Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Ledün talebesi olmak istiyorum (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/99953-ledun-talebesi-olmak-istiyorum.html)

Kinyas 18.04.25 17:01

Ledün talebesi olmak istiyorum
 
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum

lazika 18.04.25 17:25

Ledün ilminin ne olduğunu tam olarak bildiğinize emin misiniz? Önce bununla ilgili araştırma yapmanızı öneririm. Unutmayın Sır Sır Sahibinindir.

Esraeroglu 18.04.25 17:40

Bence de o kadar tahsilliyim oldu diyorsunuz ama ledün ilminin sadece Allah tarafından Kula bizzat kalbe verildiğini herhalde okumadınız biliyordum ilmini kimse öğretemez o İlim Allah'ın izniyle size verilir

Lonkia 18.04.25 17:44

Ledün ilimi dediğimiz ilim ucu bucağı olmayan bir derya öyle ki Allah'ın bilmediğimiz ilimleri sınırsız. Allah'ın iliminde bir sınır yok ve sadece Allah c.c vermek istediği insana Ledün ilmini bahşeder Ledun ilimi sahibi kişi sadece Allah rızası için ilimini kullanabilir maddi kazanç v.s kendi çıkarları için kullanamaz. Ebced, Havas, Yıldızname gibi gizli ilimler Kuranda açıkça anlatılmamıştır tüm bu ilimlerin çatısı olan Ledun ilmi dahi üstü kapalı bahsedilmiştir.

NGB 18.04.25 17:45





ledün ilmi dediğin olay senin benim isteğimle olmuyor.
eğer ben 4x4 dini olayları yapıyorum diyorsan yani emir ve yasaklara uyuyorum diyorsan günlük dini görevlerimi yapıyorum diyorsan alta konu açtım onun içine gir oku.orda ledün ilminin belli kısmı kitaplardan örnekler verilmiş.
Ama bu şu demek değil kurs yok yada ilahiyat fakültesi bitirip diploama alma ilede olacak iş değil.O işde senelerce pişmek gerek.
Ledün ilmi dediğin isteyene değilde istemeyene veriliyor gibi düşünmek gerek.Üstüne bazı uygulamalar var eski eserlerde şunu oku eeee misal 2 rekat namaz kıl sonra şu duayı 66 kere gibi oku diyende var şahsen diyeceğim benim görüşüm 1 milyon kişi okur 1 kişide tutar oda ledün ilmini alır mesele bu herkesin kalbi bir değil meselesi.
Ama bu alma o almadı Allah CC okuyanın kalbine baktı bunun kalbi selim seviyesine geldi diyip verecekse verecek olan o.Yoksa ne melek,cin,şeytan,ifrit,marid gibi varlıkların ledün ilmini alma verme yada paye verme gibi bir görevi yoktur.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Kdhholbb 18.04.25 17:52

Alıntı:

Kinyas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670032)
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum

Tamamen nasip kısmet işi aslında manevi yeteneklerin hepsi allah vergisi çalışarak elde edilmez, seçilirsin ve sahip çıkarsan senindir

Kimyevi 18.04.25 17:57

Alıntı:

Kinyas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670032)
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum

Aleykümselam. Zikir ile yıllardır pişmen gerek. İbadete sarılman gerek. Sonunda nasibinde varsa verilir.

NGB 18.04.25 18:10



Yazmayacaktım ama ledün ilminin ana kaynağı ve olduğunu ve nasıl bir şey olduğunu anlamanız babında yazalım.
Yahudilere cenabu rabbul alemin çokkkkkk pek peygamber yollamış.Bunlarda peygamberlere kahin diyen olmuş mübarek zat diyen olmuş.
Geçen bir yerden duyduğum bir XXXX peygamber ismini araştırdım.Derken elime bir çeviri eser geçti eseri göz ucuyla okudum.Buraya eser ismi peygamber ismi vermiyorum mesaj alıntı yapıpda nedir diyede sorsanız boşuna.

Eserde yazan şu kısım sadece ledün ilmin merek edenleri ilgilendirir o kısmı bilgi babında yazıyorum diyorki Allah CC kulunu rahmetine aldı kulu XXX peygamber buna bazı şeyler gösterdi sonrada buna bazı kitaplar verdi ve bu kitapların hepsini ye dedi.
Bu kulda o kitapları yedi eserde yazan bu.
Kitap yenirmi o kısmı sormayın sonrasını iyi okuyun.
Kul kitapları yiyince birden aklı açıldı

Yani demek istediği ledün ilmine ulaştı demek istiyor .Kulda diyor ki kitapların tadı bana sanki bal ve helva karışımı gibi geldi kiatpları yedikten sonra aklımda bir değişim gördüm bilmediğim herşeyi öğrendim her konuda bilgi sahibi oldum.

Tabii bu kişi sonuçta peygamber olunca ona ledün ilmi vermeyecekte düz vatandaşa verecek hali yok.

Yani Anlatmak istediğim Allah CC bir kuluna ledün ilmi verecekse zaten verir.Akıl açılır akıl açılması insan beyninde 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmektedir deniyor işte akıl açılınca tam kapasitede kullanma imkanı doğuyor olabilir.
Haliyle ledün ilmi aldıktan sonra zaten direkt ordan bağlantın olunca ne sorsan karşılığını alıyorsun gibi düşünmek gerek.hatta yabancı dilleri şakır şakır konuşur gibi düşünmek gerek.

Emirbhr34 18.04.25 23:20

Tasavvufi anlamda pişmiş kişiler kamil bir şeyhe intisap etmiş, seyru sülukunu tatmamlamış kişilerdir kitaplardan okunarak elde edilecek şey değildir seyri süluku bitirenlerde iki kısım dır ya mürşidi kamil olur mükemmil dir başkalarınıda yetiştirebili yada istiğrakta kalmış kemalata kavuşmuştur ama mürid yetiştiremez.
Pişmeyi bırakın söyleminizden yanmadığınızı ele veriyor
Ledün ilim sahiplerinin geneli, ekserisi zahirde de alim kişilerdir zahirde alim olmayan şeyhlerin çoğuda nakısdır!
Neler okudunuz neler anladınız bilmiyorum ama
Ledün ilmi yerine Allahtan idrak ve tefekkür isteseniz daha kazançlı çıkarsınız
Bu kovulduğumuz kaçıncı köy saymadım

imas 18.04.25 23:55

Alıntı:

Kinyas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670032)
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum

tasavvufta piştim diyorsun ama , ne kadar piştin nerede piştin bilmiyoruz, fakat ledün ilmi icin yol isteyen birinin tasavvufta pismek şoyle dursun henüz yolun çok basinda oldugu fikri daha yogun olarak anlaşiliyor, çünkü ledün ilminin nasil alindigi yada nasil verildiği yada kimlere verildigi hakkinda bilgin olmadigi kesin,
kısaca ledün ilmi cok alim birine nasip olabileceği gibi, alim olmayan ummi birinede verilebilir, once bunu bilerek ledun ilmi hakkinda bilgi sahibidir olmaya başlamak daha iyi olur...

imas 18.04.25 23:59

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670094)
Tasavvufi anlamda pişmiş kişiler kamil bir şeyhe intisap etmiş, seyru sülukunu tatmamlamış kişilerdir kitaplardan okunarak elde edilecek şey değildir seyri süluku bitirenlerde iki kısım dır ya mürşidi kamil olur mükemmil dir başkalarınıda yetiştirebili yada istiğrakta kalmış kemalata kavuşmuştur ama mürid yetiştiremez.
Pişmeyi bırakın söyleminizden yanmadığınızı ele veriyor
Ledün ilim sahiplerinin geneli, ekserisi zahirde de alim kişilerdir zahirde alim olmayan şeyhlerin çoğuda nakısdır!
Neler okudunuz neler anladınız bilmiyorum ama
Ledün ilmi yerine Allahtan idrak ve tefekkür isteseniz daha kazançlı çıkarsınız
Bu kovulduğumuz kaçıncı köy saymadım

son devrin bilinen en büyuk ledün ilmine sahip kişisi olan ladikli ahmet ağa ks. birak alim olmayi ümmi idi ve zahirde de batinda da tek mürşidi hızir as. idi

Emirbhr34 19.04.25 00:11

Allah rahmetmet eylesin ama bende azbucuk tanırım Tahir hoca anlatır bişey sordukları zaman her zaman olmasada bazı kere Hocama sorayım deyip Hızır as öğrenip gelirdi
Hatta bendeniz böyle olacağıma S hilmi tunahanın kapısında olsa idim demiştir

Kime göre enbüyük ledün sahibi avama göre
Zahirde Alim olmayanlar Zülcanehey çift kanatlı olamazlar bunu ehli bilir.

Kdhholbb 19.04.25 00:13

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670102)
son devrin bilinen en büyuk ledün ilmine sahip kişisi olan ladikli ahmet ağa ks. birak alim olmayi ümmi idi ve zahirde de batinda da tek mürşidi hızir as. idi

İmas hocam ladikli ahmet aga mı hızırı çağırdı yoksa hızır mı onu seçip talebesi yaptı

Kdhholbb 19.04.25 00:26

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670107)
İmas hocam ladikli ahmet aga mı hızırı çağırdı yoksa hızır mı onu seçip talebesi yaptı

Tamamdır hikayesini şimdi okudum ladikli ahmet aganın boş soru sorduğum için özür dilerim

Ashab 19.04.25 00:26

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670107)
İmas hocam ladikli ahmet aga mı hızırı çağırdı yoksa hızır mı onu seçip talebesi yaptı

Bunu bende merak ettim

imas 19.04.25 00:30

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670107)
İmas hocam ladikli ahmet aga mı hızırı çağırdı yoksa hızır mı onu seçip talebesi yaptı

savaşta yaralaninca hızir as. geldi onu tedavi etti ve talebesi yapti

Kdhholbb 19.04.25 00:31

Alıntı:

Ashab Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670110)
Bunu bende merak ettim

26 sene askerlik yapmış bir istiklâl savaşı gazisidir. kanal harekâtında ingilizlere karşı arkadaşları ile birlikte harp ederken, sağ om*zundan hilal şeklinde yaralanır. en yakın dört arkadaşının kahramanlıklarını ve şehit düştüklerini ya*ralı bir vaziyette seyreder. sonra oraları düşman istila eder. düşman askerleri yaralı askerlerimizi ‘ölmeyen kalmasın’ diyerek süngülerler. bu esnada başını bir şehidin kolunun altına sokar. düşmanlar hiç diri asker kalmadı diyerek uzaklaşıp giderler.

orada, aç susuz yaralı bir vaziyette birkaç gün kalır. o anda bulunduğu yeri de düşman işgal etmiştir. ellerini açarak yalvarır: “allâhım! beni düşman eline bırakma.” cenabı hakkın izniyle hızır aleyhisselâm atıyla gelir. dedeme matarasından bir bardak aşk şerbeti içirir. ancak yarısına kadar içer, tamamını bitiremez. şerbeti içtikten sonra açlığı ve susuzluğu bir anda gider. yaranın verdiği ağrı ve hâlsizlik de son bulu

imas 19.04.25 00:35

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670106)
Allah rahmetmet eylesin ama bende azbucuk tanırım Tahir hoca anlatır bişey sordukları zaman her zaman olmasada bazı kere Hocama sorayım deyip Hızır as öğrenip gelirdi
Hatta bendeniz böyle olacağıma S hilmi tunahanın kapısında olsa idim demiştir

Kime göre enbüyük ledün sahibi avama göre
Zahirde Alim olmayanlar Zülcanehey çift kanatlı olamazlar bunu ehli bilir.

Zülcenaheyn olarak
o zaman asaf bin berheya ismini söyleriz

Ashab 19.04.25 00:56

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670113)
26 sene askerlik yapmış bir istiklâl savaşı gazisidir. kanal harekâtında ingilizlere karşı arkadaşları ile birlikte harp ederken, sağ om*zundan hilal şeklinde yaralanır. en yakın dört arkadaşının kahramanlıklarını ve şehit düştüklerini ya*ralı bir vaziyette seyreder. sonra oraları düşman istila eder. düşman askerleri yaralı askerlerimizi ‘ölmeyen kalmasın’ diyerek süngülerler. bu esnada başını bir şehidin kolunun altına sokar. düşmanlar hiç diri asker kalmadı diyerek uzaklaşıp giderler.

orada, aç susuz yaralı bir vaziyette birkaç gün kalır. o anda bulunduğu yeri de düşman işgal etmiştir. ellerini açarak yalvarır: “allâhım! beni düşman eline bırakma.” cenabı hakkın izniyle hızır aleyhisselâm atıyla gelir. dedeme matarasından bir bardak aşk şerbeti içirir. ancak yarısına kadar içer, tamamını bitiremez. şerbeti içtikten sonra açlığı ve susuzluğu bir anda gider. yaranın verdiği ağrı ve hâlsizlik de son bulu

Sübhanallah
Nasıl bir ağzı, kalbi varmış duası hemen kabul olmuş. Sübhanallah

Emirbhr34 19.04.25 01:51

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670114)
Zülcenaheyn olarak
o zaman asaf bin berheya ismini söyleriz

Bildiğiniz bir Zülcaneheyn varmı diye sormadım alakasız cevap hem ben Ladikli hz nakıs demedim ilmi icazeti olmayan çoğu şeyh nakıs dedim litaratürde böyle söylenmiş zaten Ladikli hz Murşidi kamil de değildi
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi
Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır .

imas 19.04.25 07:50

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670118)
Bildiğiniz bir Zülcaneheyn varmı diye sormadım alakasız cevap hem ben Ladikli hz nakıs demedim ilmi icazeti olmayan çoğu şeyh nakıs dedim litaratürde böyle söylenmiş zaten Ladikli hz Murşidi kamil de değildi
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi
Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır .

o halde şunu oku


Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki:
“Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı.
Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki
gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım.
Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi.
Ben ona dedim ki:
“Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.”
Cevapta o zat buyurdu ki:
“Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.”
Ve tekrar o zata dedim ki:
“Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.”
O zat buyurdular ki:
“Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık.
O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar
“nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir.
Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır.
Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki:
“Halkın muazzeb olmasından size ne?”
bu*yurdular ki:
“Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.”

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

“Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.”
Maide Sûresi, Âyet 54

Vakia 19.04.25 08:31

Alıntı:

Kinyas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670032)
Selamun aleyküm hocalarım talebe kardeşlerim ben tasavvuf olarak birçok dersi aldım pişdim şimdi ise havas ledün ilim almak istiyorum bana hol gösterecek hoca arayış içerisindeyim ve ne yazık ki bulamıyorum Allah rızası iiçin yol gösterecek biri / birileri çıkar mı çok hevesliyim onemli sırlı ilinler isteyip insanlığa faydalı bir şahsiyet olmak istiyorum

Ledün dediğiniz bir okyanustur. Derin ve uçsuz bir deryadır. Büyüklüğü kadar özel ve hasdır.
Ledün ilmi ondan bundan öğrenilmez.
Ledün kalbe gelir denir yalnıştır. Kalbede gelmez.
Ledün ilmini öğreneceksen evvela hızırı bulacaksın. Öğretmeye yetkisi olan yalnızca o dur. 7 başlı evliya olsa öğretmeye yetkisi yoktur.
Ledünden önce çok basamak vardır.
O basamaklara basmadıysan biraz zor ulaşırsın tepelere.
Ben oldum diyen olmamıştır der üstadlar.
Çalış daha vaktin var.

Emirbhr34 19.04.25 12:12

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670128)
o halde şunu oku


Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki:
“Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı.
Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki
gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım.
Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi.
Ben ona dedim ki:
“Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.”
Cevapta o zat buyurdu ki:
“Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.”
Ve tekrar o zata dedim ki:
“Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.”
O zat buyurdular ki:
“Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık.
O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar
“nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir.
Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır.
Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki:
“Halkın muazzeb olmasından size ne?”
bu*yurdular ki:
“Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.”

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

“Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.”
Maide Sûresi, Âyet 54

Burada demircinin ledün ilmine sahip olduğuna dair bir malumat yok bilakis demirci kendinin de kutup olduğunu bilmiyor ledün ilmi olsa elbette bilirdi üstelik keşfide açılmamış Şeyhin elini öpüyor.

imas 19.04.25 13:45

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670149)
Burada demircinin ledün ilmine sahip olduğuna dair bir malumat yok bilakis demirci kendinin de kutup olduğunu bilmiyor ledün ilmi olsa elbette bilirdi üstelik keşfide açılmamış Şeyhin elini öpüyor.


heh iste bazen kisi ne oldugunu bilmez, bizde o kişinin hangi makamda oldugunu bilemeyiz, mesela ahmed hudai ks. ebdal oldugunu kim söyluyor,

bir önceki mesajda ebdalden daha üstte olan makamlari saydin bende ona misal verdim , şimdi her kutbun ledun bilmedigini soyluyorsun, bir karar ver. konumuz ledün ilmi mi yoksa ahmed hudai ks makamı mi yoksa ondan daha üst makamda olanlar mi?

tüm evliyalarin üstü abdülkadir geylani ks. dir ve bu ittifakla kabul edilmistir
fakat yaninda ahmed el rufai ks. ile hac vazifesi yaparken , ahmet el rufai ks. hz. nebinin elini öptü,
geylani ks. öpemedi,
her ikiside zamanın kutbuydu, ama evliyanin en üstündekine el öpme nasip olmadi
hulâsa kime neyin nasip olacagini Allah CC bilir

Sessizadam 19.04.25 14:47

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670118)
Bildiğiniz bir Zülcaneheyn varmı diye sormadım alakasız cevap hem ben Ladikli hz nakıs demedim ilmi icazeti olmayan çoğu şeyh nakıs dedim litaratürde böyle söylenmiş zaten Ladikli hz Murşidi kamil de değildi
Allame olan ledün sahipleri şeri ilimleri tahsil etmemiş ledün âlimlerinden daha üstün daha bilgilidir ki ümmete en faydalı olanda bu alimler olmuştur, Gazali hz, M Arabi hz gibi
Kaldıki Ladikli hz ebdaldendi ebdalin üstünde ahyar, evtad, kutup vardır .

Ladikli Ahmed Hüdai hazretleri 7 lerdendi

Emirbhr34 19.04.25 19:27

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670159)
heh iste bazen kisi ne oldugunu bilmez, bizde o kişinin hangi makamda oldugunu bilemeyiz, mesela ahmed hudai ks. ebdal oldugunu kim söyluyor,

bir önceki mesajda ebdalden daha üstte olan makamlari saydin bende ona misal verdim , şimdi her kutbun ledun bilmedigini soyluyorsun, bir karar ver. konumuz ledün ilmi mi yoksa ahmed hudai ks makamı mi yoksa ondan daha üst makamda olanlar mi?

tüm evliyalarin üstü abdülkadir geylani ks. dir ve bu ittifakla kabul edilmistir
fakat yaninda ahmed el rufai ks. ile hac vazifesi yaparken , ahmet el rufai ks. hz. nebinin elini öptü,
geylani ks. öpemedi,
her ikiside zamanın kutbuydu, ama evliyanin en üstündekine el öpme nasip olmadi
hulâsa kime neyin nasip olacagini Allah CC bilir

Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.

Sessizadam 19.04.25 20:11

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670205)
Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.

Bütün velilerin üstüdür kendisi

"Ayağım bütün velilerin boynu üzerindedir "
Abdülkadir Geylani

Bursalee16 19.04.25 20:27

Ben oldum piştim ben biliyorum ben şuyum ben buyum diyenden birşey olmaz tasavvufta ben yok

Emirbhr34 19.04.25 21:33

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670209)
Bütün velilerin üstüdür kendisi

"Ayağım bütün velilerin boynu üzerindedir "
Abdülkadir Geylani

Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri “kuddise sirruh”, (Bu iki ayağım bütün Evliyânın boynu üzerindedir) buyurmuştur. (Avârif) kitabının sâhibi olan Şihâbüddîn hazretleri, Ebünnecib-i Sühreverdî hazretlerinin talebesi idi. Onun terbiyesi ile yetişmişti. Ebünnecib hazretleri de Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebesi ve çok yakın olanlarından idi. (Avârif) kitabında, kendini beğenmeyi gösteren böyle sözlerin büyüklerden, ilk zamanlarında sekr hallerinin sonlarına doğru söylenmiş olduğu bildirilmektedir. (Nefehat) kitabında, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin üstadlarından olan Hamad-i Debbasın bir sözü yazılıdır. Firaset ile buyurmuş ki, (Bu acem oğlunun ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boynu üzerinde olacaktır). Görülüyor ki, bu sözü söylemesi emrolunmuştu. Bütün Evliyânın boynu üstünde olduğunu söylemesi lazımdı. Her ne olursa olsun, bu mübarek zatın sözü doğrudur. İster sekr kalıntıları ile söylemiş olsun, isterse söylemesi emredilmiş olsun, mübarek ayakları kendi zamanında bulunan Evliyânın hepsinin boynu üzerinde idi. O zamanki Evliyânın hepsi, onun ayakları altında idi. Fakat, şunu anlamalıdır ki, kendi zamanındaki Evliyâ böyledir. Daha önce gelmiş olan ve daha sonra gelecek Veliler, bu sözün dışında kalmaktadır. Hammadın yukarıda yazılı olan sözünde de ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boyunları üzerinde olduğu bildirilmektedir. Bağdatta bir gavs vardı. Abdülkâdir-i Geylânî ve İbnüssakka ve Ebu Saîd Abdullah bunu ziyarete gittiler. Gavs, firaset ile anlayarak, Abdülkâdir-i Geylânîye dedi ki, (Seni Bağdatta minbere çıkmış ve bu iki ayağım bütün Velilerin boyunları üzerindedir dediğini görüyorum ve senin zamanındaki Evliyânın, sana karşı boyunlarını indirdiklerini, böylece senin büyüklüğünü, üstünlüğünü bildiklerini görüyorum). Bu gavsin, bu sözünden de anlaşılıyor ki, Geylânînin sözü, yalnız kendi zamanındaki Evliyâ içindir. Şimdi de Hak teâlâ bir kimsenin gözünü açarsa, o gavsın gördüğünü o da görerek, o zamanın Evliyâsının boyunlarının Geylânînin ayağı altında olduğunu anlar.

Bu söz başka zamandaki Evliyâ için değildir. Daha önceki Evliyâ için, nasıl olabilir ki,
Ashâb-ı kiram “aleyhimürrıdvan” da bunların içindedir. Ashâb-ı kiramın, Geylânîden daha üstün oldukları meydandadır. Geylânînin zamanından sonra gelen Evliyâ da, bu sözün içine nasıl girebilir? Çünkü, Resûlullahın “aleyhi ve alâ alihissalatü vesselâm” ahir zamanda geleceğini müjdelediği ve halifetullah dediği hazret-i Mehdi, bu Evliyânın içindedir. Ülül’azm Peygamberlerden olan hazret-i Îsâ “alâ nebiyyina ve aleyhissalatü vesselâm” Sabikundandır. Bu İslamiyete uyacağı için, Peygamberlerin sonuncusunun Ashâbından olacaktır “aleyhi ve aleyhimüssalavâtü vetteslîmât”. Bu yüce Peygamber, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden elbette katkat daha yüksektir.

Belki de, bu ümmetin sonda gelenlerinin üstünlüğünü bildirmek için, O Server “aleyhi ve alâ alihissalavâtü vetteslîmât”, (Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi daha iyidir bilinmez) buyurdu. Sözün kısası, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin velâyeti çok şanlıdır. Derecesi pek yüksektir. Velâyet-i hassa-i Muhammediyeyi Sır latîfesi yolundan, başından sonuna kadar tamamlamıştır.
Velâyet zincirinin baş halkası olmuştur. Bunu işitince, Abdülkâdir-i Geylânînin bütün Evliyâdan üstün olduğu anlaşılmamalıdır. Çünkü, Velâyet-i Muhammedinin baş halkası olması, Sır yolundandır. Her bakımdan baş halka olsaydı, o zaman üstün olurdu. Şunu da söyleyelim ki, Velâyet-i Muhammediyenin her bakımdan baş halkası olmakla da, daha üstün olmak lazım gelmez. Çünkü bir başkası, Muhammed aleyhisselamın Peygamberliği kemâlâtına vâris olarak daha üstün olabilir. Abdülkâdir-i Geylânî “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerinin talebesinden birkaçı, kendisini sevmekte taşkınlık yapıyorlar. Hazret-i Aliyi “radıyallahü teâlâ anh” sevenlerin taşkınlıkları gibi aşırı gidiyorlar. Sözlerine bakılırsa, kendisini, geçmiş ve gelecek bütün Evliyâdan daha üstün bildikleri anlaşılıyor. Peygamberlerden “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” başka kimseyi Abdülkâdir-i Geylânîden üstün gördükleri işitilmemiştir.
İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfisani ks

imas 19.04.25 21:38

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670205)
Ebdal olduğunu Tahir hoca r.h söylüyor
Konu ledündü, ilmi olmayan şeyhlerin çoğu nakıs dememle
Ahmed ağa hz örnek verdiniz
Bende kendisi mürşidi kamil değildi, nakıs dı da demedim
Zahiri ilmi olmayan Zülcaneheyn olamaz dedim, demirci kıssasını yazdınız.
Her kutup ledün bilmez de demedim.
Burada da kendinden alt mertebedeki kişinin elini öpemesi ve keşfi olmaması kendi makamından haberdar olmayışıyla bu zat ilmi ledün sahibi denilebilir mi?

A geylani ks hz kendi zamanındaki velilerin başıydı
Kendinden önceki velilerin ve kendinden sonra gelen velilerin en üstünü değildi.

son cümlende tamamen yanıldın demek ki hakikatten haberin yok,
bak bir alinti yaptim güzelce oku
okumadan şunu belirteyim
hz. pir kendinden önce gelmiş , kendi zamanının ve kendinden sonra gelecek olan tüm evliyalarin üstündedir ve naz makamindadir....

ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.
İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür.

imas 19.04.25 21:44

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670217)
son cümlende tamamen yanıldın demek ki hakikatten haberin yok,
bak bir alinti yaptim güzelce oku
okumadan şunu belirteyim
hz. pir kendinden önce gelmiş , kendi zamanının ve kendinden sonra gelecek olan tüm evliyalarin üstündedir ve naz makamindadir....

ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.
İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür.

eksik alıntı yapmisım tamamı şu sekilde

Hz. Pir’in Ayağının Bütün Velilerin Boynu Üzere Olması
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks), Bağdat’ta 50 şeyhten fazla bir sohbet meclisinde bir ara kalbine teveccüh ederek şunları söyledi:“İşte, şu ayağım, her Allah جل جلالهdostunun boynu üzerindedir.” Bunun üzerine orada bulunanlar bu sözleri kendilerine söylenmiş bir emir telakki ederek, boyunlarını onun ayağına doğru uzattılar orada hazır bulunmayan evliya ise bulundukları yerde boyunlarını gıyaben ona doğru uzattılar.Ahmed Er-Rıfai hazretleri, kendi medresesinde otururken, boynunu uzatarak “Boynum üzerine…” dedi. Bunun sebebi sorulduğunda da: “Şu anda Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks) “Şu ayağım, bütün velilerin boynu üzeredir” sözünü söyledi diye cevap vermiştir.Abdulkahir Es-Sühreverdi, o da, meclisinde, başını neredeyse yere düşecek şekilde eğerek “Başım üstüne, başım üstüne” demiştir.Ebu Medyen Endülüsi, boynunu, bulunduğu mecliste uzatarak, “Allah’ım! Seni ve meleklerini şahit tutarım ki, işittim ve itaat ettim” demiştir.Adiy b. Müsafir, Ali b. Hiti, Ahmed Er-Rıfai, Ebu Sa’d Kaylevi ve daha birçok evliya onun bu sözleri “Allah’ın emri” ile söylediğini, bu sözlerin Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin kutupluğuna işaret ettiğini bildirmişlerdir.Hatta bu hususu, rüyasında Hz.Resulullah’a soranlar bile vardır. Şeyh Halife b. Musa en – Nehr, rüyasında Hz.Rasululah’ı صلى الله عليه وسلم görünce ona, Hz. Pir’in bu sözü söylediğini bildirir. Resulullah صلى الله عليه وسلم ise Şeyh Halife’ye “Şeyh Abdûlkadir doğru söylemiştir. Çünkü o kutuptur. Onu gözeten de benim” diye cevap vermiştir.Esasen, Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözleri söyleyeceğini daha önceden pek çok şeyh haber vermiştir. Şeyh Musa Tahtevî Sühreverdi’nin “Mükaşefeti’l Cüneydiyye” kitabında bir mesele geçer. Cuma günü hutbe esnasında ilham ile Cüneyd-i Bağdadî Abdûlkadir Geylani (ks)’nin “Ayağım hiç tartışmasız bütün Allah جل جلاله dostlarının boynu üzeredir.” dediğini gördü ve başını eğdi ve bir iki basamak indi. Hutbeyi bitirip namazı kıldırdıktan sonra, ona hutbede ne yaptığını sordular. Dedi ki: “Bana gayp âleminden 5. asırda Peygamber Efendimizin neslinden, zamanın gavsı olacak ve lakabı Muhyiddin olacak, ismi Seyyid Abdulkadir olacak ve Geylan şehrinde doğacak bir zat gösterildi. Bu zat: “Benim ayağım, evvelden ahire kadar, sahabe ve 12 imam hariç bütün evliyaların boynu üzerindedir” demekle Allah-u Teâla جل جلاله tarafından emrolunacak. Cüneyd-i Bağdadî (ks) dedi ki; Benim aklıma geldi ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür

Emirbhr34 19.04.25 21:47

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670217)
son cümlende tamamen yanıldın demek ki hakikatten haberin yok,
bak bir alinti yaptim güzelce oku
okumadan şunu belirteyim
hz. pir kendinden önce gelmiş , kendi zamanının ve kendinden sonra gelecek olan tüm evliyalarin üstündedir ve naz makamindadir....

ki, ben onun zamanında değilim, nasıl boynumu indiririm. Allah-u Teâla’dan جل جلاله bana azar geldi. ”Ya Cüneyd! Bu iş sana niçin ağır geldi? O, benim mahbubumdur ve habibimin zürriyetindedir. Onun makamı kutup ve evliyalar arasında Habibimin, peygamberler arasında makamı gibidir.” Bütün evliyalar ruhları ve cesetleriyle hazır oldular ve boyunlarını indirdiler onun için ben de boynumu indirdim.
İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Velayet-i Hassa-i Muhammediyye’nin ser halkası olarak vasfettiği Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözünü aktardıktan sonra, bütün evliyanın bu söze icabet etmesi gerektiğini bildirir.
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks)’nin bu sözü, onun tasavvuf ve tarikatta kat etmiş olduğu derecenin hem zamanındaki hem de daha sonraki sofiler tarafından yüksek bir kabul gördüğünün sembolüdür.

Sizin hakikatten haberiniz olduğu zannındasınız

Resulullah Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Biz Abdulmuttalibin çocukları, Cennet ehlinin efendileri yedi kişiyiz: Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.

Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 3. 2- Buhârî, Fedâil, 22; Sulh, 9; Fiten, 20; Menâkıb, 25; Tirmizî, Menâkıb, 31. 3- Tirmizî, Menâkıb, 30/3781; Ahmed, V, 391-392.

Mehdi as vasıflarından haberiniz olsaydı zaten susardınız
Ayrıca İsa Aleyhisselam mahşerde iki kere haşra katılacal biri Efendimizin ümmeti olarak diğeri kendi ümmetiyle

Sessizadam 19.04.25 22:00

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670216)
Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri “kuddise sirruh”, (Bu iki ayağım bütün Evliyânın boynu üzerindedir) buyurmuştur. (Avârif) kitabının sâhibi olan Şihâbüddîn hazretleri, Ebünnecib-i Sühreverdî hazretlerinin talebesi idi. Onun terbiyesi ile yetişmişti. Ebünnecib hazretleri de Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebesi ve çok yakın olanlarından idi. (Avârif) kitabında, kendini beğenmeyi gösteren böyle sözlerin büyüklerden, ilk zamanlarında sekr hallerinin sonlarına doğru söylenmiş olduğu bildirilmektedir. (Nefehat) kitabında, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin üstadlarından olan Hamad-i Debbasın bir sözü yazılıdır. Firaset ile buyurmuş ki, (Bu acem oğlunun ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boynu üzerinde olacaktır). Görülüyor ki, bu sözü söylemesi emrolunmuştu. Bütün Evliyânın boynu üstünde olduğunu söylemesi lazımdı. Her ne olursa olsun, bu mübarek zatın sözü doğrudur. İster sekr kalıntıları ile söylemiş olsun, isterse söylemesi emredilmiş olsun, mübarek ayakları kendi zamanında bulunan Evliyânın hepsinin boynu üzerinde idi. O zamanki Evliyânın hepsi, onun ayakları altında idi. Fakat, şunu anlamalıdır ki, kendi zamanındaki Evliyâ böyledir. Daha önce gelmiş olan ve daha sonra gelecek Veliler, bu sözün dışında kalmaktadır. Hammadın yukarıda yazılı olan sözünde de ayakları, kendi zamanındaki Evliyânın hepsinin boyunları üzerinde olduğu bildirilmektedir. Bağdatta bir gavs vardı. Abdülkâdir-i Geylânî ve İbnüssakka ve Ebu Saîd Abdullah bunu ziyarete gittiler. Gavs, firaset ile anlayarak, Abdülkâdir-i Geylânîye dedi ki, (Seni Bağdatta minbere çıkmış ve bu iki ayağım bütün Velilerin boyunları üzerindedir dediğini görüyorum ve senin zamanındaki Evliyânın, sana karşı boyunlarını indirdiklerini, böylece senin büyüklüğünü, üstünlüğünü bildiklerini görüyorum). Bu gavsin, bu sözünden de anlaşılıyor ki, Geylânînin sözü, yalnız kendi zamanındaki Evliyâ içindir. Şimdi de Hak teâlâ bir kimsenin gözünü açarsa, o gavsın gördüğünü o da görerek, o zamanın Evliyâsının boyunlarının Geylânînin ayağı altında olduğunu anlar.

Bu söz başka zamandaki Evliyâ için değildir. Daha önceki Evliyâ için, nasıl olabilir ki,
Ashâb-ı kiram “aleyhimürrıdvan” da bunların içindedir. Ashâb-ı kiramın, Geylânîden daha üstün oldukları meydandadır. Geylânînin zamanından sonra gelen Evliyâ da, bu sözün içine nasıl girebilir? Çünkü, Resûlullahın “aleyhi ve alâ alihissalatü vesselâm” ahir zamanda geleceğini müjdelediği ve halifetullah dediği hazret-i Mehdi, bu Evliyânın içindedir. Ülül’azm Peygamberlerden olan hazret-i Îsâ “alâ nebiyyina ve aleyhissalatü vesselâm” Sabikundandır. Bu İslamiyete uyacağı için, Peygamberlerin sonuncusunun Ashâbından olacaktır “aleyhi ve aleyhimüssalavâtü vetteslîmât”. Bu yüce Peygamber, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinden elbette katkat daha yüksektir.

Belki de, bu ümmetin sonda gelenlerinin üstünlüğünü bildirmek için, O Server “aleyhi ve alâ alihissalavâtü vetteslîmât”, (Önce gelenler mi, yoksa sonra gelenler mi daha iyidir bilinmez) buyurdu. Sözün kısası, Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin velâyeti çok şanlıdır. Derecesi pek yüksektir. Velâyet-i hassa-i Muhammediyeyi Sır latîfesi yolundan, başından sonuna kadar tamamlamıştır.
Velâyet zincirinin baş halkası olmuştur. Bunu işitince, Abdülkâdir-i Geylânînin bütün Evliyâdan üstün olduğu anlaşılmamalıdır. Çünkü, Velâyet-i Muhammedinin baş halkası olması, Sır yolundandır. Her bakımdan baş halka olsaydı, o zaman üstün olurdu. Şunu da söyleyelim ki, Velâyet-i Muhammediyenin her bakımdan baş halkası olmakla da, daha üstün olmak lazım gelmez. Çünkü bir başkası, Muhammed aleyhisselamın Peygamberliği kemâlâtına vâris olarak daha üstün olabilir. Abdülkâdir-i Geylânî “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerinin talebesinden birkaçı, kendisini sevmekte taşkınlık yapıyorlar. Hazret-i Aliyi “radıyallahü teâlâ anh” sevenlerin taşkınlıkları gibi aşırı gidiyorlar. Sözlerine bakılırsa, kendisini, geçmiş ve gelecek bütün Evliyâdan daha üstün bildikleri anlaşılıyor. Peygamberlerden “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecmaîn” başka kimseyi Abdülkâdir-i Geylânîden üstün gördükleri işitilmemiştir.
İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfisani ks

sence Kendisine gavsul azam lakabı neden verildi ,gavslık makamı her dönemin en üst mertebesidir.
12 imam hariç diyor yani mehdiden üst demiyor.

imas 19.04.25 22:02

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670220)
Sizin hakikatten haberiniz olduğu zannındasınız

Resulullah Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Biz Abdulmuttalibin çocukları, Cennet ehlinin efendileri yedi kişiyiz: Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.

Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 3. 2- Buhârî, Fedâil, 22; Sulh, 9; Fiten, 20; Menâkıb, 25; Tirmizî, Menâkıb, 31. 3- Tirmizî, Menâkıb, 30/3781; Ahmed, V, 391-392.

Mehdi as vasıflarından haberiniz olsaydı zaten susardınız
Ayrıca İsa Aleyhisselam mahşerde iki kere haşra katılacal biri Efendimizin ümmeti olarak diğeri kendi ümmetiyle

yahu mubarek, evliyalik makamı hz. peygamberden sonra çikti , senin bahsettiğin kisiler hadisle sabitlenmiş,

sen niye işi sulandiriyorsun

neyse, boşu bosuna sana göre olmayabilir
bana göre evliyalarin en üstünu hz.pirdir
hz mehdi as. velilik makamının üstündedir,
hz. isa as.nebidir
bak bu ikisinin sonunda as. var
bizim bahsettigimiz kisiler in sifati ks.
iki sifatin arasındaki farki bilmek gerekir

neyse bana göre boyledir sana göre öyledir,
Allahin verdigi nefesi boşuna tüketmeye gerek yok

Emirbhr34 19.04.25 22:33

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670222)
sence Kendisine gavsul azam lakabı neden verildi ,gavslık makamı her dönemin en üst mertebesidir.
12 imam hariç diyor yani mehdiden üst demiyor.

Sanırsam kendinden önce Gavslığı herkes tarafından kabul gören bir veli gelmedi
(Cübbeli'nin beyanına göre M Elbekri hz de ayaklarım velilerin omuzlarından demiş yalan söyleyecek hali yok bu hadise bile tüm zamanları kapsayıcılığını düşürür)
Bende bir kitap var onda yazdığına göre mahşerde Gavs-ı geylani ks kendi makamımdam peygamberlerin makamına yükseliyor :)
Daha neler neler yazıyor tam fanatiklere göre :)
Zaten müride şeyhde seyr eyle taşkınlığı
Mektubatta açıkca beyan edilmiş ama kime neyi anlatıp inandıracaksın birde bizim gibi deşirme ilim sahibiyse tamam :)

Sessizadam 19.04.25 23:00

Alıntı:

Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670224)
Sanırsam kendinden önce Gavslığı herkes tarafından kabul gören bir veli gelmedi
(Cübbeli'nin beyanına göre M Elbekri hz de ayaklarım velilerin omuzlarından demiş yalan söyleyecek hali yok bu hadise bile tüm zamanları kapsayıcılığını düşürür)
Bende bir kitap var onda yazdığına göre mahşerde Gavs-ı geylani ks kendi makamımdam peygamberlerin makamına yükseliyor :)
Daha neler neler yazıyor tam fanatiklere göre :)
Zaten müride şeyhde seyr eyle taşkınlığı
Mektubatta açıkca beyan edilmiş ama kime neyi anlatıp inandıracaksın birde bizim gibi deşirme ilim sahibiyse tamam :)

Yok kardeşcağzım kimin ne olduğu belli olmazmış.
Mektubatta ki bölümü de merak ettin bulursan atta bir inceleyelim
Ama Cübbeli de 2 yıl önceki bir videosunda gavsul azam olduğunu anlatıyor hatta o dönemde kabul etmeyen büyük bir velinin makamının geri alınması konusu da var,velayetten azlediliyor diye anlatıyor

Emirbhr34 19.04.25 23:07

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 670230)
Yok kardeşcağzım kimin ne olduğu belli olmazmış.
Mektubatta ki bölümü de merak ettin bulursan atta bir inceleyelim
Ama Cübbeli de 2 yıl önceki bir videosunda gavsul azam olduğunu anlatıyor hatta o dönemde kabul etmeyen büyük bir velinin makamının geri alınması konusu da var,velayetten azlediliyor diye anlatıyor

Cübbelinin anlattıgı Attarın ks mantukut, tayrında da geçiyor biliyorum o kıssayı şeyhi sanan belki Google de çıkar
Mektubatta Geylani ks makamı üstünde Hasan basri Marufi kerhi az evliya sayıyor onların üstünde 12 imamlar üstü sahabe son nokta Hz Ebubekir r.a diye hatırlıyorum
Ama füyüzat çeşmesi Gavsı geylani ks hiç değişmeyecek


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:34.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148