Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > Havas ilmi & Gizli ilimler > Tövbeler & Uyarılar


Büyü yaptıkdan sonra tovbe edilir mi ?


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.03.21, 17:36
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,054
Forum Puanı: 2435
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Büyü yaptıkdan sonra tovbe edilir mi ?

Soru:

- Büyücünün tövbesinin Ebu Hanife ve İmam Malike göre kabul olmayacağı, İmam Şafiye göre kabul olacağı, İmam Ahmed’den iki rivayete göre birinde kabul olacağını diğer rivayette olmayacağını söylemiş. (kaynak İbni Kesir tefsiri Bakara suresi 102. ayet tefsiri)

-*Her günahın tövbesi var diye bilirim. Hatta şirk koşsam bile ölmeden tövbe etsem affolabiliyorum diye biliyorum. Büyücünün tövbesi niye kabul edilmesin?

Cevap:

*Bu konuda görebildiğimiz kadarıyla, büyücünün tövbesinin kabul olmayacağını söyleyenlerin delillerini şöyle sırlamak mümkündür:

1)*Büyücü küfürle birlikte yeryüzünde fitne fesat çıkarmayı da âdet edinmiştir. Bu durumda olanların öldürüleceği

“Allah ve Resulüne savaş açan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya uğraşanların cezası, öldürülmek veya asılmak, yahut el ve ayaklarının çaprazlamasına kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmektir. Dünyada onların cezası böyle bir rezilliktir; âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.”*(Maide, 5/33)

mealindeki ayetle sabittir.*(bk. Razi, Bakara, 2/102. ayetin tefsiri)

2)*Tövbesi kabul edilmeyen büyücüden maksat,*küfür içerikli sihrini gizleyen kimselerdir.*Çünkü bu durumdaki bir büyücü küfürle birlikte*“küfrünü gizleyip Müslümanlığını açığa vuran”*bir zındıktır.*Zındık ise ikiyüzlü olduğundan sözüne itibar edilmez. “Ben sihri bıraktım, tövbe ettim.”*demesi de inandırıcı değildir.

Ayrıca zina işlemesi sabit olan bir kimsenin tövbe etmekle cezadan kurtulmayacağı gibi, küfür içerikli bir büyücünün cezası da tövbe ile düşmez. Ayrıca cezalandırılması gerekir.*(bk. Kurtubi, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

Bu ifadelerden anlaşılıyor ki, alimlerin*“Büyücünün tövbesi kabul olmaz.”*demelerinden maksat,*İslam hukuku açısından öngörülen dünyadaki cezayı kaldırmamasıdır.*Yoksa*zina eden bir kimsenin recim edilmesiyle birlikte uhrevi cezadan kurtulduğunu*beyan eden birçok hadis vardır. O halde büyücü de bu kuralın dışında değildir.

3)*Tirmizi’den rivayet edilen şu hadis de bu alimlerin bir diğer dayanaklarıdır.

“Büyücünün cezası kılıçla öldürmektir.”*(bk. Şa’ravi, ilgili ayetin tefsiri)*

Fakat bu hadis zayıftır.*(bk. İbn Kudame, el-Muğni, 9/31; Kurtubi, ilgili ayetin tefsiri)

4)*Hz. Ömer’in*“Erkek olsun, kadın olsun her türlü büyücüyü öldürün.”*şeklindeki hükmü de bir delil sayılmıştır.*(bk. Razi, a.g.y)

- Bu konuda alimlerin şu ifadeleri de önem arz etmektedir:

Büyücünün tövbesinin kabul edilmemesi,*dünyevi hükümleri icrası bakımındadır.*Yoksa samimi olarak tövbe etmişse ahirette büyücünün tövbesi de makbuldür.*(a.g.y)

- Bütün bu mülahazalara rağmen, bu konuda İmam Şafii’nin görüşü daha isabetli görünmektedir. Çünkü sihrin çeşitleri vardır. Küfür içeren, küfür içermeyen, adam öldüren, adam öldürmeyen... Şayet kısas olmayı hak etmişse, büyücünün tövbesinin kabul olmaması demek,*tövbesi*onu kısastan kurtaramayacak*demektir.

Eğer böyle bir cezayı hak etmemişse,*şirk, küfür dahil her türlü kötülükten samimi olarak tövbe eden kimsenin tövbesinin kabul olacağına*dair birçok ayet ve sahih hadisler vardır. (bk. a.g. y)

Nitekim rivayete göre İmam Malik de:*“Eğer büyücü veya zındık olan kimse, suçu mahkemeye intikal etmeden önce, gelip tövbe ederse tövbesi kabul edilir.”*demiştir.*(bk. Kurtubi, a.g.y)

Aynı zamanda zina ettiği aşikar olan birinin tövbesi makbuldür lakin dünyevi cezası
muhakkak verilir büyücülük isbat edildiyse cezası kesilir lakin tovbe-i nasuh yaptıysa ahiretini kurtulur bi iznillah selametle ...

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26.03.21, 17:41
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,054
Forum Puanı: 2435
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Arkadaşlar büyücü veya büyü yaptıran kişi vesilesiyle karşı taraf sıkıntı yaşadıysa musallat olayı kul hakkına girer helallik alması gerekir büyücünün ve büyü yaptıran kişi eğer helallik alamadıysalar bol bol dua ve zikir çekerek hakkına girdiği kişinin ruhuna hediye etsinler alimlerin tavsiyesidir çünkü ahirette hak sahibi hakkını alacak en azından alınacak hakkın yükünü hafifletir tavsiyedir dileyen yapabilir selametle ...

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26.03.21, 20:51
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 20.01.19
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 1,134
Forum Puanı: 2911
Etiketlendiği Mesaj: 69 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Peygamber efendimize büyü yapan yahudi tevbe etseydi af olurmuydu.?

__________________
Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı insan; düşünmekten de korkmaya başlar...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26.03.21, 21:07
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,054
Forum Puanı: 2435
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Elifelif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygamber efendimize büyü yapan yahudi tevbe etseydi af olurmuydu.?
Tovbe edip islami seçseydi affolurdu kardeşim

Sen bilmez misin hz. Vahşi r.a hz. Hamza r.a şehit etti şehit buna rağmen hz. Vahşi tovbe edip müslüman oldu ve güzide sahabelerden oldu ... rasulullah s.a.v hayati ve tecrübeli islam alemine her daim örnek teşkil eder güzel kardeşim ...

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26.03.21, 21:21
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 20.01.19
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 1,134
Forum Puanı: 2911
Etiketlendiği Mesaj: 69 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bir Müslüman büyü yapmış hırıstiyan cinlilerle işbirliği yapmış onun dininden olmuş yahudi cinlilerle çalışmış yahudi olmuş bir kişi o büyüyü bozmadan tevbesi kabul olurmu helallik almıyor ama ben Müslümanı diye ortada geziyor. Şimdi bu durumda peygamberimiz efendimize büyü yapan yahudiden daha alçaklar o zaten yahudi öylede cehennemde böylede peki büyü yapan bir Müslüman büyü yaparak ey Allah şu kişinin şu işi senin yazdığın kader gibi değil benim yaptığım büyü gibi olacaktı deyipte kendini Allah'a ortak koşmuş olmuyormu şimdi böyle bir büyücü af olursa mazlumun zalimden hesabını kim soracak böyle olması Allah tealanın ADL sıfatına aykırı değilmi.

__________________
Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı insan; düşünmekten de korkmaya başlar...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26.03.21, 21:26
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 20.01.19
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 1,134
Forum Puanı: 2911
Etiketlendiği Mesaj: 69 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

O yahudi islamı seçseydi doğru Müslüman
Dinden çıkmış hala neyin tevbesi..

__________________
Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı insan; düşünmekten de korkmaya başlar...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.03.21, 21:43
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,054
Forum Puanı: 2435
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Elifelif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir Müslüman büyü yapmış hırıstiyan cinlilerle işbirliği yapmış onun dininden olmuş yahudi cinlilerle çalışmış yahudi olmuş bir kişi o büyüyü bozmadan tevbesi kabul olurmu helallik almıyor ama ben Müslümanı diye ortada geziyor. Şimdi bu durumda peygamberimiz efendimize büyü yapan yahudiden daha alçaklar o zaten yahudi öylede cehennemde böylede peki büyü yapan bir Müslüman büyü yaparak ey Allah şu kişinin şu işi senin yazdığın kader gibi değil benim yaptığım büyü gibi olacaktı deyipte kendini Allah'a ortak koşmuş olmuyormu şimdi böyle bir büyücü af olursa mazlumun zalimden hesabını kim soracak böyle olması Allah tealanın ADL sıfatına aykırı değilmi.
Güzel kardeşim . Öncelikle islam dininden çıkan kişi mürted olur sizin anlattığınız kişide dinden ayrıldıysa murteddir derhal idam edilmesi gerekir mürted olarak ölen kişiler zaten cenehhemliktir amma bir kişi dinden cıktı müddet oldu daha sonra teras islam dinine geri dönerse müslüman olur ve gunahalr bağışlanır lakin samimi şekilde tovbe etmesi gerekir yazılan bazılar çok acıktır şartlar bellidir bunun dışına çıkamayız unutmayın ki mesele o cehennemlik bu cennetlik meselesi değil mesele ALLAH c.c yaraşır kül olmaktır selametle ...

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26.03.21, 23:00
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 20.01.19
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 1,134
Forum Puanı: 2911
Etiketlendiği Mesaj: 69 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

174: Allah’ın indirdiği kitabın bazı kısımlarını gizleyen ve bunu az bir bedel karşılığı satanlar yok mu! İşte onlar, karınlarına cehennem ateşi dolduruyorlar. Kıyâmet gününde Allah ne onlarla konuşacak, ne de onları temize çıkaracaktır. Onlara elem verici bir azap vardır.
Karşılaştır 175: Onlar doğru yola karşılık sapıklığı, Allah’ın affı yerine cehennem azabını satın alan kimselerdir. Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!

TEFSİR:
Bu âyetler öncelikle Tevrat ve İncil’deki Peygamberimizle alakalı bilgileri gizleyen ve bir kısım dünya menfaati beklentisi içinde dini metinleri bilinçli olarak maksadının aksine yorumlayan yahudi din âlimlerini hedef alsa da, umumi mânada Allah’ın ayetlerini, dini hakikatleri çıkarları doğrultusunda insanlardan gizleyen, yanlış yorumlayan ve dini bir ticaret vasıtası yapan her kişi ve toplulukları ikaz etmektedir. Zira insanlığı sapıklıktan kurtarıp doğru yola erdirmek, onlara iki dünyanın saadet yollarını göstermek üzere gönderilen ilâhî kitapları ve ayetleri böyle dünyevî ve süflî arzularla gizlemek ve bir menfaat aracı olarak kullanmak, gerçekten büyük bir günahtır. Onlar, bu cüretlerinin karşılığında ne kadar yüksek meblağlar elde ederlerse etsinler bu, âhirette karşılaşacakları azaplar ve kaybedecekleri nimetlerle mukayese edildiğinde “çok az bir şey” hükmünde olacaktır. Bu şekilde onlar karınlarına, hiç boş yer kalmayacak biçimde sadece ateş doldurmaktadırlar. Haksız yollarla aldıkları ücretler ve yedikleri şeyler, içlerinde gerçek bir ateş olacak ve onları devamlı yakacaktır. Kıyamet gününde Allah, onlara söz söylemeyecek, rahmetle iltifat etmeyecektir. “Kötülüğün karşılığı, ona denk bir cezadır” (Şûrâ 42/40) kaidesi gereğince, dünyada Allah’ın kelâmını gizleyen bu bahtsızlar, âhirette Yüce Yaratıcı’nın rahmet sözünden mahrum kalacaklardır. Allah onları tezkiye etmeyecek, günahlarını affetmeyecek ve onları temize çıkarmayacaktır. Böylece bütün günah kirleriyle perişan bir halde mahşer yerine geleceklerdir. Neticede onlar, acı ve ıstırap veren devamlı bir azaba düçâr kalacaklardır.

Çünkü onlar, hem kendileri hem de hitap ettikleri insanlar için hidâyet kaynağı olan Allah’ın ayetlerini gizlemek ve onları hedefinden saptırmak suretiyle doğru yol karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Aynı şekilde kıymetini bilenlerin elde etmek için büyük gayret gösterdikleri ilâhî affı vererek de âhirette çekecekleri azâbı satın almışlardır. Dolayısıyla kazandıkları en büyük sermaye sadece sapıklık ve azap olmuştur. Âyet-i kerîme bir taaccüp ifadesiyle son bulmaktadır: “Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!” (Bakara 2/175) Burada ateşten maksat, ona sürükleyen sebepler ve günahlardır. Hayırlı işler ve iyilikler yapmaya, istikamet, doğruluk ve dürüstlüğe, ilâhî hakikatleri açıklamaya, dünya zevklerinden birini bile fedâ etmeye asla sabredemeyen bu kişiler, ateşe götürecek ameller yapmakta ne kadar büyük sabırlar göstermektedirler. Hâsılı ebedî olarak ateşte yanmak için ne kadar zor işlere katlanmaktadırlar. Fakat görüldüğü üzere bu sabır, övgüye layık ve sonu selâmet olan bir sabır değil, akıbeti ebedî bir felâket olan çaresizliktir.

Onların böyle hazin bir akıbet ve büyük bir azaba uğramaları sebepsiz ve haksız değildir. Şüphesiz Cenâb-ı Hak, bütün ilâhî kitapları gerçekleri açıklamak üzere indirmiştir. Kur’ân-ı Kerîm gibi asılları itibariyle Tevrat, İncil ve Zebur da bu hükme tabidir. Hepsi Allah kelâmıdır ve hepsine iman etmek şarttır. Dolayısıyla ilâhî kitaplar hakkında anlaşmazlığa düşenler; bunların hepsine inanmayıp da bir kısmına inananlar, Kur’an’ın bazı ayetlerini kabul edip bazı ayetlerini reddedenler ve yine Kur’an hakkında şiir, sihir ve kehânet gibi iddialarda bulunanlar, elbette doğru olandan çok uzak bir ayrılık, anlaşmazlık ve sapkınlık içine düşmüşlerdir. Bu durumda olan kimselere layık olan ise, ebedî cehennemdir.

O halde kişiyi cehennem azabından kurtaracak ve cennete ulaştıracak gerçek iyilikler nelerdir? Gelen âyet-i kerîme bunu haber vermektedir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


Başka söze hacet yok.

__________________
Düşündüğünü söylemekten korkmaya başladı mı insan; düşünmekten de korkmaya başlar...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26.03.21, 23:28
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 13.06.20
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 1,054
Forum Puanı: 2435
Etiketlendiği Mesaj: 61 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Elifelif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
174: Allah’ın indirdiği kitabın bazı kısımlarını gizleyen ve bunu az bir bedel karşılığı satanlar yok mu! İşte onlar, karınlarına cehennem ateşi dolduruyorlar. Kıyâmet gününde Allah ne onlarla konuşacak, ne de onları temize çıkaracaktır. Onlara elem verici bir azap vardır.
Karşılaştır 175: Onlar doğru yola karşılık sapıklığı, Allah’ın affı yerine cehennem azabını satın alan kimselerdir. Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!

TEFSİR:
Bu âyetler öncelikle Tevrat ve İncil’deki Peygamberimizle alakalı bilgileri gizleyen ve bir kısım dünya menfaati beklentisi içinde dini metinleri bilinçli olarak maksadının aksine yorumlayan yahudi din âlimlerini hedef alsa da, umumi mânada Allah’ın ayetlerini, dini hakikatleri çıkarları doğrultusunda insanlardan gizleyen, yanlış yorumlayan ve dini bir ticaret vasıtası yapan her kişi ve toplulukları ikaz etmektedir. Zira insanlığı sapıklıktan kurtarıp doğru yola erdirmek, onlara iki dünyanın saadet yollarını göstermek üzere gönderilen ilâhî kitapları ve ayetleri böyle dünyevî ve süflî arzularla gizlemek ve bir menfaat aracı olarak kullanmak, gerçekten büyük bir günahtır. Onlar, bu cüretlerinin karşılığında ne kadar yüksek meblağlar elde ederlerse etsinler bu, âhirette karşılaşacakları azaplar ve kaybedecekleri nimetlerle mukayese edildiğinde “çok az bir şey” hükmünde olacaktır. Bu şekilde onlar karınlarına, hiç boş yer kalmayacak biçimde sadece ateş doldurmaktadırlar. Haksız yollarla aldıkları ücretler ve yedikleri şeyler, içlerinde gerçek bir ateş olacak ve onları devamlı yakacaktır. Kıyamet gününde Allah, onlara söz söylemeyecek, rahmetle iltifat etmeyecektir. “Kötülüğün karşılığı, ona denk bir cezadır” (Şûrâ 42/40) kaidesi gereğince, dünyada Allah’ın kelâmını gizleyen bu bahtsızlar, âhirette Yüce Yaratıcı’nın rahmet sözünden mahrum kalacaklardır. Allah onları tezkiye etmeyecek, günahlarını affetmeyecek ve onları temize çıkarmayacaktır. Böylece bütün günah kirleriyle perişan bir halde mahşer yerine geleceklerdir. Neticede onlar, acı ve ıstırap veren devamlı bir azaba düçâr kalacaklardır.

Çünkü onlar, hem kendileri hem de hitap ettikleri insanlar için hidâyet kaynağı olan Allah’ın ayetlerini gizlemek ve onları hedefinden saptırmak suretiyle doğru yol karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Aynı şekilde kıymetini bilenlerin elde etmek için büyük gayret gösterdikleri ilâhî affı vererek de âhirette çekecekleri azâbı satın almışlardır. Dolayısıyla kazandıkları en büyük sermaye sadece sapıklık ve azap olmuştur. Âyet-i kerîme bir taaccüp ifadesiyle son bulmaktadır: “Onlar, ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!” (Bakara 2/175) Burada ateşten maksat, ona sürükleyen sebepler ve günahlardır. Hayırlı işler ve iyilikler yapmaya, istikamet, doğruluk ve dürüstlüğe, ilâhî hakikatleri açıklamaya, dünya zevklerinden birini bile fedâ etmeye asla sabredemeyen bu kişiler, ateşe götürecek ameller yapmakta ne kadar büyük sabırlar göstermektedirler. Hâsılı ebedî olarak ateşte yanmak için ne kadar zor işlere katlanmaktadırlar. Fakat görüldüğü üzere bu sabır, övgüye layık ve sonu selâmet olan bir sabır değil, akıbeti ebedî bir felâket olan çaresizliktir.

Onların böyle hazin bir akıbet ve büyük bir azaba uğramaları sebepsiz ve haksız değildir. Şüphesiz Cenâb-ı Hak, bütün ilâhî kitapları gerçekleri açıklamak üzere indirmiştir. Kur’ân-ı Kerîm gibi asılları itibariyle Tevrat, İncil ve Zebur da bu hükme tabidir. Hepsi Allah kelâmıdır ve hepsine iman etmek şarttır. Dolayısıyla ilâhî kitaplar hakkında anlaşmazlığa düşenler; bunların hepsine inanmayıp da bir kısmına inananlar, Kur’an’ın bazı ayetlerini kabul edip bazı ayetlerini reddedenler ve yine Kur’an hakkında şiir, sihir ve kehânet gibi iddialarda bulunanlar, elbette doğru olandan çok uzak bir ayrılık, anlaşmazlık ve sapkınlık içine düşmüşlerdir. Bu durumda olan kimselere layık olan ise, ebedî cehennemdir.

O halde kişiyi cehennem azabından kurtaracak ve cennete ulaştıracak gerçek iyilikler nelerdir? Gelen âyet-i kerîme bunu haber vermektedir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


Başka söze hacet yok.
Daha önce onaycı olduğunu söyleyen oldu mu sana güzel kardeşim şahsen anlamadigim kısım fetvayı yazdım hemde 3 defa lakin itiraz ediyorsun anlamadım ayetten bahsettik uzunca açıklamalı sebebi nuzulhde dahil yazdık lakin güzel kardeşime tavsiyem inat etmek kişiye faydadan çok zarar getirir din ALLAH c.c dinidir verdiği hüküm bellidir kim olursa olsun ne yapmış olursa olsun rabbil alemine tovbe-i nasuh ederse ALLAH c.c affeder günahlarını sevap eyler lakin kül hakkını mahşere bırakır kendisine sirk koşulduğu durumda ise kişi şirkinde inad ederse yeri cehennemdir lakin tovbe ederse rabbimizin merhametine kalır o mahşer günü ALLAH c.c ya RAHİM isminin hurmetine müslümanlara o kadar merhamet eder ki şeytan dahi ALLAH c.c benide affeder mi diye umuda kapılır kardeşim dini zorlaştırmayınız kolaylaştırınız diye buyrulmaz mi ALLAH c.c selamet versin ...

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 06.04.21, 10:40
lindaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 19.01.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 669
Forum Puanı: 2174
Etiketlendiği Mesaj: 15 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Elif arkadaşıma katılıyorum.Ne yazıkk ki onlar Allahın rahmetine güvenerek her haltı yiyip işte insanların arasını açıp aileleri dağıtıp,hastalık ve musallatlar bulaştırıp yuvalarını cehenneme çevirip..kaç olay duydum büyü ile cinnet geçirip can alan bile var yok öyle yağma hem helallik almadıkları sürece Allah kendi hakkından geçse bile mağdur geçmez.Şahsen ben ailem ve şahsım adına geçmem affedilir deyip başlık açıyorsunuz büyüye az meyli olan da nasılsa af olurum diye her haltı yer.Ben bu tarz şeylere karşıyım.Nitekim nefsei firavunlaşmış cahil biri şunu okusa her haltı yer bünü namına tasvip etmiyorum ve allah emin ollun öylesine de tövbe imkanı tanımaz çünkü kendini daha kandıran tövbe de bile şartlı yürüyüp yaparım sonra tövbe ederim zihniyetinde birini duydum Allah onun ömrünü kediye köpeğe versin çok can yakmıştır..

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Büyü yapıp sonra pişman olursak Dilo54 Tövbeler & Uyarılar 117 01.10.23 17:17
Nazar ve Büyü için Dua Okumaya Başladıktan Sonra Evden 2 Akrep Çıktı Ladybug Sorularınız 10 06.09.22 15:03
Adiyaman menzile bagli birinden biat tovbe almak istiyorum Acizkull Sorularınız 16 30.04.22 22:38
Gunahlardan pisman olup tovbe etmek Babil22 Tecrübe Ettikleriniz 9 05.07.20 14:26
99 esma ile tovbe sorusu.... Arifakinci46 Sorularınız 23 16.10.19 05:27


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com