![]() |
Ledün talebesi olmak istiyorum
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum
|
Ledün ilminin ne olduğunu tam olarak bildiğinize emin misiniz? Önce bununla ilgili araştırma yapmanızı öneririm. Unutmayın Sır Sır Sahibinindir.
|
Bence de o kadar tahsilliyim oldu diyorsunuz ama ledün ilminin sadece Allah tarafından Kula bizzat kalbe verildiğini herhalde okumadınız biliyordum ilmini kimse öğretemez o İlim Allah'ın izniyle size verilir
|
Ledün ilimi dediğimiz ilim ucu bucağı olmayan bir derya öyle ki Allah'ın bilmediğimiz ilimleri sınırsız. Allah'ın iliminde bir sınır yok ve sadece Allah c.c vermek istediği insana Ledün ilmini bahşeder Ledun ilimi sahibi kişi sadece Allah rızası için ilimini kullanabilir maddi kazanç v.s kendi çıkarları için kullanamaz. Ebced, Havas, Yıldızname gibi gizli ilimler Kuranda açıkça anlatılmamıştır tüm bu ilimlerin çatısı olan Ledun ilmi dahi üstü kapalı bahsedilmiştir.
|
ledün ilmi dediğin olay senin benim isteğimle olmuyor. eğer ben 4x4 dini olayları yapıyorum diyorsan yani emir ve yasaklara uyuyorum diyorsan günlük dini görevlerimi yapıyorum diyorsan alta konu açtım onun içine gir oku.orda ledün ilminin belli kısmı kitaplardan örnekler verilmiş. Ama bu şu demek değil kurs yok yada ilahiyat fakültesi bitirip diploama alma ilede olacak iş değil.O işde senelerce pişmek gerek. Ledün ilmi dediğin isteyene değilde istemeyene veriliyor gibi düşünmek gerek.Üstüne bazı uygulamalar var eski eserlerde şunu oku eeee misal 2 rekat namaz kıl sonra şu duayı 66 kere gibi oku diyende var şahsen diyeceğim benim görüşüm 1 milyon kişi okur 1 kişide tutar oda ledün ilmini alır mesele bu herkesin kalbi bir değil meselesi. Ama bu alma o almadı Allah CC okuyanın kalbine baktı bunun kalbi selim seviyesine geldi diyip verecekse verecek olan o.Yoksa ne melek,cin,şeytan,ifrit,marid gibi varlıkların ledün ilmini alma verme yada paye verme gibi bir görevi yoktur. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Yazmayacaktım ama ledün ilminin ana kaynağı ve olduğunu ve nasıl bir şey olduğunu anlamanız babında yazalım. Yahudilere cenabu rabbul alemin çokkkkkk pek peygamber yollamış.Bunlarda peygamberlere kahin diyen olmuş mübarek zat diyen olmuş. Geçen bir yerden duyduğum bir XXXX peygamber ismini araştırdım.Derken elime bir çeviri eser geçti eseri göz ucuyla okudum.Buraya eser ismi peygamber ismi vermiyorum mesaj alıntı yapıpda nedir diyede sorsanız boşuna. Eserde yazan şu kısım sadece ledün ilmin merek edenleri ilgilendirir o kısmı bilgi babında yazıyorum diyorki Allah CC kulunu rahmetine aldı kulu XXX peygamber buna bazı şeyler gösterdi sonrada buna bazı kitaplar verdi ve bu kitapların hepsini ye dedi. Bu kulda o kitapları yedi eserde yazan bu. Kitap yenirmi o kısmı sormayın sonrasını iyi okuyun. Kul kitapları yiyince birden aklı açıldı Yani demek istediği ledün ilmine ulaştı demek istiyor .Kulda diyor ki kitapların tadı bana sanki bal ve helva karışımı gibi geldi kiatpları yedikten sonra aklımda bir değişim gördüm bilmediğim herşeyi öğrendim her konuda bilgi sahibi oldum. Tabii bu kişi sonuçta peygamber olunca ona ledün ilmi vermeyecekte düz vatandaşa verecek hali yok. Yani Anlatmak istediğim Allah CC bir kuluna ledün ilmi verecekse zaten verir.Akıl açılır akıl açılması insan beyninde 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmektedir deniyor işte akıl açılınca tam kapasitede kullanma imkanı doğuyor olabilir. Haliyle ledün ilmi aldıktan sonra zaten direkt ordan bağlantın olunca ne sorsan karşılığını alıyorsun gibi düşünmek gerek.hatta yabancı dilleri şakır şakır konuşur gibi düşünmek gerek. |
Tasavvufi anlamda pişmiş kişiler kamil bir şeyhe intisap etmiş, seyru sülukunu tatmamlamış kişilerdir kitaplardan okunarak elde edilecek şey değildir seyri süluku bitirenlerde iki kısım dır ya mürşidi kamil olur mükemmil dir başkalarınıda yetiştirebili yada istiğrakta kalmış kemalata kavuşmuştur ama mürid yetiştiremez.
Pişmeyi bırakın söyleminizden yanmadığınızı ele veriyor Ledün ilim sahiplerinin geneli, ekserisi zahirde de alim kişilerdir zahirde alim olmayan şeyhlerin çoğuda nakısdır! Neler okudunuz neler anladınız bilmiyorum ama Ledün ilmi yerine Allahtan idrak ve tefekkür isteseniz daha kazançlı çıkarsınız Bu kovulduğumuz kaçıncı köy saymadım |
Alıntı:
kısaca ledün ilmi cok alim birine nasip olabileceği gibi, alim olmayan ummi birinede verilebilir, once bunu bilerek ledun ilmi hakkinda bilgi sahibidir olmaya başlamak daha iyi olur... |
Alıntı:
|
Allah rahmetmet eylesin ama bende azbucuk tanırım Tahir hoca anlatır bişey sordukları zaman her zaman olmasada bazı kere Hocama sorayım deyip Hızır as öğrenip gelirdi
Hatta bendeniz böyle olacağıma S hilmi tunahanın kapısında olsa idim demiştir Kime göre enbüyük ledün sahibi avama göre Zahirde Alim olmayanlar Zülcanehey çift kanatlı olamazlar bunu ehli bilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
orada, aç susuz yaralı bir vaziyette birkaç gün kalır. o anda bulunduğu yeri de düşman işgal etmiştir. ellerini açarak yalvarır: “allâhım! beni düşman eline bırakma.” cenabı hakkın izniyle hızır aleyhisselâm atıyla gelir. dedeme matarasından bir bardak aşk şerbeti içirir. ancak yarısına kadar içer, tamamını bitiremez. şerbeti içtikten sonra açlığı ve susuzluğu bir anda gider. yaranın verdiği ağrı ve hâlsizlik de son bulu |
Alıntı:
o zaman asaf bin berheya ismini söyleriz |
Alıntı:
Nasıl bir ağzı, kalbi varmış duası hemen kabul olmuş. Sübhanallah |
Alıntı:
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır . |
Alıntı:
Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki: “Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı. Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım. Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi. Ben ona dedim ki: “Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.” Cevapta o zat buyurdu ki: “Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.” Ve tekrar o zata dedim ki: “Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.” O zat buyurdular ki: “Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık. O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar “nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir. Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır. Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki: “Halkın muazzeb olmasından size ne?” bu*yurdular ki: “Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.” Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ “Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.” Maide Sûresi, Âyet 54 |
Alıntı:
Ledün ilmi ondan bundan öğrenilmez. Ledün kalbe gelir denir yalnıştır. Kalbede gelmez. Ledün ilmini öğreneceksen evvela hızırı bulacaksın. Öğretmeye yetkisi olan yalnızca o dur. 7 başlı evliya olsa öğretmeye yetkisi yoktur. Ledünden önce çok basamak vardır. O basamaklara basmadıysan biraz zor ulaşırsın tepelere. Ben oldum diyen olmamıştır der üstadlar. Çalış daha vaktin var. |
Alıntı:
|
Alıntı:
heh iste bazen kisi ne oldugunu bilmez, bizde o kişinin hangi makamda oldugunu bilemeyiz, mesela ahmed hudai ks. ebdal oldugunu kim söyluyor, bir önceki mesajda ebdalden daha üstte olan makamlari saydin bende ona misal verdim , şimdi her kutbun ledun bilmedigini soyluyorsun, bir karar ver. konumuz ledün ilmi mi yoksa ahmed hudai ks makamı mi yoksa ondan daha üst makamda olanlar mi? tüm evliyalarin üstü abdülkadir geylani ks. dir ve bu ittifakla kabul edilmistir fakat yaninda ahmed el rufai ks. ile hac vazifesi yaparken , ahmet el rufai ks. hz. nebinin elini öptü, geylani ks. öpemedi, her ikiside zamanın kutbuydu, ama evliyanin en üstündekine el öpme nasip olmadi hulâsa kime neyin nasip olacagini Allah CC bilir |
Alıntı:
|
Alıntı:
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle Ahmed ağa hz örnek verdiniz Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız. Her kutup ledün bilmez de demedim. Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi? A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi. |
Alıntı:
"Ayağım bütün velilerin boynu üzerindedir " Abdülkadir Geylani |
Ben oldum piştim ben biliyorum ben şuyum ben buyum diyenden birşey olmaz tasavvufta ben yok
|
Alıntı:
Bu söz başka zamandaki Evliyâ için değildir. Daha önceki Evliyâ için, nasıl olabilir ki, Ashâb-ı kiram “aleyhimürrıdvan” da bunların içindedir. Ashâb-ı kiramın, Geylânîden daha üstün oldukları meydandadır. Geylânînin zamanından sonra gelen Evliyâ da, bu sözün içine nasıl girebilir? Çünkü, Resûlullahın “aleyhi ve alâ alihissalatü vesselâm” ahir zamanda geleceğini müjdelediği ve halifetullah dediği hazret-i Mehdi, bu Evliyânın içindedir. Ülül’azm Peygamberlerden olan hazret-i Îsâ “alâ nebiyyina ve aleyhissalatü vesselâm” Sabikundandır. Bu İslamiyete uyacağı için, Peygamberlerin sonuncusunun Ashâbından olacaktır “aleyhi ve aleyhimüssalavâtü vetteslîmât”. Bu yüce Peygamber, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden elbette katkat daha yüksektir. Belki de, bu ümmetin sonda gelenlerinin üstünlüğünü bildirmek için, O Server “aleyhi ve alâ alihissalavâtü vetteslîmât”, (Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi daha iyidir bilinmez) buyurdu. Sözün kısası, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin velâyeti çok şanlıdır. Derecesi pek yüksektir. Velâyet-i hassa-i Muhammediyeyi Sır latîfesi yolundan, başından sonuna kadar tamamlamıştır. Velâyet zincirinin baş halkası olmuştur. Bunu işitince, Abdülkâdir-i Geylânînin bütün Evliyâdan üstün olduğu anlaşılmamalıdır. Çünkü, Velâyet-i Muhammedinin baş halkası olması, Sır yolundandır. Her bakımdan baş halka olsaydı, o zaman üstün olurdu. Şunu da söyleyelim ki, Velâyet-i Muhammediyenin her bakımdan baş halkası olmakla da, daha üstün olmak lazım gelmez. Çünkü bir başkası, Muhammed aleyhisselamın Peygamberliği kemâlâtına vâris olarak daha üstün olabilir. Abdülkâdir-i Geylânî “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerinin talebesinden birkaçı, kendisini sevmekte taşkınlık yapıyorlar. Hazret-i Aliyi “radıyallahü teâlâ anh” sevenlerin taşkınlıkları gibi aşırı gidiyorlar. Sözlerine bakılırsa, kendisini, geçmiş ve gelecek bütün Evliyâdan daha üstün bildikleri anlaşılıyor. Peygamberlerden “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” başka kimseyi Abdülkâdir-i Geylânîden üstün gördükleri işitilmemiştir. İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfisani ks |
Alıntı:
bak bir alinti yaptim güzelce oku okumadan şunu belirteyim hz. pir kendinden önce gelmiş , kendi zamanının ve kendinden sonra gelecek olan tüm evliyalarin üstündedir ve naz makamindadir.... ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir. Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür. |
Alıntı:
Hz. Pir’in Ayağının Bütün Velilerin Boynu Üzere Olması Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks), Bağdat’ta 50 şeyhten fazla bir sohbet meclisinde bir ara kalbine teveccüh ederek şunları söyledi:“İşte, şu ayağım, her Allah جل جلالهdostunun boynu üzerindedir.” Bunun üzerine orada bulunanlar bu sözleri kendilerine söylenmiş bir emir telakki ederek, boyunlarını onun ayağına doğru uzattılar orada hazır bulunmayan evliya ise bulundukları yerde boyunlarını gıyaben ona doğru uzattılar.Ahmed Er-Rıfai hazretleri, kendi medresesinde otururken, boynunu uzatarak “Boynum üzerine…” dedi. Bunun sebebi sorulduğunda da: “Şu anda Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks) “Şu ayağım, bütün velilerin boynu üzeredir” sözünü söyledi diye cevap vermiştir.Abdulkahir Es-Sühreverdi, o da, meclisinde, başını neredeyse yere düşecek şekilde eğerek “Başım üstüne, başım üstüne” demiştir.Ebu Medyen Endülüsi, boynunu, bulunduğu mecliste uzatarak, “Allah’ım! Seni ve meleklerini şahit tutarım ki, işittim ve itaat ettim” demiştir.Adiy b. Müsafir, Ali b. Hiti, Ahmed Er-Rıfai, Ebu Sa’d Kaylevi ve daha birçok evliya onun bu sözleri “Allah’ın emri” ile söylediğini, bu sözlerin Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin kutupluğuna işaret ettiğini bildirmişlerdir.Hatta bu hususu, rüyasında Hz.Resulullah’a soranlar bile vardır. Şeyh Halife b. Musa en – Nehr, rüyasında Hz.Rasululah’ı صلى الله عليه وسلم görünce ona, Hz. Pir’in bu sözü söylediğini bildirir. Resulullah صلى الله عليه وسلم ise Şeyh Halife’ye “Şeyh Abdûlkadir doğru söylemiştir. Çünkü o kutuptur. Onu gözeten de benim” diye cevap vermiştir.Esasen, Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözleri söyleyeceğini daha önceden pek çok şeyh haber vermiştir. Şeyh Musa Tahtevî Sühreverdi’nin “Mükaşefeti’l Cüneydiyye” kitabında bir mesele geçer. Cuma günü hutbe esnasında ilham ile Cüneyd-i Bağdadî Abdûlkadir Geylani (ks)’nin “Ayağım hiç tartışmasız bütün Allah جل جلاله dostlarının boynu üzeredir.” dediğini gördü ve başını eğdi ve bir iki basamak indi. Hutbeyi bitirip namazı kıldırdıktan sonra, ona hutbede ne yaptığını sordular. Dedi ki: “Bana gayp âleminden 5. asırda Peygamber Efendimizin neslinden, zamanın gavsı olacak ve lakabı Muhyiddin olacak, ismi Seyyid Abdulkadir olacak ve Geylan şehrinde doğacak bir zat gösterildi. Bu zat: “Benim ayağım, evvelden ahire kadar, sahabe ve 12 imam hariç bütün evliyaların boynu üzerindedir” demekle Allah-u Teâla جل جلاله tarafından emrolunacak. Cüneyd-i Bağdadî (ks) dedi ki; Benim aklıma geldi ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür |
Alıntı:
Resulullah Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Biz Abdulmuttalibin çocukları, Cennet ehlinin efendileri yedi kişiyiz: Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi. Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 3. 2- Buhârî, Fedâil, 22; Sulh, 9; Fiten, 20; Menâkıb, 25; Tirmizî, Menâkıb, 31. 3- Tirmizî, Menâkıb, 30/3781; Ahmed, V, 391-392. Mehdi as vasıflarından haberiniz olsaydı zaten susardınız Ayrıca İsa Aleyhisselam mahşerde iki kere haşra katılacal biri Efendimizin ümmeti olarak diğeri kendi ümmetiyle |
Alıntı:
12 imam hariç diyor yani mehdiden üst demiyor. |
Alıntı:
sen niye işi sulandiriyorsun neyse, boşu bosuna sana göre olmayabilir bana göre evliyalarin en üstünu hz.pirdir hz mehdi as. velilik makamının üstündedir, hz. isa as.nebidir bak bu ikisinin sonunda as. var bizim bahsettigimiz kisiler in sifati ks. iki sifatin arasındaki farki bilmek gerekir neyse bana göre boyledir sana göre öyledir, Allahin verdigi nefesi boşuna tüketmeye gerek yok |
Alıntı:
(Cübbeli'nin beyanına göre M Elbekri hz de ayaklarım velilerin omuzlarından demiş yalan söyleyecek hali yok bu hadise bile tüm zamanları kapsayıcılığını düşürür) Bende bir kitap var onda yazdığına göre mahşerde Gavs-ı geylani ks kendi makamımdam peygamberlerin makamına yükseliyor :) Daha neler neler yazıyor tam fanatiklere göre :) Zaten müride şeyhde seyr eyle taşkınlığı Mektubatta açıkca beyan edilmiş ama kime neyi anlatıp inandıracaksın birde bizim gibi deşirme ilim sahibiyse tamam :) |
Alıntı:
Mektubatta ki bölümü de merak ettin bulursan atta bir inceleyelim Ama Cübbeli de 2 yıl önceki bir videosunda gavsul azam olduğunu anlatıyor hatta o dönemde kabul etmeyen büyük bir velinin makamının geri alınması konusu da var,velayetten azlediliyor diye anlatıyor |
Alıntı:
Mektubatta Geylani ks makamı üstünde Hasan basri Marufi kerhi az evliya sayıyor onların üstünde 12 imamlar üstü sahabe son nokta Hz Ebubekir r.a diye hatırlıyorum Ama füyüzat çeşmesi Gavsı geylani ks hiç değişmeyecek |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com