Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Tasavvuf & Tarikatler (https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-tarikatler/)
-   -   Yesevilik nedir? (https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-tarikatler/15809-yesevilik-nedir.html)

SiLence 08.04.17 21:15

Yesevilik nedir?
 
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Türkistan' lı Ahmet Yesevi' ye nispet olunan tarikatın adıdır. Ahmet Yesevi, şimdiki Çimkent' in doğusunda Sayram kasabasında doğdu. Babası İbrahim adında devrinin şeyhlerinden biri idi. Babasını yedi yaşında iken kaybetti, ablası ile birlikte Yesi şehrine gitti ve buraya yerleşti. İlk tahsilini burada yaptı. Devrinin en ünlü alimlerinden şeyh Yusuf Hemedani'ye intisap etti, eğitim ve öğretimini ondan aldı ve hocasının ilk üç halifesi arasına girdi, ilk iki halifeden sonra şeyhinin postuna oturdu.
Yesevi, bilgin ve şair bir insandı. Ahmet Yesevi'nin "Divan-ı Hikmet" ve "Fakr-Name" adlı eserleri vardır. Ahmet Yesevi'nin genellikle miladı 1166 veya 1167 yılında öldüğü kabul edilir. Nakşibendilik gibi sahabeden Hz. Ali ve Hz. Ebu Bekir'e dayanan Yesevilik tarikatı; Orta Asya'da ve Türkler arasında yayıldı, özellikle Türklerin manevi hayatı üzerinde asırlarca etkili oldu.
Yesevilik İslam`da kadın-erkek denkliğini yaşatan bektaşiliğin de beslendiği tasavvuf yolu.Hoca Ahmet Yesevi, amcası Arslan Baba`dan tasavvuf eğitimi aldı ve onun ölümünden sonra Yusuf Hemedani`nin yanında eğitimini tamamladı. Türkistan`da faaliyetlerini sürdüren Ahmet Yesevinin yolu zamanla Yesevilik adını aldı. `Horasan Okulu` olarakta adlandırılan tasavvuf akımının en önemli temsilcisi olan Ahmet Yesevi`den adını alan Yesevilik yolu, İslam inancı ile Türk geleneklerini, inanç ve yaşam tarzlarını bir sentez haline getirdi.
Yesevilik gibi Yusuf Hemedani`nin etkisiyle ortaya çıkan ve maveraünnehir`in 15.-16. asırlardaki mutaassıp muhitinin tesirini taşıyan nakşibendi tarikatına mensup müellifler, Ahmet Yesevi hakkında birtakım şeyler yazmışlardır ki, ona ait eski kaynaklar bunlardır. Bu müellifler, Yeseviliğin ilk şeklini ve Ahmed Yesevi`nin hakiki şahsiyetini tarihi realiteye uygun olarak tasvir etmemişler, kendi arzu ve temayüllerine göre, hakikati tamamiyle değiştirmişlerdir, Yeseviliğin ilk yayıldığı göçebe Türk muhitlerinin icapları ve din değiştirme psikolojisinin umumi kaideleri göz önüne getirilince, buna imkan olmadığı anlaşılır.
Ahmet Yesevi
Kuruluşundan günümüze kadar Orta Asya’da çok geniş bir bölgeyi etkisi altına alan ve varlığını Anadolu’da da devam ettiren Yesevi tarikatı Hoca Ahmet Yesevi’nin fikirleri etrafında oluşmuştur. Ahmet Yesevi, Arapça’nın bilim dili olarak genel kabul gördüğü, cennetin dilinin bile Arapça olduğu tartışmalarının yapıldığı bir zaman diliminde, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen, insanlara İslam’ı anlatabilmek için kendi öz dilini, Türkçeyi tercih etmiştir.1 Bu tercih, onun doğrudan Kur’an’dan ve Hz. Muhammed’in sözlerinden damıtarak oluşturduğu din anlayışının, Türklerin oluşturdukları Müslümanlık için birinci derecede belirleyici olmasını sağlamıştır.
Türkler onun etrafında oluşan Yeseviyye Tarikatı’ından etkilenmiştir. Yesevilik Horasan, İran ve Azerbaycan Türkleri arasında da benimsenmiştir. Yetiştirdiği dervişler, onun öğretilerini Türkistan’dan Volga boylarına, Kafkasya’ya ve Anadolu’ya kadar geniş alanlara yaymış ve adına kurulmuş olan “Yeseviyye” veya “Yesevilik” tarikatını günümüze kadar yaşatmışlardır. Yesevilik; Türk dili ve kültürüyle güçlendikten sonra Maveraünnehir ve Harezm bölgesinde hızla yayılmıştır. Yesevilik, bu hızlı gelişim sonucunda Hicri VII. (Miladi XIII.) yüzyılda başta Hacı Bektaş Veli olmak üzere müritleri tarafından Anadolu’ya taşınmıştır.
Anadolu’da varlığını Bektaşilik ve Nakşibendilik tarikatları ile devam ettiren Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltuk, Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya manevi fetihler için yolladığı halifeleridir. Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Ahmet Yesevi, İslami ilimler hakkındaki engin bilgisine ve İran edebiyatına olan aşinalığına rağmen, düşüncelerini Türk kavimlerine anlatırken, Türk halk edebiyatından faydalanmış; tasavvuf hükümlerini açıklarken basit ve anlaşılır bir dil kullanmış, görüşlerini Türk halk edebiyatına uyan üslup ve nazım şekliyle ifade etmiştir. Onun en büyük eseri olan şiirlerine “Hikmet” adı verilmiştir.
Ahmed Yesevi’nin Divan-ı Hikmet adı altında toplanmış olan şiirleri; dervişlerin faziletleri ile ilgili methiyeler, Hz.peygamber ve büyük İslam sufileriyle ilgili kıt’alar, dünyanın durumundan şikayet, kıyametin yaklaşması, cennet ve cehennem hikayeleri gibi konuları ele alır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri kabul etmiş, müritlerinin dinin hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri, sünnet yerine konan uygulamaları kabul etmiş, müritlerinin şeriat hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Görüşlerinin birçoğunun Nakşibendi tarikatında yaşamış olmasına rağmen, Yesevi tarikatının kendine özgü inanç ve görüşleri de vardır.



İlkcan 08.04.17 21:24

Emeğine sağlık güzel paylaşım

mavimmsi 08.04.17 21:38

Ahmet yesevi nin kerametleri var midir?

SiLence 08.04.17 22:04

Alıntı:

mavimmsi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 71594)
Ahmet yesevi nin kerametleri var midir?


Kerametleri ile ilgili birçok rivayetten söz ediliyor.

madlen 06.05.17 12:18

Allah razı olsun bu güzel paylaşım için.

Neksirdi 09.10.17 19:49

ALLAH razı olsun .Kendisine piri türkistan denilirdi.
Divanı hikmet kitabı türkçe dil edebiyatında kaynaktır.

Koca 11.11.25 19:57

Merhabâ cânlar :) Uş bu başlığı açtığından ötürü Tanrı senden râzî olsun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] :) Sağ ol var ol,muteşekkiriz :) Bir Yesevî olarak nâçîzâne doğrultmak,düzeltmek istediğim şey'ler var.'Âlî musâ'aden ile yazmak istiyorum @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]...Yesevîlik,Ehli Beytten Hazret 'İmâm 'Alîye dayanır,Nakşibendîlik ise Ebû Bekire dayanır.Ve Koca 'Ahmed Yesevînin Arslan Baba ile ilişkisi kesin olmak ile birlikte Yûsuf Hemedânî ile bir ilişkisi yoktur.Ne yazık kim bu yanlışlar,bu yanılgılar merhûm Köprülünün ''Türk Edebiyyâtında İlk Mutasavvifler'' adlı baş yapıtından gelmektedir.Ancak Köprülü,kendisinin 'Ahmed Yesevî ile ilgili yöntem bilimsel(metodolojik) yanlışlarını,yanılgılarını Millî Eğitim Bakanlığının yayınladığı İslâm Ansiklopedisinde 'itirâf etmiştir.Saygılar,sevgiler...

Yusufiyeli 15.11.25 18:57

Alıntı:

SiLence Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 71591)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Türkistan' lı Ahmet Yesevi' ye nispet olunan tarikatın adıdır. Ahmet Yesevi, şimdiki Çimkent' in doğusunda Sayram kasabasında doğdu. Babası İbrahim adında devrinin şeyhlerinden biri idi. Babasını yedi yaşında iken kaybetti, ablası ile birlikte Yesi şehrine gitti ve buraya yerleşti. İlk tahsilini burada yaptı. Devrinin en ünlü alimlerinden şeyh Yusuf Hemedani'ye intisap etti, eğitim ve öğretimini ondan aldı ve hocasının ilk üç halifesi arasına girdi, ilk iki halifeden sonra şeyhinin postuna oturdu.
Yesevi, bilgin ve şair bir insandı. Ahmet Yesevi'nin "Divan-ı Hikmet" ve "Fakr-Name" adlı eserleri vardır. Ahmet Yesevi'nin genellikle miladı 1166 veya 1167 yılında öldüğü kabul edilir. Nakşibendilik gibi sahabeden Hz. Ali ve Hz. Ebu Bekir'e dayanan Yesevilik tarikatı; Orta Asya'da ve Türkler arasında yayıldı, özellikle Türklerin manevi hayatı üzerinde asırlarca etkili oldu.
Yesevilik İslam`da kadın-erkek denkliğini yaşatan bektaşiliğin de beslendiği tasavvuf yolu.Hoca Ahmet Yesevi, amcası Arslan Baba`dan tasavvuf eğitimi aldı ve onun ölümünden sonra Yusuf Hemedani`nin yanında eğitimini tamamladı. Türkistan`da faaliyetlerini sürdüren Ahmet Yesevinin yolu zamanla Yesevilik adını aldı. `Horasan Okulu` olarakta adlandırılan tasavvuf akımının en önemli temsilcisi olan Ahmet Yesevi`den adını alan Yesevilik yolu, İslam inancı ile Türk geleneklerini, inanç ve yaşam tarzlarını bir sentez haline getirdi.
Yesevilik gibi Yusuf Hemedani`nin etkisiyle ortaya çıkan ve maveraünnehir`in 15.-16. asırlardaki mutaassıp muhitinin tesirini taşıyan nakşibendi tarikatına mensup müellifler, Ahmet Yesevi hakkında birtakım şeyler yazmışlardır ki, ona ait eski kaynaklar bunlardır. Bu müellifler, Yeseviliğin ilk şeklini ve Ahmed Yesevi`nin hakiki şahsiyetini tarihi realiteye uygun olarak tasvir etmemişler, kendi arzu ve temayüllerine göre, hakikati tamamiyle değiştirmişlerdir, Yeseviliğin ilk yayıldığı göçebe Türk muhitlerinin icapları ve din değiştirme psikolojisinin umumi kaideleri göz önüne getirilince, buna imkan olmadığı anlaşılır.
Ahmet Yesevi
Kuruluşundan günümüze kadar Orta Asya’da çok geniş bir bölgeyi etkisi altına alan ve varlığını Anadolu’da da devam ettiren Yesevi tarikatı Hoca Ahmet Yesevi’nin fikirleri etrafında oluşmuştur. Ahmet Yesevi, Arapça’nın bilim dili olarak genel kabul gördüğü, cennetin dilinin bile Arapça olduğu tartışmalarının yapıldığı bir zaman diliminde, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen, insanlara İslam’ı anlatabilmek için kendi öz dilini, Türkçeyi tercih etmiştir.1 Bu tercih, onun doğrudan Kur’an’dan ve Hz. Muhammed’in sözlerinden damıtarak oluşturduğu din anlayışının, Türklerin oluşturdukları Müslümanlık için birinci derecede belirleyici olmasını sağlamıştır.
Türkler onun etrafında oluşan Yeseviyye Tarikatı’ından etkilenmiştir. Yesevilik Horasan, İran ve Azerbaycan Türkleri arasında da benimsenmiştir. Yetiştirdiği dervişler, onun öğretilerini Türkistan’dan Volga boylarına, Kafkasya’ya ve Anadolu’ya kadar geniş alanlara yaymış ve adına kurulmuş olan “Yeseviyye” veya “Yesevilik” tarikatını günümüze kadar yaşatmışlardır. Yesevilik; Türk dili ve kültürüyle güçlendikten sonra Maveraünnehir ve Harezm bölgesinde hızla yayılmıştır. Yesevilik, bu hızlı gelişim sonucunda Hicri VII. (Miladi XIII.) yüzyılda başta Hacı Bektaş Veli olmak üzere müritleri tarafından Anadolu’ya taşınmıştır.
Anadolu’da varlığını Bektaşilik ve Nakşibendilik tarikatları ile devam ettiren Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Hacı Bektaş Veli ve Sarı Saltuk, Ahmet Yesevi’nin Anadolu’ya manevi fetihler için yolladığı halifeleridir. Yesevi tarikatının en önemli özelliği, tasavvuf kültürü ile Türkçenin bir araya getirilmesidir. Ahmet Yesevi, İslami ilimler hakkındaki engin bilgisine ve İran edebiyatına olan aşinalığına rağmen, düşüncelerini Türk kavimlerine anlatırken, Türk halk edebiyatından faydalanmış; tasavvuf hükümlerini açıklarken basit ve anlaşılır bir dil kullanmış, görüşlerini Türk halk edebiyatına uyan üslup ve nazım şekliyle ifade etmiştir. Onun en büyük eseri olan şiirlerine “Hikmet” adı verilmiştir.
Ahmed Yesevi’nin Divan-ı Hikmet adı altında toplanmış olan şiirleri; dervişlerin faziletleri ile ilgili methiyeler, Hz.peygamber ve büyük İslam sufileriyle ilgili kıt’alar, dünyanın durumundan şikayet, kıyametin yaklaşması, cennet ve cehennem hikayeleri gibi konuları ele alır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri kabul etmiş, müritlerinin dinin hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Ehl-i sünnet tasavvuf tarikatlarından sayılan Yeseviye tarikatı, bütün sünnetleri, sünnet yerine konan uygulamaları kabul etmiş, müritlerinin şeriat hükümlerini eksiksiz yerine getirmelerini imanın şartlarından saymıştır. Görüşlerinin birçoğunun Nakşibendi tarikatında yaşamış olmasına rağmen, Yesevi tarikatının kendine özgü inanç ve görüşleri de vardır.



Bugün geldiğimiz noktada Ahmed-i Yesevi ve Yesevilik meselesi Türkiye İslamlaşma ve tasavvuf tarihi açısından birincil öneme sahip bir konu değildir. Elde bulunan hiçbir orijinal tasavvuf metni Ahmed-i Yesevi’den ve tarikatından bahsetmiyor. Ahmed-i Yesevi Orta Asya’da İslam’ın yayılma sürecini başlatan değil, fakat daha evvel başlayan bu süreç içinde önemli rol oynayan tarihsel şahsiyetlerin önde gelenlerinden biridir, ama muhtemelen de tek değildir. Orta Asya’nın Nakşibendilik sonrası döneminde yazılan Yesevi kaynaklarına ve Divan-ı Hikmet’e göre o, çok iyi bir İslami eğitim almış Sünni bir mutasavvıf olarak görülüyor. Ancak burada karıştırılmaması gereken olgu, bizzat Ahmed-i Yesevi’nin tasavvufi şahsiyeti ile, öğretisinin muhatabı olan göçebe Türk boylarındaki algılanışı arasındaki farktır. O, aldığı Sünni tasavvuf eğitimine ve tahsil ettiği dini ilimlere rağmen, o zamanlar bütün o bölgeleri derin etkisi altına alan Melameti tasavvufa da bigane kalmamış olsa gerektir. Divan-ı Hikmet’te Hace Yusuf Hemedani bir kere bile zikredilmemesine rağmen, bir Melameti olması kuvvetle muhtemel Arslan Bab (Baba) defalarca zikredilir.Bizce, Ahmed-i Yesevi’nin içinde faaliyette bulunduğu Siriderya havzası ve çevresindeki (yaklaşık bugünkü Özbekistan ve Kazakistan havalisi) göçebe Türk boyları, İslam öncesi inançlarının tesirlerini henüz kuvvetli bir şekilde korumakta olduklarından, bu şeyhin onlara telkin ettiği İslam, zamanla kendiliğinden bu boyların eski dini ve sosyal yapılarına adapte olmuş ve Yesevilik kentsel kesimlerdeki Sünni renginin aksine, kırsal kesimlerde daha farklı bir yapıya bürünmüş olmalıdır. Yesevilik, Moğol istilası esnasında bir koluyla Hindistan’a girerken, diğer bir koluyla da, az da olsa Harezm ve Horasan üzerinden Anadolu topraklarına girmiş ve burada sınırlı bir tesir bırakmış olmalıdır. Onun Anadolu’da yalnızca Bektaşi (Vilayetname) geleneği içinde yer bulması, Bektaşiliğin Yesevilik’le bir noktada bağlantısını göstermekle beraber bu, kanaatimizce ayrıca üzerinde durulması ve tartışılması gereken bir konudur. Hindistan ve Anadolu’da sonraki yüzyılarda benzer tasavvuf yapılanmaları içinde eriyen Yesevilik, Orta Asya’da Sovyet Rusya dönemi dahil, zamanımıza kadar gelmiştir. (Kaynak: Türkiye'de Tarihin Saptırılması Sürecinde / Türk Sufiliğine Bakışlar Ahmet Yaşar Ocak İletişim Yayınları, 1996)

Koca 19.03.26 19:58

Merhabâ cânlar :)
Hepinize yakşı geceler,kolay gelsin :)
Dîvâni Hikmetin özgün(ibdâ'î,orijinal) olanı saptanmıştır ve eski Kültür Bakanı Nâmik Kemâl Zeybek tarafından yayınlanmıştır.Dîvânî Hikmete göre Koca 'Ahmed Yesevî Bâtinî bir 'Alevîdir/Şî'îdir.Dîvâni Hikmet,Karahanlı Türk dilinin,Hâkâniyye lehcesi ile yazılmıştır.Türklerin ulusal ölçüsü olan hece ile berâber 'arûz ölçüsü de kullanılmıştır.Ata 'Ahmed Yesevî hakkında en etkileyici söz,bir Bektâşî 'Alevîsi olan Yahyâ Kemâl Beyatlı tarafından sözlenmiştir.O demiştir kim:''Şu 'Ahmed Yesevî kim?Bir araştırın göreceksiniz.Bizim milliyyetimizi asıl onda bulacaksınız.''.El-Hakk!İslâm sonrası Türklükün yaratıcısı Hazret Sultâni Türkistândır.
Koca 'Ahmed Yesevî(Nâzımız niyâzımız ona ola!) diyor kim:''Miskîn Kul Koca 'Ahmed,Yedi atana rahmet,Fârs dilini bilir de,Sevip söyler Türkçeyi!''.
Meded yâ Hazret Sultân 'Ahmed Yesevî :)
Eyvallâh :)
'Aşk ile cânlar :)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:06.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148