![]() |
|
|||||||
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Bir sofi kardeşimiz anlatıyor;
“Bir gün yine madde almıştım. Kendimde değildim. Yolda yürürken, ezan sesini duydum. İçime bir ürperti geldi. İrâde dışı, ezanın okunduğu câmiye yöneldim. Mahallemin eski câmilerinden biri. Baktım, namaz kılınıyor. İçime, câmiye girme isteği geldi. Nasıl oldu bilmiyorum, bildiğim kadarıyla hemen abdest alıp; farzın ortasına yetiştim. İmam namazı bitirince; ben de selâm verdim(!). Yanımdakiler; -Kafası kıyak gâlibâ.! diye söyleniyorlardı. Ben bilmiyordum; ilmihâl bilgim yoktu. Ama doğru; kafam kıyaktı. Beni mahalleden tanıyanlar bana; ‘Bunun burada işi ne.!” gibisinden bakıyorlardı. Ben kimseye aldırış etmedim. Kalktım, namaz kılmaya başladım. Beni, değişik bir hâl kapladı. Kendimden geçmişçesine namaz kıldım. İmam, câmiyi kitlemiş, bana dokunmamış. Ben farkında değilim. Vakit yatsıydı. Ben, gece yarısına kadar namaz kılıyordum. Kaç rekât kıldım bilmiyorum. Sonra; namaz kılarken imamın sohbet ettiği kürsünün altına, bir musalla taşı getirdiler. Sonra, sarıklı cübbeli, heybetli bir muhterem; -Cenâzeyi getirin.! dedi. Baktım; cenâze ben.! Beni yıkıyorlar. Ben ağlıyordum; -Ölmedim.! diyordum. Arkamdan, ağlama sesleri geliyordu. Ben hem namaz kılıyordum; hem izliyor, hem ağlıyordum. Beni o zât bir güzel yıkadı ve gitti. Sabah olmuş. Ben uyuya kalmışım. İmam; -Kalk Mustafa; hadi abdest al, yanıma gel. dedi. Abdesti aldım; namazı kıldık. Cemaatle, hoca; bendeki değişik hâli anladılar. Bir şey de sormadılar. Hocaya; -Hocam; ben câmiyi boyamak istiyorum. Malzeme alın bana yeter. dedim. Hoca; -Tamam. dedi. Malzemeyi aldılar. Ben, üç hafta câmiden dışarı çıkmadım. Devamlı boya yaptım. Eski kötü arkadaşlarım bana; -Kafayı mı yedin; Sen iyi değilsin. Gel dolaşalım.! dediler. Ben, onları; -Beni yalnız bırakın. diye kovdum. İş bitti, hoca; -Sana ne vereceğiz.? dedi. -Ben bunu Allah için yaptım; ücret istemem. dedim. Zorla vermeye çalıştı; almadım. -Cemaat senin için para topladı; al. dedi. Ben; -Almam.! deyince; -Sana başka yerde iş verelim. dediler. -Olur.dedim. Mahallenin muhtarına gittik. Muhtar; -Postâne boyanacak; boyar mısın.? dedi. -Boyarım.dedim. Orayı da boyadım. Boyarken; Camiye cemeate devam ettim Sofiler vardı -Menzile Kafile yapıyıruz diye konuşuyorlardı yanlarına gittim Nedir bu menzil neresidir? diye sordum Anlattılar Ben -kafilede yer varsa benide alın .dedim -Tamam dediler Otobüs ücreti kaç lira dedim - Elli lira kurban dediler -Tamam bana gidiş dönüş yer ayırın dedim Sözleştik iş bitince Muhtar -Sana ne verelim Mustafa dedi Bana birşey vermeyin benim kafile paramı verin yeter dedim Muhtar -Çok az mustafa sen en az dörtyüz liralık iş yaptın dedi Ben istemem bana kafile paramı verin yeter dedim -Tamam Sen bilirsin dediler Menzile camiye girdim birden herkes Güürrr diye ayağa kalktı. Ve O YÂR (k.s) geldi .Ben onu görünce feryat ettim bu beni yıkayan zattı Ben mi onu sevdim o mu beni sevdi bilmiyorum O günden bu güne kapıdayım kurban Elhamdulillah...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
“gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.” |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Böyle Birşey Mümkün Mü? | mavihayall | Sorularınız | 8 | 14.04.22 13:53 |
| krallık böyle işte | Nani | Sizden Gelenler | 0 | 25.11.19 20:17 |
| işte böyle.. | Dua | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 4 | 15.07.19 20:13 |
| Kıyamet işte böyle kopacak | Gölge | Hayat Dersleri & Hikayeler | 5 | 21.08.17 21:39 |
| Körler işte böyle görecek | aşk | Sağlık | 1 | 06.05.17 09:37 |