Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Marifetname'de yazanları nasıl anlamalı?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.03.25, 01:19
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.12.23
Bulunduğu yer: Samsun
Mesajlar: 318
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Marifetname'de yazanları nasıl anlamalı?

Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22.03.25, 03:57
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 31.01.25
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 123
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=kaanertnc;666183]Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?[/QUOTE
O zatlar hem zahiri hem batıni ilimlere sahip oldukları için onları anlayabilmek biraz zor olabilir, daha fazla pişmesi gerekebiliyor insanın

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22.03.25, 11:18
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,893
Etiketlendiği Mesaj: 543 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

'Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler,' deyişi İbrahim Hakkı Hazretleri'nindir. "Teffizname' isimli bir manzumesi var, 'işi Allah'a havale etme' anlamında, orada söylüyor, 'Hak şerleri hayreyler, Zannetme ki gayreyler, (zannetme ki başka türlü yapar) Arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler.'
"1750'lerin Erzurum'u! Sanırsın ki, millet 'şeriata uymaz!' diye ayağa kalkacak. Kalkmıyorlar, çünkü İbrahim Hakkı, bir otoriteyi, İmamı Gazali'yi öne sürüyor. Gazali'nin 'Filozofların Tutarsızlığı' isimli bir kitabı var, 'Tehafüt el-Felasife'. Bendeki Dr. Karlığa'nın çevirisi, oradan biliyorum. İlk sayfadaki sunuş yazısı bir alıntı ile başlar: 'Şeriata, şeriat yolunun dışında bir yolla yardım etmek isteyen kimsenin zararı, şeriata şeriat yoluyla darbe vurmak isteyen kişinin zararından daha çoktur.' Yani, örneğin, astronomlar dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtladıkları halde, bu bulguya şeriata uygun değildir diye karşı çıkmak 'gerekli ve mümkün değildir. Bilimsel verileri reddeden şeriat olmaz. Evrenin Allah (c.c.) tarafından yaratıldığı kabul edildikten sonra dünya ister küre olsun, ister düz, fark etmez ve dine zarar vermez."
Gazali, "Ay tutulması, yeryüzünün Güneş ile Ay arasına girmesiyle ayın ışığının yok olmasından ibarettir," diye yazmıştı, "Çünkü Ay, ışığını Güneş'ten alır. Yeryüzü biçimindedir. Gök, onu her yandan çevreleyerek kuşatır. Ay, Dünya'nın gölgesine düşünce Güneş'in ışığı ondan kesilir... Bu konuları iptal etmek için tartışmaya girmenin dini vecibe olduğunu zanneden kimse, dine karşı suç işlemiş olur. Zira bu hususlar hesabi ve geometrik kanıtlara dayanmaktadır ve o konuda şüphe yoktur. Bu konulara muttali olup delillerini araştıran, Ay'ın ve Güneş tutulmasının vakitlerini, miktarlarını haber veren kimseye, bu şeriata aykırıdır denirse, o kimse bu konuda şüpheye düşmez aksine şeriat konusunda şüpheye düşer. Şeriata şeriat yolunun dışında yardım etmek isteyen kimsenin zararı, şeriata şeriat yoluyla darbe vurmak isteyen kişinin zararından daha çoktur.""
"Buna karşın, garibim Galilei'nin engizisyon mahkemesinde yargılandığı yıl 1633'tür. Oysa, Marifetname, Erzurum müftüsünün topladığı mollalar kurulu tarafından 'şeri şerife' uymayan bir tarafı olmadığı gerekçesiyle aklanmıştı. Dahası, İbrahim Hakkı'nın ders vermesi istendi, hatta şart koşuldu!
Üniversite'ye bağlı İbrahim Hakkı Enstitüsü en sonunda kurulabildi, 1990'da! Her neyse.
Mesela, 'Ruzname' dedikleri, bir devr-i daim takvimi vardı. Takvim, içinde elli santim çapında, sağa sola dönebilen bir ahşap kasnağa gerili deriden ibaret, dolap şeklinde bir şeydi. Üzerinde Erzurum'un da bulunduğu kırkıncı enleme göre düzenlenmişti ve kameri ayların, güneş aylarındaki ya da tersi, karşılığını bulmaya yarıyordu. Dolap kapağındaki kullanma talimatına göre işlettiğinde, mesela, 1194 yılının Cemaziyülevvelinin birinci gününün, 24 Mayıs Pazar gününe rastladığını; o gün güneşin kaçta doğup kaçta battığını öğrenebiliyordun. Bir tür hesap cetveli yani. Sonra, 'usturlap' denilen -La- tince 'astrolabum' dan bozulmuş olmalı- gözlenecek gök cisminin yüksekliğini tayin etmeye yarayan araçlar vardı. 'ruh-ü'l-meceyyip' ya da 'ceyip tahtası' dedikleri, cepte taşınabilir boyutta bir alet vardı ki, bununla insan bulunduğu yerin enlemini, saatin kaç olduğunu, kıblenin yönünü, dağların yüksekliğini, nehirlerin genişliğini tayin edebiliyordu!
Şimdi, düşün. Bırak 1759'u, bırak Erzurum'u, bırak alet tertiplemeyi, bugün astronomiye meraklı kaç insan çıkar? Kaç imamın evinde, teleskoptan geçtim, dürbünden geçtim, pusuladan geçtim, cetvel vardır? Düpedüz bir cetvel, yirmi santimlik bir cetvel?

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22.03.25, 12:33
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
kaanertnc Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?
Ay’ın konumu ve hareketlerinden bahsedilmiş.
Marifet name herkesin harcı değildir.
İçerisindeki sırlar derindir.
Havvas ilminde üstad olmadan bir şeyler öğrenmeye kalkmak bile cinlerin dikkatini çeker.
Buda doğrudan musallatı getirir.
Marifet name derin ve ilmi bir kitaptır.
Zahiri ve batıni derinlikler içerir.
Üstadın bilgi ve ilmidir o kitap.
Eğer üstadın ilmine ve bilgisine sahip olacaksan başkasının kanatları altına girmelisin.
Çok zarar görürsün yoksa.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22.03.25, 19:22
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.12.23
Bulunduğu yer: Samsun
Mesajlar: 318
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ay’ın konumu ve hareketlerinden bahsedilmiş.
Marifet name herkesin harcı değildir.
İçerisindeki sırlar derindir.
Havvas ilminde üstad olmadan bir şeyler öğrenmeye kalkmak bile cinlerin dikkatini çeker.
Buda doğrudan musallatı getirir.
Marifet name derin ve ilmi bir kitaptır.
Zahiri ve batıni derinlikler içerir.
Üstadın bilgi ve ilmidir o kitap.
Eğer üstadın ilmine ve bilgisine sahip olacaksan başkasının kanatları altına girmelisin.
Çok zarar görürsün yoksa.
Bir şey olacağını sanmıyorum. Evham yaptırıyorsunuz millete zikir çekemiyorlardı şimdi de kitaptan mı korksunlar.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22.03.25, 19:42
Saho - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.11.20
Bulunduğu yer: Sonsuz Gri'de
Mesajlar: 460
Etiketlendiği Mesaj: 23 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
kaanertnc Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir şey olacağını sanmıyorum. Evham yaptırıyorsunuz millete zikir çekemiyorlardı şimdi de kitaptan mı korksunlar.
İslami ilimleri tahsil etmeden, Gazali seviyesini zorlamaya devam mı?

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22.03.25, 19:51
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 05.12.23
Bulunduğu yer: Samsun
Mesajlar: 318
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Saho Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İslami ilimleri tahsil etmeden, Gazali seviyesini zorlamaya devam mı?
Ben "bu saçmalık" deyip bırakmadıkça bir zararı olduğunu düşünmüyorum, örneğin Marifetname'nin ilk bölümünde ayetlerden örnekler vermiş İbrahim Hakkı benim daha önce dikkatimi çekmeyen iki ayet örneğini Dünya'nın yaratılışı bağlamında verince benim kafada bir iki ampul yandı misal. Yani sözün özü Hz. Kuran'ı belli konseptler içinde sınıflandırmış bu alimler bu ayetlerin bilgisini bu şekliyle yeniden edinmek ve farklı yorumlanma biçimlerini görmenin faydalı olduğunu düşünüyorum. Israr etmek gerek.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23.03.25, 09:46
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
kaanertnc Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir şey olacağını sanmıyorum. Evham yaptırıyorsunuz millete zikir çekemiyorlardı şimdi de kitaptan mı korksunlar.
Şöyle bir örnek vereyim.
Bir arkdaşına ziyarete gidiyorsun ama bahçesinde saldırgan 5-10 köpek var.
Sen arkadaşına haber etmeden içeri girmeye kalkarsan hepsi saldırıp boğar atar.
O arkadaş mürşiddir.
O köpekler yollardaki iblistir cindir.
O bahçe ilimdir havvasdır.
İlime yani bahçeye gireceksen , o bahçeye sahip olana haber edeceksin.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23.03.25, 11:49
 
Üyelik tarihi: 14.11.24
Bulunduğu yer: Mahşer
Mesajlar: 445
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
kaanertnc Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?
Hem ilmi hem batıni hem de tesbih ile anlatılmış. Bu tarz eski eserleri okumak için orjinal dilinde okumak daha iyi oluyor. Tercumeden ilerleyedebilirsiniz ama biraz daha yavaş adımlarla olur. Orneginizde ise; ayın menzilleri vardır. Her menzilde ay belirli bir müddet duraklar. Duraklarken de güneşin konumuna göre şeklinin görüntüsü değişir ( hilal, ilk dördün dolujay vs.). Yasin süresinde de bahsedildiği gibi ay bir yörünge içindedir ve bu yorungeden çıkmaz. Arabadan kasıt bu edilmiş olabilir. Aynı zamanda Yasin süresinde devam eder ki ne gunes ayı geçebilir ne ay güneşi, ne gündüz geceyi geçer ne de gece gündüzü.. meleklerin çekmesi de durumun batıni kısmı. Allah in kurduğu gökyüzündeki düzeni korumakla mükellef melekler olabilir. Doğrusunu Allah CC. Bilir.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23.03.25, 11:53
 
Üyelik tarihi: 14.11.24
Bulunduğu yer: Mahşer
Mesajlar: 445
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şöyle bir örnek vereyim.
Bir arkdaşına ziyarete gidiyorsun ama bahçesinde saldırgan 5-10 köpek var.
Sen arkadaşına haber etmeden içeri girmeye kalkarsan hepsi saldırıp boğar atar.
O arkadaş mürşiddir.
O köpekler yollardaki iblistir cindir.
O bahçe ilimdir havvasdır.
İlime yani bahçeye gireceksen , o bahçeye sahip olana haber edeceksin.
Gazalinin ya da herhangi bir alimin kitabını okurken kendisine nasıl bir haber vermemiz gerekiyor? Haber verdik diyelim yok gelme derse kitabı da bir köşeye mi bırakmak gerekiyor?

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Biz özümüzü nasıl böyle kaybettik... Gercek Derin Konular & Beyin Fırtınası 8 28.03.26 13:38
Yıldızname Nedir ? Nasıl Bakılır ? Gölge Burçlar & Astroloji & Yıldızname 68 26.01.26 21:07
Zikir Nasıl Yapılır Adalet Zikir 27 15.09.25 16:09
Bu nasıl bir iman ki her yerinden şer akıyor! Torlak islam & islami Konular 1 16.03.25 14:09
ALLAH (C.C) insanı nasıl yaratmıştır ve İnsanın Görevi Nedir ? Eylül ALLAH (c.c) 6 22.05.18 13:47


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com