![]() |
Marifetname'de yazanları nasıl anlamalı?
Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?
|
[QUOTE=kaanertnc;666183]Bugün kitabı okumaya başladım da gök cisimleriyle ilgili vesaire bir ton değişik mevzudan bahsediyor. Bu yazılanları 1800'lerin bilgi seviyesine mi bağlamak gerek yoksa batıni bir anlam mı aramak gerek? Örneğin ay arabası diye bir şeyden bahsediyor ay bu arabaya bindirilmiş melekler çekiyormuş. Şimdi nasıl değerlendirmek gerekir bu tip mevzuları?[/QUOTE
O zatlar hem zahiri hem batıni ilimlere sahip oldukları için onları anlayabilmek biraz zor olabilir, daha fazla pişmesi gerekebiliyor insanın |
'Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler,' deyişi İbrahim Hakkı Hazretleri'nindir. "Teffizname' isimli bir manzumesi var, 'işi Allah'a havale etme' anlamında, orada söylüyor, 'Hak şerleri hayreyler, Zannetme ki gayreyler, (zannetme ki başka türlü yapar) Arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler.'
"1750'lerin Erzurum'u! Sanırsın ki, millet 'şeriata uymaz!' diye ayağa kalkacak. Kalkmıyorlar, çünkü İbrahim Hakkı, bir otoriteyi, İmamı Gazali'yi öne sürüyor. Gazali'nin 'Filozofların Tutarsızlığı' isimli bir kitabı var, 'Tehafüt el-Felasife'. Bendeki Dr. Karlığa'nın çevirisi, oradan biliyorum. İlk sayfadaki sunuş yazısı bir alıntı ile başlar: 'Şeriata, şeriat yolunun dışında bir yolla yardım etmek isteyen kimsenin zararı, şeriata şeriat yoluyla darbe vurmak isteyen kişinin zararından daha çoktur.' Yani, örneğin, astronomlar dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtladıkları halde, bu bulguya şeriata uygun değildir diye karşı çıkmak 'gerekli ve mümkün değildir. Bilimsel verileri reddeden şeriat olmaz. Evrenin Allah (c.c.) tarafından yaratıldığı kabul edildikten sonra dünya ister küre olsun, ister düz, fark etmez ve dine zarar vermez." Gazali, "Ay tutulması, yeryüzünün Güneş ile Ay arasına girmesiyle ayın ışığının yok olmasından ibarettir," diye yazmıştı, "Çünkü Ay, ışığını Güneş'ten alır. Yeryüzü biçimindedir. Gök, onu her yandan çevreleyerek kuşatır. Ay, Dünya'nın gölgesine düşünce Güneş'in ışığı ondan kesilir... Bu konuları iptal etmek için tartışmaya girmenin dini vecibe olduğunu zanneden kimse, dine karşı suç işlemiş olur. Zira bu hususlar hesabi ve geometrik kanıtlara dayanmaktadır ve o konuda şüphe yoktur. Bu konulara muttali olup delillerini araştıran, Ay'ın ve Güneş tutulmasının vakitlerini, miktarlarını haber veren kimseye, bu şeriata aykırıdır denirse, o kimse bu konuda şüpheye düşmez aksine şeriat konusunda şüpheye düşer. Şeriata şeriat yolunun dışında yardım etmek isteyen kimsenin zararı, şeriata şeriat yoluyla darbe vurmak isteyen kişinin zararından daha çoktur."" "Buna karşın, garibim Galilei'nin engizisyon mahkemesinde yargılandığı yıl 1633'tür. Oysa, Marifetname, Erzurum müftüsünün topladığı mollalar kurulu tarafından 'şeri şerife' uymayan bir tarafı olmadığı gerekçesiyle aklanmıştı. Dahası, İbrahim Hakkı'nın ders vermesi istendi, hatta şart koşuldu! Üniversite'ye bağlı İbrahim Hakkı Enstitüsü en sonunda kurulabildi, 1990'da! Her neyse. Mesela, 'Ruzname' dedikleri, bir devr-i daim takvimi vardı. Takvim, içinde elli santim çapında, sağa sola dönebilen bir ahşap kasnağa gerili deriden ibaret, dolap şeklinde bir şeydi. Üzerinde Erzurum'un da bulunduğu kırkıncı enleme göre düzenlenmişti ve kameri ayların, güneş aylarındaki ya da tersi, karşılığını bulmaya yarıyordu. Dolap kapağındaki kullanma talimatına göre işlettiğinde, mesela, 1194 yılının Cemaziyülevvelinin birinci gününün, 24 Mayıs Pazar gününe rastladığını; o gün güneşin kaçta doğup kaçta battığını öğrenebiliyordun. Bir tür hesap cetveli yani. Sonra, 'usturlap' denilen -La- tince 'astrolabum' dan bozulmuş olmalı- gözlenecek gök cisminin yüksekliğini tayin etmeye yarayan araçlar vardı. 'ruh-ü'l-meceyyip' ya da 'ceyip tahtası' dedikleri, cepte taşınabilir boyutta bir alet vardı ki, bununla insan bulunduğu yerin enlemini, saatin kaç olduğunu, kıblenin yönünü, dağların yüksekliğini, nehirlerin genişliğini tayin edebiliyordu! Şimdi, düşün. Bırak 1759'u, bırak Erzurum'u, bırak alet tertiplemeyi, bugün astronomiye meraklı kaç insan çıkar? Kaç imamın evinde, teleskoptan geçtim, dürbünden geçtim, pusuladan geçtim, cetvel vardır? Düpedüz bir cetvel, yirmi santimlik bir cetvel? |
Alıntı:
Marifet name herkesin harcı değildir. İçerisindeki sırlar derindir. Havvas ilminde üstad olmadan bir şeyler öğrenmeye kalkmak bile cinlerin dikkatini çeker. Buda doğrudan musallatı getirir. Marifet name derin ve ilmi bir kitaptır. Zahiri ve batıni derinlikler içerir. Üstadın bilgi ve ilmidir o kitap. Eğer üstadın ilmine ve bilgisine sahip olacaksan başkasının kanatları altına girmelisin. Çok zarar görürsün yoksa. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bir arkdaşına ziyarete gidiyorsun ama bahçesinde saldırgan 5-10 köpek var. Sen arkadaşına haber etmeden içeri girmeye kalkarsan hepsi saldırıp boğar atar. O arkadaş mürşiddir. O köpekler yollardaki iblistir cindir. O bahçe ilimdir havvasdır. İlime yani bahçeye gireceksen , o bahçeye sahip olana haber edeceksin. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Mürşidin o köpeklerin önüne geçecek ve okuduğun kitapları haber edeceksin mürşidine |
Alıntı:
|
Alıntı:
Dikkatlerini çekersin üzerine musallat dahi alırsın. Havvas oyun değildir. Mürşidi olmayana zehirdir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu mantıkla o halde tılsımda yazalım, davette yapalım. olmaz,öyle. Marifet name gizli sırlar barındırır . Günümüzde bu kitap kutadgu bilig yada rome ve Juliet kadar bilinmiyorsa kitabın havvas alanına ait olduğundandır. Bunları ben sallamıyorum ne duyduysam ne biliyorsam onu söylüyorum sizlere. |
Alıntı:
Tılsım davet falanmı? Havvas gizliliktir. Bir çok ilmi kapsar. Ayın güneşim yıldızların hareketleri frekans ve enerjileri de havvasdır. Saatlerin hazinesi eserinde saatlerin öneminden ve yapılacak işin o saatlerdeki manevi kuvvatinden bahseder saatlerin enerjisinden bahseder daha neler neler. Buda havvasdandır. Havvas bir maddenin cismin yada varlığın kendine has gizli özellikleridir. Bunları bilmeye öğrenmeye ve aydınlığa çıkarmaya havvas denir. Ada çayının gribe iyi gelmesi de o otun havvasıdır. Havvas deyince aklına sadece cinler davetler tılsımlar gelmesin . Vede uyarı benden olsun,; aklına her eseni okuyup yazamazsın. Havvasın yasası var kuralı kaidesi kanunu var. Öyle okudum ayetel kürsiyi gittim celb yaptım gittim davet yaptım gittim kabalayı araştırdım gittim imamı şıbliden ibni arabiden eserler okudum olmaz. O kitaplar sahipsiz değildir. Gözetim olmadan okunmaz. Okuduğun kitapta Ali ile ayşe el ele yazmıyor Allah’ın yarattığı ve koyduğu kanunlar ve gözlerden gizlediği olaylar yazıyor. Gizli olanı açığa çıkarmak herkesin harcı ve haddine değildir. |
Alıntı:
Mürşidin en önemli fonksiyonu kişi davet yapacaksa, işlem vefk yada musallat alacaksa yada kendini bu yolda gelistirmek istiyorsa, Kur'an'ı Kerim'de ki bazı kapıları zorlamak istiyorsa mursitsiz bu işlere başlamaması gerekir. Ama sadece bir kitap okumak için mürşit edinmek... |
Alıntı:
Keşif sahibi kimsenin söylemini normal insanlar bizler anlayamayabiliriz.ibn Arabi diyor ya makamımızı bilmeyen kitaplarımızı okumasın. Anlayamıyorsak çok irdelememek lazım.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu kitabı ne sanıyorsunuz anlamadım. Bak mubinn kardeşim. Bu kitap üstadın ilmidir. Adam ilmini bilgisini aktarmış. Üstadın hazinesidir o . Şimdi o hazineye rehbersiz erişmeye çalışmak hazinenin koruyucusuyla baş başa kalmak demektir. Havvas kitapları okumak havvasa girmektir.!.!.! Havvasa girenden cinler den bir taife hemen haberdar olur. Ya ben size yaşanmış şeyleri söylüyorum. Gördüğümü yaşadığımı aktarıyorum. Sonrasında başı ağrıyacak olan sizsiniz bana bir şey olmaz. Alıntı:
Bazen insan bazı şeyleri yaşamadan anlamaz ne desem boş sana. Boş ver sen beni, bildiğin gibi devam et. Ben öyle konuşuyorum. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Benim bu dediklerim gerçekler. Fikrine aykırı diye gerçekleri saklayamam. Ben uyardım gerisi beni alakadar etmez. Bu konu hakkında son yazışım olsun bu. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ehline hastır bunlar. Konu marifetname değil konu havvas kitaplarıdır. Havvas kitabı okumak havvasa girişdir. Ben bunu yalnızca marifetname için değil tüm havvas kitapları için söylüyorum. Araştırmayla ve havvası öğrenmeye çalışmayla musallat gelebilir. ………., Asıl sen bunu istediğine sor. Belli bir kavmi kabilesi yoktur bu işin. Avamda gelir kulyasda . Anlatılacak çok şey var ama anlatmak haramdır susayım. Lakin şunu diyeyim bari kendimi tutamayacağım . Çocuğun biri bu havvasa çok merak saldı. İnanılmaz bir şekildede insanlar itibar etti ve dilden dile dolaşarak bir kitle meydana getirdi istemsizce. İnsanlar derdini sıkıntısını yazıp çözüm için yalvardı. Evvelinde dininde bağlı doğru yol üzerine olan o çocuk şeytanın musallatı ve vesveseleriyle büyücü oldu. Şimdi ibadette dahi zorlanıyor. Her şey o kadar hızla ilerliyorki elinde olmadan insanlar onu bir şekilde buluyor ve yardım istiyor. Büyü bataklığına battı o çocuk. Ne için yalnızca araştırdığı için ne için şemsül maarifleri falan okuduğu için ne için şeytan ilgiyi fark edip yanaştığı yanına sokulduğu için ne için gelen taife çocuğa vesvese verdiği için ne için aklından geçirdiği her şeyi yaparak çocuğa kibir verdiği için. O çocuk gibi olmamanız için uyarıyorum. Gelmez deme geliyor. Olmaz deme oluyor. O çocuğun hayatı karardı . Ölüler bile acıyıp rüyasına giriyor . Halini ahvalini düşün. Bu çocuk benim çok yakınım ama isim vermeyeyim bende kalsın. Daha bir çok örneği var ama çok ifşalamayalım. Okuyacaksanız okuyun ama yaşayarak değil. Bir alimin evliyanın himayesine girsen bile sınır açılır istediğin kadar oku. Ama bir mürşid nazarı olmadımı vallahi billahi tallahi geliyor geliyor geliyor. Sırf kişinin onların alemine ve onlara ilgi duyması bile mıknatıs gibi çekiyor onları. Dediğim gibi okuyacaksan oku ama kitabı yaşamadan oku. Alıntı:
Tüm havvas kitapları ve işlemleri/terkibleri için geçerli. |
Alıntı:
Sitedeki davetlerin altına bakarsan genelinde yazarlar eksiktir diye. Bütün kitaplarda da bu böyledir zaten ehli tamamlasin diye. Zaten büyük bir kısım forumdaki bilir bunu yapsa da sonuç alamayacağını. Ayrıca havasta avamin yapabilecegi bazı ufak işlemler de barınıyor. Havasin her alanı için mürşit gerekmiyor. Mesela celcultiye kasidesi için mürşit gerekmezken behrettiyede gerekiyor. Lütfen yazdıklarımı idirak ederek okuyun.. Ve konunun ilk sorusunu tekrar okuyun.. |
Alıntı:
Gerisi sizlere kalmış bir şey. Ben kamerin menzilinden bahsetmiyorum. Sen ve bazı arkadaşlar kitap okuyarak musallat gelmez diyor ben bunun yalnış olduğunu anlatıyorum. Banane kamerden menzilinden. Ben siz kitap okuyarak araştırarak ne bileyim derin mevzulara girerek sorular sorarak musallat gelmez diyorsunuz ben onu yalnışlıyorum. Arkadaşlar musallat kapmıyor olabilir en baştada dediğim gibi yaşayarak okumayacaksın. Adam bir tılsıma bakıyor 2 dakikaya unutuyor böyle olacaz, derin düşüncelere dalmadan ve birşeyleri uygulamaya kalkmadan dalıp gitmeden aaaa bak bu böyleymiş deyip geçip giderek okuyun diyorum. Onlara ve alemlerine duyulan ilgi mıknatıstır dedik. İnle cinle meşgul olmayalım dedim. Benim yazdıklarım yalnızca marifet nameyle ilgili değil tüm havvas kitaplarıyla. Okuyun ama yaşamayın. Konu o değil diye kast ettiğim kendi yazdıklarım içindir. Konu marifet nameden çıkıp havvas kitaplarına döndü musallata döndü. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ben havvas kitabını okumanın havvasa ilgi duymak ve hatta öğrenmeye çalışmak olduğu için cinlerin şeytanların dikkatini çeker dedim. Okunacaksa illa derinlemesine dalıp gitmeden yani göz gezdirme yöntemiyle okunabilir dedim. Ben en iyisi üstadı etiketleyeyim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bende yanılıyor olabilirim sende. En doğru cevabı üstadım verir bize. (Hocam sizide yoruyorum kusura bakmayın) |
Alıntı:
bence insanlar böyle kafalarinin kariştigi kitaplar yerine fikıh yada hadis kitaplari okusalar daha iyi olur... |
Alıntı:
Peki bu kitapları okumak yada örnek vereyim kenzül havvas veyahut havvasul hayevanat gibi eserleri okumak musallat çekermi. Alim hocam ben şimdi şöyle düşünüyorum: Havvas kitapları okumak havvasa giriştir en azından havvasa ilgi duymak cinler,alemleri ve diğer havvas konularına merak salmak demektir. Daha önce havvas bir bahçedir izinsiz girmek yasaktır dedik sıkıntılar doğurur dedik. İzinsiz mürşidsiz Havvas kitapları okumakta o bahçeye izinsiz girmektir diye düşünüyorum en azından bahçeye girmeye çalışmaktır. Bu vaziyette kişi üzerine musallat çekermi? Bizim onlara ilgi duymamız ve ağırlıklı olarak onlar ve alemleriyle ilgili olan ilimlere merak salmamız onları bize yaklaştırmazmı? |
Alıntı:
diger türlü ben sadece okumaklar bir sikıntı olmayacagi kanaatindeyim, fakat süphe duyan koruma yapar oyle okur ... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:53. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com