Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Havas ilmi & Gizli ilimler > Tövbeler & Uyarılar


Nasuh Tövbe Duası (Güncel)


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10.02.26, 15:33
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.21
Bulunduğu yer: çanakkale
Mesajlar: 535
Forum Puanı: 284
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Nasuh Tövbe Duası (Güncel)

E‘ûzu billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdu lillâhi Rabb’il-‘âlemîn.

Allahümme salli ve sellim ve bârik ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihi ‘adede in‘âmillahi ve ifdâlih
اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِهِ عَدَدَ إِنْعَامِ اللَّهِ وَ اِفْضَالِهِ

الٓمٓ
كٓـهٰيٰعٓصٓ

Elif Lâm Mîm
Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd


يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Yâ eyyuhelleżîne âmenû tûbû ilallâhi tevbeten nasûhâ, ‘asâ rabbukum en yukeffira ‘ankum seyyiâtikum ve yudḣilekum cennâtin tecrî min tahtihe’l-enhâru yevme lâ yuḣzillâhu-nnebiyye vellezîne âmenû me‘ah, nûruhum yes‘â beyne eydîhim ve bi-eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûranâ vağfir lenâ, inneke ‘alâ kulli şey-in kadîr.
Ey iman edenler! İçtenlikle ve kararlılık içinde Allah’a tövbe edin. Umulur ki rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlerine koyar. O gün Allah, peygamberi ve onunla aynı imanı paylaşanları utandırmaz. Onların nuru önlerinde ve sağ yanlarında ilerleyerek yollarını aydınlatırken şöyle derler: “Rabbimiz! Nurumuzu arttır eksiltme ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter. (Tahrim Sûresi, 8)

Allah’ım! Senin rızan ve Resûlullah Efendi’mizin (s.a.v.) hoşnutluğu için tüm mahlûkata (insler, cinsler, hayvanlar, bitkiler, yaratmış olduğun bilmediğim tüm kullara) Ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.), Senin izin verdiğin tüm kullara, dünya ve ahirette, onların da üzerlerindeki tüm kul haklarımızı, Seni de şahit tutarak ebediyen helal ediyorum.

Allah’ım! Göz, dil, el, kulak, ayak, mide vesair azalarımızla işlediğim açık ya da gizli şirklerden; maddi ve manevi isyanlardan, lanet, ah ve kınamalar nedeniyle bedenimi hasta eden şeytanlardan, şeytani varlıklardan, şeytanların organlarıma yerleşmesinden ve bana vesveseler vermesinden; hatalarımdan ve günahlarımdan temizlenmek adına Sana el açtım.

Hz. Âdem’e (a.s.) kadar gelmiş ve geçmiş tüm atalar, Ümmet-i Muhammed, arafta kalan kullar ve diğer tüm yaratılmışlar adına bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâh e'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.)

Allah-u Teâlâ’ya eş koşmamak ve O’nu zikretmek, Allah'a ve Peygamber’ine inanmak; yetecek kadar rızık kazanmak, kişinin rızkına Allah'ın kefil olduğunu bilmek, helalinden kazanıp yemek içmek, içki içmemek, helalinden temiz elbise giymek; nimete şükretmek; Abdest almak, beş vakit namaza devam etmek; oruç tutmak; zekâtı vermek ve fakirlere yardım etmek, Allah yolunda yemek yedirmek, haksız yere kimsenin malını yememek, Buluğa ermemiş yetimin malını korumak; (gücü yetenler için) hacca gitmek; Allah'a tevekkül etmek, kanaat etmek, Allah'tan gelen kazaya razı olmak, Allah'tan gelen belaya sabretmek, günahlardan kaçıp Allah'a sığınmak, günahlardan tövbe etmek; kendini büyük görmemek; şeytanı düşman bilmek; ihlasla Allah'a ibadet etmek, delil ve hüccet ile amel etmek (dünyada yapacağı her işin İslam'a uygun olup olmadığını sorup araştırmak ve ona göre hareket etmek);

Allah'ın sevdiğini sevip sevmediğinden uzak durmak; ana babaya iyilik etmek, akrabayı ziyaret etmek; iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak; emanete hıyanet etmemek; Müslüman idarecilere itaat etmek; ibret almak (her şeyi, canlı ve cansız âlemi, kâinatın düzenini ibret ve tefekkür gözüyle müşahede eden kimse Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini anlar.), tefekkür etmek, Yalan konuşmamak, yalan yere yemin etmemek, dili kötü sözlerden korumak, alay etmemek, sözünde doğru olmak; harama bakmamak; kulağı yasak şeyleri dinlemekten alıkoymak; ölçü ve tartıyı doğru yapmak; ilim öğrenmek; Allah uğrunda cihat etmek, Allah’ın azabından korkmak, Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek; nefsin arzularına uymamak, zinadan sakınmak, livatadan (cinsi sapıklıktan) sakınmak, hayız ve nifas hâllerinde zevceye yaklaşmamak, cünüplükten yıkanmak; bütün günahlardan kalbi arındırmak, Ölüme hazırlanmak (ölümü düşünmek ve hesap gününde müflis olmamak için hayırlı ve yararlı işler yapmaya çalışmak, azgınlıktan vazgeçmek) Allah’ım! Elli dört farzın terki ile işlenmiş ve işlenecek olan tüm hata ve günahlardan temizlenmek maksadıyla bedenen, kalben ve nefsen pişmanım, Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâh e'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.)

Allah’ım! Senin sevginin önüne başka sevgiler koymaktan, ilmini ve kudretini aklım ve bilgilerimle sınırlamaktan, ulûhiyetini ve hikmetlerini yok ve imkânsız saymaktan; gizli veya açık şirk koşmaktan, sahip olduklarımı (eş, evlat, mal vb.) put edinmekten, Sen’den değil de kullarından korkmaktan; başıma gelen bela ve tersliklerde haşa Seni sorumlu tutmaktan, İtikadî ve amelî münafıklıktan; anne babama lanet ve beddua etmekten, onların ahlarını almaktan, helallik ve razılık almamaktan, evlat hasreti çektirmekten, “Anne babasını razı eden, Allah’ı razı etmiştir.” hadisini dikkate almamaktan, sılayı rahîmi terk etmekten; hayatıma lanet okumaktan, Sana ve kullarına verdiğim söz ve yeminleri tutmamaktan; hakkım olmayana el uzatmaktan; tüm mahlûkata zarar vermekten, zarar verdiğim kullar adına sadaka vermemekten, İlgilenmekle yükümlü olduğum öksüz, yetim, yoksul, dul, komşu, yaşlı, engelli ve Ümmet-i Muhammed’in (s.a.v.) ihtiyaçlarını görmezden gelmekten, imkânlarımı onlarla paylaşmamaktan; faizin her türlüsünü yemekten ve yedirilmesine vesile olmaktan, tefecilik yapmaktan; rızkıma haram karıştırmaktan; rızkı Sen’den değil de kullardan bilmekten, kula kulluk etmekten, Sana ve kefil olduğun rızkına güvenmemekten, rızık endişesine düşmekten; haram, mundar, adak ve besmelesiz yiyecekleri yemekten ve içmekten; işe besmelesiz başlamaktan; abdestsiz ve gusülsüz dolaşmaktan; Allah’ın azabından emin olmaktan, günahlarımı rahmetinden büyük tutup Sen’den ümidi kesmekten; “Çok günahım var, Allah beni affetmez.” diyerek, haşa, suizanda bulunmaktan bedenen, kalben ve nefsen pişmanım, Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâh e'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.)

Allah’ım! Gıybet etmekten, gıybetin her türlüsünden, ölenin arkasından gıybet etmekten, gıybete zemin hazırlamaktan, gıybeti küçük ve önemsiz görmekten, yapılan gıybetten hoşnut olmaktan, gıybet edenleri ikaz etmemekten; vefasızlıktan, sevgisizlikten, merhametsizlikten, “Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz.” hadisine uymamaktan; insanların ve diğer mahlûkatın kabiliyetlerini, fıtratlarını ve özürlerini sorgulayıp eleştirerek onlarla alay etmekten, onları beğenmemekten ve kınamaktan, Kalp kırmaktan, kötü sözler söylemekten, zikrettiğim günahları işlemekten, günah işleyenleri kınamaktan, kınamanın her türlüsünden, Lanet, ah, kınama ve Allah’a havale etmelerden; bunları geri çekmeyerek kulların ve zürriyetlerinin başına gelecek her türlü sıkıntı, musibet ve hastalıklara sebep olmaktan; dil ve zerrelerimle işlenmiş ve işlenecek günahlardan; “Af ve afiyetle hayırlısını en kolayı ile kolaylaştır.” diye istemeyerek başka imtihanlara sebep olmaktan bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâh e'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.).

Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’in (s.a.v.) tüm azalarıyla işlediği veya işlenmesine sebep olduğu günahlardan; zinanın her türlüsünden, nikâhı önemsemeyerek zinayı meşru hâle getirmekten, nikâhı şer’an bozacak söz ve ifadelerde bulunmaktan, sonrasında nikâh tazelemeyerek aile boyu sıkıntılara sebep olmaktan, nikâh bozulduğu hâlde bilerek evliliğe devam ederek eşle haram ilişkiye girmekten, Eşlerimizi kıskanmamaktan, evlilikteki mahremiyetleri başkalarına anlatmaktan; eşimizle yatağı ayırmaktan; besmelesiz ve gusülsüz münasebette bulunmaktan; gusülsüz, besmelesiz ve zinayla çocuklar dünyaya getirmekten, buna vesile olmaktan; rızık endişesiyle çocuk yapmamaktan; Düşük ve kürtaj yaptırmaktan, bunlara vesile olmaktan, bunları tavsiye etmekten ve bundan pişman olmamaktan;

Sakat çocuklara ve bebek ölümlerine sebep olmaktan; şeytanın ve avanesinin sahiplenmesine bilerek bilmeyerek izin vererek zürriyet üretmesine sebep olmaktan; verdiğin çocukları beğenmemekten, terk etmekten ve aralarında ayrım yapmaktan; tesettürü kabul etmemekten, bedenimizi teşhir ederek başkalarının günaha girmesine sebep olmaktan, Şeytana hizmet eden kimselere gitmekten; helalleşme ve tövbeyle çıkış yolu aramak yerine muskalara başvurmaktan; onları doğrulamak ve gelecekten haber verdiklerine inanmaktan; Ümmet-i Muhammed’in (s.a.v.) yaşayacağı her türlü sıkıntı, musibet ve hastalıklara sebep olmaktan; tövbe namazı kılmayarak, sadaka vermeyerek ve kefaretleri yapmayarak kendimin ve zürriyetimin sıkıntı çekmesine sebep olmaktan, Soydan bize akan sirayetlerin etkileri için bedenen, kalben ve nefsen pişmanım. Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâhe'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.)

Ey Rabb’imiz! “Sen benim Rabb’imsin. Sen’den başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum ve gücüm yettiğince Sana verdiğim sözü ve vaadimi yerine getirmeye çalışıyorum, İşlediklerimin şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetlerini itiraf ederim, günahlarımı da itiraf ederim. Beni bağışla çünkü günahları Sen’den başka bağışlayacak yoktur.” Allah’ım! “Kulum, bu konular üzerine de tövbe et.” dediğin, işlenmiş ya da işlenecek ne kadar günah varsa affet.

Bizler eksiğiz, Sen dualarımızı kabul et ve bizleri tamamla ya Rabbi! İlk yaratıldığım andan bu ana kadar, işlediğim ve işlenmesine sebep olduğum tüm isyanlardan ve günahlardan bedenen, kalben ve nefsen pişmanım, Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâhe'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.).

Allah’ım! Yaptığım bu nasuh tövbesini ve duaları dergâh-ı izzetinde kabul eyle. Ümmet-i Muhammed’den (s.a.v.) hak alacağı olanlar adına da yaptım; hazinenden tamamlayarak günahlarımızı affet ve bizi tüm kullarınla helalleştir.

Ya Rabbi! İzzet, Celal, Kibriya ve Azamet’in hürmetine, Sen’den Senin hürmetine istiyoruz. Bu duamı, bildiğim ve bilmediğim tüm esmâ ve ism-i âzamlar ile birleştir; en kıymetli kabul anlarında, zamanlarında ve mekânlarında dolaştır. Salih kullarının sâfiyane dualarına ilhak eyle.

Efendimiz’in (s.a.v.) nurunun, zerrelerinin, kalbindeki ism-i âzamın ve yaptığı duaların hürmetine; Hz. Hatice, Hz. Aişe, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Hamza ve ehlibeytin hürmetine, Kelime-i Tevhid, Besmele-i Şerif, Kelime-i Şehadet ve Salavat-ı Şerife hürmetine; Kur’ân-ı Azîmü’ş-Şân’ın, surelerin, ayetlerin, kelimelerin, hurûfu mukattaların ve harflerinin hürmetine; ya Rabbi, göklerin ve yerin orduları, mülkleri, hazineleri, nuru, mirası ve anahtarlarının hürmetine; “Kün fe yekûn.”, “Gaybın anahtarları benim katımdadır, onu ancak ben bilirim.”, “Rabb’inin ordularını ancak ben bilirim.” ayetlerinin ve “İşleri yönetenlere” yemin ettiğin ayetlerin hürmetine; bedenen, kalben ve nefsen pişmanım, tövbe ediyorum.

Bu zamana kadar yaptığım tüm dualarımı, taleplerimi, nasuh tövbelerimi en hayırlısının en kolayıyla kolaylaştırarak kabul eyle. Evvelinden ahirine, tüm zerrelerimle ilmin adedince tövbe ettim ya Rabbi! Estağfirullâh. Estağfirullâh. Estağfirullâhe'l-‘azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye'l-Kayyûm ve etûbu ileyh (Azamet sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyin sahibi olan Allah'tan af diler ve ona tövbe ederim.

Yevme lâ temliku nefsun linefsin şey’â, vel-emru yevme-izin lillâh. Ellezî yuvesvisu fî sudûri-nnâs. Min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs. Fesebbih bi-hamdi rabbike vestağfirhu, innehû kâne tevvâbâ. Ve lem yekun lehû kufuven ehad. İnne şâni’eke huve’l-ebter.

Allahümme âmin. Allah, Er-Rahmân, Er-Rahîm, El-Melik, El-Kuddûs, Es-Selâm, El-Mu'min, El-Muheymin, El-‘Azîz, El-Cebbâr, El-Mutekebbir, El-Hâlık, El-Bâri’, El-Musavvir, El-Gaffâr, El-Kahhâr, El-Vehhâb, Er-Rezzâk, El-Fettâh, El-‘Alîm, El-Kâbıd, El-Bâsıt, El-Hâfıd, Er-Râfi‘, El-Mu‘izz, El-Muzill, Es-Semî‘, El-Basîr, El-Hakem, El-‘Adl, El-Latîf, El-Habîr, El-Halîm, El-‘Azîm, El-Gafûr, Eş-Şekûr, El-‘Aliyy, El-Kebîr, El-Hafîz, El-Mukît, El-Hasîb, El-Celîl, El-Kerîm, Er-Rakîb, El-Mucîb, El-Vâsi‘, El-Hakîm, El-Vedûd, El-Mecîd, El-Bâ‘is, Eş-Şehîd, El-Hakk, El-Vekîl, El-Kavî, El-Metîn, El-Velî, El-Hamîd, El-Muhsî, El-Mubdi‘, El-Mu‘îd, El-Muhyî, El-Mumît, El-Hayy, El-Kayyûm, El-Vâcid, El-Macîd, El-Vâhid, Es-Samed, El-Kâdir, El-Muktedir, El-Mukaddim, El-Muahhir, El-Evvel, El-Âhir, Ez-Zâhir, El-Bâtın, El-Vâlî, El-Mute‘âlî, El-Berr, Et-Tevvâb, El-Muntakim, El-‘Afuvv, Er-Raûf, Mâliku’l-Mulk, Zu’l-Celâli ve’l-İkrâm, El-Muksit, El-Câmi‘, El-Ganî, El-Muğnî, El-Mâni‘, Ed-Dârr, En-Nâfi‘, En-Nûr, El-Hâdî, El-Bedî‘, El-Bâkî, El-Vâris, Er-Reşîd, Es-Sabûr

Allah'ım, bizlere merhamet et, Senin merhametine ve rızana muhtacız.

Allahümme salli ve sellim ve bârik ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihi ‘adede in‘âmillahi ve ifdâlih. Subhâne Rabbike Rabb’il-‘izzeti ‘ammâ yasifûn, ve selâmun ‘alel murselîn, ve’l-hamdu li’llahi Rabb’il-‘âlemîn. El-Fâtiha

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Nasuh Tövbe Duası-.pdf (204.6 KB (Kilobyte), 31x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10.02.26, 16:39
Lonkia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 05.04.25
Bulunduğu yer: Muğla
Mesajlar: 685
Forum Puanı: 481
Etiketlendiği Mesaj: 38 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Çok sık yaptığım bir nasuh tövbesidir, çok da faydalarını gördüm. Allah razı olsun, forumda da paylaştığın için.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11.02.26, 01:34
Üye
 
Üyelik tarihi: 04.01.24
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 79
Forum Puanı: 8
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bir dönem düzenli olarak okurdum, çok faydasını gördüm, Allah razı olsun

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.02.26, 09:08
 
Üyelik tarihi: 03.02.24
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 239
Forum Puanı: 140
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Allah razı olsun.
PDF ve QR kodlu paylaşıminiz için Teşekkürler.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26.03.26, 17:37
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.12.24
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 28
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Allah razı olsun. Tüm okuyanların Allah tövbesini kabul etsin inşallah. Çok günahkarız çok acızız elimizden bir şey gelmiyor. Tövbe etmekten Allah bizi alıkoymasın.
Paylaşan öğretenden de Allah razı olsun

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 17.04.26, 15:16
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.12.24
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 76
Forum Puanı: 28
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bunu çıktı alıp herkese dağıtmak istiyorum resmen o kadar güzel ki. İnşallah yaparım☺️

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 25.10.26, 23:14
Üye
 
Üyelik tarihi: 06.01.26
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 84
Forum Puanı: 119
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bende çok seviyorum bu Nasuh tövbesini inşallah her gün okurum çıktısinida aldım ama tlfndan okuyorum

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 28.10.26, 15:51
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.04.21
Bulunduğu yer: çanakkale
Mesajlar: 535
Forum Puanı: 284
Etiketlendiği Mesaj: 13 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Rabbim tövbelerimizi kabul buyursun. Amin.
Hava gibi... Su gibi... O kadar elzem, o kadar hayati, o kadar ciddi bir konu bu... Devamlı tövbe halinde olmak gerek
Bir yerde güzel bir söz okumuştum: Ben tövbe ettiğimi zannediyordum, meğer lütuf ediliyormuş.

__________________
Bizler sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın
rüyasını görmekteyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 28.10.26, 21:06
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,227
Forum Puanı: 2138
Etiketlendiği Mesaj: 601 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Kur’an-ı Kerim’de günahın Allah’a iman Allah’ın af ve bağışlayışıyla münasebetini anlatan pek çok ayet bulunmaktadır. Kuran’dan bazı tövbe örnekleri mesela : ‘’Ey Rabbimiz biz iman ettik Artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru’’(Ali İmran suresi 16.ayet) ‘’Ey Rabbimiz artık bizim günahlarımızı bağışla kusurlarımızı ört’’ (Ali İmran süresi 193. Ayet) ‘’Sen bizim velimizsin o halde bizi bağışla…’’(Araf suresi 155. Ayet) ‘’Biz günahlarımızı bağışlaması için rabbimize iman ettik’’ (Taha suresi 73.ayet) ‘’Muhakkak biz Rabbimizin günahlarımızı bağışlayacağını umarız.’’(Şuara süresi 51. Ayet) Ayetler misal olarak ifade edilebilir. Bu ve benzeri ayetlerde ‘’Rab’’, ‘’İman’’ ve ‘’günaha dayalı mağfiret’’ kavramları arka arkaya zikredilmiştir. İman etme Rabbena Veliyyuna Rabbi gibi lafızlarla Allah’a atfedilmiştir. Günah ve mağfiret kavramları da Allah’a imandan sonra getirilmiş ve bu şekilde imanla aralarındaki bağlantıya dikkat çekilmiştir. Fahruddin er-Razi: ‘’İmandan sonra mağfiret talebinin gelmesini insanların iman ile mağfiret talebine tevessül ettiklerini gösterir’’ demektedir.
Günahkar bir kimsenin Allah’a karşı pozisyonuyla alakalı olan şu hadis çok dikkat çekicidir. ‘’Bir kul günah işlese de Allah’ım günahımı bağışla dese’’ dese Allah (cc) ‘’kulum bir günah işledi ve bildi ki kendisinin günahını affeden ve günahtan dolayı muaheze buyuran bir rabbi vardır’’ buyurdu Sonra kul dönse de tekrar günah işlese ve ‘’Ey rabbim benim günahımı bağışla’’ dese Allah (cc) yine ‘’kulum bir günah işledi ve bildi ki kendisinin günahını affeden ve günahtan dolayı muaheze buyuran bir rabbi vardır ‘’ der. Sonra kul dönerek tekrar günah işlese ve ‘’Ey Rabbim Ban günahımı bağışla dese’’ Allah (cc) (tekrar):’’ Kulum bir günah işledi ve bildi ki kendisinin günahını affeden ve günahtan dolayı muaheze buyuran bir rabbi vardır. Günah işlersen senin günahını bağışladım diye’’ buyurur( Müslim ‘’Tövbe’’ 29.) Hadiste görüldüğü gibi Allah’a inanan bir günahkar herhangi bir günahı işlediğinde içerisine düştüğü olumsuz tavrı bilip bundan psikolojik ve ruhi sıkıntı çekmekte rahmeti her şeyi kuşatan Rabbine yönelmekte ve ondan af ve mağfiret dilemektedir. Hulasa tövbe işini ritüellere bağlamadan kişi ‘’Rabbim günahlarımı bağışla’’ diye tövbe edebilir.
Bakara 160. Ayet: ‘’ Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.’’
Kısacası ilahi lanetten kurtulmakla ilgili istisna ayette üç şarta bağlanmış görünmektedir. Birinci şart tövbe yani küfür ve kafirlikten vazgeçip iman etmek ikincisi hem niyet hem fikir, düşünce ve hem de amel, davranış düzeyinde kendini ıslah etmektir. Üçüncüsü ise Allah tarafından indirilen en büyük ihtimalle Hz. Muhammed’in nübüvveti Kuran vahyi ve İslam davetine ilişkin delilleri, gerçekleri gizlemek yerine bunları açıkça dillendirmek dolayısıyla hem kendini hem Müslümanları din konusunda ifsat etme yanlışını bu şekilde telafi etmektir.
Bu üç şartı yerine getirenler, ayetin (işte onlar benim affedeceğim kimselerdir. Ben tövbeleri çokça kabul eden çokça affeden ve çokça merhamet edenim) şeklindeki ikinci kısmında ‘’Allah tarafından bağışlanacak ve ilahi rahmete nail olacak kimseler’’ diye anılmıştır. Burada ‘’tevbe’’ fiilinin Allah’a izafe edilmesi söz konusudur. Yani Allah’ın söz konusu kimseleri bağışlaması (işte benim affedeceğim kimselerdir) diye ifade olunmuştur. ‘’Tevbe’’ lafzı ‘’geri dönmek rücu etmek anlamındaki (tevb, tevbe, metab) kökünden türemiştir. Bu lafzın fiil formu insana izafe edildiğinde ‘’günah ve masiyetten pişmanlık duyup taat ve itaate dönmek’’ Allah’a izafe edildiğinde ise ‘’masiyetten itaate döneni affetmek’’ ya da ‘’ günahtan nedamet duyan kula af ve merhametle dönmek’’ manasına gelir. Tevvab ise Bakara süresi 37. Ve 54 ve 128. Ayetlerde de geçtiği üzere Allah’ın kuldan sadir olan samimi tövbeleri çokça kabul ettiğini belirtir. Dolayısıyla ‘’tevvab’’ ismi Allah’ın iradesinin gazaptan rıza rahmet ve merhamete döndüğünü belirtir. Ayette ‘’tevvab’’ isminin ‘’çokça merhamet eden’’ anlamında ‘’rahim’’ ismiyle birlikte zikredilmesi de bunu gösterir.
Sonuç olarak Bakara süresi 160. Ayet Allah tarafından indirilen ve ‘’beyyinat-huda’’ diye nitelendirilen gerçekleri gizleme günahından samimi şekilde pişmanlık duyup iman dairesine giren ardından hem inanç hem davranış olarak kendisini ıslah edip söz konusu gerçekleri açıkça dile getiren kimselerin ilahi lanete uğramayacaklarını dahası bu kimselerin masiyetten itaate dönüşlerinin Allah katında kabul göreceğini ve bunun da onlara ilahi rıza ve rahmet olarak tecelli edeceğini bildirir.



__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
99 Esma ile Tövbe - Bir çok müsibetin kalkması Celcelutiye Tecrübe Ettikleriniz 332 31.10.26 18:34
ifritten kurtulmak Mehmet19 Sorularınız 44 25.02.25 01:47
Çok Güzel Bir Tövbe Tertibi Abdullah07 Tecrübe Ettikleriniz 2 26.02.21 02:11
Fil suresi okurken uyku hali gelmesi caner.ant Sorularınız 4 17.11.19 21:40
Dua Ederken Vücutla Uyuşma ve Baş Ağrısı Çınar Sorularınız 16 14.10.18 17:49


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:08.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com