![]() |
çok büyük imtihanlara uğruyorum
selamun aleyküm dostlar, uzun süredir çok büyük imtihanlara uğruyorum size uzun süredir yaşadığım bazı imtihanlardan bahsediyim.
Yakın zamanda emar çekindim beynimde 2 adet tümor çıktı, 12 yaşımdan itibaren bipolar bozukluk tedavisi görüyorum kullanmadığım ilaç neredeyse kalmadı o derece, hastanede bile yattım varın gerisini siz düşünün. Şuan da icralık banka borcu yani icraya düştü ama bu borçlar zaruretten dolayı yapıldı tabi ödenemedi katlandı ve son halini alıp beni maddi olarak daha da zor duruma soktu. Çevrede destek olan yok. Ailemle yaşıyorum ilahiyat fak. okuyorum birde hocalar tarafından zulme uğruyorum azarlıyorlar, aşağılıyorlar ayrıca sebebi ne derseniz sanki kendi kibirlerini tatmin ediyorlar gibi geliyor bana tabi yanlış düşünüyorda olabilirim. Maddi olarak durumum daha kötülesiyor üst üste elde avuçta birşey yok, ailede yok, bende yok ama Allahta var. Burdan değerli hocalarımıza sesleniyorum benim yerdimde olsaydıniz siz ne yapardınız? bana akıl verin. |
Alıntı:
bir insana elde olmayan hastalik Allah'tan sinavdir, bipolar ile kist gibi, bunlar zulüm degil sınavdir, Allahkuluna zulmetmez ama banka borcu ve icra kisinin eliyle yaptigindandir, banka gibi tefeci ve acimasiz kuruluşlardan para alip sonra buna mecburiyet diyip ustune üstluk birde mecburiyetten odenmedi sözü insanın kendi kendine zulmüdür,hemde ilahiyatta okuyup faizin hükmünü bilen biri olarak kendine zulüm etmissin bol bol dua ve istiğfar edin, işiniz zor Allah yardumciniz olsun |
Alıntı:
|
Alıntı:
Kist içinde, her namaz ardından bir celcelutiyye okuyup sesli bir şekilde kist için dua edin. Aynı zamanda inciri doğrayıp bir kavanoza doldurun üzerine hakiki zeytin yağı döküp aç karnına bol bol tüketin. Rıhı ahmer diye bir dua var. Araştır bul. Bir ipe 41 düğüm at sonra her bir düğüme rıhı ahmer duasını oku ve şöyle dua ederek düğümün birini çöz; (Eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve ühâziru.) Bunu her düğüm içinde bu şekilde yap. İp pamuk ip yani örgü ipi olsun. Rengi siyah olsun. Hastalığı temsilen Her düğüm içinen başta besmele çek. Abdestsiz yapma. Cuma günü ezan ve sela arası yap . 41 düğümde çözüldükten sonra hemen 4 rekat şifa için namaz kıl. Bu 4 rekatlık şifa namazının nasıl mübarek bir namaz olduğunu bilsen her gün kılarsın. Her rekatta 1 sübhaneke 1 Fatiha oku 3 ihlas oku. İçinden geçirerek inanarak huşu ile kıl. Kafanı arada soğuk suya sok. Bu dediğimi yap sonra geri dönüş yap. İyi olmaz isen . Başka bir usul var onu veririm ama evvela bu dediklerimi yap biiznillah şifa burdadır. Vakıa suresinide her gün 313 defa oku borçlar için |
Alıntı:
|
Alıntı:
YA GAFUR esmasını hipotek ve madi sıkıntılar için ebcedi kadar vird yaparsan ALLAH o kimseyi gayb hazinesinden varlığa ve servete boğar yazıyor kitapta |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
313 vakia 16 saat sürer diye hesapladım. Alıntı:
|
Alıntı:
Lakin Tek seferde okumak daha tesirlidir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ayrıca Vakıa süresi okuyacaksan ki birçok Havas alimi tavsiye etmiştir ara vermeden Arkasından Ali İmran suresi 37. Ayetinin okunması çok daha faydalı olur. |
hepinizdan Allah Razı olsun. Tavsiyeleriniz için sağolun
|
Allah Teala Peygamber’ine (s.a.), imtihana tabi tuttuğu kullarından karşılaştıkları belalara sabredenleri, sıkıntılardan dolayı sızlanmayıp “inna lillahi ve inna ileyhi raci‘un” (انّا لله وانّا اليه راجعون) diyenleri müjdelemesini emretmiştir. Çünkü bu ifadede aziz ve celil olan Allah’ın birliğini ve öldükten sonraki dirilmeyi kabul ediş vardır.Denildi ki istirca özelliği Muhammed ümmetine özgü kılınmış, diğer ümmetlere ise verilmemiştir, çünkü geçmiş ümmetlerden bu konuda herhangi bir rivayet intikal etmemiştir. Görmez misin ki Ya‘kūb aleyhisselamın, karşılaştığı zorluklar, belalar ve oğlu Yusuf’tan ötürü çektiği üzüntülere rağmen bu ifadeyi kullandığı nakledilmemiş fakat “vah Yusuf’um!” cümlesini kullanmıştır. Geçmiş ümmetlerde böyle bir ifade bulunsaydı diğerleri gibi ortaya çıkmış olacaktı. Bu da istircaın Muhammed ümmetine has olduğunu göstermektedir. Nihai gerçeği bilen Allah’tır. İbn Abbas’tan (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Allah, bir musibete uğrayıp da “inna lillah ve inna ileyhi raci‘un” (انّا لله وانّا اليه راجعون) diyen kimsenin sıkıntısını giderir, akıbetini hayırlı kılar ve kaybettiği kimsenin yerine memnun kalacağı hayırlı birini lütfeder”.Sabır kaybettiği şeyden ötürü nefsi sızlanmadan alıkoymaktır. Zaten kaybolanın tamamı aziz ve celil olan Allah’a ait olup insanlar nezdinde emanet konumundadır. Başkasının olan bir şeyin elden çıkmasına feryat etmenin de bir anlamı yoktur. Cenab-ı Hakk’ın şu buyruğuna bakmaz mısın: “Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın verdiği nimetlerden dolayı şımarmayasınız diye.”[Hadid suresi 23. ayet] Allah bu beyanı ile elimizden çıkan şeye üzülmemizi yasaklamıştır, çünkü gerçekte o bize ait değildir. Bunun yanında lütfettiği imkanlardan ötürü de şımarmamızı yasaklamıştır, bunlar da hakikatte başkasınındır. Başarıya ulaştıran sadece Allah’tır.
|
Alıntı:
Dünya imtihanını başaranlara cennatü aliyat var. Nice cennetler, cennette köşkler ve gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kimsenin hayal bile edemediği, tasavvur bile etmekten çok daha yüce, çok daha fazla nimetler var. "Biz O'na döneceğiz." Orada mümin için elem yok, saadet-i ebediyye, ebedi saadet var. Dünyadaki sıkıntılar imtihandır. O'na döneceğiz. Orada rahat edeceğiz. Sabrettiğimiz için orada Cenab-ı Hak mükafatlandıracak. Inna lillah ve inna ileyhi raciun. "Biz Allah'ın kullarıyız, Allah'ın mülküyüz, Allah'ınız. Biz O'na döneceğiz. Çok derin anlamlar taşıyan, çok güzel bir söz. Kadere rıza ve teslim olmak, Allah'ın hükmüne itiraz etmemek, edebini muhafaza etmek, olayları sabırla karşılamak ve sarsılmamak var. Trabzon’da camii imamı Zekai Hocamız vardı. "Zekai La yetezelzel" derdi. Soyadı Sarsılmaz'dı; La yetezelzel, "sarsılmaz" demek. Mümin, Zekai Hocamız gibi sarsılmaz olmalıdır. Mümin, olaylar karşısında sarsılmaz. Bilir ki Allah'tan geliyor, imtihandır, sabrederse mükafatı vardır.., Ahirette elem keder yoktur, hepsi bu dünya hayatındadır. Dünya hayatında böyle olduktan sonra insan bunu tabii karşılar. Hastaneye giden bir insan, doktora "iğne yapma!" der mi? Biliyor ki hastanede iğne olacak. "İlacı içmeyeyim." der mi? Biliyor ki hastaliginin geçmesi için acı da olsa ilacı içecek. "Ameliyat etmeyin beni!" der mi? Demez, çünkü iyi olmak için razı olarak hastaneye gider. İşte o sabredenler ki kendilerine bir musibet isabet ettiği zaman, "Biz Allah'ın kullarıyız. Olabilir, bunlar dünya hayatının, kaderin cilvesidir, Rabbimizin takdiridir. Biz O'na döneceğiz. Ahiret var, ahirette mükafat var; elem keder yok. Ahiret hayatı olması büyük müjde." derler. Bu söz çok mühim sözdür, buna "istirca❞ deniyor. İstirca, musibetin karşısında; Inna lillah ve inna ileyhi raciun, demektir. Istirca, raciun kelimesiyle ilgili olarak isimlendirilmiş. Orada istirca, karşılıyor. Cenab-ı Hakk'a dönmeyi ifade ediyor. Döneceğini düşünüyor, cenneti ve mükafatı düşünüyor; sabrediyor. Cenab-ı Hakk'ın kullarını imtihana hakkı olduğunu, bunun uluhiyyetinin şanı olduğunu biliyor. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com