Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Evrensel Enerjiler & Parapsikoloji > Tekamül & Kozmik EnerJi


Zihni uyandırmanın önemi


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15.01.25, 02:13
 
Üyelik tarihi: 14.06.19
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 168
Forum Puanı: 2675
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Zihni uyandırmanın önemi

Bodhi Zihnini Uyandırmanın Önemi
Dogen Zenji çok güzel ifade ediyor. Bodhi zihnini yalnızca birkez değil, yüzkez, binkez, onbinkez uyandırırız. Şu bodhi zihnini uyandırın!
Hepiniz bodhi zihnini uyandırırsınız. Bodhi zihni nedir? Kelime anlamıyla aydınlanmış uyanmış zihindir. En iyi şekilde yaşamanın yolunu aramaya karar verdiğiniz o ilkan, başlangıç zihnidir, taze ve ilk zi*hindir. Yepyeni bir zihin! Ne zaman en iyi şekilde ya*şamanın yolunu araştırsanız, bodhinin zihnini uyandırır*sınız. Bu zihni ilk defa uyandırdığınız anda, Yol gö*rünmüştür. Aydınlanmayı aradığınız zihin de bodhi zihni, aydınlanma zihnidir.
· Hayatın geçiciliğini görmek de bodhi zihnini uyan* ırmaktır. Nedir bu geçicilik? Herşey sürekli değişi*yor. Herhangi bir şey için kalıcı dediğimizde, yerinde bir söz değildir bu. Fakat doğru mu? Ben bir şeyin kalıcı olduğuna inanıyorum. Bu hayatın, bu Buda doğasının her zaman benim hayatım olarak burada ol*ması anlamında kalıcı olduğuna inanıyorum!
Şakyamuni Buda bunu Lotus Sutra’da şöyle açık lar:
Pratik bir fayda için bile olsa nirvanaya giriyorum, hayatım yok olmayacak. Sürekli buradayım (Gridh*rakuta Dağı’nda) ve ara vermeden dharmayı açıklı*yorum .
Sürekli burada olan şey nedir? Gelen ve giden, fa* kat asla terk etmeyen hayat nedir? Gridhrakuta Dağı şu anda hayatınızda·nasıl gerçekleşiyor? Bulunduğu* nuz yer, Buda’nın dharmayı açıkladığı yerdir. Öyley* se uyandırın bodhi zihnini, aydınlanmış yüreğin zih*nini ve görün sürekli burada olan hayatın süreksizli*ğini!
Dogen Zenji Yolu Uygulamada Tedbirlerde inan*cın önemini vurgular. Buda Yolu’nu uyguladığınız za*man, bizzat Yol’da olduğunuza iman etmelisiniz! Bu* rada bir kafa karışıklığı, burada bir savrulma yoktur; dosdoğru bir şeydir bu. Birbirleriyle çelişen fikirleri uzak tutun. Bizim ve budaların, ataların hayatında azaltılması yada çoğaltılması, eklenmesi veya çıka* rılması gereken herhangi bir şey var mı? Böyle bir değişiklik gereksizdir. Herhangi bir hata veya yanlış yoktur. Hayatınızın Yol’da olması, hayatınızın bizzat Yol olduğu anlamına gelir. Buna iman edin! Bu hayat bütün budaların ve ataların hayatıdır. Hepsi kendi ha*yatını bu şekilde deneyimledi.
Dogen Zenji öyle iyidir ki, bizden Buda Yolu’na kör bir inanç beslememizi istemiyor. İlk olarak, diyor, hayatınızın Buda Yolu ile bir olduğu gerçeğine inanın. Sonra bunu açıklığa kavuşturun! Yol’u hayatınız ola*rak, hayatınızı Yol olarak deneyimleyin. Bu inancı bilgeliğe dönüştürün ve bu bilgeliğe göre, uygulama yapın! Bu uygulamanın sonucu olarak ne zaman ay*dınlanacağınız konusunda kaygılanmanıza gerek yok. Kendinize güvenin! Siz başlangıç noktanızda bi*le Buda Yolu’undan başka birşey değilsiniz!
Zen uygulamasında uygulamanın üç ön gereklili*ğinden bahsederiz: büyük inanç, büyük kuşku ve bü*yük kararlılık. Bunlar bir açıdan çelişiktir. Büyük bir inancınız varsa, büyük kuşku nerden çıkıyor? Büyük bir inancınız varsa, o yeterlidir. Fakat böyle büyük bir inanç besleyen insan pek yoktur, çünkü bu inanç sizin ve Buda Yolu’nun aynı şey olduğuna inanç ol*malıdır, yoksa kendi düşüncelerinizden gelen birşe*ye inanç değil. Bu önemli bir ayrımdır.
Büyük sorgu ya da büyük kuşku, tam da bu nok* tayı sorgulamak anlamına gelir. Şöyle söylüyorsu*nuz: “Buda bunu şunu demiş; Dogen Zenji bunu şu*nu demiş; buna şuna inanıyorum. Fakat yine de, her nasılsa, kendi hayatımı bir türlü kabul edemiyorum. Nerede hata yapıyorum? Neden her şeyi çözecek kutsal bir inancım olamıyor benim?” İnancın içine ne kadar nüfuz ederseniz, bu tür sorular o kadar çok çı* kacaktır ortaya.
Soru soruyorsunuz, nedir bu? Büyük inanç nedir? Buda Yolu nedir? Dharma nedir? Kin;ıim ben? Nedir bu? İnancınız ciddileştikçe, sorularınız artabilir veya artmayabilir. Eğer artıyorsa, ideal olanı onlara yoğun*laşmaktır. O zaman dördüncü gereklilik kendiliğinden çıkar ortaya: büyük kararlılık. Meseleyi çözmeyi ne kadar önemserseniz, kendinizi o kadar çaresiz hisse*dersiniz, kararlığınız artar ve daha net, daha yakın bir cevabı fark edersiniz. Nedir cevap? Cevap hali hazır*da sizin hayatınız olarak önünüzde. Hayatınız ondan başka bir şey değil.
Böyle bir uyanmayla, şundan emin oluyorsunuz ki, hayatınız öteden beri Yol’un kendisidir. Uyanma dene*yimi önemlidir, fakat kıyasla konuşursak, küçük birşeydir. Nedir daha önemli olan? An be an yaşadığımız bu hayattır önemli olan. Uygulamamız buradadır! Şim*di! Bunu nasıl yapıyorsunuz? Aslına bakarsanız, hali hazırda yapıyorsunuz. Lütfen, size nasıl anlatacağımı bilmiyorum: dikkatinizi hem yoğunlaştırın hem de yoğunlaştırmayın. Bu hayatın budaların hayatı olması anlamında yoğunlaşın! Onu yaşayın ve açıklığa kavuşturun! Öte yandan, şartlanmış, sınırlı zihnimizle ne yapılması gerektiğini bulmaya çabalıyorsak, yoğunlaşmayın. Bırakın hayatınız aksın. Unutun onu!
Kendinize güvenin. Uygulamanıza güvenin. Düz*gün bir şekilde oturun ve kendinizi koşulsuz bir şekil* de açın. Zazeninizi budaların ve aydınlanmış olanla*rın zazeni olarak yaşayın. Bu hepimizin paylaşacağı hayatların en etkilisi, en uygunudur.
HAYATINIZI KOAN KILIN
Tapınağımızda sürekli söylenen bir şey vardır. Eğer ustaların koanlara dair konuşmalarını anlamak istiyor*sanız, üç yıl boyunca uygulama yapmalısınız. Başka bir deyişle, ustanın sunduğu şeyi anlamak kolay değil*dir. Kadim dönemlerin vakalarını ne kadar anlayabil*diğiniz size kalmış bir şeydir. Belli başlı Zen koan ko*leksiyonlarından biri olan mavi Uçurum Kayıtları [The Blue Cliff Record] farklı ustalara ait birçok önsöz, yo* um, şerh, eleştirel açıklamalar içerir. Bu yorumlardan her biri birer mücevherdir. Tek bir yorumu anlayan, onu sonsuzca anlamıştır. Fakat koanlar bu kadim va*kalarla sınırlı değildir. Siz de koanlar yaratabilirsiniz. Size hayatınızın gerçekleşmesi olarak koanların ne ol*duğunu anlatmak istiyorum.
Daha önce bahsettiğim gibi ko, belirli bir yetki de*ğeri olan devlete ait bir belge olarak anlaşılır. Oysa ko’nun başka bir tanımında o, “eşitsizliği eşitlemek*tir”. Bu çok ilginç bir tanımdır. Ve an, o her neyse, bı*rak olsun demektir. Siz olabilirsiniz, ben olabilirim, herhangi bir şey de olabilir bu. Bırakın kişi kendi ol*sun. Bırakın şeyler öyle olsun.
Eşitsizliği nasıl eşitleriz? Hayatımızda her şey, hiç* biri birbirinin aynısı olmaması anlamında biriciktir. Her şey farklıdır, eşitsizdir, şaşırtıcı bir biçimde böy*ledir bu. Her birimiz için, cinsiyetimiz farklıdır, ömür sürelerimiz farklıdır, çalışma biçimimiz farklıdır, işle*rimiz farklıdır. Yediğimiz yemek miktarı bile farklıdır. Bütün bu eşitsizlikleri, bütün bu farlılıkları eşit kılmak ne demektir? Bu nasıl mümkün olur?
Mümkün. Farklılık, biriciklik tam anlamıyla mut*laktır! Her farklılık kendi içinde eksiksizdir! Mutlak ve eksiksiz olduğu için, yine mutlak ve eksiksiz olan diğer farklarla aynıdır. Bu yüzden ko farklı olmak, fa*kat eşit olmak anlamına gelir. Mutlaklığın eşitsizliği eşit kıldığını söyleyebiliriz. Buna boşluk veya gerçek benlik, gerçek yüzümüz Mu diyebiliriz. Ona hangi adı verirseniz verin, bu değiştirilemez bir gerçektir. Bu yüzden hayatınızın eşitsizliği hakkında ne kadar şika*yet ederseniz edin, onun değiştirilemez gerçeği öyle* ce kalır!
Bu mutlak yönü gerçekten görmek koanın ana te*masıdır. Onu gerçekten gördüğünüzde, görece yanı*nı da herhangi bir sorun olmadan görebilirsiniz. Her*kes, herşey, tam olması gerektiği yerde, kendine ait pozisyondadır. Belirli bir statüye, belirli bir biçime sa*hip olan her şey kendini bu mutlak yan olarak göste*rir. Bu kendini gerçekleştirmekten başka bir şey de*ğildir, öyle değil mi? Mutlak Gerçeklik ile olağan ger*çeklik sanki birbirinden farklıymış gibi konuşuruz. Hayır! Biçim boşluktur. Bu beden, bacaklar ve eller boşluktur. Bütün zihinsel işlevlerimiz, duygularımız, heyecanlarımız, düşüncelerimiz boştur ve bu yüzden bir ve aynı şeydir.
Hayatımızın mutlak değerleri ve diğer her şey bir ve aynıdır. Bu önemli noktayı gerçekten gördüğünüz zaman koan tümüyle çözülmüş demektir. Demek ki kadim dönemlere ait herhangi bir koanı incelemeden aydınlanabilir ve hayatınızı mükemmel bir bilincinde olmayla yaşayabilirsiniz. İşte sizinle paylaşmak iste*diğim şey bu tür bir koan uygulaması. Bunu kendi uygulamamıza etkili bir biçimde nasıl dahil ederiz?
Uygulamamızı ilgilendiren bir sürü tuzak vardır. Tuzaklardan biri bizzat boşluk, gerçek benin tuzağı*dır. Örneğin
Dogen Zenji çeşitli özenli çabalardan söz ediyor. Çabalardan biri iyi yapmaktır. Ama ne demek istiyor bununla? Bunu nasıl tanımlıyorsunuz? Dogen Zenji iyi yapmayı hakiki beni gerçekleştirmek olarak betimliyor. Nedir hakiki ben? Nerede? Biz ha*kiki, ya da gerçek ben denilen, iyinin yada kötünün, yanlışın veya doğrunun, şunun veya bunu ötesinde var olan bir şey olduğunu sanıyoruz. Bu büyük bir tu*zaktır. Olduğu haliyle hayatınızın içinde değil de, bir yerlerde var olan bir şey mi arıyorsunuz? Tuzakların en büyüğüdür bu!
Aslına bakarsanız zaten tuzağa düşmüş bir halde*yizdir. Niçin? Çünkü insanız. Yani şartlanmışız. Bu yüzden hali hazırda tuzağa düşmüş olduğunuzu bilin. Fakat aynı zamanda tuzak diye bir şey yoktur. Niçin? Çünkü sınırlı, şartlanmış benliğimiz bizim gerçek benliğimizdir. Hayatımız olduğu haliyle mükemmel gerçekleşmedir. Bu oldukça kurnaz bir noktadır. Bir tuzağın var olduğunu ve bizi beklediğini sanıyoruz. Fakat dikkat edilmeli ki, böyle bir tuzak yoktur. Bir tuzağın var olduğunu düşünmek, tuzakların en kötü* südür, hayatımız sözde tuzaklar ve hatalarla birlikte olduğu gibi olursa tuzak ne olabilirki? Bu eşitsizliğin eşitlemek demektir. Eğer bunu doğrudan, net olarak görürsek, o zaman hayatımızın koan olarak idrak edebiliriz.
Koanlar hayatımızın sembolleridir.
Örneğin Usta lsan’ın Manda koanını alın. Usta lsan bir keşişe şöy*le der, “Yüz yıl sonra, tapınağın önünde bir manda olarak doğacağım. Mandanın yanında Keşiş İsan is*mi yazılı olacak. Ona bir manda derseniz, o Keşiş İsan’dır. Keşiş İsan derseniz, o bir mandadır. Nedir adı?”
Bu koanın bir de devamı var. Rinzai soyundan ge* en ikinci Japon Piri Daito Kokushi, Usta:Unmon’un
gene doğmu olarak kabul edilir. Usta Unmon ondan üç, dört asır önce Çin’de yaşamıştır. Eğer Usta Da*ito, Usta Unmon’un gene doğumu ise, bu üç asır bo*yunca neredeydi? İşte koan budur? Bunun sizinle alakası nedir? Bunun sizin hayatınızla ne tür bir iliş*kisi var?
Bir koanı nasıl cisimleştirirsiniz? O sizin alnınızda yazılmıştır. Şakyamuni Buda’nın adı nerededir? Şak*yamuni Buda dediğiniz zaman, o sizsiniz! Ona siz dendiğinde ise o Şakyamuni Buda’dır. Ona nasıl ses*leneceksiniz? Şimdi, şu anda! Başka bir yerde doğ* mak için bir asır daha beklemeyin. Ona ne isim ve*receksiniz?
Her an doğup öldüğümüzü söylüyoruz. Nasıl olu*yor da her an ölüp doğuyoruz? Bu harika bir koan* dır. Bunu bildiğiniz zaman, Şakyamuni Buda’nın gene doğumu olarak kendinizden keyif almanızın önünde hiçbir engel yoktur. Ya da Bodhi dharma’nın ya da Keşiş İsan’ın, ya da bir mandanın, ya da iste*diğiniz herhangi birinin.
Koan mutlak gerçekliğin ifadesidir. Mutlak gerçek*lik nedir? Sizin hayatınızdır! Hayatınız şu anda kendi*ni nasıl ifade ediyor? Bir koana tam anlamıyla ifade kazandırdığınız zaman, hazine sandığınız kendini aça*cak ve onu istediğiniz gibi kullanacaksınız. Hazine sandığını açmak için koanı bir anahtar olarak kulla*nın. Onu açtıktan sonra, içinde bulduğunuz şeyde koandır. Bu hazine de sizden ve sizin hayatınızdan başka bir şey değildir. Bunun farkına vardığınız za*man, koan ifade halindedir.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bodhi, dogen zenji, koan, zihni uyandırmak


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com