![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
||||
|
||||
|
“elif - lam - mim”, zahir alemin koordinatlarıdır..
“elif” → “ehadiyyet”, “lâm” → “lâhut”, “mim” → “Hakikat-i Muhammedi”dir “elif - mim - nun” ise, bâtın âlemimizin koordinatları olduğunu idrak etmemiz zor olmayacaktır. Onlar da, “elif” → “ehadiyyet” “mim” → “Hakikat-i Muhammedi” “nun” → “nûr-u ilâhi”dir Ehadiyyet mertebesinin zuhuru olan, “Hakikat-i Muhammediyye”; onun görünmesini, şühûda gelmesini sağlayan da “Nûr'u ilâhi”dir. İşte bütün mevcudat gerek bireyler olarak, gerek tümden bu sistem içerisinde var oluşlarını ortaya “imân” kelimesi sırrı ile koyabilmektedirler. Bütün varlık fertlerinde, “imân” yani “elif, mim, nun” hakikatlerinden başka birşey yoktur ve varlıkları bunlara bağlıdır. Vücûd-u mutlak bu sistem içerisinde görünümünü sağlayıp zuhur etmiştir. İmân olgusu, aslı itibariyle her varlıkta mevcuttur, ancak genellikle perdelidir. Bu sır evvelâ zahiri olarak “kelâm imânı” ile zuhura çıkmaya başlayarak, yukarıda izah edilmeye çalışıldığı şekilde “ikan”a yani bütün âlemi kendi bünyesinde toplayan gerçek “bâtın-i imân”, “elif - mim - nun”un hakikatine ulaşılmış olur. Bu ise gerçek islamiyyettir. Terzi Baba
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ne senle yaşanıyor Ne de sensiz oluyor Şu garip bomboş dünyada.. |
![]() |
|
|