ona zaten haftada birkaç dea gidiyordum yardıma fakat başına bir şey gelir diye de korkutordum çünkü yaşlıydı. Bana "yanıma taşın kızım, ev işerini yaparsın, derslerine de çalışırsın" dedi. Çok çalıştım. Ne yaparsam yapayım sınavlarda çok basit soruları yanlış yaptım. Ne zaman başvuru yapsam çok ufak şeylerle kaybettim. Üstelik her an evsiz beş parasız kalma korkusuyla yaşadım. Bir an önce memur okup hayatımı kurmak istedikçe yalvardıkça Allah engel oldu. Altı üstü düz memurluk istiyordum. Zenginlikte malda mülkte lükste gözüm yoktu. Daha çok Allah'ın rızasını kazanmak için istiyordum. Maaşım bana da, kedime de, evime de, Allah yolunda harcamaya da yeter diyordum. Bir sabah korktuğum başıma geldi. Babacığım kalp krizi geçirdi kurtaramadım. Yıkattım, kefenlettim, defnettirdim. Kendi oğlu gelmedi cenazeye. Babacığıma 41 gün boyunca Yasin okudum. Bu arada kendime de okudum. Daha çok yalvardım. Gecelerce namaz kıldım.
Yaşım 40'a geliyor. İş tecrübem yok. Daha önce yani tek yaşarken iş aramadığımı mı sanıyorsunuz? Çok aradım. Çok kötülerle karşılaştım. Benim derdim para iken onların derdi başka idi. Kurumsal firmalarsa beni istemediler tecrübesizim diye. Bu arada bir yayınevine bağlı çalışıyordum zaten evden. 4 yıldır çalışmıyordum. Şimdi küçük bir ilçedeyim. Buraya taşındık 2 yıl önce. Burada hiçbir şey yapamam. Tek çarem o iş idi. Alınmayacak bir şey yapmadım. İhtiyacım olduğunu biliyorlardı. Aileme asla dönemem. Ölürüm daha iyi. Şimdi 2 kedi ile başbaşayım. Neyse ki ev kira, oğlu babamın evi diyemedi atamadı beni. Eşyaların peşine de düşmediler. Ama kredi kartı borcu var. Onu ödeyeceğime söz verdim. Tek başına bir kadın olarak ev kiralayacak olsam o bile sorun olacak. Onun için de memurluğa muhtacım. Kimsem yok. Manevi babamın tüm akrabaları beni biliyorlar. Fakat onlardan yardım istemem doğru olmaz.
Büyü konusuna gelince bu bir paranoya veya abartı değil. Gerçekten annemi babamı önce zorla evlendirip sonra boşanmaları için uğraşmışlar. Olmayınca benimle uğraşmaya başlamışlar. Ben evden ayrıldıkten sonra da devam ettiklerini duydum. Hayatımı alt üst etmek için, evlenemem için falan uğraşıyorlarmış. Bunu, onların gittiği sözde hoca söylemiş zaten. Kurşun dökme dinimizde yok fakat meraktan döktürdüm korkunç çıktı. Kuran okurken namaz kılarken bir sıkıntım yok. Nasıl desem doğa üstü şeyler yaşamıyorum. Gaipten sesler duymuyorum, bir şeyler görmüyorum. Sadece rızkıma engel olan şeyi arıyorum. Yanlış anlaşılmayayım rızkı veren tabii ki Allah'tır. Çalışmama engel olanı bilmek istiyorum. Kısmetime engeli arıyorum. Başka şeyde sorun yok. Sadece rahat bir hayat kurmak istiyorum. Okulda da aynı şey oldu. Ta liseden beri ne kadar çabalasam tersine gidiyor. Nereye başvursam ters dönüyor. Tam ulaşacakken elimden kayıp gidiyor. Yani son anda ne oluyorsa oluyor. Benzeri bir tanıdığıma da oldu. Kadın eczacıydı. Öyle ters gidiyordu ve kısmeti öyle kapalıydı ki. Bir gün evin bahçesinde gömülü kağıt buşmuşlar. Üstünde el resmi varmış. Ayrıntısını bilmiyorum. Yakıp suya attıktan sonra kadın birden iş yapar oldu. Şimdi her şeye sahip.

Her birimiz hayatı farklı noktalardan görürüz. Her birimizin durduğu yer farklıdır ve yaşadıklarımızı, kendi bildiklerimiz üzerinden anlamlandırırız. Düşünün ki ortada duran bir ağaca bakan herkes, eşsiz ve bir başkasına ait olmayan bir bakış açısı ile görür. O gün, o noktadan, o saat, o dakika, o saniyedeki durumunu görmüştür ağacın. Bir saniye sonra bile aynı yerden bakan, aynı şeyi görmeyecektir çünkü en azından zaman boyutu değişmiştir. Nesneler için bile böyleyken, hayatın akışına bakan herkes de tamamen kendine has bir bakış açısıyla olup biteni görecek ve kendince anlamlandıracaktır. Yas süreciyle ilgili ikinci önemli nokta ise doğru şekilde yönetildiğinde, bu oldukça hüzünlü sürecin de bir armağana dönüşebileceğidir. Acı, yas öğreticidir. Evlendiniz ve yürümedi, günün birinde boşandınız diyelim. Ayrılık ciddi ve tatsız bir süreçtir. Kimsenin istediği bir süreç değildir. Duygusal, vicdani bir tarafı vardır. Parasal ve matematik tarafı vardır. Bunu ciddi travmatik bir şekilde yaşarsınız. Aradan bir yıl geçer ve üzücü süreç, size muhteşem bir tecrübe olur. Bundan sonra nasıl yuva kurulacağına, bir yuvanın yıkılmaması için neler yapılması gerektiğine ilişkin elinizde bir bilgi birikimi vardır artık. Bir işe giremezsiniz, büyük bir azap çekersiniz. Üç ay işsiz kalırsınız, müthiş bir tecrübe kazanırsınız. Bundan sonra iş başvurusunun nasıl yapılacağını, nasıl özgeçmiş hazırlanacağını, yüz yüze görüşmelerde nasıl davranılacağını bilirsiniz. Yaşadığınız olaydan tecrübe çıkarabilirseniz, o olay sizin için kayıp olmaktan çıkar. Yastan korkmadan, yas içinde olduğunuzu anlamanız önemlidir. Bunu kendi kendinize anlarsanız, yas sürecini muhteşem yönetirsiniz ve karşınıza çıkacak hiçbir güçlük sizi kolay kolay yıldıramaz, yenemez. Yas süreçleri insanın öz-sevgisini sarsar ama özgüvenini artırır. Belli bir süre mukayeseler yapar, kaybettiğiniz birinin yerine başka birini koyamazsınız. Kaybettiğiniz kişi kadar belki de kendiniz için üzülürsünüz. “Şimdi ben şunu kiminle paylaşacağım? Bunu kiminle yapacağım?” der, durursunuz. “Keşke şunu da yapsaydım, bunu da yapsaydım...” diyerek değiştiremeyeceğiniz bir konu için üzülürsünüz. Bu mukayeseler yüzünden öz-sevginiz sarsılır. Böyle durumlarda şunu düşünün: Ne mutlu size de arkasından üzülebileceğiniz kişilere, elinizden gittiği için üzülebileceğiniz fırsatlara sahip olmuşsunuz. Kimi insanlar bunlara bile sahip değildirler. Ne mutlu size ki o işe kendinizi aday görecek, başvuracak donanıma sahipmişsiniz. O öz-sevgiye, özgüvene sahip olmayan, işe başvurmaya bile cesaret edemeyen biri de olabilirdiniz. Belki siz bilmiyorsunuz ama aynı cesareti gösteremeyen çok fazla kişi vardır. Yas sürecini de geride bırakmayı bilmelisiniz. Başkalarında olduğu gibi kendinizde kusur aramak, huzurunuzu kaçıracaktır. Kendinizi iyi anlamanız, zaaflarınızı ve güçlü yanlarınızı bilmeniz iyi, kendinizde sürekli kusur aramanız, eksiklik aramanız faydasızdır. Kendine güvenini yitiren kişi önce kendisine zarar veren birine dönüşür, sonra çevresine ki bunu da kimse istemez.

Misery 19.09.24 15:53

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638590)
Brlki de yanlış dua ediyorum bilmiyorum ki. Ya günahım büyük ya duam yanlış. Haklısınız memurluk kaderimde olmayabilir ama ne olacaksa olsun artık ve hayatımı kimseye muhtaç olmayacak şekilde yaşayayım. Duaya devam ediyorum. Allah beni sınıyor gibi geliyor bana. Sanki "kulum şimdi vermedim diye isyan mı edecek dua mı edecek bakayım" diyor gibi. Namaz kılmayı biliyorum. Kılamıyordum. Daha doğrusu ben ibadet edeceksem bunu kimse görmemeli. 2 aydır namaza tekrar başladım. Bırakamıyorum. Zaten bırakmayacaktım. Şükrediyordum beni huzuruna kabul ettiği için zaten. Ömrümce de 1 vakit bile olsa kılacaktım. İsyan etmek iatemiyorum. O kadar müjdeci rüyayı boşuna görmüş olamam. Ne zaman kötü duruma düşsem rabbim beni kurtardı. Şimdi rn azından bir evin içindeyim ve biraz param var çok şükür.

''Daha doğrusu ben ibadet edeceksem bunu kimse görmemeli'' bu çok yanlış bir düşünce şeytanın vesvesesi... Müslümanım diyen insan namaz kılmalı zaten ve bunu da herkes görsün

Svg 19.09.24 15:58

Alıntı:

Misery Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638592)
''Daha doğrusu ben ibadet edeceksem bunu kimse görmemeli'' bu çok yanlış bir düşünce şeytanın vesvesesi... Müslümanım diyen insan namaz kılmalı zaten ve bunu da herkes görsün

Çocukken namaz kıldığımda annem kapıdan bakıp gülmüştü. O zamandan kaldı galiba. Bir de çekingen biriyim. Burada tanıdığım ablalar namaz kıldığımı biliyorlar ama onların yanında da kılamam. Çekingenlikten. Nasıl desem sosyal fobi veya sosyal anksiyete gibi.

Svg 19.09.24 16:03

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638591)
Her birimiz hayatı farklı noktalardan görürüz. Her birimizin durduğu yer farklıdır ve yaşadıklarımızı, kendi bildiklerimiz üzerinden anlamlandırırız. Düşünün ki ortada duran bir ağaca bakan herkes, eşsiz ve bir başkasına ait olmayan bir bakış açısı ile görür. O gün, o noktadan, o saat, o dakika, o saniyedeki durumunu görmüştür ağacın. Bir saniye sonra bile aynı yerden bakan, aynı şeyi görmeyecektir çünkü en azından zaman boyutu değişmiştir. Nesneler için bile böyleyken, hayatın akışına bakan herkes de tamamen kendine has bir bakış açısıyla olup biteni görecek ve kendince anlamlandıracaktır. Yas süreciyle ilgili ikinci önemli nokta ise doğru şekilde yönetildiğinde, bu oldukça hüzünlü sürecin de bir armağana dönüşebileceğidir. Acı, yas öğreticidir. Evlendiniz ve yürümedi, günün birinde boşandınız diyelim. Ayrılık ciddi ve tatsız bir süreçtir. Kimsenin istediği bir süreç değildir. Duygusal, vicdani bir tarafı vardır. Parasal ve matematik tarafı vardır. Bunu ciddi travmatik bir şekilde yaşarsınız. Aradan bir yıl geçer ve üzücü süreç, size muhteşem bir tecrübe olur. Bundan sonra nasıl yuva kurulacağına, bir yuvanın yıkılmaması için neler yapılması gerektiğine ilişkin elinizde bir bilgi birikimi vardır artık. Bir işe giremezsiniz, büyük bir azap çekersiniz. Üç ay işsiz kalırsınız, müthiş bir tecrübe kazanırsınız. Bundan sonra iş başvurusunun nasıl yapılacağını, nasıl özgeçmiş hazırlanacağını, yüz yüze görüşmelerde nasıl davranılacağını bilirsiniz. Yaşadığınız olaydan tecrübe çıkarabilirseniz, o olay sizin için kayıp olmaktan çıkar. Yastan korkmadan, yas içinde olduğunuzu anlamanız önemlidir. Bunu kendi kendinize anlarsanız, yas sürecini muhteşem yönetirsiniz ve karşınıza çıkacak hiçbir güçlük sizi kolay kolay yıldıramaz, yenemez. Yas süreçleri insanın öz-sevgisini sarsar ama özgüvenini artırır. Belli bir süre mukayeseler yapar, kaybettiğiniz birinin yerine başka birini koyamazsınız. Kaybettiğiniz kişi kadar belki de kendiniz için üzülürsünüz. “Şimdi ben şunu kiminle paylaşacağım? Bunu kiminle yapacağım?” der, durursunuz. “Keşke şunu da yapsaydım, bunu da yapsaydım...” diyerek değiştiremeyeceğiniz bir konu için üzülürsünüz. Bu mukayeseler yüzünden öz-sevginiz sarsılır. Böyle durumlarda şunu düşünün: Ne mutlu size de arkasından üzülebileceğiniz kişilere, elinizden gittiği için üzülebileceğiniz fırsatlara sahip olmuşsunuz. Kimi insanlar bunlara bile sahip değildirler. Ne mutlu size ki o işe kendinizi aday görecek, başvuracak donanıma sahipmişsiniz. O öz-sevgiye, özgüvene sahip olmayan, işe başvurmaya bile cesaret edemeyen biri de olabilirdiniz. Belki siz bilmiyorsunuz ama aynı cesareti gösteremeyen çok fazla kişi vardır. Yas sürecini de geride bırakmayı bilmelisiniz. Başkalarında olduğu gibi kendinizde kusur aramak, huzurunuzu kaçıracaktır. Kendinizi iyi anlamanız, zaaflarınızı ve güçlü yanlarınızı bilmeniz iyi, kendinizde sürekli kusur aramanız, eksiklik aramanız faydasızdır. Kendine güvenini yitiren kişi önce kendisine zarar veren birine dönüşür, sonra çevresine ki bunu da kimse istemez.

Sizin yazdıklarınıza hayran kaldım. Tek başıma kalmış olmasam veya gelirim olsa veya başka bir sorunum olsa mesela çalışıyorumdur ama hayatımdaki birini kaybetmişimdir, o zaman şu anki durumum bu kadar korkutmazdı beni. Kimsesiz ve her şeyini kaybetmiş bir kadın olarak korkuyorum. İki kedim var, biri ondan kaldı bana. Onları sokağa atamam. Allah'ın emanetine ihanet edemem. Duaya devam edeceğim. Hem rabbimi şikayet eder gibi oldum, niyetim rabbimi şikayet etmek değildi. O biliyor niyetimi halimi.

Yusufiyeli 19.09.24 16:11

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638595)
Sizin yazdıklarınıza hayran kaldım. Tek başıma kalmış olmasam veya gelirim olsa veya başka bir sorunum olsa mesela çalışıyorumdur ama hayatımdaki birini kaybetmişimdir, o zaman şu anki durumum bu kadar korkutmazdı beni. Kimsesiz ve her şeyini kaybetmiş bir kadın olarak korkuyorum. İki kedim var, biri ondan kaldı bana. Onları sokağa atamam. Allah'ın emanetine ihanet edemem. Duaya devam edeceğim. Hem rabbimi şikayet eder gibi oldum, niyetim rabbimi şikayet etmek değildi. O biliyor niyetimi halimi.

İş daraldığında sen kurtuluşu bekle, İşin en dar anı, ferahlığa en yakın anıdır. Şu, meşhur bir atasözüdür: “Sabır kurtuluşun anahtarıdır. Kurtuluşu sabırla beklemek ise ibadettir. ”Hadis-i şerifte şöyle varit olmuştur:إِنَّ مَنْ عَسَرَ عَلَيْهِ أَمْرٌ أَوْ حَمَلَ دَيْنًا فَقَالَ أَلْفَ مَرَّةٍ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَظِيمِ سَهَّلَ اللّٰهُ عَلَيْهِ ذَلِكَ“Sıkıntıya düşen veya borçlanan bir kimse, bin kere “lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azîm” derse, Allah Teala onun işini kolaylaştırır.”[ Bu manada birçok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Onlardan biri şudur: Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Her kim “lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azîm derse, doksan dokuz hastalığa şifa olur. O hastalıkların en basiti ise üzüntüdür. (Hakim, el-Müstedrek, 1/727, 1990.)]

NGB 19.09.24 16:21

Günah kısmına birşey diyememde.
Anne ve baba kısmında şuna dikkat etmeli.

Özellikle kişinin anası ve babası çocuğa beddua ederse.....
Buraya dikkat o beddua tutma olasılığı % 99.99999 dur.
tecrübe ile sabit.
Bunun üzerinde durun derim.
Sana yazılan birşey değilde genelde sitede arada yazanlar oluyor annemle babamla görüşmüyorum kimisi ölmüş küs halde sonra vicdan yapıyor işte ölen belki beddua etti.
Senin yazdığın gibi kimisi her işim ters gidiyor diyende var.
Herşey büyü-nazar- a bağlayanda varda beddua extra etkisi olan bişeydir.
Bazısı şunuda der anne baba çocuğuna beddua edermi valla öyle bir ederki sırtının üstüne yatınca anlarsın.
O sırtını yerden kaldıramazsın bedduaları genelde sağlam oluyor bilginiz olsun.
Hayatta her işin ters giderse o zaman anlarsın lan bir yerde kablo koptu ama nerdekızmak1
Olacak işlerin olmaz millet 3 adım ileri gider sen 1 adımı bırak 2 adımda dibe inersin gibi düşün.

Svg 19.09.24 16:55

Alıntı:

NGB Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638600)
Günah kısmına birşey diyememde.
Anne ve baba kısmında şuna dikkat etmeli.

Özellikle kişinin anası ve babası çocuğa beddua ederse.....
Buraya dikkat o beddua tutma olasılığı % 99.99999 dur.
tecrübe ile sabit.
Bunun üzerinde durun derim.
Sana yazılan birşey değilde genelde sitede arada yazanlar oluyor annemle babamla görüşmüyorum kimisi ölmüş küs halde sonra vicdan yapıyor işte ölen belki beddua etti.
Senin yazdığın gibi kimisi her işim ters gidiyor diyende var.
Herşey büyü-nazar- a bağlayanda varda beddua extra etkisi olan bişeydir.
Bazısı şunuda der anne baba çocuğuna beddua edermi valla öyle bir ederki sırtının üstüne yatınca anlarsın.
O sırtını yerden kaldıramazsın bedduaları genelde sağlam oluyor bilginiz olsun.
Hayatta her işin ters giderse o zaman anlarsın lan bir yerde kablo koptu ama nerdekızmak1
Olacak işlerin olmaz millet 3 adım ileri gider sen 1 adımı bırak 2 adımda dibe inersin gibi düşün.

Annem çok eziyet etti, bebekken bile dövmüş. Onu yine de affedebilirim ama babama kul hakkımı da evlat hakkımı da helal etmiyorum. Doğduğumdan evden ayrılana kadar bana zulmetmiş, zorla evlendirmeye çalışmış "bu evde yaşıyorsun, benim paramla yaşıyorsun, üstüne başına ben alıyorum, benim dediğimi yapacaksın" diyerek hayatımı mahvetmiş, alkolik küfürbaz biri bana beddua ederse etsin. Asıl ben ona beddua ediyorum. Bu dünyada da ahirette de rabbim onunla karşılaştırmasın. Kimse kimsenin yaşadığını tam olarak anlayamaz. Dilinden bir kez şükür duymadım. Beni yük olarak gördü. Evden ayrıldım. Başta zenginleşti gibiydi şimdi uzun zamandır yine "para yok" diyerek şikayet ediyor. Ben çocukken de parası yoktu. Kira ödemiyor, karısına hiçbir şey almaz. Memur emeklisi. Geçinemiyor. Yüzünü görseniz anlarsınız nefretimi. Annemle her gün kavga ediyorlar. Ölüsü dirisinden hayırlı.

betelgeuse 19.09.24 21:36

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638607)
Annem çok eziyet etti, bebekken bile dövmüş. Onu yine de affedebilirim ama babama kul hakkımı da evlat hakkımı da helal etmiyorum. Doğduğumdan evden ayrılana kadar bana zulmetmiş, zorla evlendirmeye çalışmış "bu evde yaşıyorsun, benim paramla yaşıyorsun, üstüne başına ben alıyorum, benim dediğimi yapacaksın" diyerek hayatımı mahvetmiş, alkolik küfürbaz biri bana beddua ederse etsin. Asıl ben ona beddua ediyorum. Bu dünyada da ahirette de rabbim onunla karşılaştırmasın. Kimse kimsenin yaşadığını tam olarak anlayamaz. Dilinden bir kez şükür duymadım. Beni yük olarak gördü. Evden ayrıldım. Başta zenginleşti gibiydi şimdi uzun zamandır yine "para yok" diyerek şikayet ediyor. Ben çocukken de parası yoktu. Kira ödemiyor, karısına hiçbir şey almaz. Memur emeklisi. Geçinemiyor. Yüzünü görseniz anlarsınız nefretimi. Annemle her gün kavga ediyorlar. Ölüsü dirisinden hayırlı.


imkanınız olduğu ölçüde oruç tutmaya çalışın inşallah.

Yalin 19.09.24 23:28

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamızın dediği gibi.
Benimde babama çok kırgınlıklarım vardı 1 sene boyunca hiç arayıp sormadım annem vefat ettikten sonra bazı olaylardan dolayı. Ama haklı olduğum halde hakkımı helal ettim ve bu yaz kendisi ile görüşmek istemediğim halde sırf Allah rızası ve korkusu için gittim konuştum. Manevi olarak çok daha rahatım şuan hiç değilse üstüme düşeni yaptım Allah CC rızası için. Bazen istemesende yapman gerekiyor.

Secretque 19.09.24 23:38

Allah yardımcın olsun kardeşim. Dilerim tez vakitte selamete çıkarsın.

xsy 20.09.24 14:47

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638479)
Merhaba kardeşlerim ve büyüklerim. İsmim Sevgi, 38 yaşındayım. Uzun uzun anlatıp baş ağrıtmak istemem. Ailemin beni zorla evlendirmek istemesi ve diğer her türlü şiddetten dolayı onları terk etmek zorunda kaldım. 12 yıldır ayrıyız. Yine de Allah rızası için son yıllarda, yılda bir iki defa ziyaretlerine gidiyordum. 4 yıl önce tamamen kavga edip koptuk, bir daha görmedim. Sadece annemi arada bir arıyorum. Babam alkolik, psikolojisi bozuk ve şiddet yanlısı. Annem de şiddet yanlısı ve psikolojisi bozuk.
Gelelim asıl sorunuma. Ben nasıl bir günah işledim acaba? Cezam bitmiyor. Yıllardır memur olmak için çalışıyorum. Ne yaparsam yapayım olmuyor. İlkin tek yaşıyordum. Yayınevine iş yapıyordum. Sonra babam gibi sevdiğim bir amcamızın eşi öldü. Benim de maddi durumum biraz kötüleşmişti. Yalnız kalmasın diye yanına taşındım. Ev işleri ders falan derken idare ediyordum. 2022'de düz memurluk için girdim. Sınav iptal oldu. Eylülde tekrar yapıldı. Rüyamda "77 puan aldım, 5 puanım daha olsaydı" diye birine ağlıyordum. Gerçekten de 77 aldım. İlk atamalarda atanamadım tabii. 2023 aralıkta tücaret bakanlığı 1250 kişi alacaktı. Sırf param olsun da tertemiz bir hayat kurup tek başıma kimseye yük olmadan yaşayayım dedim. Allah'a günlerce yalvardım. Sözleşmeli atanmış olanlar puanlarını kullanabildikleri için bunu da tercih etmişler. Yarım puan bile etmez bir puanla kaçırdım. 250 kişi evrak teslim etmemiş. Öyle üzüldüm ki. Allah'a "Allah'ım ben sana günlerce köpek gibi yalvardım ver diye, bu dünaymın geçimi için ahiretimi kurtarmak için, senin rızanı kazabilmek için istediğim memurluğu niye vermedin? Şimdi tahtından bana bakıp alay edip gülüyorsun değil mi?" dedim. "Bir daha sana dua etmeyeceğim, senden hiçbir şey istemeyeceğim. Yıllardır yalvarıyorum dileğimi vermiyorsun. Hangi günahım engel oluyorsa affet diye yalvardım sana." dedim.
Daha kötüsü asıl mesele burada. 2024 ocakta bir bakanlık alım yaptı. Martta mülakata girdim. Aylarca yalvardım. "Allah'ım bu evden sadece kedimi alıp gideceğim, nolur izin ver bu memurluğa alınayım" dedim. "Benim yükümü ondan al, onu yükümden kurtar" dedim. Bunu derken amcamın ölmesini hiç istemedim. Hep "Allah'ım nolur gideyim, o bu evde kalsın, uzun yıllar sağlıkla yaşasın" diye dua ettim. Bu arada temmuzda yanında yaşadığım bu amcam vefat etti kurtaramadım. Ve bir anda tek başıma kaldım. Hiçbir gelirim yok. Ev neyse ki kira. Oğlu cenazeye bile gelmedi. Eşyaları da istemediler. Kira olduğu için evden de atamaz oğlu. Ev sahibim de bir şey demedi. Burada herkes bizi baba kız biliyor. Maaş kalacak sanıyorlar. Ölümün devamında o günden düne kadar namazla, secdeyle, sabırla dua ettim. Sitenizde ne dua bulduysam defalarca okudum. Etmediğim dua kalmadı. 100'den fazla Yasin okudum. Geceleri teheccüd kıldım, sabah namazına kadar dua ettim. Yalvardım. "Allah'ım bu dğnyamın geçimi için, ahiretimi kurtarmak için, senin rızanınkazanmak amacıyla senin yolunda harcayabilmem için bana nasip et." dedim. Sözler verdim, yeminler ettim, adaklar adadım. İlk maaşımla adak kurbanı alacaktım. Kuran, seccade, namaz elbisesi, baş örtü alacaktım. Dün sonuç açıklandı yedeklerin en sonuncusuyum. Bana gelmesi imkansız.
Kardeşlerim ben ne yapacağım? Yalvara yalvara istedim. İyi niyetle istedim. Hangi günahımdan dolayı vermiyorsan o günahıma tövbe ettim afdet dedim. Hattâ bir ara "amcamı aldı, yerine memurluğu verecek herhalde" dedim. Vermedi. Tek dileğim bu düntamı ve ahiretimi kurtarmaktı. Ailemin yanına dönemem, ölürüm orada. 2 kedim var istemezler zaten. Ben de bırakıp gidemem. Kimsem yok. Yaşadığım yer küçük.
Allah rızası için sizden tek bir şey istiyorum. Zamanında halalarım yengelerim annemi babamı atırmak için büyü yaptırıp tutturamayınca bana yapmaya başlamışlar. 2018'den beri çabalıyorum olmuyor. Haziranda kurum güvenlik soruşturması yapmış. Adresim köydeydi. Tüm akrabalarım öğrendiler. Nolur yalvarıyorum üstümde büyü nazar muska bir şey var mı öğrenmek istiyorum. Kimsem yok Allah'tan başka. Çok büyük günah mı işledim yoksa sesimi mi duyuramıyorum bilmiyorum. N'olur yardım edin. Yedeğin en sonunda olmama rağmen hâlâ dua ediyorum. Aylarca rüyalar gördüm. Hep olacak dedim. Rüyalarımdan bazıları şunlar: Küçük bebek gördüm, bana "memur olacaksın" dedi. Kadının biri "asil listede 1.sıradasın" dedi. Uzaylıların gelip gittiklerini gördüm, çarşaflı arap kadın "imtihanı kazandın gidiyorlar" dedi. Komisyon başkanı arayıp "atandın" dedi. Hep merdiven çıktığımı gördüm. Genelde bozuk veya aşağı inen asansör görürdüm. Onlar yok aylardır. Rüyalarım hep böyle müjdeci idi. Yemyeşil araziler gördüm. Güzeldi.
Aslında amcamın öleceğini de gördüm de anlayamadım. Evin tavanı çöktü, çıplak kadın kapıya geldi, tavandan yağmur damladı falan tabirler hep "biri ölecek, evin reisi ölecek, baba ölecek, miras kalacak" diye çıkıyordu. Öz babam ölseydi de o amcam canım manevi babam yaşasaydı.

degerli kardesim yazinizi okudum
insallah dilegin olur fakat önerimi yapmak isterim sahsi görüsüm allahtan hep istiyoruz namaz kilarken bile sartli kiliyoruz niyaz ediyoruz özel isteklerde bulunuyoruz birde hayirlisi ne ise onu ver yarabbim de iste siz kendinizi memurluga sartlandirmis siniz ama kismetinizde ne var bilinmez o zaman bir baskasida basbakan olmak ister veya daha yüksek mevkiler ister eger kismetinde yoksa istek olusmaz ve birde bu dünya imtihan dünyasi verilenlere de sükür etmemiz yetinmemiz gerek simdi düsün eger tekerlekli sandalyede yürüyemez olsaydin memurlugu degil yürümeyi özgürce kosmayi ve baska hic birsey istemeyecektin biz insanlar hep isteriz verilenlerle yetinmeyip olmayani isteriz ama verilenler icin sükür edip dua etmeyiz organlarimizin saglikli olusundan dolayi sükür etmeyiz örnegin böbreklerin cürümüs olsaydi haftada 2,3 gün dializ makinasina baglansa idin memurluk aklina gelmez di saglik icin yalvarip istekte bulunacaktin bence sihhattin yerinde ise sükür et ve sükür namazlarini kil allaha verdikleri saglik icin sükürler et bak islerin düzelecektir memurluk ise kendiliginden gelecektir memurluk icin cok hirs yapma sabirli ol allah sabirli kullarini sever hayatin saglikli ise empati yap iki kolu olmayan, bacaklari olmayanlar var onlar bile sükür ediyor hayata öyle tutunuyorlarki o hallerine bile sükür ediyorlar sende sükür etki sagligin yerinde insallah islerin düzelir ama eger allah vermiyorsa bir bildigi vardir isyakar olma sabir kardesim sabir..

aile icin onlarin duasini rizasini almadan islerin rast gitmez baban anan ne kadar olumsuzda olsa onlarin rizasini alman dualarini alman gerek onlarlada iyi gecinip rizalarini hayir dualarini alman cok iyi olur

Svg 20.09.24 18:00

Alıntı:

Yalin Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638663)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamızın dediği gibi.
Benimde babama çok kırgınlıklarım vardı 1 sene boyunca hiç arayıp sormadım annem vefat ettikten sonra bazı olaylardan dolayı. Ama haklı olduğum halde hakkımı helal ettim ve bu yaz kendisi ile görüşmek istemediğim halde sırf Allah rızası ve korkusu için gittim konuştum. Manevi olarak çok daha rahatım şuan hiç değilse üstüme düşeni yaptım Allah CC rızası için. Bazen istemesende yapman gerekiyor.

Ben de Allah'a aylardır hattâ daha uzun zamandır hep "Allah'ım memurluğu nasip edersen senin rızan için annemi babamı ziyaret edip ellerini öpeceğim." dedim. Can güvenliğim nedeniyle yaşadığım yeri bilmiyorlar. En son 4 buçuk yıl önce eve gittiğimde kavga ettim babamla. Birkaç ay sonrasında annem "gel beni de al şehirdeki eve gidelim kalalım" dedi. Gittiğimde ise "birkaç gün burada kal, evi süpürmeden gidemem, yemek yapmadan gidemem" diye bahaneler buldu. Ben de çıktım kendi evime döndüm. Dönüşte kaza yaptım. Babam duyunca "kendi gebermemiş mi" demiş. O tarihten beri de görmedim. Arada bir gizli bumaradan annemi arıyorum. Hep babamı şikayet ediyor.
Ben her şeye rağmen Allah rızası için gidecektim onlara.

Svg 20.09.24 18:04

Alıntı:

Secretque Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638664)
Allah yardımcın olsun kardeşim. Dilerim tez vakitte selamete çıkarsın.

Allah razı olsun kardeşim. Rabbim hepimizin sıkıntısını gidersin. Geceleri uyuyamıyorum. Rabbim bir kapı açsın da kimseye muhtaç kalmayayım.

Svg 20.09.24 18:20

Alıntı:

xsy Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638709)
degerli kardesim yazinizi okudum
insallah dilegin olur fakat önerimi yapmak isterim sahsi görüsüm allahtan hep istiyoruz namaz kilarken bile sartli kiliyoruz niyaz ediyoruz özel isteklerde bulunuyoruz birde hayirlisi ne ise onu ver yarabbim de iste siz kendinizi memurluga sartlandirmis siniz ama kismetinizde ne var bilinmez o zaman bir baskasida basbakan olmak ister veya daha yüksek mevkiler ister eger kismetinde yoksa istek olusmaz ve birde bu dünya imtihan dünyasi verilenlere de sükür etmemiz yetinmemiz gerek simdi düsün eger tekerlekli sandalyede yürüyemez olsaydin memurlugu degil yürümeyi özgürce kosmayi ve baska hic birsey istemeyecektin biz insanlar hep isteriz verilenlerle yetinmeyip olmayani isteriz ama verilenler icin sükür edip dua etmeyiz organlarimizin saglikli olusundan dolayi sükür etmeyiz örnegin böbreklerin cürümüs olsaydi haftada 2,3 gün dializ makinasina baglansa idin memurluk aklina gelmez di saglik icin yalvarip istekte bulunacaktin bence sihhattin yerinde ise sükür et ve sükür namazlarini kil allaha verdikleri saglik icin sükürler et bak islerin düzelecektir memurluk ise kendiliginden gelecektir memurluk icin cok hirs yapma sabirli ol allah sabirli kullarini sever hayatin saglikli ise empati yap iki kolu olmayan, bacaklari olmayanlar var onlar bile sükür ediyor hayata öyle tutunuyorlarki o hallerine bile sükür ediyorlar sende sükür etki sagligin yerinde insallah islerin düzelir ama eger allah vermiyorsa bir bildigi vardir isyakar olma sabir kardesim sabir..

aile icin onlarin duasini rizasini almadan islerin rast gitmez baban anan ne kadar olumsuzda olsa onlarin rizasini alman dualarini alman gerek onlarlada iyi gecinip rizalarini hayir dualarini alman cok iyi olur

Cevabım için teşekkür ederim kardeşim. Allah razı olsun. Yazdıklarında çok haklısın. Aslında memurluk benim için bir vasıta diyebilirim. Nasıl anlatayım bilemedim. Gözüm yükseklerde olmadı hiç. Derdim çok para değil. Dersim dünyalık değil. Rabbime "bana para ver, zenginlik ver, dünyalık ver" diye hiç yalvarmadım. İstediğim sıradan düz memurluktu. Kendimi maddi manevi her türlü kötülükten haramdan korumaktı amacım. Çünkü tek başıma hayat kuracaktım. İşçi olsam ev kiralamak bile bir dert olacaktı benim için. Uzun süre özel sektörde evden iş yaptım. Kirada da oturdum. Ama bir an önce düzenli bir hayatım olmalıydı.
Tek başıma bir kadın olarak düzgün bir işim olursa bir çok kötülüğü kendimden uzak tutacaktım. Bana aileme büyü yaptıran o halalarım yengelerim falan onların çocuklarının da hayatları kötü durumda. Ben ise hep göze battım. Evden ayrıldığım için daha da göze battım. Onlar benim maddi durumumu hep iyi bildiler. Evimi geçindirdiğimi yayınevinde çalıştığımı bildiler. 4 yıldır neler yaşadığımı bilmediler.
Rabbime hep "bu dünyamın geçimi için, ahiretimi kurtarabilmem için, senin rızanı kazanabilmem için bana memurluğu nasip et. Tertemiz güzel bir hayat kurayım. Alacağım maaş bana da, evcil hayvanlarıma da, senin rızan için harcamama da yeter. Hiçbir zaman harama para vermem." diye dua ettim.
"Allah'ım benim yükümü manevi babamın üstünden al, onu benim yükümden kurtar. İzin ver işim olsun gideyim. Tek başıma yaşayayım. O yine evinde kalsın, sağlıklı mutlu huzurlu yaşasın" dedim.
Sonuç: Onun canını alıp beni bir anda ortada bıraktı ve üstüne de mülakatta yedeği 2 kat belirlemişler ve yedeğin sonundayım. Aileme muhtaç kalmaktan çok korkuyorum. O cehenneme dönemem. Hamd olsun ki bir evin içindeyim ve bir süre yetecek param var.
Sabah kafama dank etti. Dua ederken yanlış dua ettim sanırım. Onu benim yükümden kurtar derken onun ölmesini hiç istemedim. Tek başıma hayat kurayım derken o ölsün tek kalayım demedim. Hattâ "ya ölürse" diye korkup "Allah'ım o sağlıklı mutlu uzun yıllar yaşasın" diye dua ettim hep.
Duaya devam ediyorum. İçimden bir ses hâlâ "sağlık kurulu raporunu al kuruma gönder, istediğin olacak" diyor. Yedeğin sonunda olmama rağmen mucize olur mu bilmiyorum.
Küçük ilçede ne yaparım ben işsiz kalırsam? Rabbim beni kötü yollara düşürmeden iyilikle güzellikle hayırlısıyla iyi bir şeye kavuştursun.

Svg 20.09.24 18:29

Annem bana dua ediyor da babam etmez. Onun ağzından kimse için hayırlı bir şey çıkmaz. Kolon kanseri olmuş. Ameliyattan sonra öğrendi. Sanırım siroz da var. Kışın kafası kötü idi. İshaldi. Berbat durumdaydı. Annem o kadar çabaladı, pisliklerini temizledi uğraştı. Yazdan beri durumu iyi. Babam ona "napayım bakmasaydın" diyormuş. Sürekli hacet laflarıyla küfür ediyor. Eski haline dönmüş yani. Alkolik. Ona "sen böyle böyle yaptın" diyince hep kendi haklı. Asla özür dilemez, suçunu kabul etmez. Yani nasıl anlatayım size? Bu adamdan bedduadan küfürden başka şey çıkmıyor zaten. Kötü birinin de bedduası tutmaz artık ya. Onu Allah'a havale ettim. Benim birilerine haksız yere ettiğim beddua olmuşsa ve bana geri döndüyse de Rabbim affetsin tövbe ettim pişmanım.
Babamı son gördüğümde "gel evde kal, anan sana bir oda verir kalırsın" diyip karşılığında da kira istemişti. Bütün servetini bana verse 1 saat bile tahammül edemem. Zamanında onu ya da kendimi öldürmediğime dua etsin o. Ölüsü dirisinden hayırlı. Rabbim bu dünyada da öbür dünyada da karşılaştırmasın. Etek giymek istesem ya da işte genç kızım daha lisedeyim o yıllarda oje sürmek istesem falan tek laf derdi "o....pu mu olacaksın?" Dışarıdaki herkesi sapık zanneden akli dengesi bozuk, Allah korkusu olmayan birinin bedduası tutmasın.

Yalin 20.09.24 18:55

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638739)
Ben de Allah'a aylardır hattâ daha uzun zamandır hep "Allah'ım memurluğu nasip edersen senin rızan için annemi babamı ziyaret edip ellerini öpeceğim." dedim. Can güvenliğim nedeniyle yaşadığım yeri bilmiyorlar. En son 4 buçuk yıl önce eve gittiğimde kavga ettim babamla. Birkaç ay sonrasında annem "gel beni de al şehirdeki eve gidelim kalalım" dedi. Gittiğimde ise "birkaç gün burada kal, evi süpürmeden gidemem, yemek yapmadan gidemem" diye bahaneler buldu. Ben de çıktım kendi evime döndüm. Dönüşte kaza yaptım. Babam duyunca "kendi gebermemiş mi" demiş. O tarihten beri de görmedim. Arada bir gizli bumaradan annemi arıyorum. Hep babamı şikayet ediyor.
Ben her şeye rağmen Allah rızası için gidecektim onlara.

Allah yardımcın olsun kardeşim zor çok zor. Rabbim feraha çıkarsın seni Amin Amin Amin

Svg 21.09.24 08:51

Alıntı:

Yalin Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 638775)
Allah yardımcın olsun kardeşim zor çok zor. Rabbim feraha çıkarsın seni Amin Amin Amin

Amin kardeşim. Gerçekten çok zor. Yaşım daha genç olsa belki daha iyi olurdu da 38'den sonra ne yapacağım bakalım.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:17.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148