![]() |
Ben ilim şehriyim; Ali ise kapısıdır hadisi
Hadis sahihmidir sahihse manası nedir?
|
Alıntı:
ettiği, bu sebeple de ilim öğrenmek isteyenin mutlaka ondan feyiz alması gerektiğiiddiası da bu rivayete istinat edilmiştir. Bu görüş ilk defa Şiiler tarafından ortaya atılmıştır. Hz. Ali henüz hayatta iken çevresinde toplanan bazı kişiler onda başka hiçkimsenin bilmediği bir batın ilminin varlığından söz etmişlerdir. Halbuki onun Hz .Peygamber' den özel bir ilim ve talimat almadığına dair rivayetler vardır. Bukonuda nakledilen bir rivayete göre Hz. Ali’ye Resul-i Ekrem'in kendisine ne gibi sır verdiği sorulmuş, bu soruya kızan Hz. Ali’nin Resul-i Ekrem'in insanlardan gizlediğihiçbir şeyi sır olarak söylemediği, kendisine özel bir bilgi tahsis etmediği belirtilmiştir.[ Buhari Cihad 171; Muslim, Edahl43-45; Tirmizi, Diyat 16] Buna rağmen Şiiler Hz .Peygamber'den sonra yegâne meşru halife tanıdıkları Hz. Ali’nin başka insanların bilmediği batın ilmine sahip bulunduğu, onun ilim şehrinin kapısı" olduğu inancını sürdürmüşler ve kendisine ait olduğunu iddia ettikleri bazı sözler rivayet etmişlerdir. Hz. Ali’nin batın ilmini bildiği görüşüne Şiilerin dışında bazı muhaddisler ve özellikle de sufiler destek vermişlerdir. Hadisçilerden Aliyyü'l-Kari batını yorumlan çok doğru bulmasa da ilim şehrinin kapısının Ali olduğu şeklindeki tahsisintazim, yani Hz. Ali’nin büyüklüğünü ifade ettiğini, bunun doğru olduğunu, Hz. Ali’nindiğer bazı sahabilere göre daha büyük ve daha alim olduğunu söylemiştir Kari ‘ninişaret ettiği söz konusu hadis tasavvufi bilgilerin kaynağının Hz. Ali olarak kabul edilmesine yol açmış, bu durum Hz. Peygamber’e kadar uzanan tarikat silsileleriyle dedesteklenmiştir . Sufiler, Hz .Ali'nin işbaşına geldiğinde hakikatlerin işaret taşlarını yaydığım, gizliliklerin sırrını açtığını, ondan iki oğlu Hasan ile Hüseyin'in, Kümeyl b.Ziyad 'ın ve Hasan- ı Basri 'nin zikir ve telkini aldığını söylemişlerdir. Bu sebeple tasavvufi ilimlerin tarik ve silsilelerinin ona erişmesi, "ilmin şehri"hadisi ile münasebetlindir ilmiş, İslam 'da her tarikat silsilesi Hz. Ali’ye ulaştırılmış,Nakşibendilik dahil cümle tarikatlarondankollaratevziolunmuştur.Muhaddislere rağmenbu hadisin sahih olduğunu kabul eden tasavvuf er bab ı , Hz. Ali’nin yoğun hilafet işlerisebebiyle tasavvufun esaslarını geniş bir şekilde açıklamaya fırsat bulamamış olsa bilebu ilmin esaslarını Hz. Peygamber’den öğrendiğini, bu esasları ondan da Hasan -ıBasri'nin elde ettiğini ileri sürmüşlerdir. Bazı hadis alimleri bu görüşe karşı çıkarakHasan-ı Basri'nin Hz Ali'yi kısa bir süre görmekle beraber ona talebelik etmediğini Belirtmişlerdir. Aliyyü'l-Kari hırka meselesinin aslının bulunmadığı konusunda muhaddislerin ittifak halinde olduklarını nakletse de mesele hadisçiler arasında tartışma mevzusudur. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:50. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com