Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Tecrübe Ettikleriniz (https://www.havasokulu1.com/tecrube-ettikleriniz/)
-   -   Hayat hikayem, yaptıklarım (https://www.havasokulu1.com/tecrube-ettikleriniz/53987-hayat-hikayem-yaptiklarim.html)

Hadimul Nejva 16.09.20 06:42

Hayat hikayem, yaptıklarım
 
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Erzurum 16.09.20 08:01

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..



Keşke yine de açık açık bazı konulara girmeseydiniz. Adminlerden bazı yerleri silmeleri konusunda ricada bulunmanız faydanıza olur diye sanıyorum..

Metuel 16.09.20 11:27

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Bende bu konularin acik bi sekilde anlatilmayacagini dusunuyorum hala insanlara yardim ediyor musunuz merak ettim dogrusu ?

4949 16.09.20 19:10

Selamunaleykum abim hazretin evinden bahsetin sen kimlerdesin

Bahargeldi 17.09.20 01:16

Aleyküm selam, öncelikle hoşgeldiniz.. Aklıma takıldı üye olduğunuz gibi açmış olduğunuz bu konuların amacı nedir acaba? Özel bir hal olduğunu düşünüyorum bukadar açık bilgiler vermenizi gerektiren şey nedir, ücretli bakım vs mi yapıyorsunuz yada yardımcı olmak için bir ön bilgi amacımı bilemedim.. Selametle

Hadimul Nejva 17.09.20 01:38

Alıntı:

Bahargeldi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372821)
Aleyküm selam, öncelikle hoşgeldiniz.. Aklıma takıldı üye olduğunuz gibi açmış olduğunuz bu konuların amacı nedir acaba? Özel bir hal olduğunu düşünüyorum bukadar açık bilgiler vermenizi gerektiren şey nedir, ücretli bakım vs mi yapıyorsunuz yada yardımcı olmak için bir ön bilgi amacımı bilemedim.. Selametle

Sayfayı aylardır takip ediyorum. İlk defa üye oldum. Herkes kendini aktarınca, bende aktarmak istedim. Esselamün aleyküm

SungurAtalay 17.09.20 06:28

norşinde çok veli ve seyyid vardır hoş bir beldedir...Anlatmasan iyiydi diyecem ama tercih meselesi..şimdi sıkıntısı olanlar başına üşüşür. aleykum selam

Yakamoz47 17.09.20 06:59

Güzel bir paylaşım Allah razı olsun.

Abdullah07 17.09.20 09:17

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Aleykümselam Foruma Hoşgeldiniz :) Paylaşacağınız değerli bilgilerin devamını bekliyorum gül1

Hayal Meyal 17.09.20 10:40

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Öncelikle hoşgeldiniz. Yazdıklarınızı dikkatle ve merakla okudum. Umarım sizlerde sıkıntılı kardeslerimize faydalı olursunuz.

Nun 17.09.20 12:34

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Hisgeldiniz foruma . Neden yasadiklarnizi bu kadar acik anlattniz anlatilmamasi gerek diye biliyorum ?
Forumda bildgniz tertipleri dualari paylasirsaniz cok guzel olur.

Elifelif 17.09.20 13:56

Hoş geldiniz kardeşim,:)

umutkarsu 17.09.20 19:55

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..


Kardeşim hoşgeldiniz öncelikle. Havas kitaplarıınızın içinde deneyip tecrübe ettiğiniz iki küs insanı barıştırabilecek dualarınız var mıdır? Küs olduğum biri var ve ben bu küslük bitsin istiyorum, burada birçok dua okudum, paylasanlar cok sağ olsunlar, ama sizi bugün rabbim karşıma çıkarttı, çok kalpten sormak istedim, Kuran bile küs olmamamız gerektiğini söylerken bu küslük hergün beni mahvediyor. Yardımcı olduğunuz insanlar listesine beni de alırsanız çok minnettar kalırım. Tekrar aramıza hoşgeldiniz.

Hadimul Nejva 18.09.20 04:17

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372903)
Hisgeldiniz foruma . Neden yasadiklarnizi bu kadar acik anlattniz anlatilmamasi gerek diye biliyorum ?
Forumda bildgniz tertipleri dualari paylasirsaniz cok guzel olur.

Her sır önce sahibini yakar. Benim yerime kaygılanmayın İnşeAllah :) Allah sizlerden razı olsun.

Siz zamanında büyük bir hata yapmışsınız. Bunu burada açıklamam. Bu hata hem dini olarak büyük, hemde kişisel olarak zor bir durum. Düşüncesel olarakta eskiden Allah sizi affetmez diye düşünüyor muşsunuz. Allah hakkında çok karamsar mışsınız. Selam ve dua ile..

Nun 18.09.20 04:19

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373101)
Her sır önce sahibini yakar. Benim yerime kaygılanmayın İnşeAllah :) Allah sizlerden razı olsun.

Siz zamanında büyük bir hata yapmışsınız. Bunu burada açıklamam. Bu hata hem dini olarak büyük, hemde kişisel olarak zor bir durum. Düşüncesel olarakta eskiden Allah sizi affetmez diye düşünüyor muşsunuz. Allah hakkında çok karamsar mışsınız. Selam ve dua ile..

Peki icinde bulundgum durumdan nasil kurtulcagim ? Korkmam gerek mi ?

Hadimul Nejva 18.09.20 04:22

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373102)
Peki icinde bulundgum durumdan nasil kurtulcagim ? Korkmam gerek mi ?

Öncelikle Allahtan korkman gerek. Aciz birinden değil.

Nun 18.09.20 04:23

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373103)
Öncelikle Allahtan korkman gerek. Aciz birinden değil.

O pisligi durdurabilir misin ?

Hadimul Nejva 18.09.20 04:24

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373104)
O pisligi durdurabilir misin ?

Herşey Allahın izni iledir. Onun bıyıklarını yontar, çalıştığı bahçeye sererim. Amma zamanı var.

Nun 18.09.20 04:26

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373105)
Herşey Allahın izni iledir. Onun bıyıklarını yontar, çalıştığı bahçeye sererim. Amma zamanı var.

Suan birsey yapamaz misin keske ozel mesanin acik olsaydi. Bahce ? Calsmiyorki. Allah tan korkmam gerek biliyorum ama sen goruyorsun anlatmayada gerek yok aklimi icimi biliyorsun

Hadimul Nejva 18.09.20 04:27

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373106)
Suan birsey yapamaz misin keske ozel mesanin acik olsaydi. Bahce ? Calsmiyorki. Allah tan korkmam gerek biliyorum ama sen goruyorsun anlatmayada gerek yok aklimi icimi biliyorsun

Sırrın seni yakacak, eğer herkese ifşa eder isen.

Nun 18.09.20 04:28

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373107)
Sırrın seni yakacak, eğer herkese ifşa eder isen.

Nasil ifşa ?

---------- Post added 18.09.20 at 04:30 ----------

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373107)
Sırrın seni yakacak, eğer herkese ifşa eder isen.

Bana yardim edebilir misin ?

Hadimul Nejva 18.09.20 04:33

Alıntı:

Nun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373108)
Nasil ifşa ?

---------- Post added 18.09.20 at 04:30 ----------



Bana yardim edebilir misin ?

Mesaj atma hakkım yok.

Nun 18.09.20 04:34

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373112)
Mesaj atma hakkım yok.

Duvarina yazdim nejva orda yazabilir misin profilne yazdim

Bahargeldi 18.09.20 08:58

Oğlum desem?

munif80 18.09.20 11:01

Alıntı:

Hadimul Nejva Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 372609)
Esselamün aleyküm. Adım Süleyman.
1988'de Bitlisin Norşin ilçesinde doğdum. Dedem efendi hazretleri büyük bir şeyhti. 2007'li yıllarda vefat etti. Ondan bana bir çok osmanlıca eser ve havvas kitapları kaldı. Ve en değerli dostum, Nejva.

Küçükken ufak tefek varlıklar gördüğümü ve bu varlıkların bana el sallayıp tebessüm ettiğini dedeme anlatırdım. Dedem rahmetli ise "Evladım onlar sana zarar veremez, korkma." "Kimseye de anlatma derdi." Bu anlattıklarım 10lu yaşlarım.

13 yaşımda, hiç unutmam yazın sıcağında birden gece uyandım. Etrafımı bir sürü uzun, heybetli, kılıçlı, asker kılıklı varlıkların sardığını gördüm. Onları tam göremiyordum aslında, karanlık ve heybetli bir siluetleri vardı. Anlamadığım şeyler tekrarlayıp durdular. "Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?" Diye korka korka, ağlaya ağlaya sordum. Daha sonra "Bana yaklaşırsanız dedemi çağırırım" dedim. Birden hepsinin sesi kesildi, etraf ıssızlaştı. Sonra hepsi odadan birer birer çıkmaya başladı ben o an bayıldım. Öğlen civari uyandım. Yataktayım, dedem ve babam başımda. Dedem "Bizi biraz torunumla yanlız bırak dedi" babama. Babam da odadan ayrıldı, kapıyı kapattı. Dedem "Evladım nasıl hissediyorsun?" diye sordu. "Dede dün gece olanlar neydi? Neden seni söylediğimde gittiler?" Diye sordum. Dedem, "Evladım bunlarla kafanı yorma, hayal görmüşsündür dedi. Dedeme yarım saat boyunca ısrar edince, "Evladım senin vaktin geldi. Benimde taşıdığım emaneti ve mirası sen alacaksın. Bu alem seni istiyor" dedi.

Birden afalladım, sesimi çıkaramadım. Kafamda binlerce soru işareti. Dedeme anlamadığımı söyledim, "Anlatacağım evladım, şimdi biraz dinlen kendine gel." dedi. Bastonunu eline aldı, usulca odadan ayrıldı mübarek. Aradan 2 hafta geçti ve ben o 2 hafta boyunca bir türlü dedeme soru soramadım. Sanki dilim mühürlenmiş gibiydi. Sonra dedem beni odasına çağırdı. Evimiz geniş, 9 odalı normal bir evdi. Dedemin odasına gittim, bana tüm sorduklarımı tek tek cevapladı.

"Evladım senin artık pişmen gerek. Buna hazır mısın?" Dedi. Bende "Hazırım dedecim dedim." Bana yöneldi, gözlerimin içine baktı "Evladım bu yolun başı olur ama sonu olmaz dedi." Ben ısrar ettim ve kabul ettim. Dedem 3 gün sonra, beni havvasa adım attırdı. Bir tasa safranla birşeyler yazdı. Daha sonra üzerine su koyup bana içirdi. Bu tam 40 gün boyunca devam etti. 40. Günün sonunda artık etrafımda ki varlıkları görebiliyor, onlarla konuşabiliyordum ama çekiniyordum. Geceleri tam uyurken yanıma gelip, benimle dalga geçen. Beni kızdırmaya çalışan varlıklar. Onlardan bir süre korksam da sonraları yavaş yavaş alıştım. Geldiklerinde onlara bağırıyor ve kovuyordum. Tam 13'ümden 19'uma kadar dedemden eğitim aldım. İcazetimi de dedemden aldım. Rahmetli icazetimi verdikten 4 ay sonra, hakkın rahmetine kavuştu.

Nejva benim hadimimdir. O çok sırlıdır, güçlüdür. Onunla çok iş üstlendik, tehlikeler atlattık. İnsanlara yardımcı olduk. Yanımıza baygın gelen, ayık gidiyordu. O cidden anlatılamayacak kadar sadık bir dost ve rahmani. Ona küçükken gördüğüm varlıkları anlatınca, yanında olan yardımcılarının ve kendinin beni korkutmamak için şirin gözüktüklerini anlattı. Allah ondan razı olsun.

Şimdilik bu kadar dostlar..

Hoşgeldin kardeşim; açık sözlü olman çok güzel sevindim.özelden ben sana yazmak istedim gene olmadı, hem sen yazamıyor hemde karşı taraf yazamıyor şuan. İnşallah ilminden faydalanmakta nasip olur. Belkide bunca yıldır aradığım şifanın sebebi olursun. Artık umudumu yitirmeye başlamışken. Bakım ve yardıma ihtiyacım var . Dermanıda aramak gerek sonuçta. Bakımı buradanda yaparım dersen olur .

Leblebi 18.09.20 12:23

Merhaba.Hoş geldiniz.Müsait oldukça fayda gördüğünuz dualari da paylaşir misiniz?Bizler kendimizi, ailemizi,dunyaliklarimizi ,ahiretimizi nasil koruruz butun yaratilanlarin şerrinden.?Nasip ,rizik kapilarimizi nasil acariz?Merakla bekliyorum konularinizi okumayi.Mâşallah ilminiz,imaniniz daim olsun.Selamlar...

krblk05 21.09.20 01:24

hoşgeldiniz.. keske benim için bir şeyler önersen..

Ebuhalid 21.09.20 02:14

Hadimine sor bakalım. Asrı saadette günümüze kadar hangi sahebe efendimiz seleften hangi büyüğümüz hangi mezheb imanımız meşayihi kiramdan ve saadatı kiramdan hangi evliya veli Allah dostu cinlerle bakım yapmış, sen de şu var diyerek kişilerin ilgisini çekip vesvese ye düşürmüş? Hazreti Süleyman aleyhisselamdan örnek veremezsin. Zira Süleyman efendimize sonra o saltanatın kimseye nasip olmaması için duası var. Ben senin yanlış içinde aldandığını düşünüyorum. Evliyaullahın cin ve ruhani hizmetçileri vardır o ayrı. Sizin yaptığınızı yapmamışlardır. Sünnette bu tür rahatsızlıkların çaresi belli. Kuran ve sünnete uy. Başka bir şey söylemiyorum.

MEK 29.09.20 21:44

Neden sizi sayın nejva tanımıyor ki? Böyle iş mi olur canım

Ademm 30.10.20 16:34

Kardeşim ALLAH(c.c) ilmini ve kudretini arttırsın seni hirette mübarek dedenin makamına çıkarsın insaAllah
Aslında admin musade etse isim vermeden yasadigin ve çözdüğün musallat hikayelerini paylaşsan çok güzel olurolur cunku havas ilmiyle ugrasanlari guzel olana tesvik
Etmis olursun basta peygamberimiz(s.a.v) abdülhakim el hüseyni hz. Ve diğer bütün mubarekler, iman ile göçenlerin derecesini ve sırrını arttırsin ALLAHIM

---------- Post added 30.10.20 at 17:36 ----------

Yanlis anlamazsan bu fakir hakkında düşüncelerin nelerdir...
Hamd olsun bizde nasibimizde olduğu kadar havvas ilmini öğrenmek muradindayiz var mı bizim için öğüt ve tavsiyelerin ...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:52.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148