![]() |
|
#1
|
||||
|
||||
|
Ba'dehu Nazla ezanı tamam eyledikte: (اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ) (Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah'an başka ilah yoktur) dediğinde yine dağdan: 'Ahlasta'l-ihlasa bilesin küllühu ya Nazla, harremallahu cesedeke ale'n-nar' (İhlası bütünüyle ihlaslı kıldın ey Nazla, Allah senin bedenini ateşe haram kılsın!) denildi. Yani 'Bununla hulus-ı kamil (tam bir ihlas) eyledin, bu sebepten Hak Teala cesedini nar-ı cehenneme haram kılsın' denildi.
Vakta ki Hazret-i Nazla (radiyallahu Teala anhü) ezandan fariğ olup (ezanı bitirip) eyledi: 'Ey Huda sana rahmet eylesin! Sen kimsin? Melek misin, cin misin yahut Hak Teala'nın kullarından biri misin? Senin kelam-ı şerifini işittik, sesini duyduk; lakin şahsını ve vücudunu göremedik. Bizler ise Hazret-i Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hazretlerinin ashabıyız ve adaletli Ömer bin el-Hattab Hazretlerinin ordusuyuz.' iki yüz dirhem iki yüz feryad eyledikte; dağ yarılarak dağdan bir kermen taşı gibi ulu ve azim kafalı bir kimse zuhur eyledikte; başı ve sakalı bembeyaz, ağarmış ve üzerinde yünden iki eski kıyafeti var idi. Gelip askere: 'Es-selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühu' dedi. Asker selamını alıp: 'Diyesin, sen kimsin ey Huda sana rahmet eyleye?' dediler. Ol kimse eyledi: 'Ben, Meryem oğlu İsa aleyhisselam'ın havarilerinden Zarib bin Berzi'yim. Hazret-i Nebi (a.s.) bana vasiyet eyledi ve beni bu dağda sakladı. Ve kendi semadan nazil olunca (gökten inince) kadar benim baki olmam için dua eyledi. Bundan ötürü Hazret-i Ömer'e selam tebliğ eyleyip ve sizler ona deyesiniz ki; "Ya Ömer, din-i İslam'ı muhkem eyle (sağlamlaştır) ve kıyameti yakın bil! Tahkik-i kıyamet yakın oldu ve ben size ahir zaman ve kıyamet alametlerini haber vereyim ve birer birer aktarayım." dedi: "Eğer bu hasletler ümmet-i Muhammed'de zahir olursa (ortaya çıkarsa) firar lazımdır, firara mülazemet eyleyin (kaçın): • Ol hasletler budur ki; rical (erkekler) birbiriyle müstağni (yetinir) ola, yani birbirine merhamet ve rıfk ile meşveret eylemeye (danışmaya)... • Ve nisa (kadınlar) birbirleriyle müstağni ola; yani kaza-i şehveti (şehvet ihtiyacını) haram yollardan arayalar. • Nas (insanlar) nesepleriyle (soylarıyla) övünüp, musibetlerden gayrı bir şeyi amellerine esas edinmeyeler. • Büyükleri küçüklere şefkat ve rahmet eylemeye, küçükleri büyüklere tevazu ve ihtiram (saygı) eylemeye. • Emr-i bi'l-ma'ruf (iyiliği emretmek) terk olunup, meşru dahi ahret olunmaya. • Nehy-i ani'l-münker (kötülükten men etmek) terk olunup, menhiyat (yasaklar) olan şeyler nas içinde men olunmaya. • Alimleri ilmi dünya kesbi (kazancı) için okuyalar ve okutalar. • Yağmurlar çok yağsa da kıtlık u hışım (gazap) ola. • Minareleri pek ulu ve yüksek yapalar ve mushafları (Kur'an-ı Kerim'leri) altın bezemelerle süsleyeler. • Mescitleri zünhar (sakın ha) zinetler ve süsler ile müzeyyen (gösterişli) eyleyip, rüşvetleri aşikar (açıkça) alıp yiyeler. • Binaları muhkem (sağlam/gösterişli) yapıp, heva-yı nefislerine (arzularına) tabi olalar ve dinlerini dünya menfaati için satalar. • Akraba bağlarını (sıla-i rahmi) koparalar, şer'i ahkamları satıp rüşvete tabi olalar. • Fakirlikten, zilletten korkup, zenginlikle ve şerefle övüneler. • Bir kimse meclisinden kalkıp çıktığında; ilim ve şeref cihetinden kendinden hayırlı olan kimsenin arkasından gıybet eyleyip dedikodu yapalar. • Akranlar kıyam ve tazim edip; 'Ol kimse bize selam verirse' deyip kibirleneler. • Kadınlar kürkler giyip atlara süvari olalar (bineler)." deyu bu özellikleri tamam eyledi. Ba'dehu (ondan sonra) askerden gaib olup (gözden kaybolup) bir dahi anı görmediler. Nazla (radiyallahu anhü) bu ahvali Sa'd bin Ebi Vakkas'a tahrir eyledi (yazıp bildirdi)..." "... Hazret-i Ömer (radiyallahu Teala anhü) bu haberi işitip ağlayıp, 'O zatın malumudur, evet.' dedi. Sa'd Hazretlerine; 'Muhacirler ve Ensar'dan yanınızda olanlarla sefer eyle, ta ki dinde olan itaatle varalar. Eğer bu kelamları söyleyen kimseye mülaki olursan (karşılaşırsan) benden selam tebliğ eyle.' deyu bir name (mektup) yazıp irsal etmişti (göndermişti). Sa'd Hazretleri dahi Muhacirler ve Ensar'dan dört bin süvari ile takibine çıkıp, hatta ol dağa vardı. Günlerce meclis ve ikamet edip ezan ve salat ile nida ederlerdi; lakin ne bir cevap alabildiler ne de hitap bulabildiler ve işitmediler. (Kaynak: hayatül Hayevan)
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dede Hazret Muhammedin Torun Hazret Hasan Hakkında Hadîs Şerîfleri | Koca | Peygamberler | 0 | 12.06.26 21:37 |
| Dede Hazret Muhammedin Torun Hazret Huseyn Hakkında Hadîs Şerîfleri | Koca | Peygamberler | 1 | 19.03.26 15:51 |
| Cezbe ve teveccüh (Aklınızda soru işareti kalmaz) | Sin | Tasavvuf & Tarikatler | 5 | 09.06.24 02:04 |
| Şeyh Muhammed Diyauddin Kuddise Sırrahu.. . | havashavas | Allah Dostları & Evliyalar | 2 | 17.09.20 03:27 |
| Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri | Swordsfish | Allah Dostları & Evliyalar | 2 | 29.03.20 11:36 |