![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Evet, görünüş olarak ne yaptığımız belli: Herkesin iyi/kötü bir işi var ama işi olmayanlar da var elbette… “Ununu elemiş, eleğini asmış” ahret yurduna döneceği günü bekleyenler de…Öte yandan; savaş, terör, kaçakçılık, hırsızlık, yolsuzluk ve hak ihlalleri de yok değil… Özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan sigara ve uyuşturucu kullanımı… Küresel düzeyde ise; kişiyi kendinden uzaklaştıran, daha fazla kazanç ve rant uğruna insan sağlığını ve çevreyi berbat eden ve kendi kendisini yok etmenin eşiğine gelmiş bir teknoloji… Değer yargılarının hızla değiştiği ve edeplendirilmemiş egoyla ilgili çıkarların ön planda ve fütursuzca sergilendiği bir beşeriyet…
Bunlar sâdece sonuçlar, yani “görünen”. Ama gerçekten ne yapıyoruz bizler bu gezegende? Soruyu bir de şöyle soralım: Tüm bunları ne için yapıyoruz, niçin yaşıyoruz ? Neden bu durumdayız? “Belli bir yaşam planına göre gelişmek için buradayız ve bunun için yaşıyoruz elbet, başka ne olabilir ki…” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette haklısınız ama bizleri hangi sebep-sonuç “zinciri” bu çıkmaza ya da bu yola soktu? Hattâ biraz daha spiritüel bir söylemle, bedenli yaşamın gereği olan enkarnasyonun nedeni nedir? Hiçbir şey tesâdüfen olmadığına göre, tüm bu görünen hareketliliğin ardındaki asıl gerçek nedir? Her şeyden önce, bir mekânda / vasatta tezâhür etmenin gereği olan enkarnasyon, varlığın kendi dışındaki alanlarla bağlantı ve etkileşim şekillerinden sâdece biridir. Ruh varlığının evrenle, âlemle olan iletişimi küreseldir: Seçme özgürlüğüne göre hedefi doğrultusunda İlâhî İrâde Yasaları ve Aslî Prensibin gerekleri kapsamında kendi dışındaki alanlarla olan bağlantısı küreseldir, çok yönlüdür. Dolayısıyla varlığın etkinliği ve yaşam, dünya ile sınırlı değildir. Ruh varlığı bunu niçin yapar? Çünkü bu, onun evrensel işidir: Ruhsal âlemlerle maddesel âlemler arasındaki iletişim ve geçirgenliği sağlamak, dahası; bu etkileşim kapsamında maddeyi de geliştirirken, bilgi uygulaması yapmak. Bu arada, görgü ve deneyim birikimiyle, öz bilgilerin alt yapısını oluşturmak. Durum böyle olunca, başlangıç sorumuza vereceğimiz olası yanıtlardan bir tanesi şu olabilir mi: Ruh varlığı olarak, evrende bilgi uygulaması yapmak ve bu arada dünya maddesini de geliştirmek, örneğin: bedenin süptilitesini/titreşimini yükseltmek, giderek daha süptil bedenlere enkarne olacak tesirliliğe ulaşmak… Az yukarıda, ruh varlığının evrensel işlevlerinden birinin; ruhsal âlemler ile maddesel âlemler arasındaki iletişimi sağlamak olduğunu belirtmiştik. Ruh varlıkları bu işlevlerini “organizasyon sistemleri” oluşturarak yaparlar. İşte içinde bulunduğumuz ve üyeleri olduğumuz toplumsal yaşam; varlıkların organizasyon sistemlerine hazırlık aşaması olmuyor mu? Ne yapıyor olursak olalım, en genel kapsamda her şey bunun için olmuyor mu?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
|||
|
|||
|
"Biz elçi göndermediğimiz kimseye zulmetmeyiz'' derken akıl melekesinden bahsedilir.
Madde alemi ruhun sonsuz yolculuğunda sıkıştığı çok derin bir hapishanedir. Bu hapishaneden derin bir farkındalıkla aklını melekelerinin yönetiminden özgürleştirebilen ruhlar özgürleşebilir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
| Etiketler |
| biz bu gezegende ne yapıyoruz |
|
|