![]() |
Cübbeli Ahmet Hocanın savunması:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Cübbeli Ahmet Hoca Seks Kaseti konulu "Sonra Ne Oldu" TGRT programı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Konuyla çok ilgili olmasa da Müslümanların temayüz etmiş şahsiyetler hakkında çok akıllı ve tetkik, tahkik edici olmaları gereklidir. 27 Mayıs 1960 sonrasında Cumhuriyet Senatosu’na F. Gülen ve Bekir Berk hakkında şikâyetler gelir. Milli Birlik Komitesi Genel Sekreteri ve senatör Albay Şükran Özkaya, 1968 tarihli günlüklerinde gelişmeyi şöyle kayda geçirir: “Senatoya ulaşan çeşitli ihbar mektuplarında nurculukla ilgili yasadışı faaliyetlerde bulunduğu ifade edilen Bekir Berk ve M. Fetullah Gülen’in araştırılması için Milli Hizmet Başkanlığına yazı gönderilmiş ve cevaben gelen bu iki ismin, Özel Harp Dairesi tarafından, Nurcuların içerisinde istihbaratçı olarak görev yaptığı ve herhangi bir işleme gerek olmadığı arz edilmiştir.”
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bilemedim hocam. Müslümanlara en çok iftiranın atıldığı, video kasetlerin havada uçtüğü Uğur Mumcunun katli. Milletin sokağa dökülerek "kahrolsun Şeriat" nidaları. Biz bu senaryolardan bıktık. Nezaman bir müslüman kitlesel anlamda ilgi çekse sevilse kasetler dedi kodular havada uçuyor. Günah olarak laf taşımak yeterlidir. Ya hatırlarmısınız. Nihat Hatipoğluna " ben orucumu karım ile açabilirmiyim", " orucumu rakı ile açabilirmiyim" , "cinsellik orucu bozarmı", "kocam orucu benle açıyor" gibi soru bile denemeyecek anlamsız kelimelerin yan yana gelmesi ile ses çıkaranların Nihat Hatipoğlunu ters köşe yapmaya çalışmaları. Yine "Nihat Hatipoğlunun 1 saatte kaç para aldığını biliyormusunuz" saçma sorusu adamı sel al evinden iftar, sahur tüm gününü al orucu orda açtır sahuru orda yaptır ve beleşe olsun ne güzel ya ağzınvarsa aç kapat ses çıkar. Ben Bir Müslüman Adam Hakkında Karalama yada Kötü Niyetli Kaset Kaydı çıktığında inanmamayı seçiyorum. Bir yurtta kuran kursunda bir O.Ç. Bir çocuğa tecavüz ettiği her yerde duyulur. Hayır işini kimse duymaz. Diğer tarafta bir chpli G..T sperminden fotoğraf yapar satlığa çıkarılır hiç hatırlanmaz. Bir puşt chp li müdür öğrencisi ile evlenir hiç bahsedilmez. Vallahi ben bıktım bu savaş hiç mi birmez. |
Alıntı:
misal dalda bir elma var kocaman kipkirmizi, koparıp baktın ki elmanın bir tarafina kurt düşmüs , o kadar kurt var diye o elma atilmaz, kurtlu taraf bicakla kesilip atilir geri kalan yenir , çünkü temiz kısmı nimettir sifadir , bu herkes icin böyledir aydınlatma su kadar olur, eski şöforu kasetlerle 50 bin istiyor, abdullaha gidiliyor abdullahla uzun sureli konusuluyor( ben oradaydim) abdullah bu isler bizim isimiz degil diye gönderiyor, bu isler olurken polis takibi var, sonra polis suç üstu yapiyor, ayrica babasini arastir 80 öncesi cübbeli özel soforuyla son model mercedesle gezerken, o paralar nereden geliyordu? babasi kimdir? iyice bir arastir |
Alıntı:
Yazının başlığı "Uğursuz Bezirganlar"dı, bizim "din tüccarı" dediklerimiz... Eygi onları bir güzel anlatıyordu: "Ortalıkta bir sürü adam dolaşıyor. Dilleriyle Allah, peygamber, islam, Kur'an diyorlar. Batınlarında ne var? Onu Hak Teala bilir. Lakin bu adamlar, hep menfaat, para, şan, şöhret peşinde koşuyor. Nerede bir çıkar var, onlar oradalar, hizmet falan demelerine bakmayın, onlar çileli, külfetli, eziyetli hizmetlere hiç talip olmazlar. Hazret- i Peygamber'in (Salat ve selam olsun ona) belanın en şiddetlisi peygamberlere gelir. Sonra derece derece hayırlı insanlara... demiştir. Onlar belalı hizmetlerden hiç hoşlanmazlar. Parası, ücreti, avantası bol sahte hizmetlerin meftunudurlar.’’ Mesela merhum Ozan Arif bir gece yapacağız misal veriyorum 2000 TL istedi biz 1999 TL verdik kabul etmedi ondan sonra amiyane tabirle ver çoşkuyu. Bunu bizzat müşahede ettim. Yine bahsettiğin için söyleyeyim Nihat Hatipoğlu bulunduğum şehre bir konferans için davet edildi oldukça fahiş rakamlarda ücret talep etti. Ben din bezirganlarını ve CIA ya da başka istihbari güçlerin elemanlarına karşı uyanık olunmasından bahsediyorum. Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi isimli romanında "Toplumda sevilen biri olmak için vasat olmak gerekir" der. Vasatlık, sıradanın gözünde mükemmelliktir... Sözde "yoksulların partisi" AKP milletvekilinin zengin Monako şehrinin sosyete mekânında yediği istakozu gözümüze sokması ya da Maldivler'de tatil yapmakla övünen AKP milletvekili değil asıl mesele... Aklıma Rasim Özdenören'in yazdığı Gül Yetiştiren Adam romanı geldi. Gül yetiştiren adam imgesi muhafazakâr çevrelerce her daim çok ilgi gördü. Kemalist değişime ve din alanının darlaştırılmasına, kalbi muhalefet / buğz etmek, tevekkül, sabır, varlıklarını başka biçimde sürdürmek için gizlilik-sır-takiyye, kalp tekkeleri kurmak, vaazlarda, sohbetlerde üstü örtülü "Ezop dili" kullanmak, hıncı içinde tutmak esastı. Tarikatlar yasaklanıp tekkeler kapatılmış olabilirdi, onlar inatla gül yetiştireceklerdi. Romanda dedenin torununa namaz kılmayı öğretmesi gibi Nakşilerde mürit "gül yetiştirme" metaforuna, Nurcularda şakirt "gül yetiştirme" mecazına uygundu. İmam hatip okulları açmak, İlim Yayma Cemiyeti gibi yapıları örgütlemek, işletmeler açmak, siyasi parti kurmak gibi faaliyetlerin hepsinin amacı "gül yetiştirmek" idi. |
Alıntı:
Sohbet tarzı paylaşımlarınızı şevk ile okuyorum |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Ben gözü kapalı bu can sıkıntısını en iyi siz anlarsınız dedim ama özür dilerim galiba yanılmışım. Allaha Emanet Olun. |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:32. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com