![]() |
Neye inanacağım, ne yapacağım?
Selamun aleyküm.
Benim yaşadığım bir sıkıntı halim var. Yüce Allah'tan istediğim bir hacetim var. Araştırmalar yaptım hacet namazları, hacet duaları, uygulamalar vs. çok fazla şey araştırdım. Ama kafamda bir sürü soru birikti ve çıkmaza girdim. Lütfen bilen ve bilgili insanlar bu konuda bilgilendirsinler. 1) "Allah'a çokca dua etmeliyiz ve duamızdan dönmemeliyiz, sonuna kadar Allah'tan dileğimizi istemeliyiz, vereceğine inanmalıyız, asla umut kesmemeliyiz" diye bir görüş var. Yani duada ısrarcı olmak. Buna katılıyorum. Allah Kadir'dir, onun için hiç bir şey zor değildir. Mucib'dir duaları kabul eder. Ben bu görüşe katılıyorum ve doğru buluyorum. Bununla beraber kimisi de diyor ki Allah'tan iste ama ısrar etme, vermiyorsa hayırlı değildir. E şimdi hayırsızı hayırlıya çevirebilen Allah'tır. Ben zaten hayırsızsa hayırlıya çevir diye dua ediyorum. O zaman da diyorlar ki Allah'ın işine karışma. Onun iradesini ortadan kaldıracak dualar etme. Ama Allah'tan isteyeceğiz her şeyi, Allah verecek o zaman ben dua etmeyi mi bırakacağım? (Şimdi buna şöyle cevap verebilirsiniz: dua etmeyi bırakmayacaksın ama hayırlısıyla olsun diye dua edeceksin. Ama hayırsızsa hayırlıya çevir Allah'ım da bir dua. Ben böyle dua etmemeli miyim?) 2)Bir çok sitede bir çok dua var, örneğin Ayetel kürsiyi şu kadar okursan hacetin gerçek olur, özellikle sayı ile verilen dualar. Ya da örneğin bu duayı bir sahabe yapmış ve kabul olmuş. Bunu şu günde şu kadar yaparsan duan muhakkak kabul olur deniyor. Kesin kabul olma müjdeli dualar bile var büyük alimlerin paylaştığı. Hatta çok etkili 12 rekatlık hacet namazı diye bir şey gördüm geçen gün. Tanınmış bir alim youtube'da paylaşmış. Bunlar rivayetle günümüze kadar gelmiş. Bu 12 rekatlık hacet namazını araştırdığımda bunu rivayet eden kişinin yalancı olduğu söylemiyle karşılaştım. Böyle bir şey görünce de kendi kendime dedim ki "çok fazla uygulama var o zaman ben hacetim için hangisini yapmam gerekiyor?" Kimisi de diyor ki sayılarla alakası yok, gönülden yaptığın dua ile Allah'a ulaşabilirsin ve duanı kabul eder. Tabi ki elbette öyle. Allah bütün dualarımızı görüyor ve biliyor. Pekala bu sayı ile dua etmenin, normal dua etmekten farkı nedir? Sonuçta Allah iki şekilde de duamızı duyuyor, kabul etmek onun kararıdır. 3) Havas ilminde belli bir sayı ile bir ayet okuyup o surenin hadiminden yardım istemek de var. Örneğin dün gördüğüm Ayetel Kürsi uygulamasında ayetel kürsinin görevlisinden isteğini istiyorsun. Fakat Allah buyuruyor ki "Yalnız benden isteyin". O zaman Allah'tan istemek ile bu uygulamaları yapmak arasındaki fark nedir? Gerçekten aklımı kaybedeceğim. Başka bir dua var bir yerde 9999 adet okursan böyle olur diyor. bir yerde 1001 kere okumalısın diyor. Ben günlük yaşantımda saygılı bir insanım. Emin olabilirsiniz ki bir mecliste olsak sizler gibi bilgili hocalarım yanında saygıyla otururdum. Bu imajla değerlendirmenizi isterim ve beni ukala olarak görmenizi istemem. öğrenmek için sizlere soruyorum. Allah razı olsun. |
Alıntı:
Sakın vazgeçme.. Allah, duasında ısrar edenin hayalini nasip eder. Eğer Allah nasip etmiyorsa da bir hikmeti vardır. Muhakkak sen hayırlısını nasip et diye dua edip bekleyeceksin vazgeçmeden. Eğer Allah sana nasip etmiyorsa belki seni kötü bir durumdan koruyordur ama sen bilmezsin . Ayetel kursi veya baska duayı oku kesin olacak diye bir şey yok .Allah bilir herseyi belki sen kötü birsey istiyorsan olmayabilir. Olacaksa bile zamanını sen bilemezsin.Çünkü o an anlamıyorsun neyin iyi ya da kötü olduğunu. Dua ederken inanıp istemek önemli. Küçük yaşta dua ederken kitapta 'ihlasla okuyun diye yazıyordu' ben onu ihlas duasını okumak olarak algıladığım için okudum ve olmuştur. |
Alıntı:
|
2 rekat haced namazı 1 fatiha-3 ihlas suresi 1.rekat 1 fatiha-3 ihlas suresi 2.rekat 3 ihlas okunmanın amacı kuranı hatim etmiş sevabı yazılır deniyor. Yani 2 rekatta 2 kere hatim etmiş olursun. Duada işte mesele samimiyet önemli günümüz insanı paragöz olduğu için aslında zihniyet şu nasıl kişi işte çalışır karşılığında ücret alır.İşte bazısı 5 vakit namaz kılmayı islami kurallara uyduğu zaman baanda yağdır yarabbi hesabı düşünen zihniyette vardır. hal böyle olunca işte istekler bitmez abartılarak istneir.öyle bir noktaya gelir çevremde çok duydum ya ben namaz kılıyorum eeeee bana gram gram veriyor parayı namaz kılmayan günah içinde yüzene ise kamyonla akıyor para. Senin dediğin hayırsızdan kastın işte zaten hayırsızsa isteme derim. Ara ara inada yazarım gene yazayım uç örnek bunlar oluyor nasıl adam yada kadın komşuya aşık olur şimdi bu kamil namaz kılan biri olsa ve namaz sonu dua etse yarabbi komşunun eşini öldürde karısı yada tersi kocası bana kalsın diye dua eden vardmıdır? Vardır emin ol.Büyü yapan hased fesad iş yapan işte onun eşi ile bunun bilmemnesi ile her haltı yiyen kişi başına bir iş gelincede ya bu benim başıma niye geldi. Sen emir ve yasakları deldin ondan geldi diyorum. onun için duanda samimi ol.hayırlısını dile. |
Saygıdeğer büyüklerim, hocalarım mesajlarınız için teşekkür ederim. Ben bir aşk acısına tutuldum. Uzun zamandır çekiyorum. İçimde korku, anksiyete, kuruntu yapma, kendine acıma duygusu, her zaman kötüyü düşünme gibi psikolojik sorunlar yaşıyorum. Psikoloğa da gittim, antidepresan da kullandım. Antidepresanı bıraktım. İçimde hep bir umut vardı. Ben yaptım siz yapmayın belki örnek olur; fal baktırdım. Ve falcı bana hep olumlu şeyler söyledi. Umut aslında burdan kaynaklanıyordu umudumu hep pozitif tuttum çünkü falcı her zaman güzel şeyler söyledi. Aman ha gidip de acınızı ertelemeyin. 9 ay geçti ben daha acımı taze taze yaşıyorum. Karşı taraf unuttu hayatına döndü bense bu süreçte hep falcının dediklerine inandım. Geleceği söylemesine inanmadım ama genelde anlık bilgiler alıyordum (Hala seni seviyor, senden vazgeçmez vb. gibi) Bunlara inandım ve bu güne kadar geldim. Aşk acısı şimdi başlıyor.
NGB hocamızın dediği gibi bu sevgililik haram olduğu için kendim ettim kendim buldum. Bu konudaki araştırmalarımdan şunu çıkarttım; İnsan başına bir musibet geldiği zaman Allah'ı suçlamamalı. Çünkü ne yaparsa kendine yapar. Yunus A.S balığın karnına girdi ve "la ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin" dedi. Yani " ben kendine zulmedenlerden oldum" diye de belirtti. Ben de kendine zulmedenlerden oldum. Dua ederken tabii ki bu bilinçte olmalıyız. Biz bir hata yaptık ve ya bizim bir hacetimiz var ve bunu boynumuzu büküp Allah'tan istemeliyiz. Allah bizim dilediğimizi vermek zorunda değildir elbet. Yalnızca dilerse bize mağfiret eder ve kabul eder. Bunun bilincine varabildim. Lakin emin olmak istiyorum. Bu kadar farklı dua var, bu kadar farklı yöntem uygulama var, bu kadar çeşit varken bunların hangisinin sahih hangisinin sahih olmadığını nasıl bileceğiz? Ve ya bunlara gerek olmadan yalnızca ellerimizi kaldırıp dua etsek bunların yerine geçer mi? Bunların bizim duamız ile farkı nedir? Ayet görevlilerinden istemek günah olmaz mı? Herkes farklı bir şey söylüyor. Gerçekten sahih olan gerçek olan hacet namazlarına, dualara gerek var mıdır bunlar nerede bulunur? Umarım kafamdakileri dile dökmeyi başarabilmişimdir. Hayırlıyı ve hayırsızı elbet Allah bilir. Hayırsızsa da hayırlı bir şekilde nasip et yarabbi demek günah mıdır? Allah'ın iradesini aradan çıkartmak mıdır? Bu gayri meşru bir hayırsızlık değil. Kız arkadaşım beni terk etti ve onu geri istiyorum. Helal çerçevede istiyorum. Yani mesafeli ve sonu evliliğe giden bir arkadaşlık. Allahım hayırsızsa benim için hayırlı et ve onu bana nasip et demek günah mı? Alıntı:
|
Alıntı:
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi biriniz acele etmedikçe duası kabul edilir. (Kul acele ederek) Rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi, der.” (Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikir 90, 91. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Daavât 12; İbni Mâce, Dua 7) Müslim’in diğer rivayeti şöyledir: - “Bir kul günah olan veya akrabası ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duası kabul olunur.” - Yâ Resûlallah! Acele etmek ne demektir? diye sorulunca da şöyle buyurdu: - “Nice defalar hep dua ettim de Rabbimin duamı kabul buyurduğunu gördüğüm yok, der. Duasının hemen kabul edilmemesi sebebiyle bıkar ve duayı bırakır.” (Müslim, Zikir 92) O zaman acele etmediğimiz ve inancımızı kaybetmediğimiz sürece duamız elbet kabul olacak anlamına gelmiyor mudur? Beni anlıyor musunuz kardeşlerim? |
Kalbinizden hangisini yapmak geliyorsa sayılı sayısız Zikir vs.İçinizden geldiği şekilde yapın.Olmuyorsa Allah her şeyi bilir olmaması gerekiyordur demek ki.Bu Sizin için Hayırlı olduğundandır.
|
Alıntı:
|
Ya Allah sorarsa neden duandan vazgeçtin diye? O her şeye kadirdir. Hayırsızı hayırlıya çevirmeye de gücü yeter. O zaman sonsuza kadar aynı şeyi istemek mi gereklidir? Bu bir paradoksa çıkıyor sanırım.
|
[QUOTE=BirKul41;644196]Duanın kabul olma şartlarında asla umudunu kaybetmemek ve Allah'a güvenmek var. Bunu yapmamış olabilir misin? Çünkü bir yerde okudum:
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herhangi biriniz acele etmedikçe duası kabul edilir. (Kul acele ederek) Rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi, der.” (Buhârî, Daavât 22; Müslim, Zikir 90, 91. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Daavât 12; İbni Mâce, Dua 7) Müslim’in diğer rivayeti şöyledir: - “Bir kul günah olan veya akrabası ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duası kabul olunur.” - Yâ Resûlallah! Acele etmek ne demektir? diye sorulunca da şöyle buyurdu: - “Nice defalar hep dua ettim de Rabbimin duamı kabul buyurduğunu gördüğüm yok, der. Duasının hemen kabul edilmemesi sebebiyle bıkar ve duayı bırakır.” (Müslim, Zikir 92) O zaman acele etmediğimiz ve inancımızı kaybetmediğimiz sürece duamız elbet kabul olacak anlamına gelmiyor mudur? Beni anlıyor musunuz kardeşlerim?[/QU İstedigin şeye bağlı bu anlatamadim sanirim guzel kardesim ayda evim olsun diye inancla guvenle dua et sabret bakalim olacakmi ? İstedigin sey senin kaderinde nasibinde yoksa olmaz zamanada biraksan olmaz ömür boyuda beklesen olmaz tüm dünya bir araya gelse yine olmaz Allah dilemedikçe kaderinde olmayan bir insani inancla guvenle acele etmeden ömür boyuda beklesen bildigin tüm dualarida okusan yine olmaz Allah nasip ederse bir duaylada olur hersey onun izninde ama bakiyorsun seneler yillar geciyor zenginlik icin dua ediyorsun olmuyor yok demekki nasibinde yoluna bakacaksin seninkisi sanirim bir gönül işi nasibinde varsa zaten olacak emin ol AMA yoksa hergun inancla guvenle dua et 5 yıl sonra yaz bana kaderi ancak dua degistirir derler ama oda degisecegi kaderinde varsa 🤲 |
Alıntı:
|
Alıntı:
Falcı adı üzerinde bu iş üzerinden para kazanıyor. Hep olumlu şeyler söylerler ve buna inanmak isteğin için inanıyorsun. Allah sana bu durumu yaşatıyorsa ders alman gerekir tek söyleyeceğim bu senin için. Kimse vazgeçilmez değildir. Bu durum belki seni başka bir kötülükten koruyor haberin yok olmadığı için sorguluyorsun. Falcı konusunda günahı sorgulamıyorsun ama hayırsızsa hayırlı et diye dua etmeyi sorguluyorsun!.. Bak bugün değil ama yıllar sonra anlayacaksın hayırlısını istemeyi. Biraz zaman geçtikten sonra mutlaka birini seveceksin olmaz diye düşünme mutlaka olur. Allah “Kimi benden çok seversen onu senden alırım. “Onsuz yaşayamam” deme,seni onsuz da yaşatırım. Diye bir söz var. |
Alıntı:
"Hayırsızsa hayıra çevir" sözü bana çok doğru gelmedi. Taktir Allahındır. Kişi en sevdiği ile sınanır eğer bu ayrılık sınavınsa manen yara alırsın. Allah herşeyi hakkıyla bilendir. Belki seni çok sevdiğinden onunla aranıza engeller koyuyor. Belki bir araya geldiğiniz anda bir felç geçirip ayrılmanız gerekecek. Bu belkiler o kadar çok ki. Müminer yakışan şudur. İster cefa ister vefa, Kahrın da hoş lütfunda hoş. Bir dert gönder yahut deva! Kahrın da hoş lütfunda hoş. Hoştur bana senden gelen, İster hırka, ister kefen, Ya taze gül yahut diken, Kahrın da hoş lütfunda hoş. Unutmamalı ki yaradanın ol demesi yeterli iken oldurmuyorsa bu senin için hayırlı olandır ya da ileride olacak bir şey ise acele etmeninde bir manası olmaz. Düşünki sizi ayrılığa düşüren bir akrabasının vefatı söz konusudur, ya da ruhen bir olgunluk safhasındadır. Vakit Allahın tayin ettiği bir vakit olacaktır sen umudunu kaybetmeden istemeye devam etmelisin. İsteme o hayırsızsa hayırlı yap şeklinde olması bana doğru gelmiyor. Aksi halde isyan boyutuna sürüklenirsin. Allah erkeğin kadına kadının erkeğe aşkını yasaklamamıştır ( helal çerçevesinde) Her aşk yunus gibi olmalı aşık olduğun kişide rahmanı bulmalısın aksi halde bu da Rahmana dokunabilir. Düşün ki Ey rabbim o sevdiğime verdiğin güzellikler senin deryanda damla bile olamaz, o bu kadar güzelken kim bilir sen nekadar güzelsindir. Gibi bir yaklaşım seni Allaha yaklaştırır. Aksi davranışlar her zaman uzaklaştırır mazallah. Allaha emanet ol. Hakkında Hayırlısını versin Yaradan. Not: Bir ressama dahi o yeteneği veren Allahtır. Onun dilemesi, ilhamı ve dahi verdiği akılla yapılan bir sanat çalışmasında Allah varsa Kimbilir kendisi nasıl bir güzelliğin merkezidir. |
Dua edemediğim zaman (çalışırken vs) çok rahatsız oluyorum. Kendimi Allah'a bırakmak istiyorum artık. Çok yoruldum. Ama ben iki gün onunla iki gün bununla gezeyim diyebileceğim bir insan değilim. Bir insan sevdim onu da çok istiyorum. Tekrar geri kazanmak istiyorum. Ben Allah'a yalvarmayayım da ne yapayım? Herkes bırak diyor herkes önüne bak diyor. Ben nasıl bakayım önüme de onu bırakayım? Dua etmekten nasıl vazgeçeyim? Olmaz denir mi? Kabul olmadı duam der miyim? Dememem gerek. Sürekli dua ediyorum kendimi insanlardan soyutladım. Sürekli ibadet ve Allah'a yalvarmak istiyorum. Bu sebeple de araştırarak farklı dualar buldum. Boğulmuş hissediyorum. Israr etme gibi cümleler duyunca çaresizliğe kapılıyorum. Allah'tan başka kimsenin bana yardım edemeyeceğine inanıyorum. Günlerdir evimde değil arabada arka koltukta uyuyorum. Eve giremiyorum. Yalnız durmak Allah ile baş başa kalmak istiyorum. Ne yapacağım bu aşk nasıl bir şeymiş böyle? Siz takvada üstte olabilirsiniz size basit gelebilir, ben ise cahil bir gencim. Yukarıdan aşağıya bakıp iyi dileklerde bulunuyorsunuz Allah razı olsun. Ama buradan bakınca öyle olmuyor ki. Allah ile konuşmak istiyorum sürekli konuşuyorum. Ama bir taraftan da ısrar etme gibi şeyler duyunca acaba diyorum ki Allah bana kızıyor mudur? Acaba insanlar ile bana mesaj mı vermeye çalışıyor. İkilemde kalıyorum. Ama bilemem ki ben neyin hayırlı olup neyin hayırsız olduğunu ben bir kulum. Bu yüzden falcıya gittim hocalara gittim. İnsanım ben kulum hatalar elbette yaptım. Ama kurtulamıyorum büyüklerim içime bir sıkıntı dumanı basıyor ki anlatamam. Diyorum ki sonra benden kötü halde olan insanlar muhakkak var. Benim dert diye düşündüğüm şeyi tercih edecek insanlar var. O zaman da diyorum ki bu kadar kendimi harab etmeyeyim. Ama kendimi harab etmezsem de Allah'a nasıl yakaracağım? Titreyen bir kalple dua etmem için benim sürekli bu mevzuyu düşünüp Allah'a yalvarmam gerek. İnsanlara tahammülüm azaldı uzaklaşıyorum insanlardan. Arkadaşlarımla bir kahve bir çay içemez duruma geldim. Sürekli Allah'ın huzurunda olup ona yalvarmak istiyorum. Keşke Allah'a sarılabilsem de bütün gözümdeki yaşları onun önünde akıtabilsem bu konuyla ilgili. Aynı zamanda hamdolsun ki sağlığım yerinde ve ailem yanımda. İnsan nasıl bir canlı sahip olduklarını biliyor ama daha fazlasını istiyor. Ama istemek, dua etmek Allah'ın büyüklüğünü kabul etmektir. Burada bir yanlış yok. Bu durumun geçeceğini biliyorum ama kuruntu yapıp şu an birisiyle mi birlikte, şu an ne yapıyor vs diye şeyler aklıma geliyor. O duman yine içimi kaplıyor. Ben kabul ediyorum kendi kendime yaptım ve bu ayrılık beni buldu. Harama bulaştım ve cezasını çekiyorum. La ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimin. Yarabbi ben kendine zulmedenlerden oldum beni bağışla. Anladım ki hiç bir insan, hiç bir canlı bana yardımcı olmayacak. Sadece Allah bana dilediğimi verir isterse. Ben istesin diye çabalamak istiyorum. Ben eğer gönlümdeki hayırsızsa onu hayırlı etsin sonra da bana nasip etsin diye dua ediyorum. Belki hayırsız bir insanın düzelmesine vesile olacak bu dua. Neden ısrar etmemem gerekiyor anlayamıyorum. Ve istediğim olması mümkün olmayan bir şey değil. Öyle olsa bile Allah için imkansız yoktur. Tek güvenmemiz gereken bu değil midir? Yapmam gereken tek şey Allah'a yalvarmak. Ben yoksa bu işin içinden çıkamıyorum saygıdeğer büyüklerim.
Bir çok uygulama gördüm. Gece yatmadan okuyunca istediğin bir şeylerin cevabını alabiliyormuşsun. Bunları denemeye çalışıyorum. Geri çevrilmeyen dualar diye Cübbeli Ahmet hocanın videoları var onları izliyorum. Bir tanesinde diyor ki gök yere insin dese inermiş. Çok fazla dua var. Çok fazla uygulama var. Ama ben tedirgin oluyorum dua ederken Allah bana kızıyor mu diye. Hem diyorum sana şükretmen gereken bir sürü şey verdim neden hala bu kızı istiyorsun diye kızar diye, hem diyorum bunlar şeytanın bir vesvesesi mi acaba, dua etmeye ve onu ısrarla istemeye devam etmeliyim. Ben işin içinden çıkamadım büyüklerim. Dua kapısını asla terk etmeyeceğim. Israrla onu isteyeceğim. Allah'tan beni olmayacak bir şeye umut besletmemesini isteyeceğim. Rüyalarımda belli şeyleri görebilmeyi isteyeceğim. Allah günahlarımızı affetsin. Bu dua etmedeki güçlük şeytanın bir oyunu mu? Yoksa Allah bana bu konuda dua etme mi diyordur bilmiyorum. |
Panik yapıyorum, bazen aceleci davranıyorum, içim titriyor sıkışmış hissediyorum. 8 ayı geçti. Ben hala bu durumdayım. Allah'ın bu hallerimi isyan olarak algılamasından korkuyorum. Allah'ım gerçekten bu isyan değildir. Ben kulum benim görevim dua etmektir, kabul edip etmemek senin elindedir. Vermiş olduklarına hamdolsun. Sen alemlerin rabbisin. Lutfedip gönlümdekini benim için hayırlı kıl ve onu bana nasip et. Senin bahçen geniştir, senin hazinen sonsuzdur. Senin olanakların sonsuzdur. Sen ol dersin ve olur. Sen istersen her şey olur, lütfedip iste, gönlümdekini ver yarabbim. Amin.
|
Alıntı:
|
Peygamberimiz bunalınca dağa çıkardı, ben de insanlardan uzaklaşmaya çalışıyorum. Öyle Allah'a yakın olmaya çalışıyorum. Seccadede kıvrılıp uyuyorum. Şimdi desem ki bu nasıl bir histir; sanki bu bir isyan olacakmış gibi, ama rahatsızlık verdiği doğru. Korkuyorum Allah başıma büyük bir musibet verir diye. Sizce öyle midir? Kul olarak görevim hislerimi Allah'a samimiyetle bildirmek değil midir?
Bu çok ince bir çizgi midir Allah'a yakarıp içini dökmek ve isyan arasında olan? Allah'ım şüphesiz verdiklerin çok kıymetlidir. Olanaklarım ve sağlığım için, beni seven insanlar için sana hamdolsun. Yalvarırım bana kızıp gazap etme. Yüreğimde bir üzüntü var. Sen bunu onar ve bana gönlümdekini hayırlısıyla nasip et. Yüreğimde üzüntü var demek Allah'ın gücüne gider mi? Bana der mi ben sana sağlık verdim, aile verdim, iş verdim rızık verdim. Daha ne üzüntüsünden bahsediyorsun diye? |
Alıntı:
Bakara suresi 186. Ayet lafzı anlamıyla her duanın Allah tarafından karşılık bulacağını düşündürür. Fakat ayetin dil yapısı ve derin anlamı böyle bir düşüncenin isabetli olmadığını gösterir. Daha açıkçası ayet, duaya icabetin kullara yönelik bir ilahi lütuf ve inayet olduğuna dolayısıyla her duaya her zaman ve zeminde icabet edilmesi gibi bir mecburiyet bulunmadığına işaret etmektedir. Bu noktada ‘’Ayetteki ifade yapısı Her kim dua ederse Allah da o kimsenin duasına icabet eder’’ şeklinde bir şart-cevap kurgusuna sahiptir. Böyle bir ifade telazüm, yani iki şeyin karşılıklı olarak birbirini gerektirmesi sonucunu verir’’ şeklinde bir argüman ileri sürülemez. Çünkü burada söz konusu olan şart duayı icabete bağlamaya değil, soruyu cevaba bağlamaya yöneliktir. Bunun içindir ki ayette (Dua ettiğiniz takdirde bende icabet ederim) denilmemiş bilakis ‘’ وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ’ Şeklinde bir ifadeye yer verilmiştir. (İbn Aşur, et_Tahrir ve’t-Tenvir ikinci cilt sayfa 179) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu rivayet her ne kadar menkıbe tarzında olsa da dua konusuna dair ihtiva ettiği mesaj en azından bizim için çok önemlidir. Dille duanın Allah’la irtibatı sağlamlaştırmak, dini-ahlaki bilinci canlı tutmak, manevi arınmayı artırmak, iç huzuru sağlamak gibi birçok işlevinin bulunduğu şüphesiz olmakla birlikte, Ehl-i Sünnet alimlerine göre gerçek dua rıza ve teslimiyet halinde fiili olarak edilen duadır. Daha açıkçası, İnsan (kul) Allah’tan bir istek ve dilekte bulunacaksa, evvel emirde bu isteğin gerçekleşmesine yönelik sebeplere tevessül babında azami gayretle fiili gayret sergilemeli ve bu süreçte Allah’tan inayet, Nusret ve tevfikini esirgememesi yönünde moral destek talep etmelidir. Bu anlamda dille dua ancak manevi destek ve motivasyondan ibarettir; gerçek dua ise her şeye rağmen rıza halinde fiili çaba göstermektir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Yazdıklarınızı okudum. Bağımlı kişilik özellikleriniz açıkça yansıtılıyor. Ne yazık ki, bu durumunuz bu ilişkinizle başladıysa, sizi bu hale getiren kişi, bağımlı kişilik oluşturan manipülatif bir karakter olabilir. Günümüz insanları, ego tatmini için bu tür yollara başvurur ve taktiklerle insanların zaaflarını kullanarak kendilerine bağlar, ardından terk ederek onları darmadağın edebilir. Ancak, bahsettiğiniz kişi böyle biri değilse, durumunuz özgüven eksikliği ya da geçmişten gelen duygusal travmalarla bağlantılı olabilir. Bunun yanı sıra, yazdıklarınızda anksiyete temelli bir yaklaşım da görülüyor. Ayrıca, başkalarının tavsiyelerini dinlemekte zorlandığınızı ifade ediyorsunuz. Bu, dış dünyaya kapanma ve kendi iç dünyanızda sıkışıp kalma hissini yansıtıyor. Kendinize karşı bu kadar acımasız olmayın; biraz şefkat gösterin. Bir terapist veya psikolojik danışman ile çalışmak, bu düşünce kalıplarını çözmeye ve daha sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştirmeye yardımcı olabilir.
İnancınızın da güçlü olduğunu görüyorum ve bu size destek sağlıyor, her ne sebeple duaya sarılsanız bile. Ancak bu güçlü inancı, içsel bir denge bulmak için de kullanmanız faydalı olabilir. Yani, sadece onay arayışı yerine, duaları içsel huzur için bir araç olarak görmeye çalışmanızı tavsiye ederim. Bu, hem manevi hem de psikolojik olarak size destek olabilir. Diğer sorularınıza gelince: 1. **Dua ve İçsel Huzur**: Dua ederken "hayırlısı" demek veya ısrarcı olma konusundaki endişelerinizi azaltmak için, duayı içten ve samimi bir bağ olarak görmeniz faydalı olabilir. Duaların kabul şekline dair spekülasyonlar yerine, Allah’a güvenmek ve içsel huzuru bulmaya odaklanmak, kafa karışıklığını azaltacaktır. Bu sayede kaderiniz şekillenirken siz de tanık olarak kalacaksınız. 2. **Manevi Yolda Sabır ve Anlam Arayışı**: Manevi yolculuklar bazen belirsizliklerle dolu olabilir. Bu süreçte sabırlı olmanızı ve her sorunun net bir cevabı olmayabileceğini kabul etmenizi tavsiye ederim. Manevi yolculuk sadece bilgiyle değil, aynı zamanda hisler ve tecrübelerle de şekillenir. Bunu hatırlamanız faydalı olabilir. 3. **Güvenilir Kaynaklara Yönelme**: Farklı kaynaklardan gelen rivayetler ve uygulamalar kafa karışıklığına neden olabilir. Güvenilir din alimlerinin kaynaklarına yönelmek ve onlarla yolunuza devam etmek faydalı olacaktır. İnternette dolaşan bilgi kirliliğine karşı dikkatli olmak, manevi huzurunuzu koruyacaktır. 4. **Denge Bulma**: Havas ilmi gibi uygulamalarda, sayı ve surelerle ilgili ritüellerin dinin özünden sapmaması gerektiğini anlamak önemlidir. Dualarınızı Allah ile aranızdaki bağa dayandırmak ve ritüellerin sadece bir araç olduğunu unutmamak daha sağlıklı olacaktır. Dilerim siz de "çekil önümden Leyla ben Mevla'ya gidiyorum "diyenlerden olur gerçek aşkı bulursunuz. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:56. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com