Alıntı:
12311 Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 664494)
Rabıta yapmak hakkında ne düşünüyorsunuz? Mesela kurslarda talebelere rabıta yapmayı öğretirlerdi ve bunu ömür boyu yapmamız tenbihlenirdi. Yapmazsak bir sakıncası olur mu?
|
Nurlu bir insan ile yüz yüze görüştüğümüz zaman, onun nuru, feyzi beriki insana geçiyor da, gıyaben hayal ettiği zaman geçer mi? Karşımıza bu mesele çıkıyor.? Bu sorulara cevap vermekle karşı karşıyayız şimdi : Önce diyelim ki nurlu bir insanla hemhal ola ola, o nurlu insanla beraber ola ola, nurlu insandan, hemhal olan insana nur ve feyiz geçer. İlgili hadisi söyleyeyim : Müslim'in Sahih'inde Tevbe bahsi, oniki ve onüç no'lu hadis-i şerif. Bu hadis-i şerif Hanzala ismindeki sahabiden geliyor. Hanzala'ya Hz. Ebu Bekir rastlamış ve ona "ne var ne yok ya Hanzala" diye sormuş. O da "Sorma, Hanzala münafık oldu" demiş. Meşhur ve sahih bir hadis-i şeriftir. Hz. Ebu Bekir, "O ne biçim söz" diyor. Hanzala, cevaben "Resulullah Aleyhi's-Salatu ve's-Selam'ın yanında iken çok güzel haller hissediyorum, manevi hallerde oluyorum", anlamında bir şeyler söylüyor ve devamla "ama O'ndan ayrılınca bu hal benden kayboluyor. Bu her- halde münafıklığımın alametidir", diyor. Hz. Ebu Bekir ise "Bizde de bazen böyle haller olur. Haydi gidelim Resulullah Aleyhi's-Salatu ve's-Selam'a soralım bunu", diyor. Beraberce Resulullah Aleyhi's-Salatu ve's-Selam'a gidiyorlar. Hanzala durumu anlattıktan sonra, Peygamberimiz Aleyhi's- Salatu ve's-Selam diyor ki, (hadisin bu kısmı çok önemli)
"Canımı elinde tutan Allaha yemin ederim ki siz benim yanımda bulunduğunuz hal üzere ve zikretmeye devam ederseniz sizinle melekler döşeklerinizin üzerinde ve yollarınızda... musafaha ederler. Lakin Ya Hanzala bazen böyle, bazen öyle" (Resulullah Aleyhi's-Salatu ve's-Selam bunu üç defa tekrarladı. Müslim, Tevbe: 12,13).
Yani "Benim yanımdaki halinizi giyabımda da muhafaza etmiş olsaydınız, meleklerin sizinle yolda, belde, evinizin içinde, yatağınızda... musafaha ettiğini görecektiniz. Amma Ya Hanzala, bu bir andır, bazen olur, bazen olmaz., (bu münafıklık değildir)".
Gördüğünüz gibi bu rivayetten çıkan sonuç şudur: Nurlu bir insanın yanında iken güzel manevi haller hissediyorsunuz. Ayrılınca o hal kayboluyor. Eğer giyaben o nurlu ortamı canlı tutarsanız, o nur gelmeye devam eder. İşte rabita budur, yoksa haşa birine tapmak değil.
Manevi seviyesi olan bir kişi ile manevi bağı devam ettirerek, irtibatı hayalen devam ettirerek, nurun devamlılığını sağlamaktır. Rabıtanın aslı esası budur. Peki şimdi geliyorum, bir insandan diğerine nur ve feyiz geçer mi? Bu sorunun cevabı için de hemen şu soruyla meseleye girelim Sahabi kimdir? Sahabi, Peygamber Aleyhi's Salatu ve's-Selam ile görüşendir. Hayatta iken Peygamberimizi hayatta görmüş olan müslümandır sahabi. Veya Peygamberimiz'in görmüş olduğu müslüman kişilere biz sahabi diyoruz. Müslüman iken müminken görmüştür. O imanını kaybetmeden de öylece ahirete intikal etmiştir. İşte bu kişiye sahabi diyoruz. Peki sahabi olmayan bir müslüman, tüm ömrünü ibadetle geçirse sahabi olabilir mi? Olamaz. Peki herhangi bir insan sahabeden daha faziletli olabilir mi? Belli ki daha üstün, daha faziletli olamaz. Sahabe en üstün tabakadır. Peki sahabe bu makamı amel ile veya ibadet ile mi elde etti. Yok. İlimle mi elde etti? O da yok. Örnek vererek anlatayım: İmam-ı Azam'ın ilmi çok rahat söyleyebiliriz ki sahabenin yüzde doksan beşinden fazlaydı. Bunu ra- hat söyleyebiliriz. Ameline gelelim. İmam A'zam'ın ameli yine sahabenin pek çoğundan fazla idi. Mesela sahabenin en alt tabakasından olanlardan Vahşi'yi düşünelim. Fazilet olarak Vahşi mi üstün, İmam Azam mı üstün? Vahşi üstündür. Peki Vahşi bu üstünlüğü ibadeti ile mi elde etti? Hayır, ibadeti İmam Azam'ınki kadar yoktu, rahat söyleyebiliriz. İlmi ile mi elde etti? Yok, ama ilim ve amelde İmam-1 Azam'dan çok geride olmasına rağmen, fazilet olarak İmam Azam'dan önde ve üsttedir. Peki bu fazileti Vahşi ne ile elde etti ? Resulullah Aleyhi's Salatu ve's-Selam'la görüşmekle elde edildi. Başka bir sebep ve vesile yoktur.