![]() |
işte delikanlılık budur !
Muhiddin-i Arabi idam edilmeden önce hücreye atıldığında aynı hücrede bir kişi daha vardır. Araların da şöyle bir konuşma geçer:
– “Ya imam sana üç şey sormak istiyorum.” der. İmam: - “Sor bakalım….” der. Adam: – “Sabır nedir?” der. İmam: - “Ben şimdi nazar etsem şu kapılar teker teker açılır ve ben çıkar giderim.” der ve zindanın kapıları Allah’ın bir kerametiyle açılmaya başlar. İmam: - “Fakat ben Allah’ın (c.c.) beni bu şekilde imtihan etmesine tahammül ediyorum. İşte sabır budur” der. Adam: - “Peki kanaat nedir? ” der. İmam: - “Ben şimdi nazar etsem şu yerdeki çakıl taşları altın ve gümüş olur.” der. Yerdeki çakıl taşları altın ve gümüş olmaya başlar. – “Halbuki benim şu anda ne lambamda yakacak yağım, ne de yiyecek ekmeğim var. Ben ise bu halime şükrediyor ve sabrediyorum işte bu da kanaattir.” der. Adam: – “Peki fütüvvet (delikanlılık) nedir?” der. İmam: - “Bu sorunuza yarın cevap vereyim” der ve sükut ederler. Bir süre sonra soru soran adam uykuya dalar ve bir rüya görür. Rüyasında mahşerin kurulup herkesin hesaba çekildiğini görür. Muhiddin-i Arabi nin yanına gelen melekler şu müjdeyi verirler: - Sana az da olsa muhabbeti olan kişileri Allah (c.c) cennetine koyacak” derler. Fakat Muhiddin-i Arabi hazretleri: – Yarabbi ben sadece bana muhabbeti olanların değil, beni sevmeyenlerinde cennete girmelerini istiyorum diye dua eder ve o zata dönerek: – İşte fütüvvet (delikanlılık) budur der. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com