Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Idris Peygamber Hermes mi?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.12.24, 13:49
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kurtlukuyu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam remili fal diye ve haram diye biliyorum başka bir bilgim yok ama bu ilim Hz.İdrise aitse neden fal
İbn Haldun'un bu konuyu Mukaddime adlı eserinde ele aldığını görüyoruz. "Eskiden kum üzerine hat çizen bir nebi vardı. Şimdi kimin hattı onunkine muvafık düşerse, işte o isabet etmiş olur" (Müslim, Mesacid, 33; Selam, 121; Ebu Davud, Salat, 167) hadisi dolayısıyla ortaya çıkan bir problemi izale etmeye çalışmıştır. Ona göre zahiren bu hadis kehaneti içermesinden dolayı müşkül bir durum arz etmektedir. İbn Haldun, tahsilden nasip almamış bazı kimselerin iddia ettiği gibi bu hadisin hatt-ı remilin meşruiyetine hiçbir şekilde delil olamayacağını ifade eder. Çünkü ona göre hadisin manası "hat çizen bir nebi vardı, hat çizdiği sırada ona vahiy gelirdi" şeklindedir. Bazı peygamberlerin böyle bir adetinin bulunması imkansız değildir. “Kimin hattı, o nebininkine düşerse, isabet eden odur” sözü “çizilen hatlar arasında doğru olan budur, zira hat çizerken kendisine vahyin gelmesi adet olan söz konusu nebiye mahsus vahiy, onu teyit ve takviye etmiştir" manasına gelir. Yoksa çizilen hat, vahye muvafakat durumu dikkate alınmadan mücerret olarak ele alınırsa, doğru olmaz. İbn Haldun, bu noktada peygamberlerin vahyi idrak etmelerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eder. Zira Allah, “O resullerin bir kısmını diğer bir kısmına üstün kıldık" (Bakara Süresi ayet 253) buyurmuştur. İbn Haldun'a göre bazı peygamberlere, bir talep söz konusu olmaksızın bu maksatla herhangi bir cihete teveccüh ve bir şeyi vesile etmeksizin, başlangıç itibariyle doğrudan doğruya kendilerine vahiy gelir ve melek onlarla konuşur. Bazı peygamberler, vahye teveccüh ederler. Çünkü onların önlerine beşeri hususlarla ilgili bulunan bir mesele getirilir, ümmet fertlerinden biri, bir müşkül veya bir teklif ya da bunun gibi bir şeyle onun huzuruna gelir. Bu durum karşısında peygamber, Rabbani aleme teveccüh eder, o müşkül veya teklifin hallini Allah'tan ister Bazı nebilerin durumu, nebilere mahsus bir makamda meleğe hitap etmek için, hat ile istidat kazanma şeklinde olabilir. Nebi olmayanların hat vasıtası ile beşeri idrak vasıtalarından ayrılma ve ruhani idrake istidat kazanmaları hali de böyledir. Ancak nebi olmayanların idrakleri sadece ruhanidir, nebininki ise Allah indinde vahiy ile hasıl olan meleki bir idraktir. Tahminden ileri gitmeyen remellerin ise kesinlikle nebilerin durumu ile ilgisi yoktur. (Mukaddime, 1.cilt, 399-400) Bu şekilde İbn Haldun, zahiren müşkül görünen hadisin manasını izaha kavuş- turmuş olmaktadır. Böyle bir izah makuldür. Çünkü dinde kum üzerinde çeşitli çizgiler çizerek onlardan ileriye dönük anlamlar çıkarmak mümkün değildir. Bunu dikkate aldığımızda, hadiste İbn Haldun'un yaptığı gibi farklı bir anlamın olduğu ortaya çıkmaktadır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29.12.24, 13:59
 
Üyelik tarihi: 16.12.24
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 600
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İbn Haldun'un bu konuyu Mukaddime adlı eserinde ele aldığını görüyoruz. "Eskiden kum üzerine hat çizen bir nebi vardı. Şimdi kimin hattı onunkine muvafık düşerse, işte o isabet etmiş olur" (Müslim, Mesacid, 33; Selam, 121; Ebu Davud, Salat, 167) hadisi dolayısıyla ortaya çıkan bir problemi izale etmeye çalışmıştır. Ona göre zahiren bu hadis kehaneti içermesinden dolayı müşkül bir durum arz etmektedir. İbn Haldun, tahsilden nasip almamış bazı kimselerin iddia ettiği gibi bu hadisin hatt-ı remilin meşruiyetine hiçbir şekilde delil olamayacağını ifade eder. Çünkü ona göre hadisin manası "hat çizen bir nebi vardı, hat çizdiği sırada ona vahiy gelirdi" şeklindedir. Bazı peygamberlerin böyle bir adetinin bulunması imkansız değildir. “Kimin hattı, o nebininkine düşerse, isabet eden odur” sözü “çizilen hatlar arasında doğru olan budur, zira hat çizerken kendisine vahyin gelmesi adet olan söz konusu nebiye mahsus vahiy, onu teyit ve takviye etmiştir" manasına gelir. Yoksa çizilen hat, vahye muvafakat durumu dikkate alınmadan mücerret olarak ele alınırsa, doğru olmaz. İbn Haldun, bu noktada peygamberlerin vahyi idrak etmelerinin birbirinden farklı olduğunu ifade eder. Zira Allah, “O resullerin bir kısmını diğer bir kısmına üstün kıldık" (Bakara Süresi ayet 253) buyurmuştur. İbn Haldun'a göre bazı peygamberlere, bir talep söz konusu olmaksızın bu maksatla herhangi bir cihete teveccüh ve bir şeyi vesile etmeksizin, başlangıç itibariyle doğrudan doğruya kendilerine vahiy gelir ve melek onlarla konuşur. Bazı peygamberler, vahye teveccüh ederler. Çünkü onların önlerine beşeri hususlarla ilgili bulunan bir mesele getirilir, ümmet fertlerinden biri, bir müşkül veya bir teklif ya da bunun gibi bir şeyle onun huzuruna gelir. Bu durum karşısında peygamber, Rabbani aleme teveccüh eder, o müşkül veya teklifin hallini Allah'tan ister Bazı nebilerin durumu, nebilere mahsus bir makamda meleğe hitap etmek için, hat ile istidat kazanma şeklinde olabilir. Nebi olmayanların hat vasıtası ile beşeri idrak vasıtalarından ayrılma ve ruhani idrake istidat kazanmaları hali de böyledir. Ancak nebi olmayanların idrakleri sadece ruhanidir, nebininki ise Allah indinde vahiy ile hasıl olan meleki bir idraktir. Tahminden ileri gitmeyen remellerin ise kesinlikle nebilerin durumu ile ilgisi yoktur. (Mukaddime, 1.cilt, 399-400) Bu şekilde İbn Haldun, zahiren müşkül görünen hadisin manasını izaha kavuş- turmuş olmaktadır. Böyle bir izah makuldür. Çünkü dinde kum üzerinde çeşitli çizgiler çizerek onlardan ileriye dönük anlamlar çıkarmak mümkün değildir. Bunu dikkate aldığımızda, hadiste İbn Haldun'un yaptığı gibi farklı bir anlamın olduğu ortaya çıkmaktadır.
Nebî olmayanların çizgisinin, onların idrak ettiğine denk düşmesi olamaz Nebî olmayanlarınki sadece tahmindir. Allah’ın o nebiye bahşettiği idrakle alakası yoktur diye anladım hocam

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29.12.24, 14:01
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kurtlukuyu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nebî olmayanların çizgisinin, onların idrak ettiğine denk düşmesi olamaz Nebî olmayanlarınki sadece tahmindir. Allah’ın o nebiye bahşettiği idrakle alakası yoktur diye anladım hocam
Hülasa hadisin manası "hat çizen bir nebi vardı, hat çizdiği sırada ona vahiy gelirdi" şeklindedir. Bazı peygamberlerin böyle bir adetinin bulunması imkansız değildir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29.12.24, 14:12
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kurtlukuyu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Nebî olmayanların çizgisinin, onların idrak ettiğine denk düşmesi olamaz Nebî olmayanlarınki sadece tahmindir. Allah’ın o nebiye bahşettiği idrakle alakası yoktur diye anladım hocam
Başka bir izahat İbn Hacer el-Heytemî, el-Fetâva'l-hadisiyye, sayfa 88 de İbn Hacer'e göre remli öğren mek, öğretmek büyük bir günahtır, haramdır. Bunu yapan gaybı bilme noktasında Allah'a şirk koşmuş olur. Gaybı sadece Allah bilir. Hadis'e gelince bu bir ihbar değil, inkardır, yani Hz. Peygamber'in tenkididir. O dönemde Araplar kendi batıl inançlarına mezkur nebiyle destek buluyorlardı. Bir anlamda yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlardı. Hz. Peygamber bu inancın doğru olmadığını, zira cahiliye ehlinin olayları karıştırdığını, oysa mezkur nebinin fiilinin ona has ve nübüvvetine delalet eden bir mucize olduğunu vurgulayarak cevap vermek istemiştir. Dolayısıyla maksat onları inkârdır. Bunun benzeri ifade türleri Kur'an ve sünnet- te vardır. Mesela "Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın!" (Zümer süresi ayet 15) ve Hz. Peygamber'in "Biz şüphelenme konusunda İbrahim'den daha çok hakkımız var" sözü gibi. Bunların zahiri inanç konularında şüpheye işaret ediyor. Oysa tam tersi maksat şüpheyi İbrahim'den nefyetmektir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 29.12.24, 14:22
 
Üyelik tarihi: 16.12.24
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 119
Forum Puanı: 600
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Başka bir izahat İbn Hacer el-Heytemî, el-Fetâva'l-hadisiyye, sayfa 88 de İbn Hacer'e göre remli öğren mek, öğretmek büyük bir günahtır, haramdır. Bunu yapan gaybı bilme noktasında Allah'a şirk koşmuş olur. Gaybı sadece Allah bilir. Hadis'e gelince bu bir ihbar değil, inkardır, yani Hz. Peygamber'in tenkididir. O dönemde Araplar kendi batıl inançlarına mezkur nebiyle destek buluyorlardı. Bir anlamda yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlardı. Hz. Peygamber bu inancın doğru olmadığını, zira cahiliye ehlinin olayları karıştırdığını, oysa mezkur nebinin fiilinin ona has ve nübüvvetine delalet eden bir mucize olduğunu vurgulayarak cevap vermek istemiştir. Dolayısıyla maksat onları inkârdır. Bunun benzeri ifade türleri Kur'an ve sünnet- te vardır. Mesela "Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın!" (Zümer süresi ayet 15) ve Hz. Peygamber'in "Biz şüphelenme konusunda İbrahim'den daha çok hakkımız var" sözü gibi. Bunların zahiri inanç konularında şüpheye işaret ediyor. Oysa tam tersi maksat şüpheyi İbrahim'den nefyetmektir.
Anladım hocam bu açıklama ile daha iyi oturdu taşlar sağolun

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hz. Muhammed (s.a.v.) kimdir? Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ugi Hadisler 1 06.11.24 13:22
Peygamberimizin 24 saati H3roglif Peygamberler 11 25.06.21 21:51
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Vefatı Swordsfish islam & islami Konular 1 23.06.20 19:31
Imânın hakikati Havasokulu Hadisler 3 23.06.17 18:12
Peygamber Efendimiz (sav) in Gündelik Hayatı Havasokulu Peygamberler 4 05.06.17 14:51


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:47.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com