![]() |
insanoğlu ve Cennetten kovulma
Sizce Hz Adem aleyhisselam cennetten bir elma yediği içinmi kovuldu yoksa bazı araştırmacıların dediği gibi Hz Adem iki soylu olan insanlardan biri cin soylu biri normal insan olarak Havva ve Lilith olduğu için mi yani düşünüyorum ama elma için kovulmuş olması bence olması düşük bir ihtimal doğrusu nedir sizlerde yorum yaparsanız hemfikir olarak doğru bilgileriniz ile doğruya ulaşalım
|
Alıntı:
İbn Abbas'tan bir rivayet: Hiye'l-kerm. Kerm, "asma kütüğü" demek. Demek ki bazısı, “Üzüm asmasıydı." demiş. Ehl-i Kitab'dan bazısı, bunu “buğday" olarak rivayet etmişler. Sonra yine İbn Abbas'tan başka kanallarla gelen rivayetlerde, "Başaktı." deniliyor. Başka rivayette, "Buğday tanesiydi." deniliyor. Ama insan buğdayın ağaç olmadığını da düşünüyor. Sonra Ebu Malik'ten bir rivayet var: Nahle. "Hurma ağacıydı." diyor. Mücahid'den bir rivayet var: "İncir ağacıydı." diyor. Katade ve İbn Cüreyc, Ebu Cafer vs. bu kanaattelermiş. Başka mecazi teviller de var: "Bu ağaç değil de, ağaç bir kinaye olarak söyleniyor, asıl işaret edilmek istenen başka..." diye, çeşitli yorumlar var. Ama rivayete dayanan, hadis-i şerife veya sahabe-i kiramın nakli- ne dayanan böyle rivayetler altı tane. "Asma, veyahut buğday, veyahut hurma, veyahut incir..." diyorlar. Buğday tanesi diyenler de; "Cennetteki buğday tanesi öyle bir buğday tanesi ki bir inek kadar büyük, kaymaktan daha yumuşak, baldan daha tatlı." diye açıklamalar yapmışlar. Şüphesiz ki cennetteki varlıklar, oranın şartlarıyla çok daha başka türlü olabilir. Fakat allame, büyük alimler diyorlar ki; "Bu ağacın cinsinin ne olduğu önemli değil." Allahu Teala hazretleri cennette her şeyi serbest kilmiş, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; sonra günahkarlardan, zalimlerden olursunuz!" buyurmuş. Ve là takraba. “Sakın yaklaşmayın!" Fe-tekuna mine'z-zalimin. "Eğer yaklaşırsanız zalimlerden olursunuz." Tekunani iken, emrin cevabı olduğu için nun'u düşmüştür. Zalim, "zulmeden, adaletten ayrılan" demek. Günahkara da "zalim" denilir. Çünkü o da günah işlemek suretiyle kendi nefsini tehlikeye sokuyor. İşlediği günahtan dolayı Allah'ın cezası olacak. Kendi kendisine fenalık etmiş olduğundan, günah işleyene de "nefsine zulmeden kimse, zalim❞ derler. “Eğer böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz, sakın buna yaklaşmayın!" diyor. Burada işaret etmek istediğim bir nokta daha var: Ve la takraba hazihi'ş-şecerete buyuruluyor. "Şu ağaçtan yemeyin!" denmiyor; “Şu ağaca yaklaşmayın!" deniyor. Bu çok önemli bir incelik taşıyor. Günahın yanına yaklaşmamak lazım. İnsan yaklaştığı zaman ayağı kayıp düşebilir. Mühim olan günaha yaklaşmamaktır. Onun için Kur'an-ı Kerim'in başka bir ayet-i kerimesinde de; (İsra suresi 32. Ayet)وَلَا تَقْرَبُوا الزِنّى إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاءَ سَبِيلا "Zinaya yaklaşmayın! Doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur." buyuruluyor. "Zinaya yaklaşmayın", "Sizi sonunda bu kötü fiile götürecek ön şeylere dahi girişmeyin!" demektir. Ön işlemler, ön eylemler nelerdir? Bakmak. Mesela, harama bakmak yasak. Tarafeynin örtünmesi, tesettür onun için gerekiyor. Erkekle kadının, birbirinin mahremi olmayan kimsenin aynı odada kalmaması vs. Ön şartlarla iş önceden engellenirse o zaman insan günahı işlemez. Ama yanına kadar yaklaşırsa ayağı kayıp düşebilir. Onun için, uçurum vs. olduğu zaman ilgililer ihtiyat olsun diye direkleri veya duvarı uçurumun dibine yapmıyorlar, uçurumdan biraz önce yapıyorlar ki kenara da yanaşmasın. Tehlikeden daha önceki bir yerde yapıyorlar ki tehlikeli bir yere gelip de sonunda tehlike başlarına gelmesin. |
"Bu ağaca yaklaşmayın!" buyurulmuş. Demek ki yaklaşma bile olmayacak. Yemek değil, yanına bile yanaşma olmaması lazım. Bu önemli.
İslam'ın emirleri de çok hikmetli, çok güzel. İslam'ın emirlerinde günaha yaklaşmadan günahı engellemek vardır. İslam'ın bütün emirlerinde hikmet vardır. O hikmet günahın yanına bile insanı yanaştırmamaktır. Yanaştıktan sonra yapmamak zor olur artık. İnsan kendisini tutamaz, nefsine mağlup olur, arzularına yenilir, hatayı işleyebilir. |
ya bazıları Hz adem aleyhisselam için şöyle bir iddiada bulunuyor Hz Havva ve Hz Lilith adlı iki eşi varmış biri insan olan diğeri ilişkiye girdiği insanlar arasında kötülüğü hep Lilith yani cin olandan gelen nesil işlemiş felan yani ne kadar doğrudur yanlıştır bilemedim
|
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Adem ve eşi Hz. Havva’nın yasaklı meyveden yemeleri nedeniyle cennetten çıkarıldıkları bildirilir. Ancak cinsellikle ilgili herhangi bir bilgi verilmez. Şu ayet belki kafaları karıştırıyor olabilir;
“Derken şeytan, onların ayıp yerlerini kendilerine göstermek için vesvese verdi ve: ‘Rabbiniz size bu ağacı sadece melek olmamanız veya burada ebedi kalmamanız için yasakladı’ dedi.” (A’râf, 7/20) Ama göz önünde bulundurulan ayetler şunlardır; “Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşin, dilediğiniz yerden bol bol yiyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” (Bakara, 2/35) “Bunun üzerine Adem, Rabbinden bazı kelimeler aldı (dua etti) ve Rabbi onun tövbesini kabul etti. Şüphesiz ki O, tövbeleri kabul eden ve merhamet edendir." (Bakara, 2/37) Burada açıkça yasak olan şeyin belirli bir ağaca yaklaşmak olduğu belirtiliyor. Hangi meyve olduğu Kur’an’da geçmez, "elma" ifadesi daha çok Hristiyan ve Yahudi kaynaklarından gelmiştir. Kur’an’da cinsellikle ilgili bir ima bile yoktur. Bu iddia, bazı İsrailiyat (Yahudi ve Hristiyan anlatıları) ve bazı yanlış yorumlardan kaynaklanmıştır. Halbuki, Hz. Adem ve Hz. Havva zaten eş olarak yaratılmıştır ve evlilik içinde cinsellik haram değildir. Bu yüzden onların cinsellik nedeniyle cennetten çıkarıldığı iddiası Kur’an’a ve İslam’a uygun değildir. |
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam gerekli açıklamayı yapmış zaman içinde parça parça okuduğum kaynaklardan dolayı altına bende imzamı atarım. Allah Doğruyu yapan, Doğruyu tavsiye edenlerden @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamdan razı olsun.
1. Lilith diye biri yok, Hz havvanın da böyle bir rakibi yok. 2. Elma İslam kaynaklarında geçmez. Burada atık olarak vücuttan çıkan ve dünyaya ait bir yiyecek vurgusu var. Cennet taamının vücuttan atılması durumu olmadığından cennette tuvalette yoktur. Oysaki o yedikleri Buğday, Hurma yada üzüm vs. ne olursa onların atıklarından oluşacak dışkı cennet için yakışmayacak ve sorun olacaktı. Burada vurgu "o ağaca yaklaşmayın" emrinin Hz. Adem tarafından Hz Havvanın kışkırtması ile yenmesi dolayısıyla Allahın emrinin dışına çıkılması. Peki Allah bilmiyormuydu Ademin o meyveyi yiyeceğini, Havvanın Adem üzerinde baskı kuracağını. Tabii ki biliyordu Allah müsade etmese olurmuydu bu olay. Olayın hikmetlerine bakmak lazım. Hz. Adem Allaha asi geldi, Hz Havva nefsine yenikdüşüp Hz. Ademi de günahına ortak etti, Erkek için kadın sınavdır, Allaha asi gelmenin cezası vardır. Cennette pislik bulunmaz gibi konu başlıkları ile dersini aldı. Peki Allah biliyordu da neden müsade etti. Allah yapılmamış ama kendinin bildiği bir konuda yasaklar koysa kişi zulm sanmazmıydı, Hz Adem yaşamadan Hz Havvanın tavrını bilebilirmiydi, Hz Adem ile Havva kendine zulm etti cezasının ne olduğunu öğrendi. Hür iradenin yanlış karar verebileceğini ama verdiği doğru kararında kendi iradesi ile olacağını ve iradi yapılan bir faliyetin emre dayalı yapılan faliyetten daha üstün olduğunu kanıtlamadımı. Cinsellik mevzuuna gelince cinsel organlarını daha önce hiç görmemiş bu varlıklar nasıl cinsellik yaşayabilir. Kaldı ki Lilith yahudilerin yakıştırmasıdır. Havva ile alakası yoktur. Şeytan olduğu rivayet edilir. Yahudi uydurmasıdır. Kuran dışındaki kaynakların yada kaynağını Kurandan almamış kaynaklar ciddiye alınmamalıdır. Allaha Emanet Olun. |
Alıntı:
|
Alıntı:
yahudi mitolojisinde adi gecen ve talmut ve tanah gibi yahudi Siyonizmini inanc sistemi haline getirmis kitaplarda adı anilan bir uyduruk hikayeyi internetten okuyarak böyleymiş yada vöylemiymis diye inanmak insanin itikadina keje düşürür |
Burada bir noktayı da açıklamak lazım. Miraç'ta Peygamber Efendimiz ‘in görüp naklettiğine göre, Musa aleyhisselam Adem aleyhisselam'a;
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «احْتَجَّ أَدَمُ وَمُوسَى عَلَيْهِمَا السَّلامُ، فَقَالَ مُوسَى: يَا َأدَمُ أنْتَ أَبُونَا ، خَيَّبْتَنَا وَأَخْرَجْتَنَا مِنَ الْجَنَّةِ - وَفِي رِوَايَةٍ أَنْتَ أدمُ الَّذِى أَخْرَجَتْكَ خَطِيئتُكَ مِنَ الجَنَّةِ فَقَالَ لَهُ آدَمُ: يَا مُوسَى أَنْتَ اصْطَفَاكَ اللَّهُ بِكَلامِهِ وَقَالَ مَرَّةٌ: بِرِسَالَتِهِ، وَحَطَّ لَكَ بِيَدِهِ، أَتَلُومُنِي عَلَى أَمْرٍ قَدَّرَهُ اللَّهُ عَلَيَّ، قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَنِي بِأَرْبَعِينَ سَنَةً. قَالَ: حَجَّ أَدَمُ مُوسَى حَجَّ أَدَمُ مُوسَى "Allah sana şeref verdiği, meleklere secde ettirdiği, cennette otur dediği halde, yasak meyveyi, ağacı yiyip de bizi cennetten çıkaran sen değil misin?" deyince, Adem aleyhisselam da Musa aleyhisselam'a; "Cenab-ı Hakk'ın takdir kaleminin yazdığı, mürekkebinin de kuruduğu bir olaydan, Cenab-ı Hakk'ın takdirinden dolayı mı beni kınıyorsun ya Musa?" demiş ve onu susturmuş. Peygamber Efendimiz "Susturdu." diyor. Zaten Allahu Teala hazretleri, "Yeryüzünde bir halife yaratacağım!" diye, meleklere daha yaratmadan evvel söylediği, bildirdiği için onların yeryüzüne indirileceği, bunun bir takdir sonucu olduğu belli oluyor. (Kaynak: Buhari, "Enbiya", 31; "Tefsir", 20/1; "Tevhid", 37; "Kader", 11; Müslim, "Kader", 13-15; Ebu Davud, "Sünnet", 16, r. 4701-4702; Tirmizi, "Kader", 2, r. 2134; İbn Mace, "Mukaddime", 10, r. 80; Ahmed b. Hanbel, 2.CİLT, 248. Benzer rivayet için : [Malik, "Kader", 1; Ahmed b. Hanbel, 2.CİLT, 264; Humeydi, 2.CİLT, 475, r. 1115; Ibn Ebi Asım, 1, 287, r. 549; 2.CİLT, 506, r. 1177; Nesai,es-Sünenü'l-kübra, 169, r. 11256; 236, r. 11379.]) Bu ayet-i kerimelerde çok ibretler ve hikmetler var. (Bakara suresi 35 ve 36. Ayetler) Feth el-Mevsili'nin dediği gibi bizim de hatırımızdan çıkarmamamız gereken şey şu: "Biz cennet ehli bir topluluk idik, babamız anamız cennetteydi. Şeytanın sebebiyle dünyaya indirildik. Bizim asıl yerimiz oradır." Cennete tekrar gitmek için çalışmalıyız. Şeytanın oyunlarını bilip ona karşı da uyanık olmalıyız. Allahu Teala hazretleri bizi şeytanın şerrinden, nefsimize mağlup olmaktan korusun. Rızasına uygun yaşamayı, huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varmayı nasip etsin. Adem atamızın, Havva anamızın yaşadığı cennete lütfuyla, keremiyle, bi-gayri hisab, duhul-i evvelin ile girmeyi nasip etsin. Cehenneme düşmeden cennetlik eylesin. Rızasına erdirsin. Cemalini göstersin. |
Alıntı:
Bak kaynakları sahih böyle bir hadis var sen yanlış anlamış olabilirmisin? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Kuran ne diyorsa doğru odur. Onun dışındaki herşey bu konuda yalandır.
|
Alıntı:
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:55. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com