Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı
Arkadaşlar kaldığım kyknın,küçük bir mescidinde sanırım görsel sanatlar okuyan bi kaç arkadaş resim çiziyordu.Resimlerde heykel tarzı insan,kadın,bir sürü çeşit resim çiziyorlardı.
Bende bu durum haramdır,put yerine geçebilir dedim.Sonradan bana dank etti acaba yanlış mı söyledim.Haram değilse,haşa niyetim o yönde değildi ama yalan hüküm uydurmak gibi olmasın.O anki durumun hükmü nedir.Allah mufaza büyük bir günaha mı girdim acaba
|
Müminlerin annesi Aişe (r.anha) dedi ki:“Ümmü Habibe (r.anha) ile Ümmü Seleme (r.anha), Habeşistan’da gördükleri içerisinde tasvirler/resimler bulunan (Mariye adlı) bir kiliseden bahsettiler. (Bunu) Peygamber (s.a.v)’e anlattılar. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v):- ‘Onlar, aralarından salih bir kimse öldüğü zaman mezarının üstüne bir mescit yapıp içine de o görmüş olduğunuz resimleri çizerlerdi. İşte onlar, kıyamet günü Allah katında mahlükatın en kötüsüdür!’ buyurdu.”[ Buhari, Salat 48, 55, Cenaiz 70, Menakıbu’l-Ensar 37; Müslim, Mesacid 16 (528)] İlk Hıristiyanlar, salih kimselerin resimlerini ibadethanelerine yaparak onların resimlerine bakıp motive olmayı, onların iyi hallerinden ders almayı ve onlar gibi çalışmayı hedeflemişlerdi. Zamanla o kimselerin resimlerine ibadet etmeye başladılar. Bundan dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu sonuca götürecek bir aracın önüne geçmek için bu tür davranışları yasaklamıştır. Ümmü Habibe ile Ümmü Seleme, Habeşistan’a hicret edenlerdendi. Bu ikisi, Habeşistan’daki Mariye kilisesinde gördükleri resim ve heykelleri Resülullah (s.a.v)’e bahsetmişlerdi. Kurtubi konuyla ilgili olarak şöyle der: “Eski Habeşlilerin bu süretleri yapmaları, gelecek nesil bunları görsün de eskiler gibi salih ameller yapmaya çalışsınlar ve kabirlerinin yanında Allah’a ibadet etsinler diyedir. Sonraları bazı kötü nesiller türedi. Bunlar, eskilerin maksadını anlayamadılar. Şeytan da onlara: ‘Sizden önce geçenler, bu süretlere taparlar, tazimde bulunurlar’ diye vesvese verdi. Nihayet bu kimseler, bu süretlere tapmaya başladılar. İşte Peygamber (s.a.v)’in Sedd-i zeria (kötülüğe sebep olan yolları kapatma) kabilinden sahabilerini böyle şeylerden sakındırmıştır.”