HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 715032)
Tabii, buradan hemen o meşhur fakat çoğu zaman düşünülmeden tekrar edilen ücret meselesi çıkıyor Üstadım değil mi ? Allah’ın ilmi para ile satılır mı?
Hayır, Allah’ın ilmi satılmaz.
Sen çocukken sokakta oynarken o, medresede tahta üzerinde elifbadan başladı. Sen vaktini eğlenceyle geçirirken o sarf, nahiv, belagat, tefsir, hadis, usul ve fıkıh okudu. Gecesini gündüzüne kattı, hocaların önünde diz çöktü, senelerce tashih gördü. Sonra sen dinin açık hükümlerini ihmal ederek bir sıkıntıya düştüğünde kapısını çalıp, senden vakit ayırmasını, meseleyi incelemesini, hesap yapmasını, kaynak taramasını ve mesuliyet almasını istiyorsun. Ücret konuşulunca da Allah’ın ilmi satılır mı? diyorsun.
Peki o iş için alınan kağıdı, mürekkebi, buhuru ve diğer malzemeleri satan kimse Allah razı olsun, ücret istemem diyor mu? Demiyor. Öyleyse ilim sahibinden istenen nedir? İlmini mi bedelsiz dağıtması, yoksa ömrünü, vaktini ve emeğini yok sayması mı?
Bir çalışma yalnız birkaç çizgiden ibaret değil. Arkasında nüsha araştırması, kaynak mukabelesi, lafzın istihraç edilmesi, ebced ve mizan hesabı, hanelerin tekrar tekrar kontrolü, imla tashihi, uygun malzemenin temini, yazım hazırlığı, kıraat ve dua için ayrılan vakit, günler süren takip ve nihayet yapılan işin mesuliyetini taşıma vardır. Alınan bedel, Allah’ın kelamının veya ilmin fiyatı değil işte bütün bu emeğin, vaktin ve masrafın karşılığıdır. Gel de bunu, ilmi birkaç paylaşım ve birkaç tecrübeyle ölçen kimseye anlat…
|