Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Tövbeler & Uyarılar (https://www.havasokulu1.com/tovbeler-uyarilar/)
-   -   Nefis Terbiyesinde İlk Basamak -Nefs-i Emmare- (https://www.havasokulu1.com/tovbeler-uyarilar/60860-nefis-terbiyesinde-ilk-basamak-nefs-i-emmare.html)

ayhan571 19.03.21 12:41

Nefis Terbiyesinde İlk Basamak -Nefs-i Emmare-
 
Kötülükleri yapmayı emreden nefis anlamında arapça bir ifadedir.

“Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, daima kötülüğü
emredicidir.” âyetinde ki nefistir. Bu nefis, doğru olanın
kötü fiili terk etmek değil, yapmak olduğunu savunur.
Bir başka tarifle kalbi ulvî değil, süflî (aşağılık, alçak) şeylere celbeden nefse denir. Cüneyd-i Bağdâdî, “Kişiyi helak
etmeye çalışan, düşmana yardımcı olan, hevâ ve hevese
uyan ve türlü türlü kötülüklerle itham olunan nefistir
şeklinde tarif eder.
Nefs-i emmâre, aklı ve kalbi aldatır. En değerli ve en
güzel şeyleri akla ve kalbe, kötü, çirkin ve değersiz gösterir.
Nefs-i emmâre’den kalbe geçen ilk hastalık şehvettir.
Şehvetin peşinden sevgi, istek ve öfke geçer. Bunların
peşinden de kibir, çekememezlik, zülum ve tutku gelir.
Nefs-i emmâre’nin ortaya çıkmasına sebep olan en etkili
organ gözdür. Görmemizi sağlayan göz haramlara baka baka
gönül gözü kör olur. Ne kadar kötü sıfat varsa, bunları
görmez olur. Bu nedenle gözü haramlardan sakınmak
gerekir. Kulak, dil, deri v.b. gibi diğer duyu organlarının
durumu da böyledir. Bu organlarında hassasiyetlerini
kaybetmemesi için haramlardan muhafazası gerekir.
Bâlî Sofyevî’nin bildirdiğine göre Nefs-i emmâre’nin üç mertebesi vardır,,,
a- Fiiller Mertebesi: Bu mertebeyi insan tabiatından
kaynaklanan günahlar oluşturuyor.
b- Sıfatlar Mertebesi: Bu mertebede zahirde veya
manada bu günahlardan kurtulmaya çalışmak veya
kurtulmak istemek gerekir.
c- İsimler Mertebesi: Bu mertebede de insan, tabiatından kaynaklanan günahlara bulaşmasına rağmen bundan üzüntü ve pişmanlık duyar. Nefs-i emmâre, fâsıklarda, münafıklarda ve kâfirlerde bulunur. Üzeri yoğun ve kalın perdelerle örtülü olan nefs-i emmâre şer yuvası, kötü fiillerin, yerilmiş ahlâkın da kaynağıdır. Nefs-i emmâre, nefs-i mutmainne’nin karşıtıdır. Nefs-i mutmainne ne zaman güzel bir amel işlerse, buna karşılık nefs-i emmâre derhal o güzel ameli bozacak kötü bir iş yapar. Şehvetin ön planda olmasından dolayı “nefs-i şehvâni” de denilen nefs-i emmâre, kişinin en büyük düşmanı olduğundan onu ezmek, kırmak ve mücâhede kılıcıyla katletmek gerekir. Bunun için ,,,
riyâzet yapılır, çile çıkarılır. Nefs-i emmârenin makamı,makam-ı sadr’dır. Seyri, ilallah’tır.Bu makamda nefis, sultandır ve hâkimdir. Şeytânî akıl, onun veziridir. Kin, haset, kibir, riya, tûl-i emel, hırs, tama’, baş olma sevdası, cimrilik, v.b. kötü sıfatlar nefs-i emmâre’de bulunur ve tüm bunlar şehvet ile gazap duygusundan doğar. Ayrıca bu nefsin cahillik, kabalık, buğz, kahır, küfür ve nifak gibi özellikleri vardır.
Boş şeylerle uğraşmak, alay etmek, başkasına eziyet vermek, kendini beğenme, makam sevgisi, gıybet, gammazcılık ve dedikodu yapmak da özellikleri arasında yer alan bu nefsin seyri, Allah’a doğrudur. Âlemi, bu görünen âlemdir. Yeri, göğüstür. Hâli, meyildir. Yolu, şerîatın dış ölçüleridir. Kâmil bir şeyhe kesinlikle ihtiyaç olan bu mertebede, şeyhi müride, Kelime-i Tevhîd’i telkin
eder. Müridin, kelime-i Tevhid’e verdiği mana, “Lâma’bûde illallâh (Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek bir varlık yoktur.)” şeklindedir.

lindaa 03.05.21 18:16

Bu konu çok merak ettiğim bi konuydu.Allah razı olsun..

Afatsum 03.05.21 19:10

Ayhan kardesim nefsi emmarede olan kul nasuh tovbe edip bir murside intisap oldugunda nefsi levvameye gecer gorusu dogrumudur @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...].

HATTAP 13.05.21 15:43

Nefs-i emmâre, Allahü teâlânın düşmanıdır. Şûrâ sûresi onüçüncü âyetinde meâlen, (Îmân ve ibâdet etmek, müşriklere güc gelir) ve Bekara sûresi, kırkbeşinci âyetinde meâlen, (Nemâz kılmak, yalnız mü'minlere, Allahü teâlâdan korkanlara kolay gelir) buyuruldu. Bedenin hastalığı, ibâdetlerin yapılmasını güçleşdirdiği gibi, (Bâtın)ın [kalbin ve rûhun] hasta olması da güçleşdirir. Allahü teâlâ, islâmiyyeti, nefs-i emmâreyi, [ya'nî kötülük isteyici] arzûlarından, âdetlerinden vaz geçirmek için gönderdi. Nefsin istekleri ve islâmiyyetin istekleri birbirinin zıddıdır, aksidir. O hâlde, ibâdetleri yapmakda güclük çekmek, nefsin kötülüğünü gösteren bir alâmetdir. Nefsin arzûlarının kuvveti, bu güçlüğün çokluğu ile ölçülür. Nefsin hevâsı [istekleri] kalmayınca, güçlük de kalmaz.
Mektubat - 199

Afatsum 13.05.21 16:39

Allah razi olsun Hattap hocam


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:50.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148