Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > islam & Tasavvuf > Tasavvuf & Tarikatler > Tasavvuf Sohbetleri


Rabıtayı bir parça anlatalım


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 18.11.23, 16:42
Hal Hal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Russian
Mesajlar: 397
Forum Puanı: 4691
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Rabıtayı bir parça anlatalım

Allah hangi peygamberi, hangi resulü göndermişse; “ona tabi olun” demiştir. Ayeti kerimede Resulullah (s.a.v.) Efendimiz için; “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” “Sen azim bir ahlak üzeresin.” “De ki: Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin, sizin günahlarınızı mağfiret etsin” buyurur. Bu durumda imanlı olduğunu, iman ettiğini iddia ediyorsan resulünü sevmen, ona tabi olman, adım adım onun gibi yapmaya, onun gibi olmaya çalışman lazım ki gerçekten Allah’ı sevmiş olasın. Sen, Allah’ı sevdiğini iddia ediyorsan, Allah seni sevsin istiyorsan onun peygamberi gibi yapıp ona tabi olursan Allah seni sever, dedi Allah; yani kendi kendine bir hale kapılma, buyurur. Bu durumda bütün sahabe, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’e gönül verip, gönlünü ona rabt etmiş midir? -Etmiştir.

Rabt etmek demek bitiştirmek, yapıştırmak demektir. Allah ayeti kerimede kullarını överken; “rabitun olanları, gönlünü raptedenleri” buyurur. Allah bu ayette gönlünü Allah’ın rızasına, dostluğuna, Allah’ın resullerine, dostlarına raptedenleri kastetmektedir.

Gönül rabt olunca ne olduğunu anlamak gerekir. Bir Mürşid-i Kâmil, Allah’ın zatıyla ve sıfatıyla tecelli ettiği kimsedir; yani Allah’ın El Esmau’l Husna’sı onun üzerinde tecelli eder. Bir insan hiç bir şey bilmediği için gidip bir Mürşid-i Kâmil’e tabi olduğunda Mürşid-i Kâmil önce ona rabıtayı söyleyip; “gönlünü bizden ayırma” der. Mürşide tabi olan bu kişi gönlünü mürşidinden ayırmazsa ne olur, bunu anlamaya çalışmak lazım.

Allah ayeti kerimede; “Allah’a karşı takva sahibi olun, sadıklarla beraber olun” buyurur. Allah sadıklarla beraber olmayı emreder. Eğer sen sadıklarla beraber olmazsan Allah’a karşı takva sahibi olmuş olmazsın bir kere; yani Allah’a karşı sorumluluğunu yerine getirip Allah’a kul, âbd olmayı kabul etmiş olmaz, Allah’a âbd, kul olanların âbdliğini, kulluğunu kabul etmemiş, onlar gibi olmayı tercih etmemiş olursun, demektir.

Resulullah (s.a.v) Efendimiz; “salihler anıldığında oraya Allah’ın rahmeti iner” buyurur; yani biri Allah’ın salih bir kulunu düşünüp tefekkür ettiğinde, ondan bahsettiğinde oraya Allah’ın rahmeti iner. Rabıta yaparak gönlünü mürşidiyle beraber eden biri ya da onu anlatan biri, hem Allah’ın emrini yerine getirmiş olur hem de Allah’ın oraya rahmet etmesine sebep olmuş olur. Bir de bu kişi kendi gönlünde mürşidini anıp hatırladığında Allah’ın rahmeti onun gönlüne iner. Eğer peygambere iman etmişsek o böyle söylemiştir.
Ama biri bir müşriki ya da birinin hatasını, kusurunu, yanlışını ve günahını düşünürse oraya rahmet iner mi? -Tabi ki oraya rahmet inmez hatta böyle düşünmekle sadece onun gönlü kirlenir; ama biri salihleri, peygamberleri, Allah dostlarını hatırlayıp gönül itibariyle onlarla beraber olursa Allah’ın rahmeti onun gönlüne iner. Allah’ın rahmeti onun gönlüne inince de o kişi Allah’a karşı takva sahibi olup sorumluluğunu yerine getirmiş, Allah’ın salih kullarıyla beraber olmuş olur. Zaten biri Allah’ın salih kullarını sadıklardan kabul etmezse onunla beraber olmanın bir manası da olmaz.

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:05.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com