| Yusufiyeli |
23.03.25 11:47 |
Alıntı:
Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 666257)
Cennetin kokusu beş yüz yıllık yerden duyulur. Cennetin bu kokusunu ahiret ameli ile dünyayı talep eden kimse duyamaz. (Hz.Muhammed a.s
Bu hadisi nasıl anlamalıyız
Bu Hadise göre hacet için okuma yapmak dünyalık için havastan faydalanmak ,namaz kılmak caiz olmuyormu?
|
Konu ile ilgili olarak Hz. Aişe (r.anha) validemizden nakledilen bir rivayette Allah Resulü “Hiç kimseyi yapmış olduğu amel cennete girdirmez.” buyurmuş; bunun üzerine sahabe-i kiram ‘Seni de mi Ya Resulellah ?' diye sorunca 'Evet beni de. Ancak Allah (c.c.) benim kusur ve hatalarımı rahmeti ile affetmiştir." demiştir. (Buhari, Rikak, hd. no. 6467; Müslim, Sıfatu'l-kıyame, hd. no. 2818.) Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde yer alan benzer bir rivayette ise "Sizden hiçbir kimse kendi ameli ile cennete giremez." buyrulmuştur. Yine Ebu Hureyre'den nakledilen benzer rivayette ise "Sizden hiçbir kimseyi kendi ameli kurtaramaz" buyrulmaktadır. Bütün bu rivayetlerin zahirinden salt kişinin işlemiş olduğu amelin kendisini cennete ulaştıramayacağı anlaşılmaktadır.
Bu hadisin şu ayete aykırı olduğu ileri sürülmüştür: "Orada kalplerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. 'Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler' derler. Onlara şöyle seslenilir: 'İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz." buyurmaktadır (Araf suresi ayet 43). Bir başka ayette ise "Takva sahipleri o kimselerdir ki melekler canlarını hoş ve rahat halde alırlar. 'Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennete' derler".(Nahl suresi ayet 32, Benzer ayetler de mevcuttur, Zuhruf suresi ayet 72, Tur süresi ayet 19, Mürselat suresi ayet 43)
Ayetin zahirine bakıldığında mücerret salih amelin kişiyi cennete ulaştıracağı ifade edilirken, hadislerde bunun tersine salt salih amelin cennete girmek için yeterli olmadığı vurgulanmaktadır. Bu da ayetler ile hadisler arasında bir tearuz izlenimi uyandırmaktadır.
Ehl-i sünnet alimlerinin tamamı mücerret salih amelin cennete girmede yeterli olmadığı, bilakis konu ile ilgili rivayetlerin de delalet ettiği üzre Allah'ın rahmet ve fazlının cennete ulaşmada şart olduğu hususunda ittifak etmişler- dir. Ancak başta Zamahşeri olmak üzre Mutezili alimler salih amel işleyen kişiyi Allah'ın cennete koymasının vacip olduğu görüşünü savunmuşlardır. Bu konu- da Zamahşeri ünlü tefsiri Keşşaf'ta "Kişinin cennete girmesi Allah'ın rahmet ve fazileti dolayısıyla değil işlediği salih ameller dolayısıyladır." demektedir.
Ehl-i sünnet alimleri Mutezili alimlerin Allah'a herhangi bir şeyi vacip koşmalarını reddederler ve şöyle söylerler: "Allah'a hiçbir şey calip değildir. Her şey O'nun mülkündedir ve O'na boyun eğmiştir. O dilediğini yapar. Şayet Allah (c.c.) salih amel işleyen itaatkar müminlere azap edip onları cehenneme atsa bu O'nun adaletidir. Onlara nimet verip cennete ulaştırsa bu onun fazlı ve keremidir. Şayet kafirleri affedip cennete koysa bu da O'nun lütfudur. Ancak Allah Teala böyle yapmayacağını haber vermiş, müminleri rahmeti ile cennete ulaştıracağını kafirleri de adaletinin gereği olarak cehenneme atacağını beyan etmiştir.
Ehl-i sünnet alimleri zahirine bakıldığında salih amelin kişiyi cennete götüreceğini beyan eden ayetin tevili hususunda ise farklı görüşler serdetmişlerdir.
|