![]() |
Her Tövbe Kişinin kendisidir.
Tövbe etmek kisinin pişmanlığı ile alakali bir durumdur nasıl tövbe edilir diye birşey olamaz. Hak teala ila kişinin arasına kimse giremez. Kul kendi yakarışlarını pişmanlığını Hak tealaya 2 çift elini semaya kaldırarak dillendirir Şüphesiz ki o affedendir bağışlayandır. Kimsenin bu konu hakkında en ufak dahi şüphesi yoktur. Her tövbe içten ve doğaçlama yapılmalıdır.
|
Çok güzel yazmışsın. Sana kesinlikle katılıyorum. Allahtan af dilemek ve tövbe etmek için belli bir kalıba ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum
|
Bakara 37-
Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abla kelimelerin önemi yok mudur? |
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] aynen abla biliyor.Samimi içten etsek kabul eder inşallah.
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] katılıyorum. Fakat usül de var. Ve önemli.. Zira herşey bir tertip üzere.
Hak usülü öğrendikten sonra diyemeyiz ki öğlen namazını kalbim temiz diye 2 rekat kılıcam ben.. |
Tövbe etmek;3 e ayrılır
1.Kalp ile tövbe:Bütün kalbinle Allah Teala Azze Ve Celle ye yönelerek yapılan tövbedir.Gizli dir.Büyük bir önem taşır.Hayatına tatbik edersin.Asla dönmezsin.Buna nasuh tövbeside denir. 2.Dil ile tövbe:Kalpte yaptığın tövbeyi dil ile ikrar edersin,Ve hayatına tatbik edersin.Bellı baslı dualarla,ayetlerle vs. 3.Toplu Tövbe:Din kardeşlerinle birlikte birbieinizi şait kılarak yaparsınız ve Tövbesine şait olursunuz Allah Teala Azze ve Celle katında her biriniz biriniE şahit olursunuz. Estagfirullah El Azim El Kerim ElleZi La ilahe illa hüvel Hayyum Kayyum ve etubü ileyh. Rabbim heran tövbe etmeyi Öldüğümüzde Tövbe üzere ölmeyi ve tertemiz bir şekilde O na kavuşmayo Cümme ümmedi Muhammed e nasıp etsin.İcinde bizlerede Allahümme Amin Amin Amin.. |
Aynenn öyle mühim olan kalben yapmak.. Rabbim kabul etsın inşallah.
|
Muhim olan tovbe tovne edip edip bence bozup isi civitmamak
|
Bu başlığı okuduğumda hz mevlananin böyle bir sözünü hatirlati.
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel:) |
Seyda Hazretlerinin Sohbeti
Dini yaşamamın çok bozulduğu bir zamandır çağımız. Zira dün, her geçen gün, her geçen saat biraz daha bozulmaya yüz tutmaktadır. Bu durum, insanda dinin kalkmakta olduğu endişesi doğurmaktadır. Kıyamet de ancak din tamamen ortadan kalktıktan sonra kopacak.Gerçi Müslümanlık, taa sûra üfürülünceye kadar devam edecek, Hak üzerinde devam eden bir fırka müslüman taa nihayete kadar bulunacak ama gerisi bozulup gidecek. Şeyh Ahmed-el Haznevi (kuddise sırruhû) bir sohbetlerinde buyurdular : ''Geçmiş zamanın insanlarına göre bizler şanslıyız. Çünkü geçmiş zamanlar, 5 bin, 6 bin belki 7 bin seneden beri yerin altında, toprağın altında, kıyametin kopmasını beklemektedirler. Halbuki bizimki ise kıyamete oldukça yakın bir zamandır. Doğumumuz, ölümümüz ve kıyametin kopması oldukça yakındır birbirine. Dolayısıyla bizler geçmiş ümmetler gibi toprağın altında çok kalmayacağız.'' İşte bizim zamanımız bu yönüyle oldukça iyidir. Ama diğer yönüyle de kötüdür. Zira zamanımızda Allah yolunda ilerlemek alabildiğine zorlaşmış, zahmet olmuş. Zamanımızda, yüzünü Allah'a çeviren kimse insanlar tarafından pek sevilmemektedir. Alemin gözünde, fena kimse, kötü kimse durumuna düşmektedir. Bu zamanda yüzünü Allah'a çeviren kimse pek sevilmez, alay konusu olur, hatta onunla eğlenilir. Şimdiki zamanda Allah'a yönelen kimseler malesef halkın eğlencesi olmaktadır. Zararı yok, varsın öyle olsun. Mühim olan, Allah'ın insandan hoşlanmasıdır, gerisi boştur. İsterse mağripten meşrike (batıdan doğuya) kadar insanı seven hiç bulunmasın, ne zararı var? Yeter ki insanı Allah sevsin. O insandan hoşlansın. Şayet Allah insanı sevmezse, mağripten meşrike kadar bütün alemin onu sevmesinden bir kıymet olmaz. Zamanımız için Peygamber (aleyhissalatu vesselam) : ''Ahir zamanda iman bir kor ateşi haline gelecek. Ateşi elinde tutmanın zor olduğu gibi, imanı da elde tutup, muhafaza etmek oldukça zor olacak.'' diye buyurmuştur. Hakikattir, söylediği gerçektir. Zira bugün tahakkuk etmiştir. Şimdi nereye gidersen kötülüklerle, fenalıklarla karşılaşıyorsun. Hoşa gitmeyen şeylere şahit oluyorsun. Cemiyet bozulmuş, bozulan cemiyette olan kimse de bozulur, o da onlara uyup kötü olur. İnsanın etrafındakilerden biri namaz kılmazsa, ikisi namaz kılmazsa, onu, yüzü namaz kılmazsa gün gelir o da onlara uyar namazı terk eder. Hakiki Nakşibendi olan, gönülden Nakşibendiyye'ye bağlanan kimse kolay kolay bozulmaz. Zira onlar ahdine vefa ederler. Söz veren kimse sözüne sadık olmalıdır. ''Ya Rabbi! Ben pişmanım, yaptığım bütün günahlara pişmanım. Keşke yapmasaydım. İnşaallah bir daha ben yapmayacağım.'' diye tövbe eden kimse, madem ki ''Bir daha ben yapmayacağım.'' diye söz veriyor, ahd ediyor; kefene sarılıncaya kadar ahdine sadık kalmalı, sözünü tutmalıdır. Allah'la yapmış olduğu sözleşmeyi unutmamalıdır. Vermiş olduğu sözü aklından çıkarmayarak Allah'la dostluğunu gözetmelidir. Tövbe kalpten yapılırsa tövbe olur. Sadece dille yapılan tövbeye tövbe denmez. Onun için insan yaptıklarına kalben pişman olmalı ve bir daha yapmamaya azmetmeli. Böyle kalben yapılan tövbenin kabul edildiğine dair işaretler de vardır. Eğer tövbeden sonra tövbe sahibi kötü işlerden uzaklaşmış ise, amelini, ef'alini (kötü davranış) Allah'ın emirlerine göre düzeltmiş ise, emirlere muhalefeti yok ise, o zaman tövbesinin kabule şayan olduğu ümit edilir. Zira Kur'an-ı Kerim'de Allah buyurmuştur : ''İnnallahe yuhibbut tevvabine ve yuhibbul mütetahhirîn.'' (Allah, tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.) SULTAN SEYYİD MUHAMMED RAŞİD EROL [Kuddise sırruhû] |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com