Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Güncel evliyalar, alimler (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/99312-guncel-evliyalar-alimler.html)

trhakan 12.03.25 08:43

Cübbeli Ahmet Hocanın savunması:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Cübbeli Ahmet Hoca Seks Kaseti konulu "Sonra Ne Oldu" TGRT programı.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yusufiyeli 12.03.25 08:58

Konuyla çok ilgili olmasa da Müslümanların temayüz etmiş şahsiyetler hakkında çok akıllı ve tetkik, tahkik edici olmaları gereklidir. 27 Mayıs 1960 sonrasında Cumhuriyet Senatosu’na F. Gülen ve Bekir Berk hakkında şikâyetler gelir. Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve senatör Albay Şükran Özkaya, 1968 tarihli günlüklerinde gelişmeyi şöyle kayda geçirir: “Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve M. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, Özel Harp Dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

trhakan 12.03.25 08:59

Alıntı:

Mubinn Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664761)
Suzian ya da iftira yapmadım. Kol düğmeleri Cübbeli Ahmet hoca diye aratırsanız o anki tepkisi, konuşmadaki ses tonu, tavrının nasıl değiştiği, kurduğu cümlerin nasıl argüman ile üst üste değiştirdiğini görebilirsiniz. Burdaki amacım kol düğmelerinin markası değil, Apple da kullanabilir mesela telefon olarak, ama dünyada ulaşımı oldukça zor bir ürünün sana hediye gelmesi demek kendisinin de oldukça önemli bir zat olduğunu gösterir.. Yani işin özü hediyenin kimden geldiği ve ne geldiği mühim..kusur var kusur var kardeşim ..

Dostum öyle bir marka olmadığının, Satılan birşey de olmadığının açıklamaları var. Evet sonrasında çinde üreterek satıldığını duyduk sonra kol düğmesi " pahalı kol düğmesi " takmam haram mı? bilemedim.

trhakan 12.03.25 09:12

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664793)
Konuyla çok ilgili olmasa da Müslümanların temayüz etmiş şahsiyetler hakkında çok akıllı ve tetkik, tahkik edici olmaları gereklidir. 27 Mayıs 1960 sonrasında Cumhuriyet Senatosu’na F. Gülen ve Bekir Berk hakkında şikâyetler gelir. Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve senatör Albay Şükran Özkaya, 1968 tarihli günlüklerinde gelişmeyi şöyle kayda geçirir: “Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve M. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, Özel Harp Dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Bilemedim hocam. Müslümanlara en çok iftiranın atıldığı, video kasetlerin havada uçtüğü Uğur Mumcunun katli. Milletin sokağa dökülerek "kahrolsun Şeriat" nidaları. Biz bu senaryolardan bıktık. Nezaman bir müslüman kitlesel anlamda ilgi çekse sevilse kasetler dedi kodular havada uçuyor.
Günah olarak laf taşımak yeterlidir.

Ya hatırlarmısınız. Nihat Hatipoğluna " ben orucumu karım ile açabilirmiyim", " orucumu rakı ile açabilirmiyim" , "cinsellik orucu bozarmı", "kocam orucu benle açıyor" gibi soru bile denemeyecek anlamsız kelimelerin yan yana gelmesi ile ses çıkaranların Nihat Hatipoğlunu ters köşe yapmaya çalışmaları.

Yine "Nihat Hatipoğlunun 1 saatte kaç para aldığını biliyormusunuz" saçma sorusu adamı sel al evinden iftar, sahur tüm gününü al orucu orda açtır sahuru orda yaptır ve beleşe olsun ne güzel ya ağzınvarsa aç kapat ses çıkar.

Ben Bir Müslüman Adam Hakkında Karalama yada Kötü Niyetli Kaset Kaydı çıktığında inanmamayı seçiyorum.

Bir yurtta kuran kursunda bir O.Ç. Bir çocuğa tecavüz ettiği her yerde duyulur. Hayır işini kimse duymaz.

Diğer tarafta bir chpli G..T sperminden fotoğraf yapar satlığa çıkarılır hiç hatırlanmaz. Bir puşt chp li müdür öğrencisi ile evlenir hiç bahsedilmez.

Vallahi ben bıktım bu savaş hiç mi birmez.

imas 12.03.25 10:01

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664789)
Abi açarmısın konu bizzat şahit olmuşsun. Birini kötüleyen bilmeden konuşanlardan değilsindir. Allahtan korkan biri olarak Allah nrızası için delillendirirmisin. Bu kadar alim bir zat nasıl böyle bir boka bulaşmış.
Ben görün tülerden bir sonuca varamadım. Fetocuların tuzağı gibi duruyor ama tuazaktaki hedefteki kişiye benzemiyor.

Sen böyle emin konuşunca vebali sana geçiyor. Lütfen aydınlat bizi de en azından dinlemeyeyim kendisini.

vebali niye bana geçsin, müslüman akilli olur birine körü körüne inanmaz , konuşan kişiyi araştırır inceler yasantisina bakar ailesine bakar konustuklariyla yaşantisi örtüsüyormu ? anlattiklari gibimi yasiyor, yoksa anlattiklariyla yasantisi çatisiyor mu? ondan sonra karar verir, yanlislari var diye , soyledikleri ile yaptiklarinda uyumsuzluk var diye kaldirip atmaz ama her dediğinde inanmaz, söylediklerinde garip olanlari arastirir inceler, iyi olanlari alır uygular, vu bu kadar basittir,
misal
dalda bir elma var kocaman kipkirmizi, koparıp baktın ki elmanın bir tarafina kurt düşmüs , o kadar kurt var diye o elma atilmaz, kurtlu taraf bicakla kesilip atilir geri kalan yenir , çünkü temiz kısmı nimettir sifadir , bu herkes icin böyledir

aydınlatma su kadar olur, eski şöforu kasetlerle 50 bin istiyor, abdullaha gidiliyor abdullahla uzun sureli konusuluyor( ben oradaydim) abdullah bu isler bizim isimiz degil diye gönderiyor,
bu isler olurken polis takibi var, sonra polis suç üstu yapiyor,

ayrica
babasini arastir 80 öncesi cübbeli özel soforuyla son model mercedesle gezerken, o paralar nereden geliyordu?
babasi kimdir?
iyice bir arastir

Yusufiyeli 12.03.25 10:35

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664795)
Bilemedim hocam. Müslümanlara en çok iftiranın atıldığı, video kasetlerin havada uçtüğü Uğur Mumcunun katli. Milletin sokağa dökülerek "kahrolsun Şeriat" nidaları. Biz bu senaryolardan bıktık. Nezaman bir müslüman kitlesel anlamda ilgi çekse sevilse kasetler dedi kodular havada uçuyor.
Günah olarak laf taşımak yeterlidir.

Ya hatırlarmısınız. Nihat Hatipoğluna " ben orucumu karım ile açabilirmiyim", " orucumu rakı ile açabilirmiyim" , "cinsellik orucu bozarmı", "kocam orucu benle açıyor" gibi soru bile denemeyecek anlamsız kelimelerin yan yana gelmesi ile ses çıkaranların Nihat Hatipoğlunu ters köşe yapmaya çalışmaları.

Yine "Nihat Hatipoğlunun 1 saatte kaç para aldığını biliyormusunuz" saçma sorusu adamı sel al evinden iftar, sahur tüm gününü al orucu orda açtır sahuru orda yaptır ve beleşe olsun ne güzel ya ağzınvarsa aç kapat ses çıkar.

Ben Bir Müslüman Adam Hakkında Karalama yada Kötü Niyetli Kaset Kaydı çıktığında inanmamayı seçiyorum.

Bir yurtta kuran kursunda bir O.Ç. Bir çocuğa tecavüz ettiği her yerde duyulur. Hayır işini kimse duymaz.

Diğer tarafta bir chpli G..T sperminden fotoğraf yapar satlığa çıkarılır hiç hatırlanmaz. Bir puşt chp li müdür öğrencisi ile evlenir hiç bahsedilmez.

Vallahi ben bıktım bu savaş hiç mi birmez.

Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.

Esedullah4 12.03.25 11:49

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664798)
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.

👏 Ağzına sağlık mübarek insan.
Sohbet tarzı paylaşımlarınızı şevk ile okuyorum

Mubinn 12.03.25 12:27

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664794)
Dostum öyle bir marka olmadığının, Satılan birşey de olmadığının açıklamaları var. Evet sonrasında çinde üreterek satıldığını duyduk sonra kol düğmesi " pahalı kol düğmesi " takmam haram mı? bilemedim.

Hocam şöyle düşünün, nerede üretildiğini bir önemi yok. Önemli olan özel olmasi. Sizin imkanınız olsa Cübbeli hocamıza pazardan kol düğmesi alır mısınız hediye olarak öyle düşünün..Ayrıca konu pahalı olmasida değil, düğmenin içeriği. Üzerinde taşıdığı amblemi, o amblemin barındırdığı mana. Bir tişört alsak bile üzerine bakıyoruz ne yaziyor diye değil mi? Hele ki göz önünde, lider biriyseniz ekstra dikkat etmeniz gerekir. Ben bilmiyorum hediye gelmiş takıyorum olmaz, olmamalı..

trhakan 12.03.25 13:30

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664798)
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664798)
Kardeşim ben sana müteveccihen yazmadım neden alınganlık gösterdin anlamadım. Müsaade ette 16-17 yaşından beri teşkilatların içinde büyümüş 12 Eylül 1980 öncesi sokak kavgalarına karışmış 7-8 yılı cezaevlerinde geçmiş ülkücü bir kişi olarak tecrübelerimi aktarayım bize teşkilatçılıkla ilgili verilen seminerlerde teşkilatçılığın hülasa insan tanıma sanatı olduğu anlatıldı. Uğur Mumcu, hem PKK ve Abdullah Öcalan’la ilgili olarak yaptığı araştırmaya engel olmak için hem de Türkiye-İran ilişkilerini sabote etmek için MOSSAD ajanları tarafından katledilmiştir! Nokta. Nihat Hatipoğlu benim nazarımda din bezirganıdır. Mehmet Şevket Eygi'nin "Milli Gazete"deki köşesinin başlığı ilgi çekicidir. (11 Ocak 1999)
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz...
Eygi onları bir güzel anlatıyordu:
"Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’
Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu.
Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum.
Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir...
Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele...
Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi.
Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi.

Ya @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam neden alıngvanlık yaptın ki ben sade dertyanmak için size anlattım beni en iyi siz anlarsınız babında yapılanı yazdım siz ben sizi suçlamışım gibi cevap vermişsiniz. Asla ben sizi suçlamadım beni anlayan bir müslümana dert yandım ama yanlış anlaşıldım. Hakkınızı helal edin . Be nalattıklarınızı biliyorum daha önce de konuştuk bunları hatırlarsanız nickinizdeki yusufiyeliden tutun yattığınız hapse kadar biliyorum.

Ben gözü kapalı bu can sıkıntısını en iyi siz anlarsınız dedim ama özür dilerim galiba yanılmışım.

Allaha Emanet Olun.

Yusufiyeli 12.03.25 14:26

Alıntı:

trhakan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 664813)
Ya @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam neden alıngvanlık yaptın ki ben sade dertyanmak için size anlattım beni en iyi siz anlarsınız babında yapılanı yazdım siz ben sizi suçlamışım gibi cevap vermişsiniz. Asla ben sizi suçlamadım beni anlayan bir müslümana dert yandım ama yanlış anlaşıldım. Hakkınızı helal edin . Be nalattıklarınızı biliyorum daha önce de konuştuk bunları hatırlarsanız nickinizdeki yusufiyeliden tutun yattığınız hapse kadar biliyorum.

Ben gözü kapalı bu can sıkıntısını en iyi siz anlarsınız dedim ama özür dilerim galiba yanılmışım.

Allaha Emanet Olun.

Estağfurullah kardeşim o zaman ben yanlış anladım. Hakkını helal et...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:32.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149