Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hadimi geri gönderme (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/97294-hadimi-geri-gonderme.html)

Abdulhay 09.12.24 22:57

Hadimi geri gönderme
 
Bu konuşa bilgisi olan cevap verirse çok sevinirim sitede hadimler ile verilen her tarifte geri göndermekten bahsediyor sitede geri gönderme teknikeri var diyorlar ama ben bulamadım bir hacet için örneğin celp için hadimler ile bir işlem yaptık sonrasına nasıl geri göndereceğiz yardımcı olursanız sevinirim

Huddamismail 09.12.24 23:01

Bir şekli: zilzal suresini eştatel e kadar 3 kere oku. Eğer gitmezseler sizi sıkıştırım diyin yine gitmesseler yavaş yavaş saffat s. Okumaya başlayın

Abdulhay 09.12.24 23:07

Teşekkür ederim yardımcı olduğunuz için

S E N E 7 09.12.24 23:19

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650430)
Bu konuşa bilgisi olan cevap verirse çok sevinirim sitede hadimler ile verilen her tarifte geri göndermekten bahsediyor sitede geri gönderme teknikeri var diyorlar ama ben bulamadım bir hacet için örneğin celp için hadimler ile bir işlem yaptık sonrasına nasıl geri göndereceğiz yardımcı olursanız sevinirim

Hadim olduğuna emin misin ?

Abdulhay 09.12.24 23:26

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650438)
Hadim olduğuna emin misin ?

Eminim, ulvi varlık.

S E N E 7 09.12.24 23:27

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650442)
Eminim, ulvi varlık.

Ulvi ise bırak dursun hocam sana zararı mı var :)

Abdulhay 09.12.24 23:28

Alıntı:

Huddamismail Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650432)
Bir şekli: zilzal suresini eştatel e kadar 3 kere oku. Eğer gitmezseler sizi sıkıştırım diyin yine gitmesseler yavaş yavaş saffat s. Okumaya başlayın

Bu hem ulvi hem sufliler için ise yarar mı yoksa daha etkili okumalar var mi

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650443)
Ulvi ise bırak dursun hocam sana zararı mı var :)

Bende öyle düşünüyorum da sitede okuduğum bazı yazılar illa gönderilmesi gerektiğini söylüyor

S E N E 7 10.12.24 06:00

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650444)
Bu hem ulvi hem sufliler için ise yarar mı yoksa daha etkili okumalar var mi



Bende öyle düşünüyorum da sitede okuduğum bazı yazılar illa gönderilmesi gerektiğini söylüyor

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocaya sor bi istersen onun uzmanlık alanı

imas 10.12.24 07:15

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650442)
Eminim, ulvi varlık.

eminsin ulvi varlik ile celb yapacaksin, öyle mi?

Yusufiyeli 10.12.24 18:04

Davet sonunda yapılacak en önemli işlem göndermedir. Çoğu kişi bunu sadece gelen varlığı göndermek olarak algılar. Fakat bu sadece varlık göndermesini içermemektedir. Davetin sonunda biriken enerji davet sahibi tarafından serbest bırakılmalıdır. Bu sayede enerji istenen işin yapılması için gerekli olan noktaya yönlenecektir. Aynı zamanda davet sırasında gelen varlık gönderilmezse varlık bizler tarafından hapsedilmiş olacaktır. Eğer güçlü bir varlık değilse hapsedildiği için sinirlenecek ve davet sahibine zarar verme başlayacaktır. Bununla birlikte varlığı gerekli işlemler için salmadığımızdan dolayı işlemlerimiz gerçekleşmeden yarım kalacaktır. Şayet varlık güçlü bir varlıksa ve yanınızdan gitmeyi başarırsa çağrı döngüsünü gönderilme olmadan kırdığı için döngü sürekli kendini telafi maksadıyla çağrı yapacaktır. Yani başka varlıklara evinizin kapılarını açmış olacaksınız ve sürekli varlıklar gidip gelip istedikleri gibi davrana bilecekler. Hatta varlıklardan bazıları gelmek istemese de davet tarafından çekilip hapsedilecektir. Bu da varlığı kızdırıp size zarar vermeye teşvik edecektir. Çünkü siz ölürseniz bu işlemden kurtulmuş olacaktır.

S E N E 7 10.12.24 19:02

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650533)
Davet sonunda yapılacak en önemli işlem göndermedir. Çoğu kişi bunu sadece gelen varlığı göndermek olarak algılar. Fakat bu sadece varlık göndermesini içermemektedir. Davetin sonunda biriken enerji davet sahibi tarafından serbest bırakılmalıdır. Bu sayede enerji istenen işin yapılması için gerekli olan noktaya yönlenecektir. Aynı zamanda davet sırasında gelen varlık gönderilmezse varlık bizler tarafından hapsedilmiş olacaktır. Eğer güçlü bir varlık değilse hapsedildiği için sinirlenecek ve davet sahibine zarar verme başlayacaktır. Bununla birlikte varlığı gerekli işlemler için salmadığımızdan dolayı işlemlerimiz gerçekleşmeden yarım kalacaktır. Şayet varlık güçlü bir varlıksa ve yanınızdan gitmeyi başarırsa çağrı döngüsünü gönderilme olmadan kırdığı için döngü sürekli kendini telafi maksadıyla çağrı yapacaktır. Yani başka varlıklara evinizin kapılarını açmış olacaksınız ve sürekli varlıklar gidip gelip istedikleri gibi davrana bilecekler. Hatta varlıklardan bazıları gelmek istemese de davet tarafından çekilip hapsedilecektir. Bu da varlığı kızdırıp size zarar vermeye teşvik edecektir. Çünkü siz ölürseniz bu işlemden kurtulmuş olacaktır.

Abi bu varlıklar insalara hizmet için mi yaratıldı ?

Yusufiyeli 10.12.24 19:07

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650539)
Abi bu varlıklar insalara hizmet için mi yaratıldı ?

Hayır öyle bir ifadede bulunmadım.

S E N E 7 10.12.24 19:08

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650541)
Hayır öyle bir ifadede bulunmadım.

Hizmet etmek zorundaymis gibi anladım

Yusufiyeli 10.12.24 19:27

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650542)
Hizmet etmek zorundaymis gibi anladım

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu linkteki yazımda soruna müteveccih görüşlerimi yazmışım:
Tekraren ''Bir insanın bir cini kontrolü altına alıp hükmetmesi mümkün değildir. Ancak bunun tersi her zaman olmuştur Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de insanların cinleri kullanabileceğine dair tek ayet bulunmazken, cinlerin insanları yönetebileceklerini belirten birçok ayet vardır. Bunlardan bir tanesi de Enam süresinin 128. ayetidir. ''Ey cin cemaati, insanların ekseriyetini hükmünüz altına aldınız.'' Bu ve buna benzer ayet-i kerimelerde Allah tarafından işin gerçeği insanlara bildirilmiştir. Cinlerle iletişim kurulabilir fakat bu onları yönetebileceğimiz anlamına gelmez. Bu iletişim son derece tehlikelidir. Bu konularla bilgisi olmayan ehlinden ders almamış insanların bu işlerle uğraşmaları hem kendileri hem de çevrelerinde yaşayanlara tehlike arz eder. Cinler aracılığıyla bazı şeyler yaptığını gördüğümüz insanların tehlikeli bir yolda olduğu muhakkaktır. Çünkü böyle insanlar onlara bu işleri yaptırırken, yaptırmak istedikleri işin karşılığında mutlaka bir diyet öderler. Cinler asla bedelini ödetmedikleri bir yardımı insanlara yapmazlar. Herhalde bu bedel para gibi mal gibi unsurlar olmayacaktır. Müslüman insanlara şeytanın ve onun uşaklığını yapan cinlerin ödettiği bedel imandan başka ne olabilir Cinlerle iletişim kuran insanların ve onlardan faydalananların yeterli ihlası ve ehliyeti yoksa iki form arasındaki bağlantı her zaman bu alışverişe göre yapılır. Bu alışverişten her zaman insan zararlı çıkar. Kendisini toplum karşısında yüceltecek bir durum oluşturmak için karşılığında imanını verir. Bu nedenledir ki cinlerle irtibatı olan ya da irtibatı olduğunu söyleyen istisnasız herkesten uzak durmaya çalışmak lazım çünkü hangisinin imanının yerinde olduğu bilinmez. Kendini koruyabilen ilim ehli çok azdır.''

Abdulhay 10.12.24 22:14

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650533)
Davet sonunda yapılacak en önemli işlem göndermedir. Çoğu kişi bunu sadece gelen varlığı göndermek olarak algılar. Fakat bu sadece varlık göndermesini içermemektedir. Davetin sonunda biriken enerji davet sahibi tarafından serbest bırakılmalıdır. Bu sayede enerji istenen işin yapılması için gerekli olan noktaya yönlenecektir. Aynı zamanda davet sırasında gelen varlık gönderilmezse varlık bizler tarafından hapsedilmiş olacaktır. Eğer güçlü bir varlık değilse hapsedildiği için sinirlenecek ve davet sahibine zarar verme başlayacaktır. Bununla birlikte varlığı gerekli işlemler için salmadığımızdan dolayı işlemlerimiz gerçekleşmeden yarım kalacaktır. Şayet varlık güçlü bir varlıksa ve yanınızdan gitmeyi başarırsa çağrı döngüsünü gönderilme olmadan kırdığı için döngü sürekli kendini telafi maksadıyla çağrı yapacaktır. Yani başka varlıklara evinizin kapılarını açmış olacaksınız ve sürekli varlıklar gidip gelip istedikleri gibi davrana bilecekler. Hatta varlıklardan bazıları gelmek istemese de davet tarafından çekilip hapsedilecektir. Bu da varlığı kızdırıp size zarar vermeye teşvik edecektir. Çünkü siz ölürseniz bu işlemden kurtulmuş olacaktır.

Nasıl göndereceğiz peki

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650469)
eminsin ulvi varlik ile celb yapacaksin, öyle mi?

Celp yapacağımı nerden anladınız

S E N E 7 11.12.24 00:25

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650569)
Nasıl göndereceğiz peki



Celp yapacağımı nerden anladınız

:) geçmiş olsun

Yusufiyeli 11.12.24 07:46

Cinlerin insanlarla öncelikli ortak noktası, onların da insanlar gibi iradelerini kullanarak ve nefisleriyle başa çıkarak Allah’a (c.c.) kulluk etmek gayesiyle yaratılmış olmalarıdır. Nitekim bu hakikat şu ayette açıkça dile getirilmektedir: "Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler için yarattım."(Zariyat suresi ayet 56) Bu dünyada aynı amaçla var oldukları için ahirette de aynı neden den ötürü Allah'ın (c.c.) huzurunda hesaba çekileceklerdir ve aralarındaki ilişki de sorgulanacaktır. Bazı ayetlerde onların bu durumu şöyle anlatılmaktadır: "Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız/çokça yararlandınız. Onların insanlardan olan dostları, Ey rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık' diyecek- ler. Allah da (c.c.) diyecek ki: Allah'ın (c.c.) diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.' Şüphesiz senin Rabbin hikmet ve ilim sahibidir. İşte biz kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz. "(Enam suresi ayet 128-129)
Bu ayette zikredilen, cinlerin insanlardan iktiksâr etmelerini, tefsirciler farklı şekilde yorumlamışlardır. Bir yoruma göre cinler insanlardan birçoğunu saptırmışlar ve onları kendilerine tâbi kılmışlardır. (Ebu’l-berekat Hafizuddin Abdullah b. Ahmed b. Mahnud en-Nesefi, Medariku’t-Tenzil ve hakaiku’t tevil) Bu tevilde çokluk niceldir. Diğer bir yoruma göre ise cinler insanları saptırmakta aşırıya gitmişlerdir. Bu durumda çokluk niteldir.
Kanaatimizce her ikisi birlikte düşünülebilir. Zira on- lar hem sayıca çok insanı saptırmışlar hem de Firavun örneğinde olduğu gibi kendilerini ilahlaştırma düzeyinde insanları sapkınlığa sürüklemişlerdir. Bir diğer tevile göre de cinler insanlardan çokça yararlanmışlardır. Bu durumda ins kelimesinin başında istimtâ' kelimesi muzaf olarak mukadderdir.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l-Kur’an yedinci cilt sayfa 83) Bu yorumun bir sonraki cümleye bakılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu da muhtemeldir. Ayrıca bu ayetten, İblisin insanları saptırmakta başı çekmekle birlikte yalnız olmadığı ve cinlerin çoğunun ona bu konuda yardımcı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ayetin başında, "Ey İblis!" şeklinde değil "Ey cin topluluğu!" diye seslenilmiştir.
Ayette ayrıca cinlerle insanların birbirlerinden şer yolunda farklı şekillerde yararlandıkları/istimtâ ettikleri ifade edilmektedir. İstiksâr gibi istimtâ'ın nasıl olduğu konusunda da muhtelif teviller ileri sürülmüştür. Bunlardan birine göre insanların cinlerden yararlanmaları, şehvetlere ulaşmada onların kendilerine yol göstermesiyle olmaktadır. Cinlerin insanlardan yararlanmaları ise onların kendilerine itaat etmeleri ve istediklerini saptırma konusunda onlara yardım etmeleriyle olmaktadır. İbn Abbas'ın bir seferinde böyle tefsir ettiği rivayet edilmektedir.(Ebu Hayyan, el-Bahru’l-muhit, dördüncü cilt sayfa 41) Diğer bir tevile göre bazı insanlar yolculuğu esnasında bir vadide gecelemek istediğinde o bölgedeki cinlerin efendisine sığınarak onlardan yararlanmaktaydılar. Bu durumda cinlerin insanlardan yararlanması ise kavimlerine karşı iftihar edip onlara insanların efendisi olduklarını söylemeleriyle gerçekleşmektedir.(Bu konuda muhtelif yorumlar için Mefatihu’l-ğayb 13.cilt 148 sayfaya bakılabilir.) Ancak bu tür bir yararlanma çok sınırlı bir durumdur. Zira daha çok cahiliyedeki Araplardan bir kısmı böyle bir tutum sergilemekteydiler. Dolayısıyla Ebû Hayyân'ın da dediği gibi(Ebu Hayyan el-Bahru’l-muhit 4.cilt sayfa 641) doğru olan, aralarındaki istimtâ'ın belli şekillerle sınırlanmamasıdır.
Nitekim ayette bu durum mutlak olarak zikredildiği için bir
hasır söz konusu değildir. Cin süresinin bir ayetinde de aralarındaki ilişkinin benzer bir boyutu, dünyada cinlerden iman etmiş olan bir grubun diliyle şu şekilde anlatılmaktadır: "Muhakkak insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kişilere sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı. "(Cin suresi 6. Ayet) Görüldüğü gibi bu ayette bazı insanların bir kısım cinlere sığındıkları ifade edilmektedir. İsra süresinin şu âyetinde de onların birbirleriyle dayanışma içinde olabileceklerine işaret edilmektedir: "De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler. "(İsra suresi 88. Ayet) Cinlerle insanların arasındaki başka bir ilişki de içlerindeki şeytanların birbirlerine şerli ve süslü sözler fısıldamalarıdır. Enam süresinde bu hususta şöyle denilmektedir: "İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftira ettikleriyle baş başa bırak. "(Enam suresi 112. Ayet) Aynı sürenin bir diğer âyetinde de şöyle buyurulmaktadır: "...Muhakkak şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara itaat ederseniz muhakkak siz de şirk koşmuş olursunuz. "(Enam suresi 121. Ayet)
Cin şeytanlarının insan şeytanlarına vesvese vererek fısıldamaları malum olmakla beraber insan şeytanlarının cin şeytanlarına fısıldamalarının nasıl gerçekleştiği kapalıdır. Bazılarının zikrettiğine göre insan şeytanı cin şeytanına, "Ben arkadaşımı şöyle saptırdım. Sen de arkadaşını bunun gibisiyle saptır." der. Cin şeytanı da insan şeytanına aynısı söyler. Zemahşerî ve Nesefi gibi bazıları ise cin şeytanlarının insan şeytanlarına, cinlerin birbirlerine insanların da birbirlerine vesvese vererek fısıldadığını söylemiştir. (Zemahşeri el-Keşşaf 2.cilt sayfa 59 ve Nesefi Medariku’t-Tenzil 1.cilt sayfa 531) Buna göre insanlar cinlere bir şey fısıldamazlar. Fahreddîn er-Râzî de şeytanların in- sanlara ve cinlere vesvese verdikleri gibi birbirlerine de vesvese verdiklerini söyleyerek âyeti tefsir etmiştir.(Razi Mefatihu’l-ğayb 13.cilt sayfa 119) Buna göre insan şeytanların kendi aralarında cin şeytanlarının da kendi aralarında birbirlerine vesvese verdikleri anlaşılmaktadır. Kurtubî gibi bazıları ise bunun sadece cin şeytanlarının insan şeytanlarına vesvese vermesinden ibaret olduğunu dile getirmiştir.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l-Kur’an, 7.cilt sayfa 67)
İstiksâr ve istimtâ gibi istiâzenin/sığınmanın nasıl olduğu şeklinde de farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak müfessirlerin çoğunun yorumuna göre cahiliyedeki Araplar yolculuk esnasında bir vadiye indiklerinde ya da bir yere yerleşmek istediklerinde öncelikle zararlarından emin olmak gayesiyle o mekanın cinlerinin efendisine sığınırlardı.(Taberi, Cami’u’l-beyan, 23.cilt sayfa 655, İbn Atıyye, el-Muharraru’l-veciz 5.cilt sayfa 380) Bu durumun önce Yemenli bazı Araplarda başladığı, ardından Hanîfe oğullarında ve sonrasında genel olarak Araplarda yayıldığı bazılarınca dile getirilmiştir.(Kurtubi el-Cami’li ahkamu’l Kur’an 19.cilt sayfa 10) Böylece cinleri Allah'a (c.c.) bir nevi ortak koşarlardı. Bu durumda ayetin sonundaki ziyade fiilinin öznesi cinler olabileceği gibi insanlar da olabilir. Zira onlar cinlere sığınarak on-
ların kibirlenip azmalarına sebep olmaktaydılar.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l Kur’an 19.cilt sayfa 10)Bazıları ise bunu bazı insanların cinlerden bazılarına itaat etmesi şeklinde daha genel bir şekilde yorumlamışlardır. (Sa’lebi, el-Keşfü ve’l-Beyan 4.cilt sayfa 190) Netice itibariyle bu yorumların hepsi de makul gözükmektedir.

Abdulhay 11.12.24 18:31

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650595)
Cinlerin insanlarla öncelikli ortak noktası, onların da insanlar gibi iradelerini kullanarak ve nefisleriyle başa çıkarak Allah’a (c.c.) kulluk etmek gayesiyle yaratılmış olmalarıdır. Nitekim bu hakikat şu ayette açıkça dile getirilmektedir: "Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler için yarattım."(Zariyat suresi ayet 56) Bu dünyada aynı amaçla var oldukları için ahirette de aynı neden den ötürü Allah'ın (c.c.) huzurunda hesaba çekileceklerdir ve aralarındaki ilişki de sorgulanacaktır. Bazı ayetlerde onların bu durumu şöyle anlatılmaktadır: "Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız/çokça yararlandınız. Onların insanlardan olan dostları, Ey rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık' diyecek- ler. Allah da (c.c.) diyecek ki: Allah'ın (c.c.) diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.' Şüphesiz senin Rabbin hikmet ve ilim sahibidir. İşte biz kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz. "(Enam suresi ayet 128-129)
Bu ayette zikredilen, cinlerin insanlardan iktiksâr etmelerini, tefsirciler farklı şekilde yorumlamışlardır. Bir yoruma göre cinler insanlardan birçoğunu saptırmışlar ve onları kendilerine tâbi kılmışlardır. (Ebu’l-berekat Hafizuddin Abdullah b. Ahmed b. Mahnud en-Nesefi, Medariku’t-Tenzil ve hakaiku’t tevil) Bu tevilde çokluk niceldir. Diğer bir yoruma göre ise cinler insanları saptırmakta aşırıya gitmişlerdir. Bu durumda çokluk niteldir.
Kanaatimizce her ikisi birlikte düşünülebilir. Zira on- lar hem sayıca çok insanı saptırmışlar hem de Firavun örneğinde olduğu gibi kendilerini ilahlaştırma düzeyinde insanları sapkınlığa sürüklemişlerdir. Bir diğer tevile göre de cinler insanlardan çokça yararlanmışlardır. Bu durumda ins kelimesinin başında istimtâ' kelimesi muzaf olarak mukadderdir.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l-Kur’an yedinci cilt sayfa 83) Bu yorumun bir sonraki cümleye bakılarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu da muhtemeldir. Ayrıca bu ayetten, İblisin insanları saptırmakta başı çekmekle birlikte yalnız olmadığı ve cinlerin çoğunun ona bu konuda yardımcı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ayetin başında, "Ey İblis!" şeklinde değil "Ey cin topluluğu!" diye seslenilmiştir.
Ayette ayrıca cinlerle insanların birbirlerinden şer yolunda farklı şekillerde yararlandıkları/istimtâ ettikleri ifade edilmektedir. İstiksâr gibi istimtâ'ın nasıl olduğu konusunda da muhtelif teviller ileri sürülmüştür. Bunlardan birine göre insanların cinlerden yararlanmaları, şehvetlere ulaşmada onların kendilerine yol göstermesiyle olmaktadır. Cinlerin insanlardan yararlanmaları ise onların kendilerine itaat etmeleri ve istediklerini saptırma konusunda onlara yardım etmeleriyle olmaktadır. İbn Abbas'ın bir seferinde böyle tefsir ettiği rivayet edilmektedir.(Ebu Hayyan, el-Bahru’l-muhit, dördüncü cilt sayfa 41) Diğer bir tevile göre bazı insanlar yolculuğu esnasında bir vadide gecelemek istediğinde o bölgedeki cinlerin efendisine sığınarak onlardan yararlanmaktaydılar. Bu durumda cinlerin insanlardan yararlanması ise kavimlerine karşı iftihar edip onlara insanların efendisi olduklarını söylemeleriyle gerçekleşmektedir.(Bu konuda muhtelif yorumlar için Mefatihu’l-ğayb 13.cilt 148 sayfaya bakılabilir.) Ancak bu tür bir yararlanma çok sınırlı bir durumdur. Zira daha çok cahiliyedeki Araplardan bir kısmı böyle bir tutum sergilemekteydiler. Dolayısıyla Ebû Hayyân'ın da dediği gibi(Ebu Hayyan el-Bahru’l-muhit 4.cilt sayfa 641) doğru olan, aralarındaki istimtâ'ın belli şekillerle sınırlanmamasıdır.
Nitekim ayette bu durum mutlak olarak zikredildiği için bir
hasır söz konusu değildir. Cin süresinin bir ayetinde de aralarındaki ilişkinin benzer bir boyutu, dünyada cinlerden iman etmiş olan bir grubun diliyle şu şekilde anlatılmaktadır: "Muhakkak insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kişilere sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı. "(Cin suresi 6. Ayet) Görüldüğü gibi bu ayette bazı insanların bir kısım cinlere sığındıkları ifade edilmektedir. İsra süresinin şu âyetinde de onların birbirleriyle dayanışma içinde olabileceklerine işaret edilmektedir: "De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler. "(İsra suresi 88. Ayet) Cinlerle insanların arasındaki başka bir ilişki de içlerindeki şeytanların birbirlerine şerli ve süslü sözler fısıldamalarıdır. Enam süresinde bu hususta şöyle denilmektedir: "İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftira ettikleriyle baş başa bırak. "(Enam suresi 112. Ayet) Aynı sürenin bir diğer âyetinde de şöyle buyurulmaktadır: "...Muhakkak şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara itaat ederseniz muhakkak siz de şirk koşmuş olursunuz. "(Enam suresi 121. Ayet)
Cin şeytanlarının insan şeytanlarına vesvese vererek fısıldamaları malum olmakla beraber insan şeytanlarının cin şeytanlarına fısıldamalarının nasıl gerçekleştiği kapalıdır. Bazılarının zikrettiğine göre insan şeytanı cin şeytanına, "Ben arkadaşımı şöyle saptırdım. Sen de arkadaşını bunun gibisiyle saptır." der. Cin şeytanı da insan şeytanına aynısı söyler. Zemahşerî ve Nesefi gibi bazıları ise cin şeytanlarının insan şeytanlarına, cinlerin birbirlerine insanların da birbirlerine vesvese vererek fısıldadığını söylemiştir. (Zemahşeri el-Keşşaf 2.cilt sayfa 59 ve Nesefi Medariku’t-Tenzil 1.cilt sayfa 531) Buna göre insanlar cinlere bir şey fısıldamazlar. Fahreddîn er-Râzî de şeytanların in- sanlara ve cinlere vesvese verdikleri gibi birbirlerine de vesvese verdiklerini söyleyerek âyeti tefsir etmiştir.(Razi Mefatihu’l-ğayb 13.cilt sayfa 119) Buna göre insan şeytanların kendi aralarında cin şeytanlarının da kendi aralarında birbirlerine vesvese verdikleri anlaşılmaktadır. Kurtubî gibi bazıları ise bunun sadece cin şeytanlarının insan şeytanlarına vesvese vermesinden ibaret olduğunu dile getirmiştir.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l-Kur’an, 7.cilt sayfa 67)
İstiksâr ve istimtâ gibi istiâzenin/sığınmanın nasıl olduğu şeklinde de farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak müfessirlerin çoğunun yorumuna göre cahiliyedeki Araplar yolculuk esnasında bir vadiye indiklerinde ya da bir yere yerleşmek istediklerinde öncelikle zararlarından emin olmak gayesiyle o mekanın cinlerinin efendisine sığınırlardı.(Taberi, Cami’u’l-beyan, 23.cilt sayfa 655, İbn Atıyye, el-Muharraru’l-veciz 5.cilt sayfa 380) Bu durumun önce Yemenli bazı Araplarda başladığı, ardından Hanîfe oğullarında ve sonrasında genel olarak Araplarda yayıldığı bazılarınca dile getirilmiştir.(Kurtubi el-Cami’li ahkamu’l Kur’an 19.cilt sayfa 10) Böylece cinleri Allah'a (c.c.) bir nevi ortak koşarlardı. Bu durumda ayetin sonundaki ziyade fiilinin öznesi cinler olabileceği gibi insanlar da olabilir. Zira onlar cinlere sığınarak on-
ların kibirlenip azmalarına sebep olmaktaydılar.(Kurtubi el-Cami’li ahkami’l Kur’an 19.cilt sayfa 10)Bazıları ise bunu bazı insanların cinlerden bazılarına itaat etmesi şeklinde daha genel bir şekilde yorumlamışlardır. (Sa’lebi, el-Keşfü ve’l-Beyan 4.cilt sayfa 190) Netice itibariyle bu yorumların hepsi de makul gözükmektedir.

Sonuç olarak ben hadimi nasıl göndericem

S E N E 7 11.12.24 18:34

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650664)
Sonuç olarak ben hadimi nasıl göndericem

Çağırmadan önce nasıl göndereceğini hiç araştırmadın mı ?

imas 11.12.24 20:02

Alıntı:

Huddamismail Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650432)
Bir şekli: zilzal suresini eştatel e kadar 3 kere oku. Eğer gitmezseler sizi sıkıştırım diyin yine gitmesseler yavaş yavaş saffat s. Okumaya başlayın

sizi sıkıştırırım diyince cok mu korkuyorlar, korkup kaçiyorlar mi?

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650569)
Nasıl göndereceğiz peki



Celp yapacağımı nerden anladınız

bazen öyle malum oluyor abdala malum olduğu gibi, ama ben abdal değilim...
ulvi varlikla dünyalik hic bir islem yapamazsin,hele celb hic olmaz, yaninda olsa olsa kafir bir varlik vardir...

Abdulhay 11.12.24 20:08

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650688)
sizi sıkıştırırım diyince cok mu korkuyorlar, korkup kaçiyorlar mi?



bazen öyle malum oluyor abdala malum olduğu gibi, ama ben abdal değilim...
ulvi varlikla dünyalik hic bir islem yapamazsin,hele celb hic olmaz, yaninda olsa olsa kafir bir varlik vardir...

Vallahi sonuç aldın mı diye sor almadım varlığın geldiğinden emin misin diye sor emin değilim. Kaldı ki şöyle düşünüyorum sonuçta gelseydi ben onu göndermedim diye hapis oluyormuş öyle bir şey olsaydı bence muhakkak bana bir negatif etki gösterirdi en ufak rüyama girerdi bence ben daveti beceremedim bu da bir tecrübe oldu

S E N E 7 11.12.24 20:12

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650691)
Vallahi sonuç aldın mı diye sor almadım varlığın geldiğinden emin misin diye sor emin değilim. Kaldı ki şöyle düşünüyorum sonuçta gelseydi ben onu göndermedim diye hapis oluyormuş öyle bir şey olsaydı bence muhakkak bana bir negatif etki gösterirdi en ufak rüyama girerdi bence ben daveti beceremedim bu da bir tecrübe oldu

Kral sen niye sorup duruyorsun ozaman nasıl göndericem diye :) :)

Abdulhay 11.12.24 20:20

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650692)
Kral sen niye sorup duruyorsun ozaman nasıl göndericem diye :) :)

Pinpirik ettiler beni de sorma dünyevi seyler değil ki altından kalkalım riskli büyük şeyler

Garip1isi 11.12.24 20:30

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650693)
Pinpirik ettiler beni de sorma dünyevi seyler değil ki altından kalkalım riskli büyük şeyler

Abi gözün açık mı ki ?

Abdulhay 11.12.24 21:44

Alıntı:

Garip1isi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650695)
Abi gözün açık mı ki ?

Azar azar var görüntü tamamen yok ama tamamen kapalıda değil velhasıl bir davette bir işlemde görmekten çok hissediyorum yani bir varlık olduğunu net hissediyorum.

Mubinn 12.12.24 10:39

Alıntı:

Abdulhay Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650430)
Bu konuşa bilgisi olan cevap verirse çok sevinirim sitede hadimler ile verilen her tarifte geri göndermekten bahsediyor sitede geri gönderme teknikeri var diyorlar ama ben bulamadım bir hacet için örneğin celp için hadimler ile bir işlem yaptık sonrasına nasıl geri göndereceğiz yardımcı olursanız sevinirim

Sitedeki bir çok işlem eksik veya hatalıdır. İstenir ki işin ehli tamamlasin, yanlısı düzeltsin. Biraz yazılanları okudum gelen çok büyük ihtimalle süfli bir varlık. Tabi eğer geldiyse.. Dünyevi işlere ulviler bakmıyor. Belki işin ehline bir bakım yaptırıp tam olarak ne olduğunu öğrenip ona göre sorunu cozebilirsiniz.

Huddamismail 13.12.24 22:05

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650688)
sizi sıkıştırırım diyince cok mu korkuyorlar, korkup kaçiyorlar mi?



bazen öyle malum oluyor abdala malum olduğu gibi, ama ben abdal değilim...
ulvi varlikla dünyalik hic bir islem yapamazsin,hele celb hic olmaz, yaninda olsa olsa kafir bir varlik vardir...

İlk başta uyarıyorum ben

imas 13.12.24 22:17

Alıntı:

Huddamismail Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 651044)
İlk başta uyarıyorum ben

bende onu diyorum, basta uyarinca korkuyorlar mi?
veya
o yaratilmislarda korku duygusu var mi?
birde bunu düşün...

S E N E 7 13.12.24 22:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 651048)
bende onu diyorum, basta uyarinca korkuyorlar mi?
veya
o yaratilmislarda korku duygusu var mi?
birde bunu düşün...

Duyguları yok mu hocam ?

imas 13.12.24 22:44

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 651049)
Duyguları yok mu hocam ?

nefisleri var...

arhor 14.12.24 13:19

ulvi varlıklar zararsız mıdır zarar verirler mi


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:55.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149