Alıntı:
halilibrahim Nickli Üyeden Alıntı
selamun aleyküm, kendi fikirlerinizi ve bilgilerinizi yazarsanız herkes için inşallah faideli olur.
Kendimi bildim bileli zikri Allah için değil de onun rızasını kazanmak için değil de kendi nefsani gelip geçici isteklerim için çektiğimi farkına vardım biraz geç oldu ama neyse zararın neresinden dönersek kâr. Esmaül hüsanın çeşitli havasları var ama gerçekten o lutufları hakediyoruz mu? diye hiç sorgulamadım. Tabi Esmaül Hüsna çok faideli ama kendi adıma konuşuyum o çektiğimiz esmaya göre yaşantımız var mı? mesela Ya rahman Ya rahim zikrediyoruz bizim yaşantımız ona uygun mu? yani insanlara şefkatli merhametli davranıyor muyuz? sadece insanlar değil herşey. Şahsen ben, eğer gerçekten bir esma çekiyorsak önce ona göre yaşamamız lazım sadece ağızımızda söyleyerek değil bizzatihi o esmayı fiiliyatımızda yaşamak lazım. Zengin olmak için Yâ Ganiy zırıklanmak vb. için Yâ rezzak çekiyorsak önce malımızı dağıtmayı bilmemiz lâzım ihtiyaç sahiplerine. Malımız olmasa bile hak edene bir gülümseme bile sadakadır. Sadakayı sadece mal da aramamak lâzım. Lafın kısası bir şeye sahip olmak için önce onu hak etmek lâzım eğer rızık istiyorsak rızkı Allahın verdiğini iyice kavramamız lâzım ona göre fiiliyatımız da yaşamak lazım. örnekler çoğaltılabilir.
|
Güzel ifadeler zikrin sadece dille olmadığını bilmeliyiz.
Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: "Bir insan Allah'a asi ise günahları işliyorsa günahkarsa; elinde tesbihi, dilinde mırıldanması çok olsa bile o Cenab-ı Hakk'ı zikretmiyor demektir. Bir kul Allah'a itaatli ise; diliyle söylemesi, eliyle tesbih çekmesi az olsa bile Cenab-ı Hakk'ı zikrediyor demektir. "( Kaynak: Suyuti, ed-Dürrü’l-mensur 1.cilt sayfa 360; Şevkani 1.cilt sayfa 244; Münavi, el-ithafatü’s-seniyye sayfa 35)
Demek ki zikir bir bakıma itaatle beraber yapışık oluyor. İtaatsiz olunca zikir olmamış oluyor. İş sadece tesbih çevirmeye mahsus ve münhasır sanılmasın.