Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Tasavvuf & Tarikatler (https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-tarikatler/)
-   -   Tasavvufta zulmânî perdelerden nûrânî perdelere (https://www.havasokulu1.com/tasavvuf-tarikatler/41880-tasavvufta-zulmani-perdelerden-nurani-perdelere.html)

Naim 27.08.19 16:55

Tasavvufta zulmânî perdelerden nûrânî perdelere
 
25- Tasavvufta zulmânî perdelerden nûrânî perdelere; gafletten zikre ermek için ne yapmak gerekir? Gönüldeki manevi temizlik nasıl yapılır?

– Tasavvufta “hicâb” adıyla anılan ve kulun Allah ile yakınlığına engel olan perdeler genellikle zulmânî ve nûrânî hicâb olmak üzere iki adla anılır. Zulmânî hicâb, beden kaynaklı; tenle ilgili maddî perdelere denir. Nûrânî hicâb ise ruh kaynaklı hicâbdır. İnsan ruhu “Ben Adem’in yaratılışını tamamladığım zaman ona ruhumdan üfürdüm.”[16] âyet-i kerimesinin ifâdesine göre ilâhî menşelidir. İnsan ruhu ten kafesine girdikten sonra maddî ve zulmânî bir hicâb ile perdelenmiştir. İnsanın hamurunda “anâsır-ı
erbaa” denilen toprak, su, hava ve ateşten oluşan dört unsur vardır. Bunlardan toprakla su, zulmânî özelliğe sahiptir. Et ve kemikten meydana gelen insan vücûdunun temel unsuru toprak ve sudur. Bu yüzden tasavvufta zulmânî hicâb sayılan bedenin ve bedenî ihtiyaçların riyâzat ve mücâhede ile inceltilmesi gerekir.

Mücâhede ve riyâzat, bedenin ruhî ihtiyaçların önüne geçen taleplerini önlemede insana bağışıklık ve irâde gücü kazandırır. Çünkü bedenin zulmânî perdeleri tensel ihtiyaçların iradî kontrolü ile incelir. Bu sayede ruhun beden üzerindeki etkisi artarak zulmânî perdelerin ruhanî perdelere dönüşmesi sağlanır. Farzların yanısıra yapılan nafile ibâdet ve zikirler, ruhanî perdelerin incelmesini ve böylece ilâhî vuslatın gerçekleşmesini; kulun “Allah’ı görürmüşcesine kulluk şuuruna ermesi” ni sağlar. Kalb zâkir hâle gelince gaflet asgarî seviyeye düşer. “Maıyyet-i ilâhiyye” gerçekleştiği için gönüldeki manevî temizlik tahakkuk eder. Kulun gönlünde “ilâhî emirlere ta’zim ve yaratıklara şefkat duygusu” yerleşir.

Naim 27.08.19 16:56

Tarikatte Şüphelilerden kaçınmak ilkesi çerçevesinde terk mi edeceğiz
 
26- Herhangi bir tarikatta gördüğümüz yanlış bir tavrı “Şüphelilerden kaçınmak” ilkesi çerçevesinde terk mi edeceğiz, yoksa kabul mü?

– Tarikata girmeden önce mürşid aramak ve gönlün ısınacağı bir mürşid ve şer’î ölçüleri kollayan bir tarikat bulmaya özen göstermek ilk görevdir. Önemli olan bu aşamada, karar vermeden önce istişare ve istiharelerle bir gönül doygunluğuna ermektir. Eğer başlangıçtaki araştırma faslı sağlam olursa bundan sonra vesvese az olur ve yanlış yollara girme endişesi olmaz. Ancak bununla birlikte daha önce de temas ettiğimiz gibi, haramları helâl, helâlleri haram sayan ve farzları bile işlemekten geri duran bir şeyhin bu tür
hata ve kusurları elbette ondan uzaklaşmayı ve yenisini aramayı gerekli kılar. Ama insanlar ve gruplar arasında farz ve haram gibi kat’î olarak bilinen şer’î ahkâmın dışında sosyal hayatla ilgili konularda farklı düşünce ve tavırların bulunması tabiidir. Bunları cemaattan uzaklaşma sebebi haline getirmek uygun olmaz. Ayrıca kusur arama saplantısından kurtulmak gerekir. Zaten sevgi olan ortamda kusur aranmaz. Kusur aramaya başlayan kişilerde sevgi azalmış demektir. Böyle olunca da mürşidinden istifadesi zorlaşır, hattâ imkansızlaşır. Böyle zamanlarda gitmek, kalmaktan her iki
taraf için, daha iyidir.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:48.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148