![]() |
icazetli olmak ne demek ?
Havvas ilminde icazetli olmak ne demektir
Örneğin filan kişi filan evliyadan icazetli denilse neye karşılık gelir. Misal ladikli Ahmetten icazetli Mehmet gibi detaylı bilgi rica ediyorum . |
İcazet izin demektir,yetki demektir.ehliyet gibi düşünülebilir
Manevi alemde söz sahibi olmak için önemlidir . |
Alıntı:
|
Alıntı:
Verdiğim örneğe göre tahlil edilirse .filan şahıs filan şahıstan icazetli deniyorsa o sahsın tüm dua ve zikirlerinin tesirini taşımakta mı icazetli yoksa tek bir dua için mi bu geçerli . Umarım anlatanilmisimdir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Peki bunun üzerine gidilse misal geniş anlamda belki kapsiyordur bunu nasl bilebilir o kişi misal. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Nasıl bilebilir derken yani icazet varsa kişi uygulamayi yapar zaten |
Alıntı:
Küçük icazet ( zikir, tesbihat, küçük işlemler) Orta icazet ( davetler, yüzleşme, tanışma varlıklar) Büyük icazet kaviyy lik seviyesidir Detaya girmedim |
Alıntı:
Bizim maksadımız asla edepsizlik değildir. Ancak bazen bilgiyi açıkça ifade etmemenin, sırrın ifşa olmaması adına tercih edildiğini düşünmek mümkün değil midir? Bu yolda ilerlerken bilgiye ulaşmak, tefekkür etmek ve meseleleri çözmek adına sorular sormak gerekebilir. Hele ki bu bilgilerin ulu ruhlardan alınan bir feyz olduğu yüksek işaretlerle anlaşılıyorsa, detaylara girmeden sormak yanlış olmaz. Sizi tenzih ederim; fakat bu yolda ilerlerken biz ve birkaç takva ehli kardeşimizin karşısına çıkan en büyük engelin ne olduğunu biliyor musunuz? **Kasımcıklar.** Kimdir bu kasımcıklar? Bilgiye vakıf olmalarına rağmen, sırla ilgisi olmayan konuları “sır” diyerek paylaşmayan, mertebe aşamamış ve hasetle hareket eden kimseler. Onlar, bir başkasının ilerleyişini zorlaştırır, yollarını uzatır. Misal: Bir dua verilir, bu dua mübarek bir zattan alınmıştır. Ancak o dua, birilerinin dilinde sıradan bir söz haline gelmiştir. Yine de bu kişilerin, o duayı gerçekten ihtiyacı olanlarla paylaşmadıklarını görürsünüz. Sebebi? Korkuları. Çünkü kim o makamda ilerlemek isterse, haset eder ve bu bilgiyi paylaşmazlar. Ancak bu engellere rağmen Allah’ın izniyle kişi o bilgiye bir yıl, hatta üç yıl sonra dahi olsa ulaşır. Hem öyle bir ulaşır ki, o duanın kabul makamı diline ve kalbine verilmiştir. Bu yüzden, “sırdır, söylenmez” ya da “edeptir, sorgulanmaz” gibi yaklaşımların ötesine geçtim. Vatikanda bile genç yaşta çocukların musallat meselelerini öğrendiği ve bu meselelerin bilginin öğrenilmesiyle çözüldüğü biliniyor. Keza bu bile ülkemizde fiyasko araki bulasın sebep bilginin öğretilmemesi. Sonuç olarak,ben maneviyatımı ilerletmek adına hakikatin peşindeyim meselenin havvas olmadığını sezen üstadlar elbet kalplerine geldiği kadar bilgi verir Allah onlardan razı olsun . Manevi olarak kendimi gerçekleştirmek adına aklıma takılan her şeyi sorar, sorgular ve ne pahasına olursa olsun teyit ederim. Çünkü ben, “edep” ya da “sır” kisvesi altında hareket edenlerin gerçek niyetlerini çok iyi tecrübe etmiş biriyim. Burdan tüm varsa Kasımlara selam yola devam yani . Bu söylediklerim yeri geldiği için dile getirilmiştir ve sizinle hiçbir ilgisi yoktur. Yanitiniz için ayrıca teşekkür ederim. |
Alıntı:
Misal ağr hastaya şifa ayetlerinin tesiri yaninda Filistin'in Galib olması için ayrıca bir takım manevi okuma ve çalışmalar gibi yani o zaman İslami cercevede kişi ve toplum hayrına her çalışma denenmeli görmek için diyebilir miyiz acaba Alıntı:
|
**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.
**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: *"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."* Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor. Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim. Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil. . |
Alıntı:
ilmin batini yönünde sır vardir, talebe üstadiyla üstad talebesiyle o sırrı paylasır, fakat talebe öğrendigi sırri disardan biriyle paylasmadigi gibi, üstad talebesine öğrettigi sırri disardan biriyle paylaşmaz ve sır her üstada göre değişir o yuzden bu ilmi öğrenmek isteyen mutlaka bir mürside tabi olmak zorundadir misalen, avukat olacak kişi illaki hukuk fakültesine girip oradaki hocalardan ders alip okulu bitirip avukat olabilir hiç kimse ben hukuk fakültesine gitmeyeceğim, dışardan hukuk kitaplarini okuyup avukat olacağim diyemez desede olmaz, o yüzden ilimde olmayan mürşide tabi olmayan hic kimsenin ben yeterli cevaplari alamiyorum diye sitem etmesine gerek yok, bilgi bir yere kadar verilir |
Alıntı:
Elbette bir mürşid, bir rehber olması süreci kolaylaştırır, talebenin önündeki engelleri kaldırır ve ona bir yön çizer. Ancak bu, kişinin yalnızca bir mürşide bağlı olarak ilerleyebileceği anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim’de defalarca tefekkür ve akıl yürütme emredilmiştir. Allah, ilmin kapısını samimiyetle arayan ve doğru yolda gayret edenlere de yolu açar. Misalen, hukuk fakültesine gitmeden avukat olunamayacağını söylüyorsunuz. Bu doğrudur; çünkü hukuk sistemi, bir düzen ve kurallar bütünüdür. Ancak ilahi ilim farklıdır. Batıni ilimde, kişinin ihlâsı, niyeti ve Allah’a olan yakınlığı da çok önemlidir. Mürşid, bu yolda bir vesiledir, ancak bu vesileye ulaşamayanlar da Allah’ın lütfuyla yol alabilir. Unutmamak gerekir ki Allah, ilmi yalnızca belli bir zümrenin tekelinde kılmamış, samimiyetle arayan herkese açık tutmuştur. Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü tam da bu noktada anlam kazanır. İlim, özü itibariyle kişinin kendisini ve Rabbini bilmesiyle ilgilidir. Eğer kişi samimiyetle arar, çaba gösterir ve Allah’a dayanırsa, mürşidi olsun ya da olmasın, ilerleyebilir. Ancak bir mürşid edinebilirse, bu elbette süreci kolaylaştırır. Sonuç olarak, mürşidin rolünü küçümsemek yanlış olduğu gibi, ilmi yalnızca mürşide bağlamak da ilahi rahmetin genişliğini daraltmak olur. Allah, samimi kullarına dilerse mürşid olmadan da kapılar açar. Bu noktada asıl mesele, kişinin gayreti, ihlâsı ve tefekkürle yola çıkmasıdır. keza soru açık ve sır içermyor cvabınız nedir |
Alıntı:
|
Alıntı:
bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz, 1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken , sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sözlerinizde haklılık payı var; elbette ki 1500 yıllık İslam tarihinde büyük âlimler ve mürşitler bu ilmin rehbersiz öğrenilemeyeceğini vurgulamışlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda kişinin ihlâsı ve samimiyetiyle de ilahi yardım ve feyiz kapılarının açılabileceğidir. Mürşidin önemi ve değeri tartışılmaz. Ancak Allah’ın rahmetini sadece bir yol ya da bir zümreyle sınırlı görmek de doğru değildir. Kişinin gayreti, niyeti ve Allah’a olan samimiyeti de bu yolda çok önemlidir. Nitekim birçok âlim ve Allah dostu, bir mürşide tabi olmadan da kendi çabası ve Allah’ın izniyle manevi yolculuğunu sürdürmüş ve ilme ulaşmıştır. Son olarak, bu görüş bir "üstünlük" ya da "daha bilgili olmak" iddiası değildir. İlahi rahmetin ve hikmetin genişliğini vurgulamaktır. Eğer bir mürşide tabi olma imkânı varsa, bu yolu seçmek elbette en doğrusudur. Ancak, mürşidi olmayan birini dışlamak ya da Allah’ın rahmetinden mahrum görmek de bu ilmin adabına uygun olmaz. Dikkat edinde konuyu ordan burdan çekip odaktan ayrılıp yukardaki hadisi şerifte belirtigi gibi bildiği halde bilgi paylasmayanlardan olmayın.Mazallah Cevap vermiyeceksenizde soruya, hiç zahmet buyurmayın başka yerlere çekip eminim benim olduğu kadar sizin de vaktiniz değerlidir. Ha şundan eminim benim veya benim gibi nice niyeti halis insan var inanıyorum ki Allah hak eden sevdiği ve yolunda gerçek anlamda cehd edenlerin vesilesiyle illaki öğretecek nasipse .Ayrıca sizin mrsidinizden ders almayı istediğimi belirttim almyor öğrenci dediniz .Benim de mürşid olarak bağlı olduğum biri yok araştırdım ha madem destek olmuyor yada olamıyorsunuz sitemlere de kulağınızı ya kapatın yada üzerinize alınıp da bu kutlu günde cehdimizi kırmayın enazından bunu yapabilirsiniz aldığınız ilme istinaden.Neyse ben gereken cevapları aldım Allah razı olsun iyi niyetle soruya cevap veren herkesten. |
Alıntı:
bunun çok evveli var süryanice, aramice onlarinda helal haram olani var |
Alıntı:
***"Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda**** bu durumda o kisi bu ilimle amel etmeyecek, zaten şu anda mürşit bulunmayan yada ulasilmasi zor olan bir yer yok, bir yerde tıp fakultesi yoksa kişi kendi çabasiyla kalp ameliyatini öğrenemez ve yapamaz... ardahanda tıp fakultesi yoksa erzurumdakini kazanır gider orada doktorluğu öğrenir , bulunduğu yerde mürşit yoksa mürşidi buldugu yete gider ilmi orada öğrenir , öyle kolaydan çabasiz ilim yok egerki bu ilmi ögrenmeye niyet ettiyse... yani rize çayelinde ki kişi burada mürşit varsa tabi olurum burada yoksa kendi kendime internetten mesajdan öğrenirim diyemez emeksiz yemek yok çaba yoksa beleş ilim yok |
Alıntı:
|
Alıntı:
ilmin kapisi ali ra. |
Allah CC. tüm kullara iki sayfa yazı yazmaktansa kısa cevapları okuduğunu dahi ANLAYABİLMEYİ İDRAK EDEBİLMEYİ nasip eylesin.
Doktor mezun olur hemen ameliyat yapamaz cerrah yanında pişerde pişer hocası sen ameliyat YAPAMAZSIN daha öğrenmedin demişse YAPAMAZ bu nettir deneme yanılma yapayım ben bi deniyimle ameliyata girerse ohasta elinde kalır sonunda dinlemediği hocasınıda doktorluğuda elinden tümden gider. Mürşide fslan gerek yok denilen küçük bir akılla idrak ettireyim ALLAH CC Kuranı indirdi istese tüm beyinlere ilmek ilmek yazar peygamber göndermezdi bir nebi peygamber yani bir MÜRŞİT ile bunu insanoğluna öğretti anlattırdı Peygambere ne kadar gerek yoksa sizde o zaman Havas ilmindede mürşide gerek yoktur o zaman oldunuz dilediğinizi yapın. |
Alıntı:
Tarz ,uslub ,bilgi cevap ne ararsanız var pek aydinladık(!)zerre kibirde kokmuyor (!) üstad .Tam bir havvas ehli lisanı çok güzel ifadeler. Aynen duanıza da kalben amin .Zira ısrarla orda basit bir soru sormsma rağmen hala konu başka yerde (Mürşide gerek yok" gibi bir iddiada bulunmadım. Aksine, mürşidin önemini teslim ettim ve bunu vurguladım. Fakat Allah’ın rahmet ve hikmetinin genişliğini hatırlatarak, mürşid bulma imkânı olmayan samimi kulların da Allah’ın yardımıyla ilerleyebileceğini söyledim. Bu, ne mürşidin önemini küçümsemek ne de ilmi hafife almaktır.) Hala zaman kaybı cevaplar.Vallahi zamanına acıdım. Ne yapın biliyor musunuz? Her konuya cevap yazmayın mesela rica ediyorum benim basliklarima .zira gözlemledigim kadaryla hep bir yüksekten bakma hep kibir kokuyor cevaplar ve hiç tarzım değil dahası tahammül etmek zorunda da değilim. Zira üslubunuz bana Ahmed yesevinin "ahir zaman şeyhleri"şiirini çağrstryo ve ben husnuzannımı korumakta zorlanıyorum.Yinede lütfedip yazdınız haşmetli elleriniz dert görmsin .Çok değerli vakitlerinizi bizle harcamayın biz avamlar siz üstadların yüksek ruh ve ilmi karşısında nutkumz kesildiğnden olayı fransz kalıyoruz sonra.İdrakımz iptal oluyo yani gerek yok bu kadar adrenaline .İyi kandiller. Vesselam. |
Alıntı:
yürüdüm Rabbime güvenip bu vakte kadar hamd olsun misliyle karşılık gördüm lakin bu manada son sorumdu sizinde kendinizi katarak bilginiz olsun.Darilmaca kirilmaca vs yok.Zaman çok değerli hepimiz için.verhasil son sözüm bu konuda .Allah rızası için bildiğini söyleme kendine sakla hatta turşu yap sat .Beni yaratan elbet yolumu gösterir. (Şuarâ Sûresi / 78.Âyet) |
Ha yemin ediyorum bakın vallahi de billahi de icazetsiz biri olarak söylüyorum çok yüksek sayıda zikirler okudum gram musallat kapmadm yıllarca hemde
Hatta nazar için esmalar yazdım pek tesir etti Dahası birçok çalışma denedim hamd olsun ki tesirini pek gördük.ozetle mursidsiz ve icazetsiz de yapilyor yaşadım tecrübe ettim gördüm.Allah hak eden tüm kullarını kendine yakinlastrsın onu yolundan çeviren cehdini kıranlarada vicdan ve idrak versin.Yani işin sırrı ihlas ve Allah'a güvende .Tabi herkese de tavsiye etmem olurda konuyu okuyan olursa .Çok Kur'an okuyup nafileler ve salavati serifler sonunda bunlar yapıldı bilginize.Allaha giden yollar nefesler kadardır yeterki onu isteyin ve yönelin .vekil olarak Allah yeter her işinize . . Tabiki sadece ibadet değil Allah'ın haram ve helaline de dikkat etmek koşuluyla |
Alıntı:
Eğer kişi Allah rızası için zikrederse benim fikrine musallat kapmaz belki sinanir.tabi kişinin yaşayışına göre de değişir. "De ki: 'İster Allah deyin, ister Rahmân deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O'nundur.'" İsra 110 |
Alıntı:
Hatta hurda atlamadm ben misal 40 bin Ayetel Kürsi çalışması öncesi günlük okumalar yapardım süreli tavsiye ederim burdan sesiz havasokulu sakinlerine (Zikir çekmekle ilgili korkuyu yavaş yavaş yenmek için önce az süreyle başlayın. Zamanla süreyi artırarak korkunun azaldığını görebilirsiniz.) Teşekkürler bildiğim herşeyi bugüne kadar aktardım bilemem belki takva ve ihlasyla benden çok daha iyisi bunu okurda Ümmet için duası kabul olur. |
Alıntı:
havasta bazi bilgiler var ki aile içi sır gibidir , hatta bazi bilgiler aileden bile gizlenir, bu kadar gizli olanı mi paylaşma mi istiyorsun ? ne yapayim simdi fekelikiyeyi mi paylasayim?,ulumiyeyi mi paylasayim?, berhetiyyeyi mi paylasayim? beni bilen bilir, kadinlarin havasta yeri olmadığını bildiğim ve inandigim icin zaten kadinlara bilgi vermekten yana degilim, şimdi ama zahirden bir sorun olursa bilgim dahilinde cevabini saklamadan veririm, bilgim dahilinde degilse soylerim arastirir cevabını veririm... |
Alıntı:
İcazetin kelime anlamı olarak izin olduğu konuda detaylı şekilde anlatılmış, biz de izninizle konunuza katkıda bulunmak isteriz sevgili bacım. Öncelikle iznin ne şekilde nasıl kullanılabileceğini izah etmeye çalışalım İnşaAllah. Mürşidi Kamil'e bağlanmak demek, yolunu tam anlamıyla Allah yoluna çevirmek anlamını taşıyor. Mürşidiyle yol yürüyen bir kul zamanla tasavvuf ve kulluk yolunda ilerler ve gelişir. Bu gelişme esnasında da bir çok sınava tabi tutulur. Nefs sınavları, aidiyet sınavları, ilmi sınavlar gibi. Bu sınavlarda başarılı olmayı nasip eden Allah'ın izzet ve izniyle, Mürşid aracı kılınarak bir takım manevi hediyeler takdim edilir. Bu hediyelere de izin denir. Rabbimizin bu hediyelerini alan kul (örneğin havvas ilmi) diğer kullara ve insanlara yardımcı olmak için ilmini kullanmaya başlar. Bir bebeğin gelişmesi gibi ya da bir fakülte tarafından dekan imzalı bir üniversite diploması gibi düşünüp hayal edebilirsiniz. Bu izin Mürşidin iznidir ancak esas izin Allah tarafından verilmiştir. Üniversite örneğindeki gibi izni veren altında imzası olan dekan değil esasında üniversitedir. Dekan sadece bir görevlidir. Tek fark vardır, icazeti alan da hala talebedir tasavvufta. Mezun oldum talebelik bitti, yok. :) Bu anlattıklarımıza binaen izni alan kimselerde evliyaullah alametleri görülür ancak halen talebe olmaları onlarda müsebbibiyle nefsani durumlar oluşabilir. Her ilim sahibinin makamı ve nefs dereceleri farklıdır. Konuştuğunuz kişiler ilim sahibi olsalar da evliya olmayabilir. Bunu bilerek ilerlemek gerektiği kanaatindeyim :) Hayrın ve şerrin, iyinin ve kötünün, rahmetin, bereketin ve diğer her şeyin Allah'tan geldiğine tevekkül ile inanırsanız, Allah'ın izni olmadan yaprağın kımıldamayacağı bilincini kendinize yerleştirirseniz ve eğer Allah yolunda bir salih ameller işleyen bir derviş gibi olmak ise niyetiniz, Yunus'un dediği gibi sövene dilsiz, vurana elsiz olmalıyız. Değerli okuyucu başınızı ağrıttık ise, hayatınızdaki çok değerli zamanınızı çaldık ise hakkınızı helal edesiniz. Zamanın sahibi hepimizi affetsin ve salih kulları arasına yazsın İnşaAllah. Hu ile. |
Alıntı:
Hadi eyvallah.Konularıma da yazma lütfen .Kendi konularnla ilgilen. Alıntı:
Teşekkürler Thanks Hintçe- धन्यवाद - Dhan'yavāda Japonca – 感謝 – Kansha Danca – Tak Bulgarca – Благодаря – Blagodarya Fince – kiitos Yunanca – Ευχαριστώ – Ef̱charistó̱ Almanca – Vielen Dank Portekizce – Obrigado Felemenkçe – bedankt İspanyolca – Gracias Çekçe – Dík Korece – 감사 – gamsa Çince – 谢谢你 – Xièxiè nǐ İtalyanca – Grazie Rusça – Спасибо – Spasibo İsveççe – Tack Lehçe – Podziękowania İbranice – תודה Fransızca – Merci Norveççe – takk |
Alıntı:
yaptigin bedduanin 2 misli sana dönsun, mursidin dururken baskasindan bilgi istemek, ve alamayinca hem sitem hem beddua etmek cok ayip ve mürsidine ihanettir, mürşidine ihanet edenin benim gözümde hic degeri yoktur, kadin oldugun icin bu kadar hafif konustum, eger erkek olsaydin cok farkli konusurdum... |
Alıntı:
(Beddua kısmı ironiydi ama kötü bşymiş gibi algılamakda ne biliyim.Ha doğru beddualarım nokta atışı tutmuştur hak edene lakin bana zerre faydası olmasa bile herhangi bir insana faydası olduğunu dusundğm insanlara tabi işi ticarete dokmdigu sürece asla beddua etmem :)) )Senin sinirlerin bozuk abi ni ara tatile çık en iyisi.Hadi eyvallah |
Alıntı:
Evet tabi oldğm bı mürşidim var hamd olsun hayatta olmasa bile.Onunla bu dünyada hiç tanismams olsam bile.Baska da kimseye tabiyetim yoktur.Ama böle giderse sizin mürşid de sizi gözden çıkarır demedin deme fazla sinirlisin bilgin olsun.nyse tasası size kalsın. |
kehanete göre ılım ehlı bır zat kadın düşmanlığı yapıyordu sonra sadece kadınlara hocalık yapacak hale geldi korkunç bışy sızın gıbı bırı için ve o iç ses hayırrrrrrrrrrrrrr yerınızde olsam kaçardım bu başlıktan her an fikrimi değiştreblrim abdestlyım namaza durcam her an bunu yapablrim hem beddua etmekte bır sanat ne o öyle sinrlendın dıye pat diye beddua edecen.Bununda bır usulu erkanı olmalı hıç yakıştramadım size ilminize
|
Alıntı:
Cevabını bildiğin soruyu konu olarak açıp, son zamanlarda forumda gündem olan sır paylaşımı, mürşitsiz havas ilminde ilerleme konusunda; artık neyine güvenerek ilim ehli insanlara nasıl oluyor da bu konuşma üslubunla, bu kibrinle herkesi kendin zannederek ağzını açabiliyorsun anlam veremedim. Sen daha yüksek sayıda zikir çekip de musallat kapmadığın için kibirlenmişsin. Esma yazdın diye kendini de buradaki ehil insanlardan üstün görmüşsün. "Cin peri şeytan ifrit vs ilgi alanıma gireydi bugün kalkıp da konularomın yüzdeliği bunların üzerine yoğunlsrdı" Bunlara yoğunlaşsaydın zaten aklınca küçük gördüğün insanlara yalvarıyor olarak bulurdun kendini. Bir de beddua edip ironiydi demesi yok mu. Zeka seviyesi yerlerde. Kıvırmayın, birazcık insansanız kabul edin yediğiniz haltı. Dua et fazla göze battım şu sıralar, ban yemek istemiyorum buradan. |
Alıntı:
|
yınelyorum kardeş samı abıyle özelden de ıletışım haldeyım arada burayı ve zıhınlerı açmak adına bırseyler söylenır yazılır çizilir tartışılır bu tabı öğrenılır de fıtrat gereği herkesın görüşü farklı olabılır saygılym sitemler vs tek şahsa değil olmadı hıçbır zaman . onun araştrmacı kımlığıne çok saygım var dahası onu üzenlerı bile özelden uyarmş insanım netıcede buraya yazıp bılgıler verenlerden ve ben sahsen kendım yapamm vaktımde yok bılgımde havvsla ılgılı yıllardr böyle o yuzden ayrıkotu gbı gırersen doğru etmemış olursun .Orda yazdıklarım beddua vs ıronı bunu onada söyledım anlık cıddıye almışsa o da yoğnlktan bakıp geçyor .Biz ınananlar olarak hızmet ehlı olanlara ve hak etmeyenlere beddua etmeyız neden hızmet ehlıyse buda haktır vebaldır özetle sende şimdi araya giripte uzatmalara sokma mevzuları bıde çok banal konuşmaydı haberın olsun .
|
Alıntı:
Kimden üslup dersi alınır, kimden alınmaz aydınlattı bu konu bizi. Kör desem yine hissederdi herhalde olan biteni. Eskiden beri tanıdığın Sami Abin ettiğin bedduayı sana geri gönderdi. Ne kadar iğrenç bir insan olduğunu yüzüne vurdu. 2 cümle bile yorumlayamayıp bir de konuşuyorsun zeka meka. Oldu majesteleri konunuza yazmam bir daha. Bedduaları tutmuşmuş :D |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:48. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com