imas Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 663160)
daha ayet meali ile ayet tefsirini ayiramayacak kadar cahilsin birde laf salatasi yapiyorsun
vetdigin ayet meali, kurani mealden amlamaya çalışanlar şirke düserler bunuda bilmiyorsun
bak ayetin tefsiri bu....
Çünkü onlar sizden ecir istemiyorlar. Bu elçilerin dediklerini tutun, çünkü onlar bu uyarılarının karşılığında sizden bir ecir, bir ücret, bir maaş, bir dünyalık ta istemiyorlar. Sizden böyle bir dünyalık beklentileri de yok onların. Üstelik kendileri de sizden istedikleri doğru yolu tutmuşlardır. Kendileri size tebliğ ettiklerine iman etmişler, yâni kendileri de hidâyet üzeredirler. Size başka şey söyleyip kendileri başka şeyler peşinde değiller onlar. Yâni hem sizden bir menfaat devşirme peşinde değiller, hem de hidâyet yolundalar, cennet yolundalar.
Bir insana uymak, bir insana tabi olmak için, bir insanın dediklerini yapmak için en azından iki gerekçe vardır: Birincisi o kişinin bizden istediklerini sadece Allah için istemesi, yaptığı tebliğini sadece Allah rızası için yapması, karşılığında bizden, insanlardan bir ücret, bir mükâfat istememesi; ikincisi de kendisinin hidâyet üzere olması. Söylediklerine bizzat kendisinin teslim olup, istediklerini bizzat kendisinin uygular, yaşar olması. İşte Allah’ın elçileri böyleydi. Onlar ümmetlerine neyi emretmişlerse, onlardan her neyi istemişlerse, onları bizzat kendi hayatlarında en güzel şekilde yaşayan, neleri yasaklamışlarsa bizzat kendileri onlardan uzak durarak ümmetlerine örnek olan insanlardı.
İşte burada Kur’an’ın bir özeti olan Yâsîn sûresinin 21. Âyetinde o yiğidin diliyle Rabbimiz bu gerçeği ortaya koyuyor: “Ey kavmim, dinleyin bu elçileri, çünkü onlar sizden bir ücret beklemiyorlar, kendileri için söylemiyorlar bunları. Uyun bunlara, eğer kendileri için söylüyorlarsa namerttir bunlar,” diyordu. “Ama kendileri de doğru, söyledikleri de doğru. Sizden hidâyet istiyorlar, size hidâyet diyorlar kendileri de hidâyettedir bunlar, hidâyet üzerdir bunlar,” diyordu.
|