![]() |
Rahatça Zikir çekmek için Korunma
Selamın Aleyküm Acil olarak bana icazet almış zikir çekebilmek için tüm zararlı cinlerden korunma tılsımı ( cehenneme girmeye sebep olmayacak helal dairesinden ayrılmamış büyü tarzı işlemlere kesinlikle girmeden) yapabilecek varmıdır ücretli olarak..
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah’ın izniyle tüm zararlı varlıkların şerrinden korunmak için İslam’ın helal dairesinde kalmak en doğru yol olacaktır. Bu bağlamda, zikir ve dualarla korunmanız için bazı öneriler sunmak isterim: 1. **Namaz ve Dua:** Farz namazlarınızı eksiksiz kılmaya gayret edin. Özellikle sabah ve yatsı namazlarından sonra Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyarak Allah’a sığınabilirsiniz. Bu sureler, Resulullah’ın (s.a.v.) tavsiye ettiği en güçlü korunma dualarındandır. 2. **Zikir ve Safiyet:** Uyanık ve saf bir bilinçle çekilen her zikir, Allah’ın izniyle, cinlerin şahı gelse dahi bir gram vesvese etkilemeyecektir. Tecrübeyle sabittir ki ihlasla yapılan bir besmele dahi, doğru niyet ve safiyetle çekildiğinde, binlerce tılsımdan daha güçlüdür. Kur’an ve sünnetle meşgul olun; bu, sizin en büyük kalkanınız olacaktır. 3. İcazet:** Eğer bir mürşit ya da ilim ehli bir kişiden icazet alarak zikir yapmak isterseniz, güvenilir bir hocaya danışabilirsiniz. Ancak, bunun şart olmadığını, samimiyetle ve niyetle yapılan her zikrin Allah katında kabul göreceğini unutmayın. Sonuç olarak, Allah’a tevekkül edin ve safiyetle O’na yönelin. Korku ve endişeye kapılmadan, kalbinizi Allah’a teslim edin. Kur’an ve sünnet çizgisinde kalındığında başka hiçbir şeye gerek kalmayacaktır. Rabbim sizi ve tüm inananları korusun. Selametle. Alıntı:
|
Alıntı:
Bir bilenden öğrenmek her zaman daha iyidir. Allah bilir. |
Yeterki islama ve sünnete uygun olsun istediğiniz duayı
|
Allah’ın zikrini ve Kur’an-ı Kerim’i aşkla ve samimiyetle okumak, her türlü tılsım ve icazetten daha güçlü ve etkilidir.Yineliyorum. Zikrin şifasını ve huzurunu tecrübe etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki:
Allah ve Resulü’nün yolunda yapılan hiçbir dua, zikir veya ibadet için bir başkasından icazet almaya gerek yoktur. Yeter ki İslam’a ve sünnete uygun olsun. İhlas ve aşkla çekilen her zikir, vesveseyi yok eder ve insana manevi huzur, güç ve bereket getirir. Ben de kendi tecrübeme dayanarak şunu dile getirmek istiyorum: Sayısız Esmaü’l Hüsna’yı ve sureleri aşkla ve sevgiyle okumuş biri olarak, hiçbir icazet almadığım halde, hiçbir zarar görmedim, aksine işlerim daha iyiye gitti ve huzur buldum. Çünkü Allah, samimiyetle yapılan zikri asla karşılıksız bırakmaz. Sonuç olarak, Şeytan’ın vesvesesine kapılmadan, samimi bir niyetle zikir çekmeye devam edin. Kur’an ve sünnet çizgisinde olduktan sonra kimsenin ne dediği önemli değil. Herkes kendi tecrübesini paylaşır, ama en doğru yol, kalpten geçen aşkla zikirdir. Rabbim tüm inananlara bu huzuru nasip etsin. Selametle. |
Allah için hiç birimizin kalbinde kötü,art niyet yoktur hamd olsun Rabbim'e. Sadece bir konuda bir çok yerden fikir edinir, bir çok yerden bir şeyler duyabiliriz, Ahir zamanın karanlığında bize ışık olacak Şeyh'leri dinlememiz, akletmemiz, düşünmemiz çok fazla önem arz eder. Günümüz karanlığında günahların içerisinde imanı korumak ve tefekkür ile zikir ile maneviyatımızı güçlendirmek görevimizdir. Dikkatli olmakta sağdan yanaşan şeytanın oyunlarına gelmemek lazım, o yüzden öncelikle kalbi temizleyecek zihni temizleyecek bizi yola çıkmaya hazırlayacak hazırlıkları yapmak daha önemlidir. Tevhid,salavat gibi zikirleri günlük zikr etmek çok veya az , az bile olsa bırakmadan devam ettirebilmektir mühim olan. Bu yüzden o yola çıkacak kıvama geldiğinde zaten artık mürşid ihtiyacını sen düşünmesen bile Rabbim senin o isteğinle Mürşid'ini sana nasip edecek, Mürşid'i biz değil Mürşid'imiz bizi bulmuş olacak. Allah razı olsun.
Alıntı:
|
Alıntı:
sence... Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Şeytan ve Cinlerin Vesvesesi: Kur’an-ı Kerim’de cinlerin varlığı ve insanların üzerindeki etkileri açıkça belirtilmiştir. Ancak bu etki, genelde vesvese ve korkutma yoluyla olur. İman sahibi bir kişi, Allah’a sığınarak ve zikre devam ederek bu etkilerden korunabilir. Musallat, daha çok iman zayıflığı veya korkudan beslenir. İmamların Durumu:Bu zaten baya tartışılır zamanımız imamlarından camide intihar edenlerden tutunda sapkınlık içinde her türlü fuhsu yapanlara kadar mevcut neden atanma derdi olmayan bir bölüm tetcihi olması bunlar bir yana Eğerki sade vatandaş yahut bir normal imam musallat olduğunu iddia ediyorsa, bu durum birkaç şekilde değerlendirilebilir: Psikolojik Sorunlar:Bazen stres, baskı, veya ruhsal yorgunluk nedeniyle insanlar musallat olduklarını düşünebilirler. Bu tür durumlarda, kişinin bir ruh sağlığı uzmanına başvurması gerekebilir. Hakiki Musallat: Eğer gerçekten bir musallat durumu varsa, bu, kişinin Allah’a sığınması, rukye (şifa duaları) uygulaması ve Kur’an-ı Kerim okumaya devam etmesiyle aşılabilir. Ancak burada İslam’a uygun davranmak ve hurafelerden uzak durmak önemlidir. Abartı veya Yanıltma:Maalesef bazı kişiler, halk arasında korku uyandırmak veya kendilerine itibar kazandırmak için böyle şeyler söyleyebilirler. Bu tür iddialara karşı temkinli olunmalıdır. Çözüm Önerileri Kur’an ve Sünnete Bağlılık:Kişi, Allah’a olan bağlılığını artırmalı ve farz ibadetlerini aksatmamalıdır. Namaz, zikir ve dualarla Allah’tan yardım istemek en etkili yoldur. Korunma duaları ; Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas surelerini sık sık okuyarak manevi koruma sağlanabilir. Doğru Hocalardan Destek , Eğer musallat olduğu düşünülen bir imam ya da kişi varsa, bu konuda tecrübeli, güvenilir ve İslam’a uygun davranan bir alimden veya hocadan yardım alınabilir. Ancak, hurafelere yönelen veya şarlatan kişilerden uzak durulmalıdır. İnanç ve Bilinç Allah’a olan iman ve teslimiyet, musallat gibi konularda en büyük kalkandır. Şeytanın veya cinlerin insan üzerindeki gücü sınırlıdır ve ancak kişi izin verdiğinde etkili olabilir. Tevhid inancıyla Allah’a yönelmek, bu tür durumların üstesinden gelmek için yeterlidir. Sonuç olarak, bu tür olaylara gereğinden fazla anlam yüklemek yerine, Kur’an ve sünnete uygun bir hayat sürmek en doğrusudur. Eğer gerçekten ciddi bir sorun varsa, önce ruh sağlığı, sonra manevi destek yolları araştırılmalıdır. Allah yardımcımız olsun. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Eğer çevrenizde veya bulunduğunuz yer gibi bir yerde icazetli bir hoca bulunmuyorsa, bu durum sizi İslamî uygulamalardan geri tutmamalıdır. Kur’an ve sünnete sıkı sıkıya bağlı kalmak, zikir çekmek, dua etmek ve Allah’a yönelmek, herhangi bir icazet olmadan da etkili bir yoldur. Her birey, Allah’a ve Resulüne yönelerek, samimi bir niyetle zikre devam edebilir. Ne yani ben Allah'a yakınlaşmak istiyecem ama icazetli hoca yok diye icazet yok diye geri durucam ve belki yarın ölecem .Cennetin en iyisini neden icazetli hoca buldu diye ben bulamadım diye kaybedeyim ki Verhasıl ,herşey nasip ben hamd olsun okudum hemde birçok zamn birçok ayet sure ve Esma vallahi billahi icazetsiz ve güzellikten öte bişey yaşamadım gerisi sizlere kalmış elbette vesselam. |
Alıntı:
|
Bu arada Kıbrıs'ı hazretlerine saygım sonsuz lafım mantar gibi türeyen sapik imamların ve şeyhlerin peşlerine düşürdüğü alçaklara boylelerin tuzağına düşmekte var .Bu konuda zikir tecrübem oldu yıllarca hemde bildiğim birşeyi paylaşmaktan geri durmam fayda fayda fayda sadece gördüğüm budur.Uçmadım ama iç huzurumu milyardolarla satın alamazlar.bu bile yeterli benim için yani mutmain olmak ..bilmediğim konularda sorarım bildiğim bir konuyu payalsmaktanda geri duramam hürmetler.
Alıntı:
|
Alıntı:
havas ilminde vefk ve tilsim çok onemli ögelerdir, yani vefk yada tilsim olmadan havas ilmi eksik kalir demek dogru bir sözdür... |
Alıntı:
İmamların Durumu:Bu zaten baya tartışılır zamanımız imamlarından camide intihar edenlerden tutunda sapkınlık içinde her türlü fuhsu yapanlara kadar mevcut neden atanma derdi olmayan bir bölüm tetcihi olması bunlar bir yana Eğerki sade vatandaş yahut bir normal imam musallat olduğunu iddia ediyorsa, bu durum birkaç şekilde değerlendirilebilir: musallat almis imamlari bu kategoride değerlendirmek cok yanlis bir düşünce bu düşünce Allahin taktir ettigi sinav veya taktir olgusunu inkar demiyeyim de hafife almak olur. |
Dua, müminin silahıdır; o silahı kullandığımız dönemlerde ne kadar güçlü olduğumuzu hatırlayabilsek, bunu en iyi şeytan bilir. Adem (a.s)’dan, en küçük imanı olan kula kadar, dua ve zikirle nefes alınıyor. Fakat zamanla vesveseler, korkular ve yalanlar icat ettiler. Zikirden bile korkar hale geldik. Allah ile yakınlaşmaktan, O'na sığınmaktan korkuyoruz. Neden? Çünkü korku olmasaydı, belki yeni Rabialar, yeni Veysel Karâniler, bir duasıyla ümmetin yaralarını saracak, zalimi yok edecek kullar gelecekti. Şeytan bir kamçıydı; o kamçıyı her salladıkça, Allah’a gitmek yerine nefsimize tabi olmasaydık, bugün bu kadar acz ve fakr içinde olmazdık. İslam ümmeti, bu haliyle hep ihlâssız imandan ve aşkısız duadan dolayı bu noktaya geldi.Bize yeni rabialar yeni veysel karaniler (r.a).lazım sarılın zikirlerinize Allah rızası için .Zikir ,zikir zikir.(İbadetler).Allah musallatı zikirde takdir ettiyse buda aşktan deyip yürümek gerek kadere razı olmak aşkla .Bunu yaptım yıllardır tek bir dert çekmedim.aksine bıraktğm zamnalarda maddi manevi sıkıntılar başladı .
İşte bu yüzden, Allah rızası için zikrimize olan farkındalığımızı arttıralım ve bu eşikleri geçelim. Belki yakında öleceğiz; kalan son nefesimizde sevdiğimiz bir ayeti, bir sureyi, bir esmayı çekmemenin zararını yaşamayalım. Çünkü Rabbimle olan her an şifadır. Ondan geriye kalan her an ise pişmanlıktır. Vallahi billahi tüm kalbimle söylüyorum ki, içten bir niyetle "Rabbim, ben sana şu ayet, esma veya zikirle yakınlaşmak istiyorum" dediğinizde, musallatların zerre bir etkisi olmayacaktır. Oluyorsa, orada sünnete aykırı bir şey veya yanlış bir mevzu vardır. Ben Allah’a yaklaştıkça, gelecek şeytanlar elbette olacaktır. Efendimiz (s.a.v) bile, miracta iken rahatsız edilmediler mi? O ne yaptı? Aşkla yürüdü. Hz. Geylani efendimiz, riyazetinin en çetin zamanlarında uğramadı mı? Ne yaptı? Aşkla yürüdü. Hz. Rabia, uzun namazlarında uğramadılar mı? Ne yaptı? Aşktan hiçbir şeyi gözüm görmüyor dedi.Seytani dahi ağlattı. Eğer aşk yoksa orda zannmz var ve sivrisinekler bile bir ordu gibi görünur; ama aşk varsa, bir ordu bile sivrisinek gibi görülür. Mesele, kamçılandıkça uyanmak ve daha da ilerlemektir. Son sözüm budur bu hususta. Eğer sürçü lisan ettiysem veya eden ile ilgili büyüklere karşı yaş itibaren kusur ettiysem afedersiniz , bu benim özümden, inancımdan değil.Lakin bu fikrim nettir keskindir sabittir. Şimdi vakit zikir vakti. Önce dua silahını bırakmış ümmetin boşluğundan, kâfirin elinde kan ağlayan çocuklar ve ümmet için. İçimden, kalbimden hangi ayet, sure, esma geçiyorsa, müsaadenizle... Vesselam. |
Alıntı:
Hani çoğunlukla benimde yaşadığım zorluk bu oldu, henüz Kelime-i tevhid'in bile manasına varamadan nefsımız daha yukarıları istiyor ilk süreçte ve bu aslında vesvese ve psikoloji açısından daha zorlu bir yol oluyor, nihayetinde ne kadar derine inersek daha korumasız, yaşadığımız bazı vesveseleri göz ardı etmeden yürümek çok çok zor oluyor, vesvesenin imanı yönden eksikliği ile düşülen durumun önemi fazla oluyor burada ve şeytanın sağdan yanaşması gibi bir durum. |
Alıntı:
Şimdi zikir amaçlı rahatça Allah'ın isimlerini zikretmek amacıyla Tılsım ile korumaya alınarak çekmek bizi nereye taşıyacak seni bir yere taşimayacak, seni zikrin enerjisine gelen kafir varliklarin şerrinden koruyacak, bu şu demek degil seni süperman yapmayacak, düsmani olan kişinin celik yelek takması gibi , düsmanin nernisinden seni koruyacak elmetteki bu Allah CC izni ile olacak |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hocam yanlış anlamayın ama böyle söyleyerek zikirden korkmamiza sebebiyet veriyorsunuz , tecrübeleriniz var yaşadıklarınız var fakat her sorana Musalat kaparsin demek ne kadar dogru? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
bu ilmin sınirlari icerisinde bir sey yapacaksan bu ilmin soylediklerine riayet etmen gerekir, şu zikri şu kadar oku diyen dinin batıni tarafi , zahirdd boyle bir şey yok, hem batini tarafin soyledigi şekilde onuyacagimama şartlarina uymdm demek çik akilci bir davraniş olmaz... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Cinler alemine açılan kapı yada her türlü kişiyi beş duyu kaydından kurtaracak faaliyetlerin amacı insandaki beş duyuya şartlanmanın ortadan kalkmasıdır. Yani kişi gözüyle değil beyniyle görüp duymak vaziyetiyle karşı karşıya kalır. Çeşitli sürelerin okunması gibi riyazet veyahut tılsım ihtiva eden muhtelif ifadelerin meydana getirilmesi sadece iletişim kurulacak saha için ifa edilir. Yani zikirler, şifreler, tılsımlar vs. Telefon numaralarını andırır. Ancak siz elinizde bir telefon olmaksızın ulaşmak istediğiniz kişiyle asla iletişim kuramazsınız. İletişim kurmak için ilk şart telefonunuzun olması mecburiyetidir. Eğer bir telefon edinebilirseniz ancak o zaman istediğiniz yerle görüşebilirsiniz. Telefon aletinden kasıt kişinin beş duyusuna olan kayıtlanma vaziyetidir. Beş duyudan kurtulduğunuz vakit telefonunuzu elde etmiş olursunuz. Telefonunuzun var olması istediğiniz her insanla görüşebileceğiniz manasına gelmez. Belirlediğiniz yerlere ulaşabilmeniz için mutlaka adreslerin olması iktiza eder. Bu numaraları arayarak istediğiniz yere ulaşabilirsiniz. Elinizde adresler olmazsa ne olur? O zamanda telefon sapıklarına müptela olursunuz. Yani belirli biriyle değil sizinle görüşmek isteyen herhangi biriyle iletişim kurmuş olursunuz. Bu durum size zarar verecektir. Yüksek sayıda esma okunması da dahil her türlü Havas faaliyetini mutlaka bir öğretici eşliğinde yapmanın gerekliliğinin en mühim sebebi budur.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:24. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com