Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Tövbeler & Uyarılar (https://www.havasokulu1.com/tovbeler-uyarilar/)
-   -   Günah Tövbe ve Şeytan Üçgeni - Kafası karışık olanlar okusun (https://www.havasokulu1.com/tovbeler-uyarilar/37541-gunah-tovbe-ve-seytan-ucgeni-kafasi-karisik-olanlar-okusun.html)

Naim 23.07.19 21:27

Günah Tövbe ve Şeytan Üçgeni - Kafası karışık olanlar okusun
 
KAFASI KARIŞIK ARKADAŞLAR
OKUSUN LÜTFEN
günah tövbe ve şeytan üçgeni

rehavet ve cezalandırma

İnsanlar bir günah işlediğinde bunun sadece hesap defterine yazıldığı, yeryüzünde bunun bir karşılığı olmadığını sanır. Günahları işler her türlü pisliği yapar, ilahi yargının yeryüzünde kendisine dokunmayacağını düşünür. Sizde bu düşünceye sahip olanlardansanız size GÜNAYDIN diyelim. İlahi yargılama sadece ölüm sonrasına bırakılmaz, yeryüzünde de ceza size kesilir. Yaptığınız günah küçük ise hesabınız ahirete bırakılır ama eğer büyük günahlardan birisini işlerseniz 24 saat içinde karşılığını yeryüzünde alırsınız. Nasılmı;

huy ve denge

İnsanlar karakterleri hakkında şöyle bir kanaate sahip; "can çıkar huy çıkmaz" veya "Allah beni böyle yaratmış benim ne suçum var". Sizde bu tür söylemleri söyleyen veya buna inanlardansanız sizlere tekrar günaydın diyelim. Siz öyle yaratılmadınız, siz denge ve huzur içende yaratıldınız. Nice Ayetinde denge ve ölçüden bahseden bir Allah, kendisi haşa dengesiz hareket eder, bizleri aşırı duygulara sahip insanlar olarak var edermi, elbette etmez. O zaman insanlarda gördüğümüz o aşırı duygular, o öfke patlamaları o aşırı kıskançlık duyguları vs nereden gelir? Sizi o dengesizliğe iten o temiz özünüzden koparıp sizi aşırılığa iten güç ne? Günahlarınız!

günahlar dengenizi bozar

İnsan ölçü içinde yaratılmış, bizleri ayardan çıkaran ise günahlarımız.
Bunu açalım;
işlediğiniz günahlar bedenlerinizde birer kapı açar, ilahi korumayı üzerinizden kaldırıp şeytanların size bulaşmasına izin verir. Şeytan bedenlerinize girdiği anda duygularınızı manipüle eder, karakterinizdeki açıkları bulur ve o yönde sizleri aşırılığa iter. Eğer asabilik, hiperaktivite ve inat gibi aşırı duygular çocuklarda görünüyor şeytan çocuklara sinmişse o zaman günahı atalarda aramak gerekiyor. Örneğin; haramı boğazınızdan geçirdiğinizde o haram lokmalar gelecek nesillerinizin bedenlerinde de birer kapı açar ve o kapılar üzerinden şeytanlar onların bedenlerine girme ruhsatı, izninide alır. Neden Allah o masum yavrulara böyle birşeyi müstehak görür, onların ne suçu var, bu ilahi adalete yakışırmı gibi sorular aklınıza geliyorsa, bunların her birin çok mantıklı açıklamalarımız var, bu ama yazımızın konusu olmadığı için bunlara değinmeyeceğiz. Bu konuda şu Ayete değinmekle yetinelim; "Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez" (İsra Süresi, 64). Birisinin bedeninde şeytan varmı yokmu merak ediyorsanız; (1) duygusal gel gitmeler yaşıyormu buna bakınız. (2) cimrilik, asabilik, kıskançlık, öfke patlamaları, sinir krizleri varmı buna bakınız. (3) fobi, panik atak veya temizlik gibi obesessif takıntıları varmı buna bakınız. Özet: şeytanlar o bedene girdiğinde sizleri kontrol edebilecek noktalara saldırır. Bunlar duygularınız ve aklınız olur. Duygularınız üzerinden sizleri hırçınlık, asabilik gibi ve takıntılara benzer boyutlara iter, aklınız üzerinden de sizleri akıl almaz, kontrol edilemez bir varlığa dönüştürür.

Allah beni böyle yarattı, kabullen bunu diyenler aslen, "ben içimdeki şeytanları kabullendim, onların bana sahiplenmesini kabullendim, onların beni özümden koparıp beni çirkef, kötü, asabi birine dönüştürmesini kabullendim" demektedirler!

iki tür günah iki tür musallat olayı

Günahlarınız şeytanlara nasıl davetiye çıkarıyor, bunu sizlere izah edelim. Bir günah işlediğinizde sizlere tövbe etmeniz için 24 saat mühlet verilir. Tövbe etmezseniz bir melek o günah üzerinde eğitim alan ve uzmanlaşan şeytan kabilesine gider ve o günahı işleyenin bedenine girme ruhsatı kendilerine verildiğini onlara tebliğ eder. İki tür günah işleme var, birisi; haram,gıybet yapmak, iftira atmak gibi kul hakkını içeren eylemler. İkinci tür günahlar ise kendinize yaptığınız günahlar; zina, içki ve kumar vs. Bu ikisi birbirinden farklı. Farklı günahlar farklı şeytanları bedeninize musallat eder ve farklı sıkıntılara sebep olur. Eğer günahlarınız kul hakkı içeriyorsa o zaman size musallat olan şeytanlar aklınızada el atar, duygularınızada. Ama eğer günahlarınız sadece kendinize kötülük yapmak içeriyorsa o zaman bedenlerinize giren şeytanlar sizi sadece o günah üzerinden saldırır, sizi o günahın içinde tutmak için her yolu dener. O yüzden Allah zina gibi kendinize yaptığınız kötülükleri kötü bir yol olarak tanımlar. O kötü yola girdiğinizde size musallat olan şeytanlar sizi o yolda tutmak için herşeyi yapacağını, durdurulamaz bir nehire kapılacağınızı, evlenseniz bile bir kişiye sadık kalamayacağınızı anlatmaya çalışır; "sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur." (İsra Süresi, 32).

halis kul

Halis kelimesi "samimi" anlamına gelir. İbadetlerinizi yapmacıktan zorunluluktan veya gösterişten değil samimi duygular ile yaptığınız anlamına gelir. Allaha olan sevginizde samimi olduğunuz anlamına gelir. İblis, cennetten kovulduğunda Allahın halis kulları hariç ademoğullarını azdıracağını, yani aşırılığa iteceğini söyler. Allahta evet, sen benim halis kullarıma dokunamazsın der; "iblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi. Allah buyurdu ki o doğru ve ben hep doğruyu söylerim" (Sad Süresi, 82-84).
Özet: şeytanlar istedikleri kişilere bulaşamaz. Bazı insanlarda şeytanların herkese saldıracağı herkese musallat olabileceği algısı var. Bu yanlış bir algı. Şeytanlar ne istedikleri zaman insan bedenine girebilir ne de istedikleri zaman birisine musallat olur. İnsanların önlerinde ve arkalarında koruyucu melekler bulunur, bunlar şeytanların o beden musallat olmasına o bedene girmesine izin vermezler. Ne zamana kadar, o kişi temizliğini kaybedinceye kadar. "Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur" (Rad Süresi, 11). Siz melekler tarafından korunuyorsunuz, ne zamana kadar; günah işleyinceye kadar. Günah işlerseniz koruyucu melekleriniz şeytanların bedenlerinize girmesine izin verir, ne zamana kadar; Allaha sığınıp tövbe edinceye kadar.

neden musallatı yaşıyoruz?

"....Oysa şeytan, Allah'ın İZNİ olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler" (Mücadele Süresi, 10). Şeytanlar insanlara istedikleri gibi bulaşamaz, Allahın onayı şart. Allah neden onay verir? İDeğerli dostlar, iyilik iyiliği kötülük ise kötülüğü çeker. Siz birine kötülük yaparsanız umarım Allahın öylesine kayıtsız kalacağını düşünmüyorsunuzdur. Bir kişiye kötülük yaptığınız an ilahi adelet mağdurlar adına harekete geçer ve hak ettiğiniz şeytanı size yapıştırır. O şeytanda sizi daha çok azdırarak günah yükünüzü artırmakla ömrünü geçirir. İlahi adalet suçlulara dokunur, suçsuzsanız şeytandan korkmanıza gerek yok. İki; eğer özünüz iyi ama hayatta bazı yanlışlar yaptıysanız ve o günahlar üzerinden şeytanlar size musallat oldu ve sizi rahat bırakmıyorsa Allah o musallatı size nasip ederek sıkıntıya girmenizi ve hatanızı anlamanızı, tövbe etmenizi ister. Sıkıntı olmazsa hatanı anlamaz, o günahta israr edersin. Yaşadığımız sıkıntılar birer uyarıdır. Allah mü'minlere karşı çok merhametlidir, onların hepsinin cennete girmesini ister. Allah yaptığınız hataların bir kısmını bu dünyada size tattırarak sizi uyarmak, korkutmak ve yaptığınız o kötü işlerden sizi caydırmak ister.

hayatınızda işler rast gitmiyor hastalıklar ve kazalar ile yüzleşiyorsanız, yaşantınızda sürekli aksaklıklar ile karşı karşıyaysanız, aile ve iş hayatınızda sıkıntılar var ve bir türlü düzlüğe çıkamıyor iç huzursuzlukları yaşıyorsanız o zaman kendi ve atalarınızın günahlarına bakınız ve tövbe ediniz.

tövbenin önemi

Bedenlerimize musallat olan şeytanlar, günahlarımız üzerinden bedenimize girer, bunları bedenlerimizden def etmenin tek yoluda o günah kapılarını kapatmak yani tövbe edip, pişmanlık duymak. Musallatın çözümü tövbe etmekten, adak kesmek, sadaka vermekten, helalleşmeden geçer. Siz ama ne yapıyorsunuz, siz ruhsal bir sıkıntı yaşadığınızda çevreniz için geçimsiz birisine dönüştüğünüzde bir psikiyatriste çıkıp bir poşet depresyon ilaçları ile olayı örtmeyi tercih ediyorsunuz. Sorunlarınızın kaynağı ile yüzleşmeyi tercih etme yerine, kendinizi uyuşturmayı, üç maymunu oynamayı tercih ediyorsunuz. Dini konulara vakıfım, inancım tam diyenlerde zamanlarını rukiyeciler, muskacılar ile harcıyor. Sıkıntıların kaynağına inme yerine semtomları giderme gayretine düşüyor. Hiçbirinin aklınada; başınıza ne geliyorsa kendi eliniz ile yaptığınızdan ötürü" Ayeti gelmiyor. Kimsenin aklına alnını secdeye vurup tövbe etmek gelmiyor. Ne kadar üzücü, içler acısı bir haldeyiz

"başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O,) yine de çoğunu affeder" (Şura Süresi; 30.

hastalıklar

Şeytan ve insan birbirinden farklı alemlerde yaşamakta. Eğer şeytanlar insana müdahale etmek istiyorsa bizim boyutta geçerli bir şekil alması gerek. Onlar için en uygun şekilde elektromanyetik bir enerji şeklini almak. İnsan bedenine girme, orada bir yaşam sürdürme, beyine fısıldama ve organlarımızı etkilemenin en ideal yöntemi elektromanyetik boyut. Tabi, şeytanların bedenimize girmesi bedenlerimiz içinde çok ağır bir yük. Musallat olan şeytanlar ruhunuzu ve aklınızı etkilemekle kalmıyor bedeninizide yıpratıyor. Bedenleriniz bir uzay giysisidir, sizin nefsinize uygun yaratılan ve nefsinizin yeryüzünde yaşamasını mümkün kılan bir giysi. Bu giysi sizin enerjinizi kaldırabilecek şekilde var edilmiş. İki varlığın enerjisini bedeniniz kaldıramaz. Sizin nefsiniz ve birden fazla şeytanlar o bedene sığınırsa o beden çöker. Ne olur o bedene? Şeytanlar enerji boyutuna geçtiğinde çok yüksek bir enerji halini alır. Bizim beden dokularımız kendisine yabancı olan bu enerji ile yüzleştiğinde, yüksek gerilim hatlarına benzer bir enerji dozajına maruz kalır. Yani, bir şeytan bedeninizin neresine yerleşirse zaman dilimi içinde o bölgedeki hücreler çöker, değişime uğrar. Eğer yerleştiği alan azalarımız, kas bölgeleri ise o zaman o bölgelerde romatizma, skoliyoz türü rahatasızlıklar yüzünü göstermeye başlar. Şeytanların yerleştiği alan ama iç organlar ise o zaman o bölgede fonksiyon kayıpları ve kanserojenik değişimler oluşur.

okuduğumuz Ayetlerin hiçmi faydası yok?

Allahın ayetleri beden dokularınız üzerinde etkili olabilmesi için, beden dokularınız o Ayetlere inanması ve daha önemlisi o Ayetlere riayet etmesi gerek. Gıybet yapan bir dilimiz, haram yiyen bir midemiz, günahlar içinde dolaşan azalarımız ve kötü niyetler ile dolu bir kalbimiz varsa okuduğumuz euzu besmele ve ayetel kürsi bu dokular üzerinde ne etkisi olsun arkadaşlar? İlk önce büyük günahlardan uzak duralım, geçmiş günahlarımız için tövbe edelim, hakkını gasp ettiğimiz insanlar ile helalleşelim, kendimizi haram ortamlardan uzak tutalım, kalbimizi neftret gibi kara duygulardan arındıralım sonrası euzu besmele, ayetel kürsi ve Allahın diğer Ayetlerin hikmetinden medet umalım!

büyü tuzağı

Çoğu insanlar ruhsal sıkıntı yaşar ve birilerine göründüklerinde, kendilerine büyü yapıldığı söylenir. Bu bir tuzaktır, lütfen dikkat olunuz. Büyüler hakmı, elbette hak ve var. Ancak büyülerden gelen şeytanları öldürmek zor değil. Bazen bir ayetel kürsi, bazen bir ihlas süresi bazende büyü yaptığınız insanları affetmek o büyüyü kırmak için yeterlidir. " Rabbim, o ne yaptığını bilmedi, nefsine ve şeytanına kandı, ben onu affettim, hakkımı helal ettim sende onu affet", demeniz üzerinizde yapılan bir büyü'yü bozmak için yeterli olur. Siz ama bir Ayetel kürsi okuyor, hatta onlarca okuyor, nice ihlas okuyor ve halen sıkıntınız geçmiyorsa bilinki sizde büyü yok, siz işlediğiniz veya atalarınızın işlediği bir hatadan dolayı cezalandırılıyorsunuz. Bu durumda bir cinci hocadan diğerine koşturmak yerine, bir psikiyatristten diğerine koşturmak yerine tövbe edin, insanlar ile hellalleşin, atalarınızın adına sadaka verin ve kurban kesin. Büyü inancı altında yatan sinsi tuzak ne? Cinci hocalar bilgilerini cinlere dayandırır, cinlerde yalan söyler. Sizde büyü olduğuna inanmanızı isterler çünkü birileri hakkında zanna girmenizi, masum insanlara iftira atmanızı, onlara lanet ve beddua okumanızı isterler. Medyumcuların, cinci hocaların bilgi aldıkları cinler, şeytanlardan kurtulmanızı istemez tam aksine daha fazla o alemin içine çekilmenizi ister. Siz büyü zannı ile insanlara öfke ve lanet kustukça, içinizdeki şeytanlar daha çok bedeninize sahip çıkar. Onlar sizin öfkenizden, insanlara iftira atmanızdan ve bedduanızdan beslenir. Bu negatif duygular güçlü bir mıknatız gibi daha fazla şeytanın size musallat olmasını sağlar. Bağışlamak ve affetmek ise bu tuzağı boşa çıkarır, şeytanları yakar ve hüsrana uğratır.

bağışlamak ve affetmek şeytanlara karşı kullanabileceğiniz en büyük silah, lütfen bu silahı sıkça kullanın, bunlar şeytanları hüsrana uğratır, üzerinizdeki etkilerini zayıflatır.

Heartway 25.07.19 11:52

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tebrik ederim ,takdire şayan bir yazim olmuş. Su
götürmez
Gerçekler gün yüzüne çıkmış ..biraz dibe ve hakikate inilip tefekkür ede ede düşünülse olaylar girdabı,nedenleri ,niçinleri, nasıl başlayıp, nasıl gelişip ve nasıl sonuçlandığı tamamen anlaşılıyor.. nefs ve istekleri çok güçlü ve günümüzde en ufak sorunda ilk akla gelen büyü, sihr yada musallat oluyor nedeninin önemi yok .varmı yokmu tek sorun o diye dalıyoruz içinden çıkılmaz işlerin içine..

rose 27.07.19 09:50

yazı çok güzel ancak Rad suresi 11. ayetin mealine baktım. sonunda vardır diye bitiyor. yani koruyucu melekler vardır diye geçiyor. ancak mealinde vardır mı sanıyorsunuz diye geçiyor. anlam farklılığı oluşmuş. bu çok önemli. keşke kuran meali daha dikkatli eklenseydi yazıya.

Jared615 27.07.19 12:41

"İnsanlar ne garip.
Duâ ederken Allah'ı çok yakında hissediyorlar.
Günah işlerken çok uzakta olduğunu sanıyorlar."

Şeyh Zahir Mahmud Hz.

El Kindi 27.07.19 15:12

Allah razı olsun çok güzel yazı olmuş,bu konudaki düşüncelerimi tamamlayıcı olmuş,herkes nasiplenir İnşaAllah

Heartway 27.07.19 19:28

rose

Hicbir insan yokturki üzerinde koruyucu bulunmasın.. kaf suresi mealde bakabilirsiniz.

rose 27.07.19 21:26

Heartway

evet ama burada rad 11 i yazmış. ayetin meali

önünden ve ardından takip eden koruma korteji var da, kendisini Allah’ın gazabından korur (sanıyorsa, Allah onu da bilir).[1950] Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah o toplumun gidişatını (kendiliğinden) değiştirmez.[1951] Ve Allah (hak eden) bir toplumu cezalandırmayı murad ettiği zaman, onu engellemek mümkün olmaz; O’na karşı kendilerini sahiplenecek bir dosttan da mahrumdurlar.

bu şekilde geçiyor.

nizam59 29.07.19 21:37

Muhteşem bir yazı olmuş.elinize kolunuza sağlık...olayları öyle guzel anlatmissinizki
Allah cc razı olsun

Burkii2756 05.08.19 20:54

Yemin ederim aydınlandım Daha 10 dk öncesine kadar bazı konuları bende böyle düşünüordum

herneyse 25.10.19 17:05

Gerçekten uzun zamandır okuduğum en güzel ve etkileyici yazılardan. Akılda hiç bir soru bırakmayacak şekilde yazılmış, yazandan da paylaşandan da Allah razı olsun.

Sugarman 25.10.19 17:31

Allah razı olsun çok güzel konulara değinmişsin. Bu tür konuların devamını dilerim. Hatalarımızı anlayıp ona göre bir yol haritası çıkarırız. Bir daha aynı hataları yaparsak başımıza neler geleceğini düşünüp vazgeceriz. Kendim ettim kendim buldum sözünde de dediği gibi kendi kendimize yapıyoruz...

Enam32 25.10.19 17:41

Molla Mahmut der ki: "Özel sayılı zikirlerde de vücudunuzda kapı açılır. Cinler de o kapıdan girebilir" Yani sayılı zikir çekmeyin diyor.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Zulkarneyn16 25.10.19 21:51

ALLAH razi olsun kardeşim...bizden sonraki nesil de bizim gunahlarimiz yüzünden sıkıntı ya girmemesi için halimize ve hareketlerimize dikkat etmemiz gerekiyor ...

rose 26.10.19 13:04

Günah tövbe ve şeyan üçgeni
 
burada bi konu açılmıştı. günah tevbe şeytan üçgeni diye o konunun yayınlandığı siteden aşağıya dua ile ilgili bi yazı kopyaladım. gerçekten duaya bakış açımı çok değiştirdi. ama çok da şaşırdım. dualarınız kabul olmazsa şeytana cinlere kalır tarzı bişey yazmış. belki ilgilenen olur diye burayada konu açmak istedim. çünkü benim burdaki bi çok konuya olan bakış açımı değiştirdi bu yazı.




Dualar ve zikirler hakkında çok soru alıyoruz. şu kadar sayı şu duayı okursan şu olur, şu kadar şunu zikredersen şöyle korunursun gibisine. Bu tür zikir ve duaların İslamda yeri varmı? Cevabımız kısa ve öz; yok!

Değerli dostlar, bir musibet size isabet ettiyse veya edecekse bu musibet size zikir çekmediğinizden ötürü inmez, birşey yaptığınızdan ötürü iner; "Başınıza gelen her musibet, sizin ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah, kusurlarınızın pek çoğunu da affeder" Şura Süresi; 30). Musibetlerin kaynağı zikir eksikliği değil, dolayısıyla zikirler ile bunların üstesinden gelebileceğinizi sanmayın. Müsibetler günahlardan gelir, nerede ne günahı işlediniz bunu araştırıp telafi etmenin, düzeltmenin yollarını arayın. "Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter" (Nisa Süresi; 79). Ayetler yoruma açık değil, ayetler çok net ve açık; başınıza ne sıkıntısı geliyorsa veya gelecekse, işlediğiniz günahlardan gelir. Sıkıntıya düştüğünüz zamanda yapmanız gereken zikirlere sarılmak değil, nerede ne hatası yaptınız onu araştırmak. Zikirlere yönelenler tamda bundan mahrum olur; zikirler anaya bakmanıza engel olur, hatalarınız ile yüzleşmenize engel olur, hatayı hep başkalarında aramanıza sebep olur, tövbe etmenize engel olur. Özetlersek: eğer kötülüklerden korunmak istiyorsanız bunun tek yolu, kötülüklerden uzak durmak. Kötülükleri kötülükler üzerinize çeker. Kötülükleri üzerinize çektiğiniz zamanda tövbe etmediğiniz helalleşmediğiniz müddet zikir ve dualar ile, o kötülükleri üzerinizden kaldıramazsınız. Örneğin; birisi size bir yanlış yaptığında Allah o kişiye, hatasından dönmesi için 24 saat mühlet verir. Dönmezse kişiye cezayı indirir. Siz bu cezayı görmesinizde o kişinin ruhsal dünyasında, aile ve iş hayatında aksaklıklar çıkmaya başlar. Bu ilahi ceza, o kişi yanlışından dönmediği müddet üzerinden kaldırılmaz. Zikirlere sığınanlar bu cezaların tövbe etmeden kaldırılabileceğine inanır. Onların inancına göre, cezadan kıytırabilirsiniz. Adliye gidip hakim ve savcıyı satın alıp cezadan kurtulmak gibi.

Amaç dışı kullanılan zikir ve dualar kişiyi şeytanlar alemine iter
Herşeyin bir usul ve kaidesi var, usule sadık kalın. Usulun dışına çıkar sistemde açıklar aramaya kalkışırsanız, bu sizin hayrınıza olmaz. Örneğin; musibetlerden korunmak istiyorsanız günahlardan uzak duracaksınız veya; yeryüzü malı istiyorsanız çok çalışacaksınız veya; sağlıklı yaşamak istiyorsanız sağlığa zararlı yaşantıdan ve gıdalardan uzak duracaksınız, veya; belirli bir makamı arzuluyorsanız yıllarca üniversitelerde ter dökeceksiniz veya; yoğurt yapmak istiyorsanız süt kullanacaksınız vs vs vs. Allahu Teala, her bir rızka birşeyleri vesile kılmış. Siz o rızkı veya makamı Allahın rızası ile elde etmek istiyorsanız, Allahın takdir ettiği yollar üzerinden ilerlemek zorundasınız. Zikirlere başvuran kişiler, işte bu kaidelere inanmaz. Onlar sistemi nasıl manipüle ederim onun üzerinde kafa yorar. Örneğin; musibetlerden kurtulmak istiyorsan günahlarınla yüzleşmene gerek yok, şu duayı okursan bin melek seni korur veya; sınavlara çalışmana gerek yok, şu duaları okursan sana yardımcı olunur veya; sağlıklı kalmak için sağlıklı yaşamana gerek yok, şu zikirleri yapman yeterli gibisine gibisine gibisine. Herkes sisteme tabi olurken, onlar sistemin açığını yakalamaya çalışır. Kısa yoldan çalışmadan emek sarfetmeden aynaya bakmadan hedefe ulaşmaya çalışır. Bu düzembazlığın onlara hayırlı bir geri dönüşü olurmu; olmaz. Olmuyorda zaten. Sonuç; ruhsal sıkıntılar artıyor. Neden? Şeytanlar tepelerine biniyor.

Dua ve zikirler nasıl çalışır bunu açalım;
Duanız bir dilekçe formudur. Bu dilekçe göğe vardığında gök kapısında bekletilir ve içeriğine bakılır; dilekçe ne niyetle yazılmış, kimin için yazılmış, dilekçede eksik ve noksan yerler varmı, talep ettiğiniz şeyin altına dolduruyormusunuz gibisine içeriğine bakılır. Kabül görürse girişe izin verilir, değilse duanız size geri döner. Usulünden içeriğine kadar incelenir. Her duanın gökten içeriye girebildiğini sanmayın. Sadece hak, gök kapısından içeri girer. Örneğin; zikir çekerken kıbleye değilde şıhınızamı yöneldiniz, Allahı değilde şıhınızımı düşündünüz, kafamı sallıyorsunuz, kendinizdenmi geçiyorsunuz, bunlar direk usulden elenir. Örneğin; gün içinde ailenize zulüm ediyor gecede zikirmi çekiyorsunuz, gün içinde anne ve babaya saygı yok ama cemaatle zikirmi çekiyorsunuz, gün içinde haram yiyor akşamda zikirmi çekiyorsunuz, bunlarda niyetten elenir. Örneğin; ettiğiniz zikirler Allahın hangi vasıflarını taşıyor, siz bu vasıflara laik bir yaşantı sürdürüyormusunuz. Duanız hangi talepleri içeriyor, siz o duayı hak ediyormusunuz, bunlarda içerikten elenir. Niyetten usule ve içeriğe kadar herşey incelenir. Hadi zikir çekelim, nasıl olsa Allahı anıyoruz, bundan ne zararı gelir demeyin, usul ve kaidenin dışına çıkarsanız büyük zarara uğrarsınız. Örneğin; siz şıhınızın huzuruna çıktığınızda kafa sallaya sallaya, şuuru kaybetmiş haldemi çıkarsanız? Hayır, çok huşu ve saygı içinde çıkarsanız. Allahın huzuruna ama rock konserlerini anımsatan görüntüler ile çıkıyorsunuz. Allah sizi dikkate alırmı; almaz. Ne yapar? İndirin bunların üzerine şeytanları der. Size olanda bu; her zikriniz gökten geri dönüyor, sizin üzerinize geri dönüyor. Ne olarak geri dönüyor? Sihir olarak. Bunu açalım; zikirler ve dualar bir dilekçe formu. Neyin dilekçesi? Kaderinizi değiştirme dilekçesi. Duanız kabul olursa kaderinizi değiştirecek bir sihir ortaya çıkar. Kabul olmazsa, ilahi onaydan yoksun bir sihir ortaya çıkar. Yeryüzünde de kim bu enerjiyi kullanır? Şeytanlar. Okuduğunuz yüzlerce binlerce zikir, birer dilekçe formu olarak göğe çıkar. Gökte kabul görürse, bir sihre dönüşür ve kendi dualarınız ile kendi geleceğinizi şekillendirme nimetine kavuşursunuz. Kabul görmezse o dilekçeler size geri döner, şeytanların eline geçer ve onlar o dilekçeleri hayatınıza müdahale etmek için kullanır. Dualar ve zikirler hayatınızın hangi alanlarını kapsıyorsa o alanlara şeytanlar müdahale etmeye başlar. Sıkıntılarınıza yardım edildiğini görürsünüz. Siz kendinize yardım edildiğini gördükçe daha fazla zikir çekersiniz. Daha fazla zikirde daha fazla şeytanların hayatınıza müdahale anlamına geliyor. Bu kendinden beslenen bir döngü. Sizi içine aldığında sizi bağımlı kılan, çıkmanıza izin vermeyen bir döngü. Tarikatlar bunu kullanır. Zikirler ile sizi transta tutar. Keni aklınızı kullanmanıza mani olur. Ne kadar çok zikir, o kadar çok robotlaşırsınız. Bu zikirler üstünüze çektiğiniz bazı olumsuzluklardan sizi koruyor gibi görünsede, bilinki bu çözümler bir ağrı kesici gibi geçici olur. Uzun yolda daha büyük felaketleri üzerinize çekersiniz. Siz sadece size isabet edecek belayı erteliyor üzerinizde birikmesini sağlıyorsunuz. Günlük, küçük ataklarla o belaların gazını alma şansına sahipken, zikir ve dualarla onları biriktiriyor kendinizi daha büyük felaketlere sürüklüyorsunuz. Kendinizi o zikirler ile bir transa sokuyor, gerçeği görmekten uzak tutuluyorsunuz. Ayetleri çiğnemiyorsanız, korunmayada ihtiyacınız yok. Rahat olun, her gün onlarca ayetül kürsi çekerek kendinizi gereksiz yere obsesif kompulsif davranışlara sürüklemeyin.



Doğru dua ve zikir nasıl yapılır
Dualar haksa göğe girer. Dua ederken haklı olduğunuz hak ettiğinize emin olduğunuz konular hakkında dualar edin. Örneğin; kendi iş yerinizde para kazanamıyorsanız veya aile huzurunuz yoksa bunu dua ve zikirler ile değiştirmeye kalkışmayın. Yaparsanız yardımınıza Allah değil cinler gelir. Allah zikirlere bakmaz, zikirler usul ve kaidesine uygun yapıldımı ona bakar. Örneğin; market açıyorsunuz ama konumu yanlış yerde, kira yükü fazla gibisine yanlış hesaplar yapmışsınız. Müşteri gelmeyince ve siz maddi açıdan sıkışıncada ne yapıyorsunuz; kapının önünce okunmuş su döküyorsunuz. Duanız kabul olurmu; olmaz. Neden? İş hayatında başarılı olmanın gereğini yerine getirmediniz. Ne olur o duanıza? O dua gök kapılarından size geri döner ve şeytanlar tarafından kullanılır. Kim sizlere bu aklı veriyor? Tarikatlar. Şu duayı şu kadar okursan bereketin açılır şu duayı şu kadar okursan mülkün çoğalır gibisine, o işin gereğini yerine getirmeden, kolay yoldan zengin olmayı, çalışmadan mülk sahibi olmayı tarikatlar topluma aşılıyor. Örneğin; marketinizin önüne okunmuş suyu döktünüz, önünden geçen biriside sizin o büyünüze kapılıp marketinize girdi ve hiçbirşeye ihtiyaç duymamasına rağmen birşey alıp çıktı. Ne yaptınız şimdi? İş hayatınızda verdiğiniz yanlış bir kararı, başka bir yanlışla telafi etmeye kalkıştınız. Yanlış hesap ile başladınız, büyü ile yola devam ettiniz. Kendinizi nasıl bir boyuta ittiğinizin farkındamısınız? Özetlersek; zikir ve dualar sorun çözmek için yapılmaz, Allaha yakınlaşmak için yapılır. Dua ve zikirleri amacı dışında kullandığınızda bunlara Allah cevap vermez, cinler cevap verir. Zikirlere takılı kalmanın en büyük götürüsü, zikirler; yanlışlarınızı görmenize mani olur. Başınıza ne geliyorsa hep başkalarını suçlar duruma gelirsiniz. Kendinizi asla sorguya çekmezsiniz. Çekmeyincede tövbe edemeden o günah yükü ile öbür hayata boylarsınız.

- Duanın kuralı
Dua ederken dualarınız kopya, başkaların duası olmasın. Kendi o aciz halinizle Allaha dua edin. Bir çoğunuz geçmiş alimlerin dualarını okur, biz bunu tavsiye etmiyoruz. Bir alim bir duayı kalbiyle diliyle zikredinceye kadar onun bedeni ve ruhu bir ömür bir olgunlaşma safhasından geçti. Siz yirmi yaşınız ile veya elli yaşa kadar günahkar bir yaşantınız ile o duayı dilinize alamazsınız. Alırsanız, bu dengenizi bozar. Beden, ruh ve akıl bunlardan birisi buna hazır değilse dengeniz bozulur. Başkaların duasına bedeniniz ve ruhunuz henüz hazır olmayabilir. O yüzden kendi duanız kendi aciz haliniz ile Allaha yönelmeniz sizin için her zaman daha hayırlıdır. Zikirler ise daha hassas bir konu. Zikirleri Allahı anmak Allaha yakınlaşmak Allahı yüceltmek için yapın, asla kaderinizi değiştirmek, Allahtan belirli taleplerde bulunmak için yapmayın. Yaparsanız kendinizi cinler alemine açar daha büyük sıkıntılar ile yüzleşirsiniz.

Tahaa 02.11.19 16:24

Allah razı olsun paylaşım için dua edin banada ne olur kötü insanlar çıksın hayatımdan

ahdevefa 29.12.19 22:03

"Ölmeden önce ölün, hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin"... geç olmadan idrak edebilmeyi nasip etsin Rabbim.

pintuser 29.11.20 22:04

iyi ki okumuşum. Yanlış/eksik bilgilerim vardı. Aydınlandım. Kaleminize sağlık.

Aeastroom 04.12.20 17:35

Elinize sağlık Allah razı olsun herkese bunu anlatmayı denedim ama başarılı olamadım :D :d

Eminn 27.01.21 23:08

Harika olmuş.. Herşeyi Büyü, Nazar, Muska, Yıldız Düşüklüğü , Kader , Şansızlık, Kısmetsizlik olarak yorumlayanların. ALLAH(cc) yüz çevirmeyenlerin mutlaka okuması gereken bir yazı olmuş. ALLAH razı olsun...

Afatsum 21.02.21 13:13

Tovbe
 
Atalarindan gelen gunahlardan oturu kurban kesemeyen sadaka veremeyen oruç tutamayan neyapmali

HATTAP 24.02.21 14:53

Alıntı:

Afatsum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 410320)
Atalarindan gelen gunahlardan oturu kurban kesemeyen sadaka veremeyen oruç tutamayan neyapmali

Kurban veya sadaka veremezsin belki durumun yoktur tamam.ama ve lakin oruç tutmak zor bişey değil bunun dışında bişey bilmem

Afatsum 26.02.21 18:43

Kurban
 
Diabet hastasiyim o yuzdwn

HATTAP 26.02.21 22:13

Alıntı:

Afatsum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 411323)
Diabet hastasiyim o yuzdwn

Hmm Allah CC Şifa versin inşaAllah gül1

Afatsum 27.02.21 09:51

Selam
 
Allah razi olsun

HATTAP 27.02.21 17:05

Alıntı:

Afatsum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 411416)
Allah razi olsun

99 esma ile tevbe etmeyi denedinmi ?

Afatsum 27.02.21 17:15

Selam
 
Evet araliklarla da devam ediyorum şükür fakat hala sıkıntı var

HATTAP 27.02.21 23:41

Alıntı:

Afatsum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 411533)
Evet araliklarla da devam ediyorum şükür fakat hala sıkıntı var

Birde soyun adına tevbe et bakalım sonra özel mesaj at

Afatsum 01.03.21 09:21

Tovbe
 
Mesaj olarak atabılırmısınız tovbe seklını

HATTAP 01.03.21 10:12

Alıntı:

Afatsum Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 412006)
Mesaj olarak atabılırmısınız tovbe seklını

99 esma ile tevbeyi biliyorsan yine tevbe et
Ama bu sefer soyundan ve atalarının adına tevbe et sonra özel mesaj at

Afatsum 01.03.21 11:22

Tovbe
 
Tamam allah razı olsun

Cihadfarz1453 01.03.21 22:03

Alıntı:

Naim Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 270675)
KAFASI KARIŞIK ARKADAŞLAR
OKUSUN LÜTFEN
günah tövbe ve şeytan üçgeni

rehavet ve cezalandırma

İnsanlar bir günah işlediğinde bunun sadece hesap defterine yazıldığı, yeryüzünde bunun bir karşılığı olmadığını sanır. Günahları işler her türlü pisliği yapar, ilahi yargının yeryüzünde kendisine dokunmayacağını düşünür. Sizde bu düşünceye sahip olanlardansanız size GÜNAYDIN diyelim. İlahi yargılama sadece ölüm sonrasına bırakılmaz, yeryüzünde de ceza size kesilir. Yaptığınız günah küçük ise hesabınız ahirete bırakılır ama eğer büyük günahlardan birisini işlerseniz 24 saat içinde karşılığını yeryüzünde alırsınız. Nasılmı;

huy ve denge

İnsanlar karakterleri hakkında şöyle bir kanaate sahip; "can çıkar huy çıkmaz" veya "Allah beni böyle yaratmış benim ne suçum var". Sizde bu tür söylemleri söyleyen veya buna inanlardansanız sizlere tekrar günaydın diyelim. Siz öyle yaratılmadınız, siz denge ve huzur içende yaratıldınız. Nice Ayetinde denge ve ölçüden bahseden bir Allah, kendisi haşa dengesiz hareket eder, bizleri aşırı duygulara sahip insanlar olarak var edermi, elbette etmez. O zaman insanlarda gördüğümüz o aşırı duygular, o öfke patlamaları o aşırı kıskançlık duyguları vs nereden gelir? Sizi o dengesizliğe iten o temiz özünüzden koparıp sizi aşırılığa iten güç ne? Günahlarınız!

günahlar dengenizi bozar

İnsan ölçü içinde yaratılmış, bizleri ayardan çıkaran ise günahlarımız.
Bunu açalım;
işlediğiniz günahlar bedenlerinizde birer kapı açar, ilahi korumayı üzerinizden kaldırıp şeytanların size bulaşmasına izin verir. Şeytan bedenlerinize girdiği anda duygularınızı manipüle eder, karakterinizdeki açıkları bulur ve o yönde sizleri aşırılığa iter. Eğer asabilik, hiperaktivite ve inat gibi aşırı duygular çocuklarda görünüyor şeytan çocuklara sinmişse o zaman günahı atalarda aramak gerekiyor. Örneğin; haramı boğazınızdan geçirdiğinizde o haram lokmalar gelecek nesillerinizin bedenlerinde de birer kapı açar ve o kapılar üzerinden şeytanlar onların bedenlerine girme ruhsatı, izninide alır. Neden Allah o masum yavrulara böyle birşeyi müstehak görür, onların ne suçu var, bu ilahi adalete yakışırmı gibi sorular aklınıza geliyorsa, bunların her birin çok mantıklı açıklamalarımız var, bu ama yazımızın konusu olmadığı için bunlara değinmeyeceğiz. Bu konuda şu Ayete değinmekle yetinelim; "Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez" (İsra Süresi, 64). Birisinin bedeninde şeytan varmı yokmu merak ediyorsanız; (1) duygusal gel gitmeler yaşıyormu buna bakınız. (2) cimrilik, asabilik, kıskançlık, öfke patlamaları, sinir krizleri varmı buna bakınız. (3) fobi, panik atak veya temizlik gibi obesessif takıntıları varmı buna bakınız. Özet: şeytanlar o bedene girdiğinde sizleri kontrol edebilecek noktalara saldırır. Bunlar duygularınız ve aklınız olur. Duygularınız üzerinden sizleri hırçınlık, asabilik gibi ve takıntılara benzer boyutlara iter, aklınız üzerinden de sizleri akıl almaz, kontrol edilemez bir varlığa dönüştürür.

Allah beni böyle yarattı, kabullen bunu diyenler aslen, "ben içimdeki şeytanları kabullendim, onların bana sahiplenmesini kabullendim, onların beni özümden koparıp beni çirkef, kötü, asabi birine dönüştürmesini kabullendim" demektedirler!

iki tür günah iki tür musallat olayı

Günahlarınız şeytanlara nasıl davetiye çıkarıyor, bunu sizlere izah edelim. Bir günah işlediğinizde sizlere tövbe etmeniz için 24 saat mühlet verilir. Tövbe etmezseniz bir melek o günah üzerinde eğitim alan ve uzmanlaşan şeytan kabilesine gider ve o günahı işleyenin bedenine girme ruhsatı kendilerine verildiğini onlara tebliğ eder. İki tür günah işleme var, birisi; haram,gıybet yapmak, iftira atmak gibi kul hakkını içeren eylemler. İkinci tür günahlar ise kendinize yaptığınız günahlar; zina, içki ve kumar vs. Bu ikisi birbirinden farklı. Farklı günahlar farklı şeytanları bedeninize musallat eder ve farklı sıkıntılara sebep olur. Eğer günahlarınız kul hakkı içeriyorsa o zaman size musallat olan şeytanlar aklınızada el atar, duygularınızada. Ama eğer günahlarınız sadece kendinize kötülük yapmak içeriyorsa o zaman bedenlerinize giren şeytanlar sizi sadece o günah üzerinden saldırır, sizi o günahın içinde tutmak için her yolu dener. O yüzden Allah zina gibi kendinize yaptığınız kötülükleri kötü bir yol olarak tanımlar. O kötü yola girdiğinizde size musallat olan şeytanlar sizi o yolda tutmak için herşeyi yapacağını, durdurulamaz bir nehire kapılacağınızı, evlenseniz bile bir kişiye sadık kalamayacağınızı anlatmaya çalışır; "sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur." (İsra Süresi, 32).

halis kul

Halis kelimesi "samimi" anlamına gelir. İbadetlerinizi yapmacıktan zorunluluktan veya gösterişten değil samimi duygular ile yaptığınız anlamına gelir. Allaha olan sevginizde samimi olduğunuz anlamına gelir. İblis, cennetten kovulduğunda Allahın halis kulları hariç ademoğullarını azdıracağını, yani aşırılığa iteceğini söyler. Allahta evet, sen benim halis kullarıma dokunamazsın der; "iblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi. Allah buyurdu ki o doğru ve ben hep doğruyu söylerim" (Sad Süresi, 82-84).
Özet: şeytanlar istedikleri kişilere bulaşamaz. Bazı insanlarda şeytanların herkese saldıracağı herkese musallat olabileceği algısı var. Bu yanlış bir algı. Şeytanlar ne istedikleri zaman insan bedenine girebilir ne de istedikleri zaman birisine musallat olur. İnsanların önlerinde ve arkalarında koruyucu melekler bulunur, bunlar şeytanların o beden musallat olmasına o bedene girmesine izin vermezler. Ne zamana kadar, o kişi temizliğini kaybedinceye kadar. "Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur" (Rad Süresi, 11). Siz melekler tarafından korunuyorsunuz, ne zamana kadar; günah işleyinceye kadar. Günah işlerseniz koruyucu melekleriniz şeytanların bedenlerinize girmesine izin verir, ne zamana kadar; Allaha sığınıp tövbe edinceye kadar.

neden musallatı yaşıyoruz?

"....Oysa şeytan, Allah'ın İZNİ olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler" (Mücadele Süresi, 10). Şeytanlar insanlara istedikleri gibi bulaşamaz, Allahın onayı şart. Allah neden onay verir? İDeğerli dostlar, iyilik iyiliği kötülük ise kötülüğü çeker. Siz birine kötülük yaparsanız umarım Allahın öylesine kayıtsız kalacağını düşünmüyorsunuzdur. Bir kişiye kötülük yaptığınız an ilahi adelet mağdurlar adına harekete geçer ve hak ettiğiniz şeytanı size yapıştırır. O şeytanda sizi daha çok azdırarak günah yükünüzü artırmakla ömrünü geçirir. İlahi adalet suçlulara dokunur, suçsuzsanız şeytandan korkmanıza gerek yok. İki; eğer özünüz iyi ama hayatta bazı yanlışlar yaptıysanız ve o günahlar üzerinden şeytanlar size musallat oldu ve sizi rahat bırakmıyorsa Allah o musallatı size nasip ederek sıkıntıya girmenizi ve hatanızı anlamanızı, tövbe etmenizi ister. Sıkıntı olmazsa hatanı anlamaz, o günahta israr edersin. Yaşadığımız sıkıntılar birer uyarıdır. Allah mü'minlere karşı çok merhametlidir, onların hepsinin cennete girmesini ister. Allah yaptığınız hataların bir kısmını bu dünyada size tattırarak sizi uyarmak, korkutmak ve yaptığınız o kötü işlerden sizi caydırmak ister.

hayatınızda işler rast gitmiyor hastalıklar ve kazalar ile yüzleşiyorsanız, yaşantınızda sürekli aksaklıklar ile karşı karşıyaysanız, aile ve iş hayatınızda sıkıntılar var ve bir türlü düzlüğe çıkamıyor iç huzursuzlukları yaşıyorsanız o zaman kendi ve atalarınızın günahlarına bakınız ve tövbe ediniz.

tövbenin önemi

Bedenlerimize musallat olan şeytanlar, günahlarımız üzerinden bedenimize girer, bunları bedenlerimizden def etmenin tek yoluda o günah kapılarını kapatmak yani tövbe edip, pişmanlık duymak. Musallatın çözümü tövbe etmekten, adak kesmek, sadaka vermekten, helalleşmeden geçer. Siz ama ne yapıyorsunuz, siz ruhsal bir sıkıntı yaşadığınızda çevreniz için geçimsiz birisine dönüştüğünüzde bir psikiyatriste çıkıp bir poşet depresyon ilaçları ile olayı örtmeyi tercih ediyorsunuz. Sorunlarınızın kaynağı ile yüzleşmeyi tercih etme yerine, kendinizi uyuşturmayı, üç maymunu oynamayı tercih ediyorsunuz. Dini konulara vakıfım, inancım tam diyenlerde zamanlarını rukiyeciler, muskacılar ile harcıyor. Sıkıntıların kaynağına inme yerine semtomları giderme gayretine düşüyor. Hiçbirinin aklınada; başınıza ne geliyorsa kendi eliniz ile yaptığınızdan ötürü" Ayeti gelmiyor. Kimsenin aklına alnını secdeye vurup tövbe etmek gelmiyor. Ne kadar üzücü, içler acısı bir haldeyiz

"başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O,) yine de çoğunu affeder" (Şura Süresi; 30.

hastalıklar

Şeytan ve insan birbirinden farklı alemlerde yaşamakta. Eğer şeytanlar insana müdahale etmek istiyorsa bizim boyutta geçerli bir şekil alması gerek. Onlar için en uygun şekilde elektromanyetik bir enerji şeklini almak. İnsan bedenine girme, orada bir yaşam sürdürme, beyine fısıldama ve organlarımızı etkilemenin en ideal yöntemi elektromanyetik boyut. Tabi, şeytanların bedenimize girmesi bedenlerimiz içinde çok ağır bir yük. Musallat olan şeytanlar ruhunuzu ve aklınızı etkilemekle kalmıyor bedeninizide yıpratıyor. Bedenleriniz bir uzay giysisidir, sizin nefsinize uygun yaratılan ve nefsinizin yeryüzünde yaşamasını mümkün kılan bir giysi. Bu giysi sizin enerjinizi kaldırabilecek şekilde var edilmiş. İki varlığın enerjisini bedeniniz kaldıramaz. Sizin nefsiniz ve birden fazla şeytanlar o bedene sığınırsa o beden çöker. Ne olur o bedene? Şeytanlar enerji boyutuna geçtiğinde çok yüksek bir enerji halini alır. Bizim beden dokularımız kendisine yabancı olan bu enerji ile yüzleştiğinde, yüksek gerilim hatlarına benzer bir enerji dozajına maruz kalır. Yani, bir şeytan bedeninizin neresine yerleşirse zaman dilimi içinde o bölgedeki hücreler çöker, değişime uğrar. Eğer yerleştiği alan azalarımız, kas bölgeleri ise o zaman o bölgelerde romatizma, skoliyoz türü rahatasızlıklar yüzünü göstermeye başlar. Şeytanların yerleştiği alan ama iç organlar ise o zaman o bölgede fonksiyon kayıpları ve kanserojenik değişimler oluşur.

okuduğumuz Ayetlerin hiçmi faydası yok?

Allahın ayetleri beden dokularınız üzerinde etkili olabilmesi için, beden dokularınız o Ayetlere inanması ve daha önemlisi o Ayetlere riayet etmesi gerek. Gıybet yapan bir dilimiz, haram yiyen bir midemiz, günahlar içinde dolaşan azalarımız ve kötü niyetler ile dolu bir kalbimiz varsa okuduğumuz euzu besmele ve ayetel kürsi bu dokular üzerinde ne etkisi olsun arkadaşlar? İlk önce büyük günahlardan uzak duralım, geçmiş günahlarımız için tövbe edelim, hakkını gasp ettiğimiz insanlar ile helalleşelim, kendimizi haram ortamlardan uzak tutalım, kalbimizi neftret gibi kara duygulardan arındıralım sonrası euzu besmele, ayetel kürsi ve Allahın diğer Ayetlerin hikmetinden medet umalım!

büyü tuzağı

Çoğu insanlar ruhsal sıkıntı yaşar ve birilerine göründüklerinde, kendilerine büyü yapıldığı söylenir. Bu bir tuzaktır, lütfen dikkat olunuz. Büyüler hakmı, elbette hak ve var. Ancak büyülerden gelen şeytanları öldürmek zor değil. Bazen bir ayetel kürsi, bazen bir ihlas süresi bazende büyü yaptığınız insanları affetmek o büyüyü kırmak için yeterlidir. " Rabbim, o ne yaptığını bilmedi, nefsine ve şeytanına kandı, ben onu affettim, hakkımı helal ettim sende onu affet", demeniz üzerinizde yapılan bir büyü'yü bozmak için yeterli olur. Siz ama bir Ayetel kürsi okuyor, hatta onlarca okuyor, nice ihlas okuyor ve halen sıkıntınız geçmiyorsa bilinki sizde büyü yok, siz işlediğiniz veya atalarınızın işlediği bir hatadan dolayı cezalandırılıyorsunuz. Bu durumda bir cinci hocadan diğerine koşturmak yerine, bir psikiyatristten diğerine koşturmak yerine tövbe edin, insanlar ile hellalleşin, atalarınızın adına sadaka verin ve kurban kesin. Büyü inancı altında yatan sinsi tuzak ne? Cinci hocalar bilgilerini cinlere dayandırır, cinlerde yalan söyler. Sizde büyü olduğuna inanmanızı isterler çünkü birileri hakkında zanna girmenizi, masum insanlara iftira atmanızı, onlara lanet ve beddua okumanızı isterler. Medyumcuların, cinci hocaların bilgi aldıkları cinler, şeytanlardan kurtulmanızı istemez tam aksine daha fazla o alemin içine çekilmenizi ister. Siz büyü zannı ile insanlara öfke ve lanet kustukça, içinizdeki şeytanlar daha çok bedeninize sahip çıkar. Onlar sizin öfkenizden, insanlara iftira atmanızdan ve bedduanızdan beslenir. Bu negatif duygular güçlü bir mıknatız gibi daha fazla şeytanın size musallat olmasını sağlar. Bağışlamak ve affetmek ise bu tuzağı boşa çıkarır, şeytanları yakar ve hüsrana uğratır.

bağışlamak ve affetmek şeytanlara karşı kullanabileceğiniz en büyük silah, lütfen bu silahı sıkça kullanın, bunlar şeytanları hüsrana uğratır, üzerinizdeki etkilerini zayıflatır.



Neden Allah o masum yavrulara böyle birşeyi müstehak görür, onların ne suçu var, bu ilahi adalete yakışırmı gibi sorular aklınıza geliyorsa, bunların her birin çok mantıklı açıklamalarımız var,////// nedir o mantıklı açıklamalar?

520 02.03.21 21:50

Rabbim gönülden edilen tüm tövbelerimizi kabul etsin doğru yoldan ayırmasın inşallah.

Naim 02.03.21 22:24

1. MÜDAHALE:
ALLAH'I bilmeyenler, adaletini tanımıyanlar her türlü zulme müdahale etmiyor sanıyorlar. ALLAHU TEALA müdahalelerini çeşitli vesilelerle yapıyor.
1. müdahalesini İSLAM DİNİNİ göndererek yapmıştır. toplumda o kadar olumsuzluklar fesad, tecavüz, fuhuş, kız çocuklarını diri diri toprağa gömme, putperestlik yayılmıştı ki , ALLAHU TEALA bunlara müdahale için Hz MUHAMMED'i PEYGAMBER OLARAK, KURANI KERİMİ TATBİK EDİCİ OLARAK TAYİN ETTİ....

2. MÜDAHALE: ALLAH insanlara özgür irade vermiştir. insanın özgür iradeli olması kötülüklerin en temell sebebidir, fakat iradeyle kişi aklında verdiği meziyetle iyi veya kötüyü seçebiliyor. Aslında dünyadaki kötülükller acının gerçek olduğunu bize gösteriyor. Eğer bu dünyada acı çekmek varsa, demek ki huzurun yanında acı çekmekte mümkündür. Acıyı görenler kurandaki cehennem tehditinin şaka olmadığını göreceklerdir ve ona göre hayatlarını şekilendircektir.

3. MÜDAHALE: Bu dünya hayatı çok kısa olduğu için ve ahiretin sonsuzluğuna karşı çok kısadır. Bütün acılar, ALLAHIN acı çekenlere cennette vereceği teselliği hiç bir şey veremez..
Mesela : Tecavüze uğrayan masum bir çocuğun ve ailesinin acısını hangi uygulama dindirebilir? Çocuğa tecavüz edene ne yapılırsa yapılsın asla çocuğun ve ailesinin acısı dinmez. Bu acıyı ancak acı çekenlere sonsuz cenneti vermek, tecavüzcüyede cehenneme atmakla mümkündür.

Afatsum 13.03.21 19:58

Allah razi olsun

chrtc 21.05.23 16:54

içerik başlık uyumu ne harika gerçekten kafamdaki kavram kargaşası geçti, şükür. Teşekkürler Allah razı olsun.

observer 02.07.23 00:31

dogru bildiğimiz bir cok kavramı yeniden dusünmemizi sağlayacak beyin yakan bir yaklaşım olmuş burda yazanlar.
Allah razı olsun

Svg 18.10.24 21:45

Bu yazıyı karşıma çıkarıp okutan Rabbime hamd olsun. Çok güzel bir yazı. Yaşadığım sıkıntılar atalarımdan gelen günahlardan dolayı ise onlardan nasıl kurtulacağım? Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez diye bir ayet vardı. Hepimiz günahkâr kullarız. Bazı sıkıntıları atalarımızın günahı yüzünden çekiyorsak nasıl kurtulacağız? Benim yalvardığım bir şey var, gerçekleşmiyor. Yıllardır çabalıyorum. Kendim şu bir yılda günahlarıma binlerce defa tövbe etmişimdir. Atalarımdan dolayı Rabbim dileğimi kabul etmeyip sıkıntı çektiriyor olabilir mi? Rabbimden istedim vermedi demiyorum. Belki ahirette verecektir, belki belaları def ediyordur, belki de günahlarımı affetmek için kullanıyordur yalvarmalarımı dualarımı. Sadece benim istediğimi nasip etmiyor. 3 aydır daha da sıkıntıya düştüm. Daha kötü bir duruma düşmekten Allah'a sığınırım.

Quarizma15 08.12.24 15:58

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 643559)
Bu yazıyı karşıma çıkarıp okutan Rabbime hamd olsun. Çok güzel bir yazı. Yaşadığım sıkıntılar atalarımdan gelen günahlardan dolayı ise onlardan nasıl kurtulacağım? Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez diye bir ayet vardı. Hepimiz günahkâr kullarız. Bazı sıkıntıları atalarımızın günahı yüzünden çekiyorsak nasıl kurtulacağız? Benim yalvardığım bir şey var, gerçekleşmiyor. Yıllardır çabalıyorum. Kendim şu bir yılda günahlarıma binlerce defa tövbe etmişimdir. Atalarımdan dolayı Rabbim dileğimi kabul etmeyip sıkıntı çektiriyor olabilir mi? Rabbimden istedim vermedi demiyorum. Belki ahirette verecektir, belki belaları def ediyordur, belki de günahlarımı affetmek için kullanıyordur yalvarmalarımı dualarımı. Sadece benim istediğimi nasip etmiyor. 3 aydır daha da sıkıntıya düştüm. Daha kötü bir duruma düşmekten Allah'a sığınırım.



Atalar tarafı günahlar boyutu biraz karışık ve anlatması da çok zor ve bilgim de yok fakat bazı tecrübelerimden tespitlerim var .
Mesela genler taşınıyorsa atalardan gelen haksızlıklar da onlar da bir şekilde taşınıyor ve gelecek nesillere sirayet ediyor .
Mesela atalar hak yediler zengin oldular torunlar da bu zenginliği ki o zenginlikte şeytana verilen ruhsatlar var ve çoğu zengin zaten durumunda farkında değildir bir şekilde nesiller içinde harap olup giderler. O zenginlik onları mutmain etmez etmeyecektir .
"Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur "
Ve gidecek yeri kalmayan ellerini açıp da rabbine yakarır. Örnekler çoğaltılabilir .

Mesela şu da bir sınav . Diyelim sen çok iyi birisin. Ve hep iyilik yapıyorsun ama işlerin yine yolunda değil önce yaptığın yanlışlara bakacaksın eğer yanlışın varsa onlara keffaret . Eğer ki yanlışın yoksa önceki hatalara kefarettir ki Rabbel alemin el açmayı sana nasip ediyor . Önce İnseallah Kalbi temizlemek gerek o kirlerden kurtuldukça zaten hayır ve şer Allah'tan gelir şeklinde sınava sabretmek gerek .
“Umulur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırdır. Ve yine umulur ki, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.” (el-Bakara, 2/216).
Zaten konuyu açan arkadaş Allah ondan razı olsun çözümü de vermiş .
Çözüm : Tövbe tövbe tövbe .
Allah'ın izniyle halis tövbe. Ve belki o mahcubiyeti unutmamak gerekiyor . Kullugun mahcuplugunu taşımak gerekiyor.


"Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun (ki her türlü hürmet, övgü ve teşekkür O’na mahsustur" (Saffat 182)

Quarizma15 08.12.24 16:31

Alıntı:

Naim Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 270675)
KAFASI KARIŞIK ARKADAŞLAR
OKUSUN LÜTFEN
günah tövbe ve şeytan üçgeni

rehavet ve cezalandırma

İnsanlar bir günah işlediğinde bunun sadece hesap defterine yazıldığı, yeryüzünde bunun bir karşılığı olmadığını sanır. Günahları işler her türlü pisliği yapar, ilahi yargının yeryüzünde kendisine dokunmayacağını düşünür. Sizde bu düşünceye sahip olanlardansanız size GÜNAYDIN diyelim. İlahi yargılama sadece ölüm sonrasına bırakılmaz, yeryüzünde de ceza size kesilir. Yaptığınız günah küçük ise hesabınız ahirete bırakılır ama eğer büyük günahlardan birisini işlerseniz 24 saat içinde karşılığını yeryüzünde alırsınız. Nasılmı;

huy ve denge

İnsanlar karakterleri hakkında şöyle bir kanaate sahip; "can çıkar huy çıkmaz" veya "Allah beni böyle yaratmış benim ne suçum var". Sizde bu tür söylemleri söyleyen veya buna inanlardansanız sizlere tekrar günaydın diyelim. Siz öyle yaratılmadınız, siz denge ve huzur içende yaratıldınız. Nice Ayetinde denge ve ölçüden bahseden bir Allah, kendisi haşa dengesiz hareket eder, bizleri aşırı duygulara sahip insanlar olarak var edermi, elbette etmez. O zaman insanlarda gördüğümüz o aşırı duygular, o öfke patlamaları o aşırı kıskançlık duyguları vs nereden gelir? Sizi o dengesizliğe iten o temiz özünüzden koparıp sizi aşırılığa iten güç ne? Günahlarınız!

günahlar dengenizi bozar

İnsan ölçü içinde yaratılmış, bizleri ayardan çıkaran ise günahlarımız.
Bunu açalım;
işlediğiniz günahlar bedenlerinizde birer kapı açar, ilahi korumayı üzerinizden kaldırıp şeytanların size bulaşmasına izin verir. Şeytan bedenlerinize girdiği anda duygularınızı manipüle eder, karakterinizdeki açıkları bulur ve o yönde sizleri aşırılığa iter. Eğer asabilik, hiperaktivite ve inat gibi aşırı duygular çocuklarda görünüyor şeytan çocuklara sinmişse o zaman günahı atalarda aramak gerekiyor. Örneğin; haramı boğazınızdan geçirdiğinizde o haram lokmalar gelecek nesillerinizin bedenlerinde de birer kapı açar ve o kapılar üzerinden şeytanlar onların bedenlerine girme ruhsatı, izninide alır. Neden Allah o masum yavrulara böyle birşeyi müstehak görür, onların ne suçu var, bu ilahi adalete yakışırmı gibi sorular aklınıza geliyorsa, bunların her birin çok mantıklı açıklamalarımız var, bu ama yazımızın konusu olmadığı için bunlara değinmeyeceğiz. Bu konuda şu Ayete değinmekle yetinelim; "Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez" (İsra Süresi, 64). Birisinin bedeninde şeytan varmı yokmu merak ediyorsanız; (1) duygusal gel gitmeler yaşıyormu buna bakınız. (2) cimrilik, asabilik, kıskançlık, öfke patlamaları, sinir krizleri varmı buna bakınız. (3) fobi, panik atak veya temizlik gibi obesessif takıntıları varmı buna bakınız. Özet: şeytanlar o bedene girdiğinde sizleri kontrol edebilecek noktalara saldırır. Bunlar duygularınız ve aklınız olur. Duygularınız üzerinden sizleri hırçınlık, asabilik gibi ve takıntılara benzer boyutlara iter, aklınız üzerinden de sizleri akıl almaz, kontrol edilemez bir varlığa dönüştürür.

Allah beni böyle yarattı, kabullen bunu diyenler aslen, "ben içimdeki şeytanları kabullendim, onların bana sahiplenmesini kabullendim, onların beni özümden koparıp beni çirkef, kötü, asabi birine dönüştürmesini kabullendim" demektedirler!

iki tür günah iki tür musallat olayı

Günahlarınız şeytanlara nasıl davetiye çıkarıyor, bunu sizlere izah edelim. Bir günah işlediğinizde sizlere tövbe etmeniz için 24 saat mühlet verilir. Tövbe etmezseniz bir melek o günah üzerinde eğitim alan ve uzmanlaşan şeytan kabilesine gider ve o günahı işleyenin bedenine girme ruhsatı kendilerine verildiğini onlara tebliğ eder. İki tür günah işleme var, birisi; haram,gıybet yapmak, iftira atmak gibi kul hakkını içeren eylemler. İkinci tür günahlar ise kendinize yaptığınız günahlar; zina, içki ve kumar vs. Bu ikisi birbirinden farklı. Farklı günahlar farklı şeytanları bedeninize musallat eder ve farklı sıkıntılara sebep olur. Eğer günahlarınız kul hakkı içeriyorsa o zaman size musallat olan şeytanlar aklınızada el atar, duygularınızada. Ama eğer günahlarınız sadece kendinize kötülük yapmak içeriyorsa o zaman bedenlerinize giren şeytanlar sizi sadece o günah üzerinden saldırır, sizi o günahın içinde tutmak için her yolu dener. O yüzden Allah zina gibi kendinize yaptığınız kötülükleri kötü bir yol olarak tanımlar. O kötü yola girdiğinizde size musallat olan şeytanlar sizi o yolda tutmak için herşeyi yapacağını, durdurulamaz bir nehire kapılacağınızı, evlenseniz bile bir kişiye sadık kalamayacağınızı anlatmaya çalışır; "sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur." (İsra Süresi, 32).

halis kul

Halis kelimesi "samimi" anlamına gelir. İbadetlerinizi yapmacıktan zorunluluktan veya gösterişten değil samimi duygular ile yaptığınız anlamına gelir. Allaha olan sevginizde samimi olduğunuz anlamına gelir. İblis, cennetten kovulduğunda Allahın halis kulları hariç ademoğullarını azdıracağını, yani aşırılığa iteceğini söyler. Allahta evet, sen benim halis kullarıma dokunamazsın der; "iblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi. Allah buyurdu ki o doğru ve ben hep doğruyu söylerim" (Sad Süresi, 82-84).
Özet: şeytanlar istedikleri kişilere bulaşamaz. Bazı insanlarda şeytanların herkese saldıracağı herkese musallat olabileceği algısı var. Bu yanlış bir algı. Şeytanlar ne istedikleri zaman insan bedenine girebilir ne de istedikleri zaman birisine musallat olur. İnsanların önlerinde ve arkalarında koruyucu melekler bulunur, bunlar şeytanların o beden musallat olmasına o bedene girmesine izin vermezler. Ne zamana kadar, o kişi temizliğini kaybedinceye kadar. "Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da yoktur" (Rad Süresi, 11). Siz melekler tarafından korunuyorsunuz, ne zamana kadar; günah işleyinceye kadar. Günah işlerseniz koruyucu melekleriniz şeytanların bedenlerinize girmesine izin verir, ne zamana kadar; Allaha sığınıp tövbe edinceye kadar.

neden musallatı yaşıyoruz?

"....Oysa şeytan, Allah'ın İZNİ olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler" (Mücadele Süresi, 10). Şeytanlar insanlara istedikleri gibi bulaşamaz, Allahın onayı şart. Allah neden onay verir? İDeğerli dostlar, iyilik iyiliği kötülük ise kötülüğü çeker. Siz birine kötülük yaparsanız umarım Allahın öylesine kayıtsız kalacağını düşünmüyorsunuzdur. Bir kişiye kötülük yaptığınız an ilahi adelet mağdurlar adına harekete geçer ve hak ettiğiniz şeytanı size yapıştırır. O şeytanda sizi daha çok azdırarak günah yükünüzü artırmakla ömrünü geçirir. İlahi adalet suçlulara dokunur, suçsuzsanız şeytandan korkmanıza gerek yok. İki; eğer özünüz iyi ama hayatta bazı yanlışlar yaptıysanız ve o günahlar üzerinden şeytanlar size musallat oldu ve sizi rahat bırakmıyorsa Allah o musallatı size nasip ederek sıkıntıya girmenizi ve hatanızı anlamanızı, tövbe etmenizi ister. Sıkıntı olmazsa hatanı anlamaz, o günahta israr edersin. Yaşadığımız sıkıntılar birer uyarıdır. Allah mü'minlere karşı çok merhametlidir, onların hepsinin cennete girmesini ister. Allah yaptığınız hataların bir kısmını bu dünyada size tattırarak sizi uyarmak, korkutmak ve yaptığınız o kötü işlerden sizi caydırmak ister.

hayatınızda işler rast gitmiyor hastalıklar ve kazalar ile yüzleşiyorsanız, yaşantınızda sürekli aksaklıklar ile karşı karşıyaysanız, aile ve iş hayatınızda sıkıntılar var ve bir türlü düzlüğe çıkamıyor iç huzursuzlukları yaşıyorsanız o zaman kendi ve atalarınızın günahlarına bakınız ve tövbe ediniz.

tövbenin önemi

Bedenlerimize musallat olan şeytanlar, günahlarımız üzerinden bedenimize girer, bunları bedenlerimizden def etmenin tek yoluda o günah kapılarını kapatmak yani tövbe edip, pişmanlık duymak. Musallatın çözümü tövbe etmekten, adak kesmek, sadaka vermekten, helalleşmeden geçer. Siz ama ne yapıyorsunuz, siz ruhsal bir sıkıntı yaşadığınızda çevreniz için geçimsiz birisine dönüştüğünüzde bir psikiyatriste çıkıp bir poşet depresyon ilaçları ile olayı örtmeyi tercih ediyorsunuz. Sorunlarınızın kaynağı ile yüzleşmeyi tercih etme yerine, kendinizi uyuşturmayı, üç maymunu oynamayı tercih ediyorsunuz. Dini konulara vakıfım, inancım tam diyenlerde zamanlarını rukiyeciler, muskacılar ile harcıyor. Sıkıntıların kaynağına inme yerine semtomları giderme gayretine düşüyor. Hiçbirinin aklınada; başınıza ne geliyorsa kendi eliniz ile yaptığınızdan ötürü" Ayeti gelmiyor. Kimsenin aklına alnını secdeye vurup tövbe etmek gelmiyor. Ne kadar üzücü, içler acısı bir haldeyiz

"başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O,) yine de çoğunu affeder" (Şura Süresi; 30.

hastalıklar

Şeytan ve insan birbirinden farklı alemlerde yaşamakta. Eğer şeytanlar insana müdahale etmek istiyorsa bizim boyutta geçerli bir şekil alması gerek. Onlar için en uygun şekilde elektromanyetik bir enerji şeklini almak. İnsan bedenine girme, orada bir yaşam sürdürme, beyine fısıldama ve organlarımızı etkilemenin en ideal yöntemi elektromanyetik boyut. Tabi, şeytanların bedenimize girmesi bedenlerimiz içinde çok ağır bir yük. Musallat olan şeytanlar ruhunuzu ve aklınızı etkilemekle kalmıyor bedeninizide yıpratıyor. Bedenleriniz bir uzay giysisidir, sizin nefsinize uygun yaratılan ve nefsinizin yeryüzünde yaşamasını mümkün kılan bir giysi. Bu giysi sizin enerjinizi kaldırabilecek şekilde var edilmiş. İki varlığın enerjisini bedeniniz kaldıramaz. Sizin nefsiniz ve birden fazla şeytanlar o bedene sığınırsa o beden çöker. Ne olur o bedene? Şeytanlar enerji boyutuna geçtiğinde çok yüksek bir enerji halini alır. Bizim beden dokularımız kendisine yabancı olan bu enerji ile yüzleştiğinde, yüksek gerilim hatlarına benzer bir enerji dozajına maruz kalır. Yani, bir şeytan bedeninizin neresine yerleşirse zaman dilimi içinde o bölgedeki hücreler çöker, değişime uğrar. Eğer yerleştiği alan azalarımız, kas bölgeleri ise o zaman o bölgelerde romatizma, skoliyoz türü rahatasızlıklar yüzünü göstermeye başlar. Şeytanların yerleştiği alan ama iç organlar ise o zaman o bölgede fonksiyon kayıpları ve kanserojenik değişimler oluşur.

okuduğumuz Ayetlerin hiçmi faydası yok?

Allahın ayetleri beden dokularınız üzerinde etkili olabilmesi için, beden dokularınız o Ayetlere inanması ve daha önemlisi o Ayetlere riayet etmesi gerek. Gıybet yapan bir dilimiz, haram yiyen bir midemiz, günahlar içinde dolaşan azalarımız ve kötü niyetler ile dolu bir kalbimiz varsa okuduğumuz euzu besmele ve ayetel kürsi bu dokular üzerinde ne etkisi olsun arkadaşlar? İlk önce büyük günahlardan uzak duralım, geçmiş günahlarımız için tövbe edelim, hakkını gasp ettiğimiz insanlar ile helalleşelim, kendimizi haram ortamlardan uzak tutalım, kalbimizi neftret gibi kara duygulardan arındıralım sonrası euzu besmele, ayetel kürsi ve Allahın diğer Ayetlerin hikmetinden medet umalım!

büyü tuzağı

Çoğu insanlar ruhsal sıkıntı yaşar ve birilerine göründüklerinde, kendilerine büyü yapıldığı söylenir. Bu bir tuzaktır, lütfen dikkat olunuz. Büyüler hakmı, elbette hak ve var. Ancak büyülerden gelen şeytanları öldürmek zor değil. Bazen bir ayetel kürsi, bazen bir ihlas süresi bazende büyü yaptığınız insanları affetmek o büyüyü kırmak için yeterlidir. " Rabbim, o ne yaptığını bilmedi, nefsine ve şeytanına kandı, ben onu affettim, hakkımı helal ettim sende onu affet", demeniz üzerinizde yapılan bir büyü'yü bozmak için yeterli olur. Siz ama bir Ayetel kürsi okuyor, hatta onlarca okuyor, nice ihlas okuyor ve halen sıkıntınız geçmiyorsa bilinki sizde büyü yok, siz işlediğiniz veya atalarınızın işlediği bir hatadan dolayı cezalandırılıyorsunuz. Bu durumda bir cinci hocadan diğerine koşturmak yerine, bir psikiyatristten diğerine koşturmak yerine tövbe edin, insanlar ile hellalleşin, atalarınızın adına sadaka verin ve kurban kesin. Büyü inancı altında yatan sinsi tuzak ne? Cinci hocalar bilgilerini cinlere dayandırır, cinlerde yalan söyler. Sizde büyü olduğuna inanmanızı isterler çünkü birileri hakkında zanna girmenizi, masum insanlara iftira atmanızı, onlara lanet ve beddua okumanızı isterler. Medyumcuların, cinci hocaların bilgi aldıkları cinler, şeytanlardan kurtulmanızı istemez tam aksine daha fazla o alemin içine çekilmenizi ister. Siz büyü zannı ile insanlara öfke ve lanet kustukça, içinizdeki şeytanlar daha çok bedeninize sahip çıkar. Onlar sizin öfkenizden, insanlara iftira atmanızdan ve bedduanızdan beslenir. Bu negatif duygular güçlü bir mıknatız gibi daha fazla şeytanın size musallat olmasını sağlar. Bağışlamak ve affetmek ise bu tuzağı boşa çıkarır, şeytanları yakar ve hüsrana uğratır.

bağışlamak ve affetmek şeytanlara karşı kullanabileceğiniz en büyük silah, lütfen bu silahı sıkça kullanın, bunlar şeytanları hüsrana uğratır, üzerinizdeki etkilerini zayıflatır.


Yazın defalarca okumaya değer. Allah razı olsun hocam .
Daha özelde kumar, faiz , haramlar konusunda naçizane bazı tespitlerim .
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Svg 08.12.24 23:35

Alıntı:

Quarizma15 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650210)
Atalar tarafı günahlar boyutu biraz karışık ve anlatması da çok zor ve bilgim de yok fakat bazı tecrübelerimden tespitlerim var .
Mesela genler taşınıyorsa atalardan gelen haksızlıklar da onlar da bir şekilde taşınıyor ve gelecek nesillere sirayet ediyor .
Mesela atalar hak yediler zengin oldular torunlar da bu zenginliği ki o zenginlikte şeytana verilen ruhsatlar var ve çoğu zengin zaten durumunda farkında değildir bir şekilde nesiller içinde harap olup giderler. O zenginlik onları mutmain etmez etmeyecektir .
"Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur "
Ve gidecek yeri kalmayan ellerini açıp da rabbine yakarır. Örnekler çoğaltılabilir .

Mesela şu da bir sınav . Diyelim sen çok iyi birisin. Ve hep iyilik yapıyorsun ama işlerin yine yolunda değil önce yaptığın yanlışlara bakacaksın eğer yanlışın varsa onlara keffaret . Eğer ki yanlışın yoksa önceki hatalara kefarettir ki Rabbel alemin el açmayı sana nasip ediyor . Önce İnseallah Kalbi temizlemek gerek o kirlerden kurtuldukça zaten hayır ve şer Allah'tan gelir şeklinde sınava sabretmek gerek .
“Umulur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırdır. Ve yine umulur ki, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.” (el-Bakara, 2/216).
Zaten konuyu açan arkadaş Allah ondan razı olsun çözümü de vermiş .
Çözüm : Tövbe tövbe tövbe .
Allah'ın izniyle halis tövbe. Ve belki o mahcubiyeti unutmamak gerekiyor . Kullugun mahcuplugunu taşımak gerekiyor.


"Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun (ki her türlü hürmet, övgü ve teşekkür O’na mahsustur" (Saffat 182)

Bu düşünceleriniz için teşekkür ederim. Elimden geldiğince namazlarımı kılıyorum. Namazlarımda ve diğer zamanlarda da aklıma gelen günahlarıma tövbe ediyorum. Şimdilik para olarak sadaka veremesem de balkonuma gelen kuşlara buğday veriyorum, sokakta denk geldiğim kedilere mama veriyorum. İnşallah ileride durumum iyi olduğunda sadaka da verebilirim. Atalardan gelenler olarak baba tarafımda kuzenlerimde gördüğüm kadarıyla sınananlar çoğunlukta. Sadece bir amcamın çocuklarının keyifleri yerinde, o amcamın karısı köylümüz değil yani şehirden başka bize yabancı biri ve aileme halalarımla birlikte büyü yaptırmış biri. Bize yaptıkları onun çocuklarından ne zaman çıkar bilmem.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:26.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148