Alıntı:
Mysilence Nickli Üyeden Alıntı
Selamunaleyküm, detaylara girip sizi meşgul etmek istemiyorum fakat nahoşluk, musibet, can sıkıcı işlerle çok hemhal durumdayım. Vallahi zerre birşey de yapmış değilim, net konuşuyorum çünkü kendimden eminim. Bu konuda Allah için bana yol gösterecek kimse var mı
|
Enes İbni Malik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Mükafatın büyüklüğü, belanın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belaya uğratır. Kim başına gelene rıza gösterirse Allah ondan hoşnut olur. Kim de rıza göstermezse, Allahın gazabına uğrar.”Sünen-i Tirmizi’deki rivayete göre Peygamber Efendimiz bu hadis-i şerife: “Allah, iyiliğini dilediği kulunun cezasını dünyada verir. Kötülüğünü dilediği kulunun cezasını da, kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye, dünyada vermez...” diye başlamış, ardından yukarıdaki hadis-i şerifi söylemiştir. Sünen-i İbni Mace’deki rivayette ise hadisin “Mükafatın büyüklüğü” diye başlayan son kısmı yer almıştır. Burada şunu da belirtmekte fayda var: Başa gelen sıkıntılara isyan etmeden, bağırıp çağırmadan ağlamak ve hüzünlenmek yasaklanmış değildir. Nitekim Fahr-i Alem Efendimiz oğlu İbrahim vefat ettiği zaman söylediğimiz şekilde ağlamış, onun ağlamasını yadırgayan sahabisine de: “Göz yaşarır, kalp hüzünlenir” buyurmuştur. Müfessirler “Kötü bir iş yapan, onun cezasını görecektir.”[Nisa suresi ayet 123] ayetini açıklarken şöyle demişlerdir: “Müslüman, dünyada çeşitli sıkıntılarla imtihan edilir; başına gelenler de onun günahlarına kefaret olur.” Bu ayet-i kerimeyi Hz. Aişe’nin, Hz. Ebu Bekir’in ve tabiin müfessirlerinden Mücahid ibni Cebr’in böyle açıkladığı rivayet edilmiştir.
(Kaynak: Tahlil Yayınları Şifai Şerif Şerhi, Kadı Iyaz, Mehmet Yaşar Kandemir, 3.Cilt)