![]() |
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardeşim Allah ın dini deyip kendi dininmiş gibi kapıda durup sen gel sen gelme diyemezsin insanlara. Allah tevbe edenlerin tevbesini kabul eder. Tevbeleri kabul veya reddetme yetkisini sana mı verdi Allah? Kafirler iman ediyor da, adam sapıtmış hata yapmış dinden de çıkmış olabilir. Pişman oldum tevbe ettim iman tazeledim diyor. Girdiği kul hakkı için helallik alması başka bir durum. Kimse Allahın dini adına kendi hezeyanlarını dayatmasın lütfen
|
Ya insan zaten pisman olmus uzuntude cani sikilmis yardim edin daha kötü yaparsiniz onu kotu fetva veryosunuz allah afeder akrdesim tovbe edin
|
Mesela pişman olma ile ilgili İbn Abbas hz fetvası. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Lütfen izleyin ve durum ile karşılaştırın |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardesim sen halis niyetinle,işlenen gunahi Allah affeder insAllah umuduyla fikrini soyluyorsun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardeste bu pisligi yasamis cani yanan biri olarak Allah bu pisligi yapani affetmesin insAllah temennisiyle fikrini soyluyor,ben bu konuda elifelif in hassasiyetini,duygularini ve hissiyatini anliyorum,cunku damdan dusenin halinden damdan dusen anlar,ben o damdan dustum,babam,ben,benim oglum bu pisligi hala cekiyoruz,benim hikayem cektigimiz acilar cok uzunda sadece sana cekilen acinin en hafifini soyliyeyim eger oglun subyan cocuk,gece yarisi ciglik cigliga bagirip aglayarak, geldi geldi diye kafasini duvarlara vurursa o zaman bu pisligi Allah affermesin,narı cehenneminin,alevli atesinde yaksin dersin,bilmem anlatabildim mi?
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardeşim ben de musallat aldım bazı beni sevmeyen bir gurup kanı bozuk yolladı üzerime. Çok zamanlarım kötü geçti. Hamd olsun toparladım şimdi. Ben de o insanlar için iyi duygular beslemiyorum benden helallik de almadılar. Öteki tarafta işleri zor bu ağır kul hakkı ile. Buraya kadar tamamız. Ama bunları Allah affetmez. Bunlar dinden çıkmışsa bile Allah bunları tekrar kabul etmez dinine gibisinden şeyler söylemek bir kulun vereceği kararlar değildir. Alemlerin Rabbi olan Allah dilediğini affeder dilediğini dinine tekrar geri alır. Bunun şartları da bellidir. Kul pişman olur tevbe ederse Allahın günahı affettiği "umulur" buradaki pişmanlık affedilmenin emaresidir tevbe nin kabulünün nişanıdır der büyükler. Eğer kul hakkı var ise helalleşmek gerekir yoksa öbür tarafa kalır kara koyun ak koyundan hesabını sorar. Bir de dinden çıkaran işler vardır. Elfazı küfür söylemek ef'al i küfür işlemek gibi. Bundan sonra bu insan hata yaptığını fark eder tekrar iman ederse Allah kabul eder o imanı eğer kul samimi ise. Ama hacca gittiyse eskiden tekrar gitmesi lazım gelir, nikahı varsa düşmüştür tekrar kıyılması gerekir ve daha bir çok mesele. Ancak kimse şahsi acıları duyguları vs için Allah adına hüküm veremez. Bu dinde yasa koyan sadece Allah ve Rasûludur vesselam
|
Alıntı:
Hanımefendi fetva verme yetkisini kimden aldınız? Elinizde Allah Azimüşşan'ın asla affetmeyeceğine dair hangi delile sahipsiniz? Peki büyü şirk tamam hemfikir. Peki Allah adına hüküm vermenin karşılığı nedir? Allah ile kul arasında ki münasebete karışmak vebal dir.. Kur'an da nerde ne yazıyor biliyorum. Inandığım dinin kitabını okuyup anlayacak ve dahi düşünüp tahlil edecek kadar birikime ve kapasiteye sahibim. Ve yine Kur'an-ı Azimüşşan'a ve ışığında edindiğim tüm bilgiye dayanarak diyorum ki; İSLAM DİNİNDE HERHANGİ BIR KULA AFAROZ YETKİSİ VERİLMEMİŞTİR |
Alıntı:
|
Ben diyorumki o yaptığı şirk yani büyü orda durdukça pişmanlığın bir anlamı yok tevbeninde anlamı yok Allah şirki af ediyorsa bu gün hıristiyan yahudi ateist deist putperes hepsi şirk içinde o zaman onlarıda af eder ,Ancak af etmiyor işte cehennemde cezalarını çektikten sonra yok edilecekler.Cennete giremiyecekler kaldıki bu inanca sahip insanların akıbeti bu oluyorsa müslüman olupta şirke düşen biri o büyüyü temizlemediği ve helallik almadığı müddetçe hali nasıl olur acaba hadi diğerleri müslüman değil ama beriki birde müslüman . diğer kafir zaten doğuştan kafir beriki doğuştan müslüman yani bu büyüyü yapıp gönüllü dinden dönmüş olmuyormu .? Bir haset kıskançlık uğruna kafirliği gönüllü seçmiş oluyorlar sonrada pişmanım deyip geziyorlar @oğuzBaba
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kardeşim ben durumu izah ettim tekrar edeyim. Kişi İslama girdikten sonra şirke düşse hatta küfre düşse tekrar iman edebilir. Elfazı küfür vardır ayetlere Allaha peygambere sövmek, alay etmek veya reddetmek gibi. Bazı fiiler vardır Kurânı kerime saygısız hareketlerde (detay vermiyorum isteyen araştırsın. Bu hareketlerden sonra ne olacak adam yaptı bunları ama hatasını anladı. Tevbe ediyor pişman oluyor eski halini reddediyor tekrar iman ettim diyor. Şimdi Allah buna müsaade etmiş. Biz bu haktan kimseyi mahrum edemeyiz. Bizim kul olarak böyle bir yetkimiz yoktur. Ama o şahısların girdikleri kul hakları durur. Helallik gerekir. Artık meseleyi uzatmanın anlamı da yoktur vesselâm
|
Alıntı:
|
yapan af olur mu olmaz mi bilemem....
ama yapilanin cektigi acilarin kaybettigi yillarin cirpinarak boguldugu umutsuz gecelerin göz yaslarinin telafisi olmuyor :( |
Alıntı:
Bu hayatta herkesin başına bişeyler gelir.. İyisi de kötüsüde.. Bu pişmanlık fayda verir.. Olumsuz yazanlara takılma.. Allah en iyisini bilir ibadetini Allaha yapıyorsun onlara değil. Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah 🙏 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Büyük günah işleyenler hakkında görüşler üç gruba ayrılmıştır. Bir kısmı büyük günah işleyenleri mümin saymazlar. Bunlar Hariciler ve Mutezile'dir. Bir kısmı imanla beraber günahın hiçbir zarar vermeyeceğine ve Allah Teala'nın bütün günahları affedeceğine inanırlar. Bunlar Mürcie'dir. Bu her iki görüş de Ehli Sünnet inancına aykırıdır. Ebu Hanife hazretlerinin ve diğer tüm Ehli Sünnet mensuplarının görüşü ise; günah işleyenler dinden çıkmazlar. Ancak günahın miktarı kadar azap görürler. Yapılan iyilikler ise en az on misliyle yazılır. Ancak Allah Teala'nın affı hiçbir kayıt altına alınamaz. O günah işleyen müminlere dilerse rahmetiyle muamele ederek affeder, dilerse adaletiyle hükmederek azap eder. Mümin korkuyla ümit arasında bulunur. Allah Teala'nın azabından emin olmak yani kurtuluşu sadece kalbi tasdike bağlayarak günahlara dalmakta bir sakınca görmemek kişiyi giderek ibahiliğe ve dolayısıyla küfre götürür. (Fıkhı Ekber İmam-ı Azam sayfa 63)
|
Allah cc den umidini ancak kafirler keserler. güzel bir tevbe ile kulun affedilecegini yanlız mevla bilir. sende tevbe ve hayatını din merkezli kurarak yaşarsan ne güzel olur. her şerde bir hayr vardır. bu şerde senin dine dönme sebebin olsun. büyü yaptığın kişiden helalik al seni affedsin. mevla cumlemizi affetsin
|
Alıntı:
gül1gül1gül1 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bu iş tevbe ile bitmiyor bozdursada bitmiyor büyü yaptırdığı kişiye itiraf ettimi helallik aldımı verdiği maddi manevi zararı telafi ettimi, Ayrıca ince bir nokta var onuda bilerek söylemiyorum büyücülerin canı cehenneme. Ne güzel büyü yapmak isteyenleri cesaretlendiriyorzunuz tebrik ederim yılları çalınmış sağlığı elinden gitmiş yaşama sevinci kalmamış çocuklarının bile geleceği çalınmış insanların suçu ne büyü yapan bir tevbeyle kurtulacaksa, kaldıki büyü yapıp kafir olacağını Allah teala söylüyor ne kadar ağır bir işki şirk koşmakla bir tutuyor Rabbimiz, sizin dediğiniz gibi olsaydı Allah tealanın adl sıfatına aykırı olmazmıydı yada tek ve bir oluşuna eşinin ortağının olmayışına.?
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve diğer tevbe ile kurtulacağını söyleyen üyeler. Şeytan ümitlenecek demişsiniz ya işte büyü yapan yaptıranlarda şeytan kadar ümitlensin ancak ümit ederler sonu cehennem ve yok oluş olacak inşaAllah.
|
Alıntı:
|
Şurada yazılacak her şey kaanatime göre haşa Allah adına hüküm vermeye girer.
Allah affeder ya da etmez bunu Allah'tan başka kimse bilemez |
Alıntı:
|
İyi o zaman bana bir hadis yada bir ayet gösterin büyü yapanın af edileceğine dair o şirk orda dururken, Ama sadece büyü yaptığı için af edileceğine dair buyrun meydan sizin. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bravo büyü yapana tek laf etmezken benim için bu kişi burdan gider gibi bir cümle kurmuşsun nede çok dinsizmi görünüyorum ordan bakınca. Ferasetine ve kendine güvenine hayranım,
|
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 100 kişi yazmış ama sen meseleyi sahsilestiriyorsun.
Biz ne bu kardeşe cehennemlik oldun deme hakkına. Ne de sana dinsiz deme hakkına sahip değiliz. Ama sen ısrarla adam hakkında hüküm vermeye çalışıyorsun. |
Bakara suresi 54.AYET . Bak bakalım tövbe edince Allah ne diyor Hz.Musamin kavmine.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
102﴿ Onlar, Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurup söylediklerine uydular. Gerçek şu ki Süleyman kâfir olmadı, fakat şeytanlar kâfir oldular; çünkü insanlara sihri, Bâbil’de iki meleğe, Hârût’la Mârût’a indirileni öğretiyorlardı. Halbuki bu iki melek, "Biz ancak imtihan vasıtasıyız; sakın küfre sapma!" demedikçe hiç kimseye bilgi vermezlerdi. Fakat onlar bu iki melekten, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onunla hiç kimseye zarar veremezlerdi. Yine de kendilerine fayda sağlayanı değil zarar vereni öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu (sihir) satın alan kimsenin âhiretten nasibi olmadığını çok iyi biliyorlardı. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür, bir bilselerdi! |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama kesin olan bir şey varsa o da kul hakkı hah bunu Allah affetmez işte kulun affetmesi lazım. Ne ise bu konuda benim sen yorumum |
Alıntı:
|
Alıntı:
ayet dıyor mesala miras davalarında diyelim 15 ayet lakin fıkha gelınce hadislere gelınce o ayet hakkında cilt cilt kitap cıkar karsına , Hz. Ömer’in “Erkek olsun, kadın olsun her türlü büyücüyü öldürün.” şeklindeki hükmü de bir delil sayılmıştır. (bk. Razi, a.g.y) - Bu konuda alimlerin şu ifadeleri de önem arz etmektedir: Büyücünün tövbesinin kabul edilmemesi, dünyevi hükümleri icrası bakımındadır. Yoksa samimi olarak tövbe etmişse ahirette büyücünün tövbesi de makbuldür. (a.g.y) - Bütün bu mülahazalara rağmen, bu konuda İmam Şafii’nin görüşü daha isabetli görünmektedir. Çünkü sihrin çeşitleri vardır. Küfür içeren, küfür içermeyen, adam öldüren, adam öldürmeyen... Şayet kısas olmayı hak etmişse, büyücünün tövbesinin kabul olmaması demek, tövbesi onu kısastan kurtaramayacak demektir. Eğer böyle bir cezayı hak etmemişse, şirk, küfür dahil her türlü kötülükten samimi olarak tövbe eden kimsenin tövbesinin kabul olacağına dair birçok ayet ve sahih hadisler vardır. (bk. a.g. y) Nitekim rivayete göre İmam Malik de: “Eğer büyücü veya zındık olan kimse, suçu mahkemeye intikal etmeden önce, gelip tövbe ederse tövbesi kabul edilir.” demiştir. (bk. Kurtubi, a.g.y)Allah, bütün tövbeleri kabul eder. Kişi ister büyü yapsın, ister sihir yapsın, ister kâfir olsun, ister müşrik olsun, ister ilahlık iddia eden biri olsun, isterse de firavun olsun; o kişi tövbe edince, iman edince, Allah’a dönünce, Allah onun tövbesini, imanını kabul eder; ama kişi o haliyle öbür tarafa giderse ebediyen rabbini kaybeder, kendini kaybeder. İnsanoğlu günah işleyebilen bir varlık. "Benim günah işlemem mümkün değil.” diyebilen hiç kimse bulunmuyor. Her insan, şu veya bu şekilde, az veya çok, günah çukuruna yaklaşıyor, bazen de içine düşüyor. Hz. Peygamber (asm) "Nefsim kudret elinde olan Zata yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; sonra günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." (Müslim, Tevbe 9) buyurmaktadır. Nasıl ki ateş, altını bakırdan ayrıştırıyorsa, günahlarla insanın boğuşması imtihanı da insanı tövbeyle geliştirip Allaha yaklaştırıyor. Hz. Peygamber (asm) bunu şöyle dile getirir: "Her insan hata işler; ama hata işleyenlerin en hayırlısı, çok tövbe edenlerdir." (Tirmizî, Kıyâme 49.) Tövbede pişmanlığın hissedilmesi yeterlidir. Çünkü günahtan sakınmasına neden olacak ve tekrar günaha dönmemesini gerektirecektir. Bu her iki husus, pişmanlıktan kaynaklanır. (Fethul Bari 13/471) Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtü vesselâm Rabbinden naklen buyurdular ki: "Bir kul günah işledi ve 'Yâ Rabbi, günahımı affet!' dedi. Hak Teâlâ da 'Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır' buyurdu. Sonra kul dönüp tekrar günah işledi ve 'Ey Rabbim, günahımı affet!' dedi. Allah Teâlâ da, 'Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır.' buyurdu. Sonra kul dönüp tekrar günah işledi ve 'Ey Rabbim, beni affeyle!' dedi. Allah Teâlâ da 'Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi olduğunu bildi. Ey kulum, dilediğini yap, ben seni affettim.' buyurdu.” (Buhârî, Tevhid 35 Birçok ayette af yetkisinin Allah'a ait olduğu, Allah'ın istediğini bağışlayacağı, istediğini azaba çarptıracağı bildirilerek, havf-reca muvazenesine, ümit-korku dengesine dikkat çekilir. Yine ifade buyurulur: "Onlar ki, bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde, Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tövbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler." (Al-i İmran, 3/135) Ayrıca bu dehşetli asırda ve ağır şartlar altında az bir salih amel, çok hükmündedir. Hem zaten Allah korkusu ile günahlardan uzak durmakta bir nevî salih amel vardır. Çünkü bir günahı terk etmek farzdır. Bir farzı işlemek, çok sünnetlere bedeldir. Özellikle böyle günahların sel gibi üzerimize hücum ettiği bir asırda, yalnızca günahlardan korunmak suretiyle, yani az bir irade gösterip yüzlerce günahı terk etmek suretiyle, yüzlerce farz işlenmiş olmaktadır. Madem, şimdiki sosyal hayatta her dakikada yüzlerce günahla karşı karşıya kalıyoruz. Elbette Allah korkusunu ve günahlardan sakınmak duygusunu kalbimizde taşıdığımız her an, yüzlerce salih amelin de kapısını çalmış olacağız. (bk. Nursi, Kastamonu Lâhikası, s. 110) Günahlara karşı en büyük siper tövbe ve istiğfar etmek ve günahlardan vazgeçmektir. Allah’a şirk koşmak hariç olmak üzere, büyük günahları işlemek imansızlıktan gelmediğinden; günah olduğunu inkâr etmedikçe büyük günah işleyen kişi, iman dairesinden çıkmaz. (bk. Nursi, Lem'alar, s. 80) Her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır. Eğer işlenen bir günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırır. Çünkü günah kalbe işlemeye başladığı ve tövbe ile imha edilmediği zaman kalbi karartır ve günahları korkusuzca işlemeye devam etmek kalbin katılaşmasına ve iman nurunun çıkmasına sebep olur. (bk. Nursi, Lem’alar, s. 15) |
Alıntı:
Ayette dediğini gibi : ancak kâfirler Allah'tan ümit keserler Ümitsizlik bu yüzden günah |
Hadis ve ayet göster diye yazdım zaten, fıkıha itiraz eden biryazı yazmadım saçma sapan konuşma yukarda yazdıkların tmm birde sırf büyücüyü af eden ayet göster ben af etmeyeceğini yazan ayeti yazdım ,Birkaç mesaj önce ayette hadiste yazacağım demiştin birtane ayet yazamadın yukarda yazdıkların hangi büyücünün af olacağını anlatan ayetler söylermisin hadisleri ayet gibi gösterme Peygamber efendimizin hadisindede büyücüyü ayrıştırmamış genel anlamda günah ve tevbeyi anlatmış,sen önce bakara 102ayeti kerimeden ne anlıyorsun bunca hadisin yanında bu ayetin hiçmi hükmü yok.saidi nursiden yazmışsın ben bu kişinin Allah bir peygamber hak dediğinden başka sözüne itibar etmem nedir bu kişi hadis alilimi kim herhangi biri.
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:54. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com