![]() |
Mevlana neden selçukluları sattı deniliyor ?
Mevlana neden selçukluları moğullara sattı deniliyor her yeri yakıp döken Moğollar neden Mevlana’ya saygı gösterdi ?
|
Alıntı:
(Kaynak: Ümit Doğan MEVLANA GERÇEĞİ MEVLANANIN BİLİNMEYEN YÖNLERİ VE SARSICI GERÇEKLER; DESTEK YAYINLARI SAYFA: 224-225) |
Alıntı:
Anadoluyu istila edenler moğol değil orta asyanın bir çok boyundan oluşan ağırlı tatarlar oluşan ordu dur, Mevlananı kitaplarında moğol adı geçmez tatar adı gecer, Nasrettin hocayı araştır kimdir diye? Ahi evranı tatara öldürten mevlanadır,çünkü ahi evran 50.000 ahi ile tatara karşı çok savaşlar verdi Konyayı istila edip yakıp yıkmadığı yer kalmayan tatar sadece mevlananın dergahına dokunmamıştır, Neyse daha fazlası kafa karıştırır isteyen araştırsın... |
Nasrettin Hoca diye bilinen kişinin Anadolunun işgalinde ajanlık faaliyeti ile görevli olduğu bilgisi var. Hatta Orta Asya ülkelerinde bu şekilde tarih kitaplarında bahsediliyormuş.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sadreddin Konevi ile birbirlerine mektup yazıyor. O mektuplarda birbirlerine “Kardeşim” diye hitap ediyorlar. Onun için “Mesnevi'de de bir "Kötü Huylu Debbağın Hikayesi" ve "Onun Kardeşinin Hikayesi" adlı iki hikaye var. Biraderi de Sadreddin Konevi'dir. Çünkü onlar birbirlerine birader diye hitap ediyorlar onlar gayet açıktır. O dönemde Ahi Evran Akşehir'de ve Kırşehir'de yaşıyor. Sadreddin Konevi de Konya'da yaşıyor. Bazen Sadreddin Konevi onları ziyarete gidiyor. Burada tarihî kayıtlar da var. Mesela H.653 yılında Sadreddin Konevi Kırşehir'e gidiyor. Bunu İbn-i Bibi yazıyor. Yani Hoca Nasreddin ile Ahi Evran aynı kişilik. Aynı kişi ve Kırşehir kuşatmasında öldürüldü. O öldürülmeden önce bu mektuplar teati ediliyor. Hatta mektupları götürüp getiren adam da Tacettin Kaşi adında bir kişi. Tacettin Kaşi, bu Kaşın Han var ya, o hanı yaptıran kişidir. Tüccardı. Söz gelimi Sadreddin Konevi Ahi Evran'a mektup yazıyor. Tacettin Kaşi “Bu mektubu verdi mi?” diye soruyor. Sadreddin Konevi mektuba cevap yazarken Tacettin Kaşi mektubu getirdi diyor. Bu arada Ahi Evran, Sadreddin Konevi ile mektuplaşmış. Konevi ile aralarında teati edilen mektupların sayısı 30 kadardır. Yani bu demektir ki 15 defa Sadreddin Konevi ona mektup yazmış. 15 defa da o ona cevap vermiş. Bu mektupların hepsi Tusi'ye mal edilmiş. Yani Ahi Evran devreden çıkarılmış. Sanki Sadreddin Konevi, Nasreddin Tusi ile mektuplaşmış gibi. |
Alıntı:
Bu iddia, özellikle 13. yüzyılın karmaşık siyasi yapısı göz önüne alındığında mantıklı görünebilir. O dönemde Anadolu, Moğol istilası altındaydı ve Selçuklu yöneticileri Moğollarla dengeli bir ilişki kurmaya çalışıyordu. Nasrettin Hoca’nın bazı fıkralarında Moğollara, devlet adamlarına ve kadılığa dair hicivler yer alması, onun yüksek yönetimle bağlantılı olabileceğine dair spekülasyonlara yol açmıştır. Ancak elimizde kesin kanıtlar yok. Bu teori daha çok tarihsel olaylar ve anlatılar arasında yapılan yorumlardan ibaret. Nasrettin Hoca'nın gerçekten bir ajan olup olmadığına dair net bir belge bulunmuyor. |
Alıntı:
Bence böyle bir zanda bulunmak doğru değildir.zaten her tarih kitabı öyle okunup doğru olarak kabul görse herkes herşey olurdu. |
Alıntı:
öyle komik biri falanda değildir, daha sonra birilerinin baskisiyla komik adama çevrilmiş adina bir cok hikaye uydurulmuş , o dönem yaşayan bir komik adamin yetine konmuştur... |
Alıntı:
|
1
Alıntı:
|
Mevlana'nın Moğol iktidarının yanında yer alması tamamen Mevlana'nın felsefesine bağlıdır. Bu felsefesini kendisiyle birlikte oğulları ve torunları da zikrediyorlar ve devam ediyorlar. Söz gelimi Mevlana "Bunlar Cenab-ı Allah'tan müeyyeddirler, tasdik edilmiştirler. Cenab-ı Allah iktidarı onlara vermiş, gücü kudreti onlara vermiş. Biz insanlara düşen de Cenab-ı Allah'ın teyit ettiği o güce itaat etmektir, bize düşen görev budur" diyor. Bunu Mevlana da, oğulları da, torunları da söylüyor. Dolayısıyla onların böyle bir düşüncesi var. Onlar "Cenabı Allah herhangi bir aileyi teyit eder, herhangi bir aileye güç kuvvet verir, o aile Allah'ın verdiği güçle iktidara gelir. İşte böyle bir güç iktidara geldiği zaman tebaanın yapması gereken şey ona itaat etmektir. Günümüzde Cenab-ı Allah gücü kuvveti Moğollara vermiş. Moğollara itaat etmek vaciptir." diyorlar. Mevlana'nın torunu Ulu Arif Çelebi de böyle diyor. "Moğollara itaat etmek, Moğolların yanında yer almak vaciptir." diyor: İşte bu kafasız Türkmenler Cenab-ı Allah'a isyan etmiş oluyor. Hatta Mevlana kendisi de Ahi Evran'a hitaben yazdığı bir şiirde,
“Ey kafasız herif sen Moğollarla mücadele etmiyorsun sen Allah'la mücadele ediyorsun" diyor. "Koşti gerefti ba hoda" diyor. Yani Allah'la güreşe tutuşmuşsun diyor. Bunların hepsi bu kaynaklarda mevcut. "Fihi Ma Fih'te çok enteresan bir şey anlatıyor; "Harezmliler zalim bir iktidardı, Harezmşahlar var ya zaten babası da Harezmşahlarla geçinmediği için göçtü oradan ayrıldı." diyor. Bir defasında Moğolların tüccarları Hindistan'dan Moğolistan'a mal götürüyorlarmış. Bu Harezmli Muhammed Şah tüccarlarını öldürdü, mallarına da el koydu. Ondan sonra canını kurtarıp kaçanlar Cengizhan'a gidip durumlarını anlatıyorlar. Diyorlar Muhammed Şah bize böyle yaptı. Arkadaşlarımızı öldürdü, mallarımızı elimizden aldı. Diyor Cengizhan'ın Muhammed Şah'a karşı gelebilecek gücü yoktu. Çıktı Karakurum'un dağına, 10 gün Karakurum dağında bir mağarada itikafa çekildi. On gün sonra Cenab-ı Allah ona hitap etti. ‘’Ey itikafa çekilen çekilen! Şu mağaradan çık, kavminin arasına gir, kavmini topla şu zalim Harezmşahlar ülkesine yürü." dedi. "Cengizhan da Cenab-ı Allah'ın bu emrini duydu, geldi Moğol kabilelerini kendi otoritesi altinda topladı ve ondan sonra zalim Harezmşahlar ülkesine yürüdü." dedi. "Cenab-ı Allah onları teyit ettiği, güç ve kudret verdiği için geldiler, Harezmşahlar ülkesini silindir gibi ezip geçtiler. Ondan sonra Muhammed'in de peşine düştüler, Muhammed'i de o Mangışlak- denen bir yerde yakaladılar, orada öldürdüler, Muhammed Şah'ın oğlu Celaleddin Harezmşah da kaçtı geldi Van Gölü'nün kuzeyinde Ahlat'a geldi. Onu da oralarda öldürdüler." Netice itibarıyla Cenab-ı Allah bu desteği onlara verdiği için Harezmşahlar ülkesi bu hale geldi. Bunu "Fîhi Ma Fîh"te kendisi söylüyor. Mevlana aynen böyle düşünüyor. Karamanoğlu Mehmet Bey Konya'ya gelince Mevlana'nın torunu Ulu Arif Çelebi hayattaydı. Karamanoğlu Mehmet Bey, Ulu Arif Çelebi'ye dedi ki (Eflaki bunu anlatıyor): "Yahu biz Müslümanız, sen de Müslümansın. Şu Moğollar da müşriktir. Sen bizi bırakıyorsun bu müşriklerle beraber oluyorsun, bu İslamiyet'e hiç sığar mı?" Ulu Arif Çelebi de onlara merdane bir şekilde dedi ki, “Günümüzde Cenab-ı Allah gücü kudreti Moğollara vermiş. Biz Müslümanlara düşen de Moğollara itaat etmektir. Onun için ben Moğolların yanın da yer alıyorum." Mevlana ailesinin felsefesi böyledir. Güçlü kimse onun tarafında. Buna bir de dini dayanak tutarak Allah onları destekliyor diyecek. Evet, böylece dünyevi meseleni halledeceksin. |
Mevlana'nın yaptıklarının övünülecek yanı yok. Tarihte Moğollar yığınla hem Türk hem de Müslüman katletmiştir.
|
Evvela şunu söyleyeyim, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u zapt ettiği zaman Rumlar İstanbul'dan göç ediyorlar. İstanbul boşalıyor. Sultan Mehmet de Anadolu'daki Türkmen beylerine ferman gönderip Türkmenlerin İstanbul'a gelip yerleşmelerini istiyor. Fatih'in bu mektubu üzerine Anadolu'da birçok yerden Türkmenler büyük kalabalıklar halinde İstanbul'a göç ediyorlar. Nitekim en büyük kalabalık Aksaray’dan gitti. Türkmenler İstanbul'daki Aksaray semtine yerleşti ler. Konya'dan Şeyh Vefa'nın müritleri de takım hâlinde gittiler ve Vefa mahallesini oluşturdular. Dikkat çekici nokta şurası habis Mevlevilerin gelmesine müsaade edilmedi. Habis Mevleviler bozguncu demektir. Fatih Sultan Mehmet, gönderdiği fermanda bozguncu Mevlevilerin İstanbul'a göç ettirilmemesini emrediyor. Buradan da Dolayısıyla bu devlet böyle bir zihniyetle inşa edildi. Mevlevilerle buradan da anlaşılıyor ki kuruluş döneminde Osmanlı'yı Türkmenler inşa ettiler. Mevlevilerle araları hoş değildi. Fuat Köprülü de bunun böyle olduğunu söylüyor.
Devlete sızmaları II. Bayezid zamanında başladı. Zaten Osmanlı Devleti'nde ilk Mevlevihane’nin kuruluşu II. Bayezid ile başlar. Sadece İstanbul'da 3 tane Mevlevihane kurdu. Edirne Kapı Mevlevihanesi, Galata Mevlevihanesi ve Üsküdar Mevlevihanesi'ni İkinci Bayezid kurdu. Bayezid iktidara geldiği zaman kardeşi Cem Sultan kendisine muhalifti. Cem Sultan o zaman Konya'daydı. Cem Sultan, Türkmen yanlısıdır, ahilerden yanadır. Cem Sultan'ı Ahiler ve Türkmenler destekliyordu. Ahiler ve Türkmenler Cem Sultanı destekleyince Mevlevi çevreler Bayezid’i desteklediler. Nitekim Cem Sultan Türkmenlerden den oluşan askerleriyle Bursa istikametine gitti ve orada Bayezid ile yaptığı savaşlarda mağlup olup kaçtı. Mevlevilerin Cem Sultan’a karşı takındıkları tavır Bayezid’in işine yaradı. Ondan sonra Bayezid Mevleviliği devletin himayesine aldı. Bayezid Mevlevileri sadece desteklemedi, aynı zamanda Mevleviliği bir kuruluş olarak devletin yapısı içerisine aldı. Daha sonraki dönemlerde her tarafta Mevlevihaneler inşa edildi. Osmanlı tarihi boyunca 185 tane Mevlevihane kuruldu. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:14. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com