Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Regaip kandili nedir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/97896-regaip-kandili-nedir.html)

Cennet'ül Meva 02.01.25 23:14

Regaip kandili nedir?
 
Öncelikle başlık için durumu izah edecek bir cümle bulamadım.

Bugün Regaip kandili. Ve ibadet etmeden önce bi araştırma yapma gereği duydum. Kör bir müslüman olmamak adına bildiğimiz onemli gecelerin manevi değerini bilip ona göre dua etmem gerektiğini düşündüm. Ve araştırma yaparken aşağıda paylaştığım linkte ki konulara benzer bilgilere ulaştım.
Linki paylaşıyorum bir göz atar mısınız?

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Durum şu ki anladığım kadarıyla ulaştığım bilgilerde bu gecede yapılan ibadetlerin uydurma yada alışılagelmiş olduğuna ulaştım. Ve çok üzüldüm. İslamiyette kuran değişmemiş ama Dinimiz de eskiden bu güne tahrip olduğunu düşündüm. Çocukluğumuz dan beri boyle gecelerde manevi bir hava olur ülkemizde. İbadetler yaparız. Tabi okuduğum şeylerin yüzde yüz doğruluğuna da düşmedim çünkü sonuçta İslami bilgimiz zayıf.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Linkte yazılanları okuyunca ikileme düştüm. Tabiki 3 aylara girdiğimiz için tesbihlerimi çekiyorum sadece kandil değil bazı geceleri huşu içinde dolu dolu geçirmeye gayret gösteriyorum. Ama bilgisizligime ve dinimizi tahrip edenlere karşı yada doğruları bilemeyisimize çok üzülüyorum. Yorumlarsanız sevinirim.

S E N E 7 02.01.25 23:32

Alıntı:

Cennet'ül Meva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654119)
Öncelikle başlık için durumu izah edecek bir cümle bulamadım.

Bugün Regaip kandili. Ve ibadet etmeden önce bi araştırma yapma gereği duydum. Kör bir müslüman olmamak adına bildiğimiz onemli gecelerin manevi değerini bilip ona göre dua etmem gerektiğini düşündüm. Ve araştırma yaparken aşağıda paylaştığım linkte ki konulara benzer bilgilere ulaştım.
Linki paylaşıyorum bir göz atar mısınız?

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Durum şu ki anladığım kadarıyla ulaştığım bilgilerde bu gecede yapılan ibadetlerin uydurma yada alışılagelmiş olduğuna ulaştım. Ve çok üzüldüm. İslamiyette kuran değişmemiş ama Dinimiz de eskiden bu güne tahrip olduğunu düşündüm. Çocukluğumuz dan beri boyle gecelerde manevi bir hava olur ülkemizde. İbadetler yaparız. Tabi okuduğum şeylerin yüzde yüz doğruluğuna da düşmedim çünkü sonuçta İslami bilgimiz zayıf.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Linkte yazılanları okuyunca ikileme düştüm. Tabiki 3 aylara girdiğimiz için tesbihlerimi çekiyorum sadece kandil değil bazı geceleri huşu içinde dolu dolu geçirmeye gayret gösteriyorum. Ama bilgisizligime ve dinimizi tahrip edenlere karşı yada doğruları bilemeyisimize çok üzülüyorum. Yorumlarsanız sevinirim.

Bence bir önemi var. Sürekli bulutlu gökyüzü olan bir sehirdeyim , bugün hava pırıl pırıl yıldızlar ve ay çok güzel :) Sonuçta hiç camiye gitmeyenler bile yatsı namazına gitti Allah'ı zikretti eksi yönü yoktur artısı daha çoktur diye düşünüyorum yinede en doğrusunu Rabbim bilir .

Cennet'ül Meva 02.01.25 23:43

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654126)
Bence bir önemi var. Sürekli bulutlu gökyüzü olan bir sehirdeyim , bugün hava pırıl pırıl yıldızlar ve ay çok güzel :) Sonuçta hiç camiye gitmeyenler bile yatsı namazına gitti Allah'ı zikretti eksi yönü yoktur artısı daha çoktur diye düşünüyorum yinede en doğrusunu Rabbim bilir .

Bende aynı fikirdeyim. Benim bulunduğum sehirde bugün boyleydi tabi kış mevsimi için iyi birşey mi bilemiyorum. Lakin şu var. Bu paylaştığım site deki gibi yazıları görünce şüpheye düşüyor insan. Ya yanlış yapıyorsak diyorum ya zamaninda tahrip edildiği haliyle bize ogretildiyse diyorum. Yada ya bizim bildigimiz öğrendiğimiz dogruysa islam ansiklopedisi gibi yerlerde okuduklarimiz yanlışsa onlarla nasil mucadele edebiliriz diyorum. Cok zor inanın. Anlatamadm düşüncelerimi.

S E N E 7 03.01.25 00:43

Alıntı:

Cennet'ül Meva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654132)
Bende aynı fikirdeyim. Benim bulunduğum sehirde bugün boyleydi tabi kış mevsimi için iyi birşey mi bilemiyorum. Lakin şu var. Bu paylaştığım site deki gibi yazıları görünce şüpheye düşüyor insan. Ya yanlış yapıyorsak diyorum ya zamaninda tahrip edildiği haliyle bize ogretildiyse diyorum. Yada ya bizim bildigimiz öğrendiğimiz dogruysa islam ansiklopedisi gibi yerlerde okuduklarimiz yanlışsa onlarla nasil mucadele edebiliriz diyorum. Cok zor inanın. Anlatamadm düşüncelerimi.

Hem Ahir zamandayız hemde bunlar vesvese insanın şevkini kırıyor, dedimya yoksa bile yapmak kötü değil, Rabbim biliyor niyetleri .

trhakan 03.01.25 07:14

bu gecede ibadet etmek insana ne kaybettirir?

imas 03.01.25 07:40

Alıntı:

Cennet'ül Meva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654119)
Öncelikle başlık için durumu izah edecek bir cümle bulamadım.

Bugün Regaip kandili. Ve ibadet etmeden önce bi araştırma yapma gereği duydum. Kör bir müslüman olmamak adına bildiğimiz onemli gecelerin manevi değerini bilip ona göre dua etmem gerektiğini düşündüm. Ve araştırma yaparken aşağıda paylaştığım linkte ki konulara benzer bilgilere ulaştım.
Linki paylaşıyorum bir göz atar mısınız?

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Durum şu ki anladığım kadarıyla ulaştığım bilgilerde bu gecede yapılan ibadetlerin uydurma yada alışılagelmiş olduğuna ulaştım. Ve çok üzüldüm. İslamiyette kuran değişmemiş ama Dinimiz de eskiden bu güne tahrip olduğunu düşündüm. Çocukluğumuz dan beri boyle gecelerde manevi bir hava olur ülkemizde. İbadetler yaparız. Tabi okuduğum şeylerin yüzde yüz doğruluğuna da düşmedim çünkü sonuçta İslami bilgimiz zayıf.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Linkte yazılanları okuyunca ikileme düştüm. Tabiki 3 aylara girdiğimiz için tesbihlerimi çekiyorum sadece kandil değil bazı geceleri huşu içinde dolu dolu geçirmeye gayret gösteriyorum. Ama bilgisizligime ve dinimizi tahrip edenlere karşı yada doğruları bilemeyisimize çok üzülüyorum. Yorumlarsanız sevinirim.

yazinın doğrulugunu yada yanlişliğini,yine yazida verilen hadis rivayetlerinin sıhhatini yada sahihliğinin arastirarak anlasilabilir, ki yazılanların hemen hepsi doğrudur...

Cennet'ül Meva 03.01.25 11:27

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654162)
yazinın doğrulugunu yada yanlişliğini,yine yazida verilen hadis rivayetlerinin sıhhatini yada sahihliğinin arastirarak anlasilabilir, ki yazılanların hemen hepsi doğrudur...

"...bu geceyle ilgili rivayetlerin çok zayıf ya da uydurma olduğu hadis âlimlerince tesbit edilmiştir."
Bu cümleyi okuyunca çok garip hissettim abi.

Yusufiyeli 03.01.25 13:15

Alıntı:

Cennet'ül Meva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654119)
Öncelikle başlık için durumu izah edecek bir cümle bulamadım.

Bugün Regaip kandili. Ve ibadet etmeden önce bi araştırma yapma gereği duydum. Kör bir müslüman olmamak adına bildiğimiz onemli gecelerin manevi değerini bilip ona göre dua etmem gerektiğini düşündüm. Ve araştırma yaparken aşağıda paylaştığım linkte ki konulara benzer bilgilere ulaştım.
Linki paylaşıyorum bir göz atar mısınız?

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Durum şu ki anladığım kadarıyla ulaştığım bilgilerde bu gecede yapılan ibadetlerin uydurma yada alışılagelmiş olduğuna ulaştım. Ve çok üzüldüm. İslamiyette kuran değişmemiş ama Dinimiz de eskiden bu güne tahrip olduğunu düşündüm. Çocukluğumuz dan beri boyle gecelerde manevi bir hava olur ülkemizde. İbadetler yaparız. Tabi okuduğum şeylerin yüzde yüz doğruluğuna da düşmedim çünkü sonuçta İslami bilgimiz zayıf.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Linkte yazılanları okuyunca ikileme düştüm. Tabiki 3 aylara girdiğimiz için tesbihlerimi çekiyorum sadece kandil değil bazı geceleri huşu içinde dolu dolu geçirmeye gayret gösteriyorum. Ama bilgisizligime ve dinimizi tahrip edenlere karşı yada doğruları bilemeyisimize çok üzülüyorum. Yorumlarsanız sevinirim.

Konuyla alakalı örnekler üzerinden iki farklı görüş sahibi olan alimlerin meseleye nasıl yaklaştıklarını anlatmaya çalışacağım. Kur’an’ın toplanması olayı. Bu sonradan ortaya çıkmış bir hadisedir. Hatta sahabe bile bunu tartışma konusu yapabilmiştir. Birinci görüşteki alimler bunu bidat olarak adlandırmaz. Zira onlara göre, bu Kur’an’ı tahriften muhafaza için yapılmıştır. Müslümanların maslahatı içindir, faydasınadır. Buna bidat demeye gerek yoktur. İkinci görüş sahipleri ise önce buna bidat derler. Sonra bu bidatin yerilmemiş bilakis övülmüş olduğunu ifade edip onu bidat-ı hasene olarak adlandırırlar. Hatta bununla kalmaz bu bidatı da vacip bidat yani yapılması gerekli bidat kategorisinde görürler. Artık burada bidatın sözlük anlamında kullanıldığı açıktır. Ama bu kavram kullanılarak bir kafa karışıklığına da sebep olunmaktadır. Aynı şekilde masa üzerinde yemek çatal kaşık kullanmakta böyledir. Birinci görüşteki alimler bunlara bidat demez onları Müslümanların faydasına araçlar olarak görürler. İkinci görüş sahipleri ise önce bidat der, ardından onu bidat-ı hasene içinde değerlendirirler. Bu bidat-ı haseneyi de mubah bidat kategorisinde kabul ederler.
Diğer örnekleri de böyle değerlendirmek mümkündür. Ezan için hoparlör kullanmak birinci görüşteki alimlere göre muhtemelen bidat değildir. İkinci görüş sahipleri de buna önce bidat sonra da bidat-ı hasene derler. Aslında her iki görüş sahiplerinin yaptıkları sonuçta aynı kapıya çıkmaktadır. Ama adlandırılmaları farklılık arz etmektedir. Ama yukarda ifade ettiğim gibi İmam Rabbani gibi bazı alimler her bidatın bir sünneti ortadan kaldırdığını ifade ederler. Bu vaziyette muhtemelen ezanı hoparlörle okumak çıplak sesle okuma sünnetini ortadan kaldıracaktır. İmam Rabbani ’nin verdiği bir örneği kullanırsak namazda niyeti telaffuz ile yapmak bidattir. Niyet kalple olur. Telaffuz ile niyet asr-ı saadette görülmemiştir. Ona göre telaffuz ile aslında kalp ile niyeti ortadan kaldırmaktadır. Bu kayda değer bir görüştür. Bununla birlikte telaffuz ile niyete cevaz verildiğide bir vakıadır. Belkide halk için kalpte olanı takviye etsin diye böyle bir cevaz verilmiştir. Burada mesele telaffuz ile niyetin sünnet telakki edilmemesidir. Yani dinden kabul edilmemesidir. Bunun dışında caizdir.
Mesela Mevlit kandilleri bazıları bidat der bazıları da asla ondan vazgeçmez. Bu meseleyi nasıl değerlendirmeliyiz? Bidat dine dinde olmayan şeyleri ilave etmektir. Kişiler mevlidi dindenmiş gibi, yani sünnetmiş gibi dinin bir parçasıymış gibi kutlarsa bu bidat olur. Zira Hz. Peygamber zamanında bu uygulama yoktur. Ancak Hz. Peygamber zamanında yokluğu kabul edildikten sonra Hz. Peygamber’i anma sadedinde, Kur’an okuma salavat ilahi ve vaazdan ibaret olan mevlidi kutlamakta kibir sakınca yoktur. Bilakis ecri bile vardır. Mesela cenazelerde namaz dışında tekbir getirmek salavatlar okumak sonradan ortaya çıkmış bir şeydir. Bunları dindenmiş gibi yaparsak bidat işlemiş oluruz. Ancak bunun dinden olmadığını kabul ettikten sonra bunlar güzel şeylerdir.


Mesela ölüm haberleri için minarelerden sala okumak da böyledir. Gerçi bazı araştırmalar bunun asr-ı saadette görüldüğünü ifade etselerde ben örnek kabilinden veriyorum. Bunu dindenmiş yani sünnetmiş gibi telakki etsek bidat işlemiş oluruz. Ama bunun sünnetle ilgisinin olmadığını kabul edip ölüm haberini duyurmanın kastedildiğini söylersek bu caizdir. Hatta güzel bir şeydir. Namazdan sonraki toplu tesbihat duaların sonunda ‘’el-Fatiha’’ demek de böyledir. Bunlar dindenmiş gibi kabul edilir sanki sünnetmiş telakki edilirse bidat işlenmiş olur. Ama böyle kabul edilmeyip Müslümanların şu veya bu sebeple yerleştirdiği bir şey olarak görülürse bidat olmaz. Belki bunlarda da bir fayda mülahaza edilmiştir. Fatiha’yı dua niyetiyle okumak da güzel bir şeydir. Ama sonuçta unutulmamalıdır ki böyle yapmayanları kınamak yanlış içinde olduklarını söylemek de yanlış olur. Zira bizim olayı dindenmiş gibi algıladığımızı gösterir. O zaman böyle bir tepki vermeyip meselenin aslını bildikten sonra mesele yoktur.
Kötü bidat içinde birkaç örnek vereyim. Cenazelerde alkış tutmak çirkin bir bidattır. Çünkü bu Hz. Peygamber döneminde görülmediği gibi Müslümanlara hatta ölene de hiçbir faydası yoktur. Yakalara ölenin resmini takmak, siyah çelenkler getirmek kötü bidatlardır. Yılbaşı kutlamak kötü ve dahi haram bidatlardır. Zira bunların Müslümana faydası olmadığı gibi başka kültür, ideoloji ve din mensuplarına benzemektir ki, kabul edilmeleri mümkün değildir.

Cennet'ül Meva 03.01.25 16:24

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654200)
Konuyla alakalı örnekler üzerinden iki farklı görüş sahibi olan alimlerin meseleye nasıl yaklaştıklarını anlatmaya çalışacağım. Kur’an’ın toplanması olayı. Bu sonradan ortaya çıkmış bir hadisedir. Hatta sahabe bile bunu tartışma konusu yapabilmiştir. Birinci görüşteki alimler bunu bidat olarak adlandırmaz. Zira onlara göre, bu Kur’an’ı tahriften muhafaza için yapılmıştır. Müslümanların maslahatı içindir, faydasınadır. Buna bidat demeye gerek yoktur. İkinci görüş sahipleri ise önce buna bidat derler. Sonra bu bidatin yerilmemiş bilakis övülmüş olduğunu ifade edip onu bidat-ı hasene olarak adlandırırlar. Hatta bununla kalmaz bu bidatı da vacip bidat yani yapılması gerekli bidat kategorisinde görürler. Artık burada bidatın sözlük anlamında kullanıldığı açıktır. Ama bu kavram kullanılarak bir kafa karışıklığına da sebep olunmaktadır. Aynı şekilde masa üzerinde yemek çatal kaşık kullanmakta böyledir. Birinci görüşteki alimler bunlara bidat demez onları Müslümanların faydasına araçlar olarak görürler. İkinci görüş sahipleri ise önce bidat der, ardından onu bidat-ı hasene içinde değerlendirirler. Bu bidat-ı haseneyi de mubah bidat kategorisinde kabul ederler.
Diğer örnekleri de böyle değerlendirmek mümkündür. Ezan için hoparlör kullanmak birinci görüşteki alimlere göre muhtemelen bidat değildir. İkinci görüş sahipleri de buna önce bidat sonra da bidat-ı hasene derler. Aslında her iki görüş sahiplerinin yaptıkları sonuçta aynı kapıya çıkmaktadır. Ama adlandırılmaları farklılık arz etmektedir. Ama yukarda ifade ettiğim gibi İmam Rabbani gibi bazı alimler her bidatın bir sünneti ortadan kaldırdığını ifade ederler. Bu vaziyette muhtemelen ezanı hoparlörle okumak çıplak sesle okuma sünnetini ortadan kaldıracaktır. İmam Rabbani ’nin verdiği bir örneği kullanırsak namazda niyeti telaffuz ile yapmak bidattir. Niyet kalple olur. Telaffuz ile niyet asr-ı saadette görülmemiştir. Ona göre telaffuz ile aslında kalp ile niyeti ortadan kaldırmaktadır. Bu kayda değer bir görüştür. Bununla birlikte telaffuz ile niyete cevaz verildiğide bir vakıadır. Belkide halk için kalpte olanı takviye etsin diye böyle bir cevaz verilmiştir. Burada mesele telaffuz ile niyetin sünnet telakki edilmemesidir. Yani dinden kabul edilmemesidir. Bunun dışında caizdir.
Mesela Mevlit kandilleri bazıları bidat der bazıları da asla ondan vazgeçmez. Bu meseleyi nasıl değerlendirmeliyiz? Bidat dine dinde olmayan şeyleri ilave etmektir. Kişiler mevlidi dindenmiş gibi, yani sünnetmiş gibi dinin bir parçasıymış gibi kutlarsa bu bidat olur. Zira Hz. Peygamber zamanında bu uygulama yoktur. Ancak Hz. Peygamber zamanında yokluğu kabul edildikten sonra Hz. Peygamber’i anma sadedinde, Kur’an okuma salavat ilahi ve vaazdan ibaret olan mevlidi kutlamakta kibir sakınca yoktur. Bilakis ecri bile vardır. Mesela cenazelerde namaz dışında tekbir getirmek salavatlar okumak sonradan ortaya çıkmış bir şeydir. Bunları dindenmiş gibi yaparsak bidat işlemiş oluruz. Ancak bunun dinden olmadığını kabul ettikten sonra bunlar güzel şeylerdir.


Mesela ölüm haberleri için minarelerden sala okumak da böyledir. Gerçi bazı araştırmalar bunun asr-ı saadette görüldüğünü ifade etselerde ben örnek kabilinden veriyorum. Bunu dindenmiş yani sünnetmiş gibi telakki etsek bidat işlemiş oluruz. Ama bunun sünnetle ilgisinin olmadığını kabul edip ölüm haberini duyurmanın kastedildiğini söylersek bu caizdir. Hatta güzel bir şeydir. Namazdan sonraki toplu tesbihat duaların sonunda ‘’el-Fatiha’’ demek de böyledir. Bunlar dindenmiş gibi kabul edilir sanki sünnetmiş telakki edilirse bidat işlenmiş olur. Ama böyle kabul edilmeyip Müslümanların şu veya bu sebeple yerleştirdiği bir şey olarak görülürse bidat olmaz. Belki bunlarda da bir fayda mülahaza edilmiştir. Fatiha’yı dua niyetiyle okumak da güzel bir şeydir. Ama sonuçta unutulmamalıdır ki böyle yapmayanları kınamak yanlış içinde olduklarını söylemek de yanlış olur. Zira bizim olayı dindenmiş gibi algıladığımızı gösterir. O zaman böyle bir tepki vermeyip meselenin aslını bildikten sonra mesele yoktur.
Kötü bidat içinde birkaç örnek vereyim. Cenazelerde alkış tutmak çirkin bir bidattır. Çünkü bu Hz. Peygamber döneminde görülmediği gibi Müslümanlara hatta ölene de hiçbir faydası yoktur. Yakalara ölenin resmini takmak, siyah çelenkler getirmek kötü bidatlardır. Yılbaşı kutlamak kötü ve dahi haram bidatlardır. Zira bunların Müslümana faydası olmadığı gibi başka kültür, ideoloji ve din mensuplarına benzemektir ki, kabul edilmeleri mümkün değildir.

Allah' razi olsun ne güzel açıklamıssiniz tane tane okudum inanın. Yani şunu mu anlamalıyız. Regaip kandili dinimizde sonradan gelişmiş mübarek görülmüş ama o geceyi dindenmis gibi sunnetmis gibi dinin bir parçasıymış gibi değerlendirirsek bidat mı oluyor.

Cennet'ül Meva 03.01.25 16:30

Alıntı:

S E N E 7 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 654144)
Hem Ahir zamandayız hemde bunlar vesvese insanın şevkini kırıyor, dedimya yoksa bile yapmak kötü değil, Rabbim biliyor niyetleri .

Tabi niyetimiz güzel.
Hatta şöyle oluyor. Günlük rutin ibadetlerin dışında böyle gecelerde huşumuz artıyor gönülden daha icten samimi tovbelerimizi yapiyoruz bir fazla kaza namazlarimizi kiliyoruz. İbadetlerini aksatanlar o manevi havanin etkisine giriyor camiler dolup taşıyor. Bir kac senedir bilincimi yukseltmeye çalışıyorum okuduğum ayetee ne diyor ne anlatmak isteniyor yada regaip gecesi girdi bu gece neden mübarek görülmüş bilerek ibadet etmek istedim. Araştırdıkça bu tür bilgilere ulaştım.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:37.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148